çıplak ücret ne demek? | çıplak ücret anlamı nedir? | çıplak ücret

çıplak ücret anlamı nedir?

çıplak ücret ne demek?

çıplak ücret anlamı nedir?

çıplak ücret | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

minimum wage. minimum fee. minimum pay. base wage rate. minimum cost. union rate. wage floor. wage minimum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vagabond. rough. ruffian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

down- the-line. without stint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Giyinmemiş, soyunmuş. Ar. Arî, üryân, Fars. bürehne: Çıplak adam. insan çıplak doğar.

2.Tüyü dökülmüş, tüysüz: Çıplak koyun.

3.Donatılmamış, süssüz, sade.

4.Takımsız, takımı vurulmamış: Çıplak at.

5.Bir şeyi olmayan, pek züğürt, eli boş. Baldırı çıplak = Ayak takımı. Çıplak etmek = Soymak. Çıplak olmak = Soyunmak. Çırçıplak, çırılçıplak, çırlak çıplak = Büsbütün, anadan doğma çıplak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

naked. bare. undressed. uncovered. nude. innocent of clothes. bleak. unclad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bare. naked. nude. nudist. stark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bare. naked. nude. destitute. in the nude. stark. unclad. undressed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bare ownership. naked possession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base pay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nudist camp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çıplak hale gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Çıplak olanın hâli, giyinmemiş veya soyunmuş olma. Osm. üryanlık, bürehnelik.

2.Süs veya takımdan uzak olanın hâil, sadelik.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bareness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nude. nudity. nakedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nakedness. nudity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Büsbütün çıplak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

ÇIRILÇIPILDAK (i.) Tamamen çıplak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stark naked. in the buff. mother-naked. without a stitch on. without a stitch of clothing. starkers. in one's bare skin. in the nude. in one's birthday suit. in the raw. in the state of nature. in the altogether.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stark naked. in the nude. in the buff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the altogether. stark naked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sıkıntı, darlık, zahmet, zaruret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

admission fee. entrance fee. admission. charge for admittance. entrance rate. entry / entrance fee. cost of entry. entrance. entry fee. attendance fee. door money. gate money. payment for administration. price of admission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

net rate / wage. net rate. net wage. nominal wage. take-home wage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ücûr, ücûrât).

1.Emeğe karşı verilen para, hak, gündelik, maaş: Ücretli işler.

2.Bir okula, otele ve benzer yerlere verilen para, kira.

3.Posta, telgraf, demiryolu vesaireye verilen para: Ücreti verilmemiş bir mektup.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dues. fee. charge. terms. payment. wages. pay. wage. salary. earnings. rate. emolument. hire. honorarium. remuneration. stipend. wage rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emolument. fee. pay. payment. rate. screw. wage. wages. cost. price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wage. fee. charge. compensation. disposable income. emolument. hire. honorarium. kickback. pay. quittance. rate. rate regulation. remuneration. reward. stipend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ücret karşılığında, ücretle olan, paralı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paid. salaried. gainful. mercenary. stipendiary. wage earner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paid. salaried. that has to be paid for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wage earner. with cost. mercenary. salary earner. stipendiary. wage- earning man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hired gun. mercenary troops.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ücret alınmaksızın, parasız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unpaid. free. free.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unpaid. free. gratis. complimentary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

free of charge. free-of-charge. no charge. without charge. clear of charges. gratuitous consideration. cost- free. without cost. costless. free of charge. free offer. free of payment. honorary. nonremunerative. without payment. without remuneration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attorney's fee. counsel fees. attorney's retainer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ضجرت] yürek daralması, iç sıkıntısı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by