Cemi ne demek? | Cemi anlamı nedir? | Cemi

Cemi anlamı nedir?

Cemi ne demek?

Cemi anlamı nedir?

Cemi | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. A. mü).

1.Arab’ın gayrı olan kavimlerden birine mensup bulunan, Arab olnıyan, Arab’ın gayri. 2.İranî, İranlı, Fürsî: O Arabî, ben Acemî.

3.Acemi, tecrübesiz, ustalık kazanmamış, mübtedi, çırak. Acemi oğlanı = Yeniçeri şâkirdi ve mülâzimi. 4.Yabancı: Siz buranın acemisisiniz galiba (Önce dil hususunda kullanılıp Arab olmamakla iyi Arabça söyleyemiyenlere denilmiş ve sonra mânâsı genişlemiştir).


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Arab olmıyan ve Arabçayı iyi söylemiyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inexperienced. clumsy. unskilled. untrained. learner. unbaked. inexpert. callow. green. guiltless. half-baked. inept. new. raw. simple. strange. sucking. unfledged. unseasoned. unversed. young. young in one's job. beginner. novice. stranger. trainee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beginner. brash. callow. colt. cub. fresh. new. novice. raw. untrained. inexperienced. green. tyro. greenhorn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beginner. unskilled. unfamiliar with. unfledged. callow. inexperienced. amateur. clumsy. erk. fresh. gauche. inexpert. johnny raw. left handed. noncongnoscenti. novice. rude. strange. tiro. tyro. unhandy. unpractised. unversed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عجمی] deneyimsiz, acemi. 2.İranlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

simpleton. green. colt. fledgeling. kid. raw recruit. rookie. tenderfoot. vamper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rookie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

raw recruit draftee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clumsyly. verdantly. greenly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

awkwardly. clumsily. ineptly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Tecrübesizlik, bilgisizlik, maharetsizlik, müptedilik, şâkirdlik, yabancılık: Onun da acemiliği ne vakte kadar sürecek?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inexperience. verdancy. clumsiness. awkwardness. rawness. greenness. ineptitude. muff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inexperience. callowness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inexperience. muff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. coğrafya). İran, Farsça konuşulan yerler: Acemistan’a seyahat; Acemistan’ı dolaşmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عجمستان] İran.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. c.) (m. acemî).

1.Tecrübesizler,

2.İranlılar.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عجميان] deneyimsizler. 2.İranlılar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Cümleten, bilcümle, bütün, tekmil, hep.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cemâl» den smüş.) (mü. cemîle). Cemâl sahibi, güzel: Evsâf-ı cemile = Güzel sıfatlar. Zikr-i cemîl =

1.İyilikle yâd etme, övme: Zikr-i cemîliniz geçti. 2.Mektep imtihanlarında mükâfata lâyık olmayanların en ileride bulunanlarına mükâfat olarak verilen basılı kâğıt.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جميل] güzel. 2.yüzü güzel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Güzel erkek. 2.İyilikle anma. 3.Eskiden okullarda verilen başan kağıdı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cemâl» den smüş.). Birinin hatırını hoş etmek için yapılan hareket: Falâna cemîle olmak üzere bu işi yapıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beau geste.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جميله] iyilik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Güzel kadın. 2.Gönül almak amacıyla yapılan davranış. 3.İlk Emevi devrinde yaşamış meşhur Arap şarkıcısı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). İyiliksever.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F). İyiliksevercesine.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). İyilikseverilik, iyilik.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Işık, nur topluluğu, çok nurlu, aydınlık kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(CEM’İYYET) (i. A.) (c. cem’iyyât).

1.Topluluk, bir yere toplanma veya toplu bulunma, dağınıklık mukabili. 2.Hey’et, topluluk, cemaat: Cem’iyyet-i beşeriyye, cem’iyyet-i beşer.

3.İlim ve fenne ait incelemelerde bulunmak maksadiyle teşekkül etmiş hey’et ve meclis, akademi. Fars. encümen: Cem’iyyet-i ilmiyye (ilim cemiyeti), cem’iyyet-i tıbbiyye (tıp cemiyeti), cem’iyyet-i coğrâfiyye (coğrafya cemiyeti).

4.Eğlence için bir yere toplanan halk, düğün: Nikâh, sünnet cemiyeti: Bu evde akşam cemiyet var idi. 5.Sözün birkaç şekilde benzerlik ve münasebeti toplanması; cem’iyyet-i kelâm.

6.(tasavvuf). Zihin ve hatırın yalnız Tanrı ile meşgul olması: Dindarların hepsine cemiyet müyesser olamaz. Cem’iyyet-i hâtır = Zihin ve fikrin dağınık olmayıp toplu olması: Cem’iyyet-i hâtır olmadıkça insan zihnen çalışamaz.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fraternity. society. association. community. fellowship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

association. society. social body. gathering. assembly. party. banquet. community. gemeinschaft. guild.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جمعيت] topluluk, toplum.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Toplu, dağınık ve perişan olmayan: Cemiyetli bir halde yaşıyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(iF. A. cemiyet = toplanma, F. gâh = mekân). Toplanma yeri, toplanılan yer, cemiyet yeri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جميعا] tümüyle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جمعيات] cemiyetler, dernekler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جمعيت] cemiyet, dernek. 2.topluluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جمعيت اقوام ]Birleşmiş Milletler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bileşikgillerden, bir kır bitkisi (achillea millefolium).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milfoil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(yaraotu): Bileşikgillerden; çeşitli türleri olan bir kır bitkisidir. Kuru topraklarda, yol kenarında yetişir. Yaprakları uzun ve parçalıdır. Çiçekleri beyaz ve pembedir. Kandil şeklinde gruplaşmıştır. Kokusu çok güzeldir. Hekimlikte dal, yaprak ve çiçekleri kullanılır. İçinde Achillein denilen acı bir madde vardır. Kullanıldığı yerler: Hazımsızlığı ve kansızlığı giderir. Kanı temizler. Balgam söktürür, öksürüğü keser. Sinirleri ve vücudu kuvvetlendirir. Bağırsak ve mide gazlarını giderir. İshali keser. Basur memelerini tedavi eder. Kızamık, boğmaca, raşitizm, albasması, aybaşı gecikmesi ve kemik hastalıklarında faydalıdır. İdrar söktürür. Yaraları iyileştirir.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Çok bilmiş.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Eski kabadayılar göğüslerini ustura ile tıraş ederler, yalnız bir tutam kıl bırakmayı ihmal etmezlerdi. Buna „göğüs perçemi’ derlerdi. Bu perçeme mali güçlerine göre boncuk ya da pahalı inciler takarlardı.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cümûd»dan if.) (mü. müncemide). Donmuş, donuk, buz hâlinde olan. Bahr-i Müncemid-i Şimâli, Cenubî = Kuzey Buz Denizi, Güney Buz Denizi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [منجمد] donuk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by