Ceri ne demek? | Ceri anlamı nedir? | Ceri

Ceri anlamı nedir?

Ceri ne demek?

Ceri anlamı nedir?

Ceri | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

ability. accomplishments. attainments. skill. know-how. accomplishment. address. adroitness. art. artfulness. artifice. craft. cunning. deftness. dexterity. faculty. feat. finesse. ingeniousness. ingenuity. knack. resource. savoir faire. science. sle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accomplishment. artistry. asset. competence. facility. faculty. flair. knack. skill. stunt. trick. ability. dexterity. agility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

skill. cleverness. being in shape. art. artifice. device. hand. ingenuity. knack. technique.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir işi başarı ile halletme, muvaffakiyyet, kâr-güzârlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Elinden iş gelir, tuttuğu işte muvaffak olur. Fars. kâr-güzâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resourceful. capable. efficient. skilful. skillful. skilly. dextrous. adept. adroit. agile. clever. deft. designing. dexterous. facile. gifted. handsome. ingenious. knowing. light-handed. neat. nimble-fingered. performing. practical. pushful. pushing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accomplished. adroit. clever. deft. dexterous. efficient. good. ingenious. practical. practised. proficient. skilful. skilled. capable. resourceful. accomplished.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adroit. clever. skilful. resourceful. able. adept. deft. dexterous. diplomatic. facile. great at. handy. hot and strong. ingenious. inventive. savior faire. tricky. versed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deftness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cleverness. skill. adroitness. dexterity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Elinden iş gelmez, bir işde muvaffak olamaz. Ar. Aciz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clumsy. impractical. maladroit. left-handed. inexpert. resourceless. awkward. bungling. duff. feckless. fumbling. gauche. gawky. ham-fisted. ham-handed. heavy-handed. helpless. inapt. incompetent. ineffective. ineffectual. inefficacious. inept. manqu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clumsy. impractical. maladroit. left-handed. inexpert. resourceless. awkward. bungling. duff. feckless. fumbling. gauche. gawky. ham-fisted. ham-handed. heavy-handed. helpless. inapt. incompetent. ineffective. ineffectual. inefficacious. inept. manqu. ama

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clumsy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Elinden iş gelememe, bir işde muvaffak olamama, Ar. acz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

awkwardness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

incompetence. clumsiness. incompetency. improficiency. awkwardness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clumsiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). T. Hallolunmak, muvaffakiyetle icrâ olunmak: O iş becerilemedi. 2.mec. Katil ve idam etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Arabistan’da kullanılan bir çeşit ölçek.

2.Eni ve boyu 60 arşın olan arazi ölçüsü.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). - Hububat için kullanılan bir ölçek. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Asker başı, kumandan.

2.«Çerge başı» sözünden bozma olarak Çingeneler’in ileri gelenlerine denir. bk. Çeri.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. cerâid). T. Vaktiyle haraç tahsildârlarının arazinin mesahasını yazdıkları kâğıt veya deftere denirdi. Bir çeşit kadastrodur.

2.Sonradan mühim vak’aların yazıldığı kâğıda dendi. Bu münasebetle memleketimizde ilk çıkışında gazeteye bu isim verilmiş ise de, bugün kullanılmamaktadır: Cerîde-i askeriyye, cerîde-i bahriyye, cerîde-i tıbbiyye: Eski bazı Osmanlı mecmualarının adıdır.

3.Resmî dairelerin bazı büyük defterleri.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جریده] gazete. 2.tutanak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yara jnânâsiyle dilimizde kullanılıp, mecrûh (yaralı) mânâsiyle cerîhadâr dahi deniliyorsa da Arapça’da yaraya «cerh» ve «karha» denilip, «ceriha» kelimesi yoktur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جریحه] yara.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kabahatli, cânî, suçlu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cürm» den smüş.) (c. cerâim).

1.Suç, kabahat, günah.

2.(Sonradan türetilmiş bir kelimedir). Para cezası, tazmin: Cerimesini çekmek. Mecazen de kullanılır. Halk dilinde «cereme» olmuştur.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جریمه] suç. 2.para cezası, cereme. 3.ceza ödeme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) İp, halat. Yular anlamında. Sahabeden bu ismi taşıyanlar vardır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). kiraz kırmızısı; (s). kiraz kırmızısı renginde olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Verimsiz çorak y(Erkek İsmi) 2.Bekar.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (kim). seryum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). ingiliz yazarı. Chaucer'ın eserleri ile ilgili; (i). Chaucer uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(glis'ırin, -ol) gliserin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. anatomi) (mü. hançeriyye). Gırtlak başına ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dahilde, dahile, Osm. derûna: İçeri gel, içeri otur, kapıdan içeri girdi. i. İçerdeki, dahilî, derûnî: İçeri daire, iç daire.

1.İç taraf, dahil, derûn: Bu evin içerisi dışarısından güzeldir.

2.Yürek, mide: İçerim almıyor. Ek harflerle zarf mânâsını alır: İçeride, içeriye, içeriden.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indoor. within. in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in. inside. interior. clink. the cooler. the nick. the can kodes. to the inside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inside. interior. inner part. inner. in. into.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

content. substance. meaning. theme. ingredient.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base. content. guts. matter. contents.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

content.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. pamuklu kumaşları boyamaya hazırlamak için bunları alkaliye batırmak; parlaklık vermek suretiyle kumaşı ipeğe benzetmek, merserize etmek. mercerized s. merserize.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (kim.) nitrogliserin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., min. yermumu, taşıl mum, ozokerit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (matb.) harfin altında veya üstünde bulunan ince çizgilerden biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. İngiliz filozofu Herbert Spencer'ın kitaplarına veya felsefesine ait; Amerikalı P.R. Spencer tarzında güzel ve okunaklı elyazısına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yeni asker mânâsıyle Osmanlı devletinde yaya bir sınıf asker. Yeniçeri ağası = Bu askerin başkumandanı.

2.mec. Zorba, zor ile bir şey yapmak isteyen.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

janissary. janizary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

janissary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yeniçeri askerliği, bu askerin sınıfı, hizmet ve vazifesi: Yeniçerilik’ etmişti. 2.Yeniçerilere mahsus tarz ve hareket. «»


Türkçe Sözlük by