çevre Yolu ne demek? | çevre Yolu anlamı nedir? | çevre Yolu

çevre Yolu anlamı nedir?

çevre Yolu ne demek?

çevre Yolu anlamı nedir?

çevre Yolu | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.). İnsanın tabiî ihtiyaçlarını görmesi için ayrılan yer, abdesthane.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bike lane. bike path. cycle path. cycle track.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Her tarafını kuşatacak şekilde, fırdolayı, (bk.) Çepe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çepeçevre, (bk.) Çepçevre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

all around.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

about.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.).

1.Etraf, civar, kenarlar.

2.Etrafı kıvrılıp oya ve nakış ile süslenmiş tülbentten yemeni: Sırmalı çevre. Çepeçevre: Fırdolayı, çepçevre.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir organizmanın var olduğu ortam ya da koşullar. Bu çevre doğal fiziksel öğeleri, ayrıca organizmanın etkileştiği insan ürünü koşulları içerir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

environmental. ecological. ambient. contour. surroundings. environment. premises. adjacencies. ambiance. ambience. purlieus. neighborhood. neighbourhood. vicinity. circumference. perimeter. atmosphere. ambit. circle. climate. compass. domain. entoura.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambience. atmosphere. circle. circuit. circumference. environment. medium. milieu. neighbourhood. perimeter. periphery. sphere. surroundings. vicinity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

environment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Belirli bir arazinin topografik, hidrolojik, jeolojik ve kültürel özellikleri gibi çevresel özelliklerinin incelenmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Ürünlerde normal olarak bulunan zararlı öğelerden bazılarını tasfiye etmek amacıyla tasarlanmış ya da değiştirilmiş ürünleri ifade etmek için kullanılan terim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir çevrede bir kirletici için izin verilebilir en yüksek düzey ya da çevrenin bazı vasıfları için kabul edilebilir en düşük düzey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

environmental pollution. environment pollution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Potansiyel olarak tehlikeli atık maddelerin çevreye boşaltılmasının asgariye indirilmesi ya da önlenmesi amacıyla kaynakların yönetimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Kirleticiler ile ilgili tüm kanun ve yönetmelikleri uygulamak ile görevli Amerikan federal kuruluşu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

local road. orbital road. ring road.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

environmentalist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

envirormentalist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

environmentalist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). İçine almak, kuşatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

surround. encircle. enclose. inclose. circle. ring in. ring. begird. cincture. environ. girdle. orb. swathe. twine about. twine around. wreathe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

encircle. encompass. swathe. to surround. to encircle. to enclose. to circumscribe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to surround. to encircle. to enclose. to circumscribe. gird. girdle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kuşatılmak, sınır içine alınmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be surrounded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

environmental. peripheral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

environmental. peripheral. circumferential.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formula.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üzerinde tren katarının yürüdüğü paralel iki raydan meydana gelen yol (demirden yol mânâsıyle sıfat olduğundan «demiryol» demek lâzımdır, izafetle «demiryolu» demek yanlıştır. Bununla beraber, şimdi bu şekil kullanılmaktadır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

switch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seaway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sea lane / road / route.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Rahmin ağzından dışarıya doğru uzanan yol, mehbil.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Halk arasında beyaz akıntı; tıp dilinde ise; Gleet denilir. Arasıra görülen beyaz akıntı pek önemli değildir. Çünkü üşütmek, ruhi bunalım, uzun süren bir hastalık veya yüksekçe bir yerden düşmekten kaynaklanabilir. İç çamaşırında krem rengi beyazlıkta bir leke görülür. Kuruduğu zaman kahverengiye çalan sarı bir renk alır. Önce beyaz akıntının nedenini bulmak gerekir. Önemli bir hastalıktan kaynaklanmıyorsa, aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Anason

Hazırlanışı : 2 kahve kaşığı anason, tavada iyice kavrulup yenir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

Ekonomik gelişmeyi yadsımayan, ancak dünya çevresini tehdit etmeyen çevre ve enerji politikalarının benimsenmesi gerektiğini savunan Brundtland Raporu’nu hazırlayan, Birleşmiş Milletlerin oluşturduğu bir komisyon.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sa. manyolu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

air line. airline. airway. skyway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Yerkürenin katı dış kabuğuna (litosfer) ait kimyasal özellkleri kapsar. (Çeşitli kimyasal bileşimdeki mineraller ve bunların ayrışma ürünleri olan kimyasal elementler.)

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Çevrenin belirli bir boyutu için amaçlanan kalite düzeyinin ortaya konması. Bu düzey ulaşılır olmayabilir ve nicelik olarak ifade edilebilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

land route.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

footpath.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

path. pathway. trail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foot path. footpath. footway. packway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

race track. racing track.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milky way. the galaxy. galaxy. via lactea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the milky way. the galaxy gökyolu. hacılaryolu. kehkeşan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the milky way. the Milky Way. galaxy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. astronomi). Güneş sisteminin de içinde bulunduğu, yüz milyar kadar yıldızdan meydana gelmiş bir yıldızlar kümesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electoral district.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water route. waterway. canal. flume. gully. gutter. watercourse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Sultan Abdülaziz yenilikçi bir padişahtı. Yapmış olduğu Avrupa seyahatinde gördüğü demiryollarına çok imrenmiş, İstanbul’a dönüşünde İstanbul – Edirne demiryolunun yapımı için bir demiryolu şirketine yetki vermiştir. Ancak yapım sırasında demiryolunun Topkapı Sarayı’nın bahçesinden geçmesi gündeme gelince çevresindekiler bu duruma karşı çıkmışlardı. Bu itirazları tebessümle karşılayan Abdülaziz “tren saraydan değil isterse üstümden geçsin yeter ki bu demiryolu yapılsın” diyerek bu konudaki isteğinin ne denli güçlü olduğunu gösterdi.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Tüyleri yolunmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Çekilip koparılmak, Osm. nez’ ve kal’ edilmek.

2.Saçını yolarak üzüntüsünü göstermek, matem etmek, yırtınıp ağlamak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to cut off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by