çıra ne demek? | çıra anlamı nedir? | çıra

çıra anlamı nedir?

çıra ne demek?

çıra anlamı nedir?

çıra | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.). Az acı, acıya çalar, acımtırak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بی چون و چرا] sorgusuz sualsiz. 2.Tanrı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kandil, mum ve meşale gibi aydınlatma vasıtası: Çırâğı yakmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (yukarıdaki kelimeden, halk ağzında çırak).

1.Ocak ve kandile, yani ev barka malik olmuş, nimet ve İhsana veya vazife ve maaşa yahut bir memuriyete nail olan: Filan memuriyetle çırağ buyruldu. Beş yüz lira maaşla çırağ buyrulması.

2.Hizmetten affolunarak evinde oturmak üzere emekli maaşı verilen: Yüz kuruş maaşla çırâğ buyrulmuş hamlacılardandır. Artık ihtiyarladı, çırağ olmasını istiyor.

3.mec. Büyük nimet ve ihsana nail olan: Beni çırağ mı ettiniz zannediyorsunuz?


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چراغ] mum. 2.kandil. 2.çırak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Meşale, ışık, kandil (bkz.Çerağ). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Sanat öğrenmek maksadiyle bir ustanın yanında ve hizmetinde bulunan genç: Marangoz, eczacı çırağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Nimet, ihsan, vazife ve memuriyete nail olma.

2.Tekaüd, emekli, eve çekilip istirahat etme.

3.Emekli maaşı.

4.Çırak olma hâli: Bir marangozun yanında çırağlık (çıraklık) ediyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Yara. (Arapça’ da taze bıçak yarası gibi cerahatslz olan yaraya mahsus olup, cerahatlisine «karha» derler).

2.Cerrahlık ilmi, fenn-i cerrâht. (Her iki mânâ ile dilimizde pek kullanılmamıştır).


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. cirâhiyye). Cerrahlığa mensup ve müteallik: Ameliyyât-ı cirâhiyye, fenn-i cirraht. (Türkçe telaffuzu: cerrâhî).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Henüz kalfa ve usta olmamış işçi veya san’atkâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprentice. pupil. errand-boy. footboy. helper. prentice. legman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprentice. novice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprentice. devil. help.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Çırak olma hali; çırağın yaptığı iş.

2.Çırağa verilen ücret, (bk.) Çırağlık.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprenticeship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprenticeship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üzerine kandil ve mum konulan demir ayak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı: çırağman).

1.Üzerinde meşale yakılan kule veya demir direk.

2.Balıkçıların su kenarlarında kurdukları demir pile. Susam çırakmanı = Yığın ortasında diklmiş direk. mec. Çırakmana çıkmak = Fazla kızmak, gazaba gelip fırlamak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Çıra koymak ve tutuşturmak, yakmak, alevlendirmek.

2.mec. Fesat karıştırmak, kötüleştirmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çırası olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Balıkçıların ateş balığı için üzerinde çıra ve funda yaktıkları ıskara.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. câr).

1.Müşteriler.

2.Komşular.

3.Civarda olan yerler.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i. girante). Poliçeyi devir ve havale eden şahıs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. Y.). Bir senedi ciro eden kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endorser. holder in due course. indorser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). 1.Yüz çizgileri, yüz güzelliği. 2.Beniz, yüz. 3.İnsan resmi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(e. F.). Nasıl ve niçin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(HARC-I RAH) (i. F. Ar. hare = masraf, Fars. râh = yol). Yol masrafı, bir memur veya subayın görevle bir yerden bir yere gitmesi için, rütbe ve maaşı ile ve gideceği mesafeye göre resmen verilen para: Hareket etmek için harcırâhını aldı. Harcırah nizâmnâmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

travel expense. subsistence money. subsistence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

travel allowance. travelling expenses.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

travel allowance. travelling expenses. travelling allowance. fare payments. marching money. deadheading pay. per diem allowance. transport allowance. transportation allowance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خرج راه] yol parası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by