çırpı ne demek? | çırpı anlamı nedir? | çırpı

çırpı anlamı nedir?

çırpı ne demek?

çırpı anlamı nedir?

çırpı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: cirpi

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ağaçlardan kesilen dal ve budaklar, ağaç kırpıntısı: Çalı çırpıdan bir kulübe. 2. Tahta biçenlerin bıçkı yerlerini işaret ettikleri ip ki, boyaya batırıp iki uçlarını iliştirdikten sonra ortasından kaldırıp koyuvermekle çizgi yaparlar. 3. Çırpı ile işaret olunan yerlerin bıçkı ile yarılması: Bu tomruğu beş çırpıya ayırmalı. Bir kalastan dört çırpı çıkar. 4. mec. Tahmin, hesap, tertip: Çırpıya gelmek = Uymak. Çırpıdan çıkmak = Haddi aşmak. Çırpı tutmak = Ölçmek, hizasını bulmak, dengeye gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chip. clipping. dry twigs. chalk-line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chip. shaving. dry twig.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at once. at one stretch. in a stretch. at one sweep. trice in a.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sticks and twigs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yazma yemenileri basıldıktan sonra temiz suya vurup çırpmak sanatiyle meşgul adam, kassar: Çırpıcı çayırı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beater. fuller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Bir miktar kesilmek, köşe ve kenarları alınmak. 2. Suya batırıp çıkarmak. 3. (kuşun kanadı) Kesilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çırpınmak İşi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convulsion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flutter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Oynamak, titremek, helecana gelmek, telâşa düşmek: Yürek çırpınmak. 2. (kuş) Kanatlarını oynatarak telâş etmek: Bir kuş çırpınıp duruyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flutter. struggle. fuss about. flop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flap. flick. flop. flounder. to flutter. to struggle. to flop about. to be all in a fluster. to bustle about.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to flutter with its wings. to be all in a fluster. to move convulsively. to shake. to beat. to rise. to shake down. to full. to hover. flop. flutter. thrash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Oynama, helecan: Yürek çırpıntısı. 2. Sahilde denizin yaladığı kumsal veya çakıllık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flurry. slight agitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

choppy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (kuş) Kanatlarını vurup oynatmak, kanatlarını oynatarak hareket ve helecanda olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Acele ile ve dikkatsiz yazılmış yazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. ince değnekle hafifçe vurmak. 2. Kâğıda vurur gibi çabuk çabuk ve dikkatsiz yazmak.

Türkçe Sözlük by