Chin ne demek? | Chin anlamı nedir? | Chin

Chin anlamı nedir?

Chin ne demek?

Chin anlamı nedir?

Chin | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

hesap makinesi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tente, gölgelik, sayvan; ağır brokar, diba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eyerin atın arkasından geçen kayışı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f).yüksek sesle gülmek; isterik kahkahalar atmak. cachinna'tion (i). isterik kahkahalar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Fransiskan rahibi; (kh). kukuleteli kadın pelerini; Orta ve Güney Amerika'ya mahsus uzun kuyruklu maymun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sâri, bulaşıcı; cazibeli, çekici.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). fıçının iki ucundaki şevli kenar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Çin. People's Republic of China çin Halk Cumhuriyeti. Republic of China Tayvan. China aster pat çiçeği, meydan güzeli. Chinaman (i)., (asağ). Çinli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). porselen, seramik, çini. chinaware (i). porselen, çanak çömlek. china closet tabak dolabı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tespihağacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Çin dışındaki büyük şehirlerde Çinlilerin oturduğu semt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tahtakurusu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sincaba benzer bir Güney Amerika hayvanı; bu hayvanın çok değerli olan kürkü, çinçilla; kalın ve tüylü paltoluk kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). boğmaca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). omurga kemiği, belkemiği; sırttan çıkarılan et.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). Çince; Çin'de konuşulan dillerden herhangi biri; Çinli; (s). Çine, Çinlilere veya Çince'ye ait. Chinese calendar. (bak). calendar. Chinese lantern (plant) şeytan feneri, (bot). Physalis alkekengi. Chinese puzzle çinlilerin yaptığı karışık bir

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).,( A.B.D.)., (argo)., (asağ). Çinli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). yarık, çatlak; (argo). temiz para, nakit para; madeni ses; (f). yarıkları doldurmak; şangırdamak, şangırdatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Amerika'da esen sıcak, kuru bir rüzgâr.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). basma, perdelik kreton.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s).,( ABD)., (k.dili). adi, iyi olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bacakları çok tüylü iri bir cins tavuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kırmız. cochineal insect kırmızböceği, (zool). Coccus ilicis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). katarakt ameliyatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat). klasik dramda zor bir durumu halletmek için mekanik bir yolla sahneye indirilen tanrı; (edeb). buhranlı bir anda beklenilmeyen şekilde yetişen yardım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). denizkestanesi ve deniz yıldızı gibi derisi dikenli bir hayvan .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). deniz kirpisi, denizkestanesi; (mim.) yastık, Dorik sütunlarda yuvarlak kenarlı sütun başlığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) azot asidi ile madeni levhayı aşındırmak suretiyle yapılan bir hak usulü; bu levha; bu levha ile basılmış resimveya yazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). uzaklara erişen,şümullü, geniş kapsamlı, geniş mikyasta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Hindiçini. Indo- chinese' s., i. (çoğ.- nese') Hindiçini halkına veya lisanına ait; i. Hindiçini halkından biri; Çince-Tibetçe dil grubundan biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) suya indirme; hareket ettirme. launching pad roketin hareket sahası; yeni bir teşebbüse atılmak için seçilen yer veya vesile.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. düzenbazlık etmek, dolap çevirmek, entrika çevirmek. machina' tion i., gen .çoğ. entrika, dolap, düzen. machinator i. düzenbaz kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s., f. makina; makina gibi çalışan herhangi bir şey; motorlu araç, araba; örgüt; mekanizma; politika çarkı; s. makinayla ilgili; makina ile yapılmış; f. makina ile imal etmek veya şekil vermek. machine gun makinalı tüfek, mitralyöz. machine-made

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. makinalar; herhangi bir makinanın işleyen kısımları; edebi eserlerde olumlu sonucu hazırlayan beklenmedik olay; bir sonuca varmak için baş vurulan vasıtalar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. makinist.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

2000 üzerinde antik arcade oyununu emule edebilen bir yazılım parçası.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maraskin, acı kirazdan yapılan bir çeşit likör. maraschino cherry şurup içinde konserve edilmiş kiraz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yayılmış, serilmiş, uzanmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

planya makinası, planya tezgâhı. planing mill kereste rendeleme fabrikası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. palyaço, soytarı; bodur ve şişman kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. araştırıcı, inceden inceye araştıran; nüfuz eden; keskin searchingly z. arayarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sakalsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kendi kendini inceleme, kendine eğilme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Güney Çin Denizi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. stretching

sp. gergevşet

Birbirine yaklaşık bükülü vücut bölümlerini, gerici kasların çalışmasıyla birbirinden iyice uzaklaştırma.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

hafif makinalı tüfek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. öğretme, öğretim; öğretilen şey, telkin, talim. teaching machine öğretici makina.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., edat dokunaklı, içe dokunur, etkili; (edat) -e dayanarak, -e bağlı olarak. touchingly z. dokunaklı bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -nae) tıb. trişin. trichinosis i., tıb. trişinoz. trichinous s. trişinli; trişinozlu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çekinmeyen; boyun eğmez, gözü yılmaz. unflinchingly z. gözü yllmadan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. haşarı çocuk, afacan çocuk; denizkestanesi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. sihir, büyü, füsun; büyücülük; s. büyüleyici, teshir edici, füsunkâr; büyüye elverişli. witchingly z. büyüleyici bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir çeşit dolmalık kabak, bot. Ccucurbita pepo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by