Cihan-efruz ne demek? | Cihan-efruz anlamı nedir? | Cihan-efruz

Cihan-efruz anlamı nedir?

Cihan-efruz ne demek?

Cihan-efruz anlamı nedir?

Cihan-efruz | Dream Meanings


Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اقطار جهان] dünyanın her tarafı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (A. Alem = Cihan, F. efrûhten = Parlatmak). Alemi parlatan, bütün Aleme ışık saçan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [عالم افروز] dünyayı parlatan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ateş tutuşturan, ateş yakan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آتش افروز] ateş yakan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) - Cihanı aydınlatan ışık. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(CİHAN) (i. F.).

1.Arz, sema ve ötesinden ibaret olan Alem, kâinât, dünya.

2.Küre-i arz, yeryüzü, zemin. İki cihan — Dünya ve Ahıret.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

universe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

universe. world.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جهان] dünya. 2.âlem.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) 1.Dünya, alem, kainat, yeryüzü, yerküresi. 2.Dünyada yaşayan insanların tümü. Cihan Ara Begüm: Hint-Türk hükümdarı Şahcihan ile adına Taç Mahal’in yapıldığı Mümtaz Mahal’in kızı. Dindarlığı ve ihlaslı oluşu sebebiyle “Zamanın Fatıması” olarak anıldı. - Kadın ve erkek adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Dünyaca tanınmış kadın.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (cihan = dünya, Aferîden = yaratmak). Alemi yaratan (Tanrı).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. cihân = dünya, Arâsten = donatmak). Alemi süsleyen, Aleme ziynet veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Alemi koruyan, hükümdar, padişah.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.): Hükümdara mensup ve müteallik, şâhâne: Fermân-ı cihânbânî = Padişah fermanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Cihanı, dünyâyı gören, Allah.

2.Göz.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Aleme sahip olan, dünyayı zaptetmiş, hükümdar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hükümdâra mensup, şâhâne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (cihân = dünya, dîden = görmek). Çok yaşamış, çok görmüş ve gezmiş olan, mec. tecrübeli insan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Cihânı, dünyayı parlatan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Cihânı, dünyayı dolaşan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Cihangirlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dünyayı aşan, fetheden fâtih, cihangir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Bütün dünyanın boyun eğdiği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. cihân = dünya, nümûden = göstermek).

1.Dünyayı gösteren, harita veya coğrafya.

2.Çatının üzerinde her tarafa nezareti olan açık taraça.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Alemin dayandığı, insanların sığındığı. Büyük hükümdarlar için bu unvan kullanılmıştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Cihânın büyüğü olan, pâdişâh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Cihânı zapteden, pâdişâh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Pâdişahlık, hükümdarlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). T. Her tarafı kaplayan.

2.Dünya çapında, dünya ölçüsünde.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Cihânı yakan. mec.

1.Çok zulmeden.

2.Güneş.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. cihan = dünya, tâbîden = parlatmak). Alemi parlatan: Aftâb-ı cihân-tâb = Alemi parlatan güneş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جهان آفرین] dünyayı yaratan, Tanrı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جهاندار] büyük hükümdar, imparator.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Delhi, Türk-Hind İmparatorları’nın 13.’sû olup Şah Alem Bahadır’ın büyük oğludur.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Hükümdara yakışır şekilde.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جخان دیده] görmüş geçirmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Dünyayı gezip görmüş. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Dünyayı parlatan, aydınlatan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Dünyaya bedel kişi, yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Cihanı, dünyayı aydınlatan, nurlu, ışıklı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(CİHAN-GİR) (i. F. cihân = dünya, giriften = tutmak). Dünyayı zapteden, büyük fâtih, İskender, Cengiz Han ve Timur gibi az müddet zarfında birçok büyük ülkeler fetheden hükümdar veya kumandan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

world conqueror.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جهانگير] büyük hükümdar, imparator.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Dünyaya egemen olan, dünyayı zabteden kimse. Fatih. Osmanlı şehzadelerinin ortak adıdır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dünyayı zapteden büyük fâtihlere yakışır bir şekilde.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جهانگيری] büyük hükümdarlık, imparatorluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dünyayı zapteden büyük fâtihlerin hal ve sıfatı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - (bkz.Cihan).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جهانگشا] dünyayı feth eden, fatih hükümdar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. cihânyân).

1.Dünyaya bağlı.

2.Dünyada oturan, yani insan.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جهانی] dünya ile ilgili. 2.insan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - (bkz.Cihaner).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gazebo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Dünyayı aydınlatan, nurlu, ışıklı. - Türk-Hind padişahı Ekber’in büyük oğlu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جهان نما] dünya atlası. 2.taraça.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Cihan’ın şah’ı. - Kara-Koyunlu padişahlarından Timur’un ölümünden sonra kaybedilen yerleri geri almıştır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Cihan’ın başı. - Kadın ve erkek adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

global.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Cihan yakan. 2.Gaznelilerden Buhran Şahı mağlup edip, Gaznice ve Bust şehirlerini yakıp-yıkan, gaddar vahşi Alaeddin-Hüseyin’e verilen ad.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.). Dünya ahalisi olan insanlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gönül aydınlatan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دل افروز] gönül aydınlatan, sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gönül aydınlatan. - (bkz.Dilfüruz).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). iki cihan, dünyâ ile Ahıret.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - İki cihan, dünya ve ahirct.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (efrûhten fiilinden imas. sıfat terkibi teşkiline girer).

1.Şulelendiren, parlatan, aydınlatan, ışık veren: Hüsn-i cihân-efrûz = Dünyayı aydınlatan güzellik.

2.Tutuşturan, yakan: Dilefrûz.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Şule, parıltı. 2.Aydınlatan, parlatan. 3.Tutuşturan, yakan. Gösterişli güzel.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(t.f.i.) (Erkek İsmi) - Cihanın tanıdığı erkek.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. fürûhten yahut efrûhten fiilinden imas. olup sıfat terkibi teşkiline girer). Parlatan, aydınlatan, tenvir eden.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Cihana, aleme bedel gül.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Küçük hükümdar.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کرم شب افروز] ateş böceği.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [مجلس افروز] meclisi aydınlatan, meclisi şenlendiren.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «farz» dan imef.) (mü. mefrûza). Farzolunan, yapılması farzolan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ferz» den imef.) (mü. mefrûze). Bir toptan ayrılmış, bölünmüş (müfrez gibi): Mefruz arsa.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مفروز] ayırılmış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مفروض] farzedilmiş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Farz olunmuş, varsayılmış.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Mefruz).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Cihan’ın nuru, ışığı. Dünyaya ışık saçan. Türk-Hind imparatoru Cihangir’in zevcesi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. F. şeb = gece, efrûhten = parlamak). Gece parlayan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شب افروز] geceyi aydınlatan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Geceyi aydınlatan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preferably. rather. soon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

before.

Türkçe - İngilizce Sözlük by