çını ne demek? | çını anlamı nedir? | çını

çını anlamı nedir?

çını ne demek?

çını anlamı nedir?

çını | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: cini

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çin’de yapılan iyi cins tabak vs. 2. Duvar yüzünü kaplamaya mahsus sırlı nakışlı levhacıklar. 3. Üzeri mineli tuğla: Çini soba, çinili köşk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceramic. china. encaustic tile. tile. china. faience.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

china. porcelain. tile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tile. glazed tile. ceramics. ceramic tile. flag. glost. china tiling. china. dutch / glazed tile. wall tile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

development.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

development.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drawing ink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Indian ink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

China ink. chinese ink. indian ink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çini yapan veya satan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ceramist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çini yapma sanatı: Türk çiniciliği Osmanlı devrinde en yüksek noktasına erişmiştir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the art of tile-making.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çinisi olan, çinilerle süslenmiş.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(smilax): Çinde ve Hindistan’da yetişen Smilax China adlı bitkinin köklerinden ve dışkabuklarından ayrılmış risomudur. Kullanıldığı yerler: Ateşi düşürür, terletir ve vücuda rahatlık verir.

Şifalı Bitki by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (çoğ). kukla oyunundaki bebekler; kukla oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. berilyum (eski ismi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unavoidable. inevitable. cold. fatal. fated. fateful. imperious. indispensable. ineluctable. inextricable. irremissible. urgent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fateful. foregone. indispensable. inevitable. inextricable. necessary. unavoidable. inescapable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unavoidable. inevitable. fatal. fateful. ineluctable. urgent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inevitability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urgency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rock pigeon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. mecântk). 1. Topun icadından önce kale dövmek üzere ağır taşlar atmaya mahsus makine. 2. Su dolabı. 3. Türkçe: İpekçi çıkrığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catapult. ballista. arbalest. launcher. mangonel. onager. ram. slingshot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catapult. launcher. ballista.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catapult. launcher. slinger. slingshot. reel. peashooter. waterwheel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Baş pişirici.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kim. kehribar asidi, suksin asidi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Uzay mekiğinin içindeki astronotların havada yüzer gibi dolaştıklarını, eşyaların ortalarda uçuştuklarını televizyonda görmüşsünüzdür. Uzay mekiğinin dönüp durduğu yükseklik, dünyanın boyutları ile mukayese edildiğinde o kadar da fazla değildir. Peki nasıl oluyor da bu kadar bir yükseklikte yer çekimi sıfırlanıyor? Koskoca Ay’ı bile yörüngesinde tutan dünyamızın çekim gücü, ufacık bir uzay aracına nasıl etkili olamıyor?

Aslına uzay aracında da yer çekiminin yok olması söz konusu değildir. “Yerçekimsiz ortam” deyimi doğrudur ama bu, mekiğin yörüngesindeki uçuşundan doğan bir durumdur.

Astronotları (veya kozmonotları) bu ortama alıştırmak için özel hazırlanmış yolcu uçaklarının kullanıldıklarını duymuşsunuzdur. Uçak belirli bir yüksekliğe gelince aniden ve hızla bir eğri çizerek yere doğru inişe geçer. Saniyeler süren bir sürede uçağın içinde yer çekimsiz ortam yaratılmış olur.

Uzay mekiğinin ve uzay istasyonlarının dünya etrafında dönüşü, uçağın yaptığı hareketin veya çizdiği rotanın sürekli olan bir şeklidir. Yerden bakınca düz gidiyormuş gibi görünür ama uzay aracı devamlı düşüş halindedir. Eğer düz gitseydi (uzaydan baktığınızı düşünün) yörüngeden çıkar giderdi. Nasıl lunaparkta eğlence trenleri önce yükseğe çıkar sonra oradan hızla düşermiş gibi inerse, uzay aracının da dönüşü, aslında bu düşüş hareketinin devamlı bir halidir.

Uzay araçlarının uçtukları yükseklikte şüphesiz yer çekimi vardır ama bu sadece aracı yörüngede tutmaya yarar. Dünya’dan Ay’a doğru düz bir hat üzerinde yolculuk yaptığınızı düşünün. Ay ile Dünya arasında öyle bir nokta vardır ki burada Dünya’nın yerçekimi kuvveti biter Ay’ınki başlar. Yani uzayda nereye giderseniz gidin bir şeyin sizi çekmesinden kurtuluş yoktur.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bayt. ineklerde çiçek hastalığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yakınlık; komşuluk; çevre, civar, semt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by