çıt ne demek? | çıt anlamı nedir? | çıt

çıt anlamı nedir?

çıt ne demek?

çıt anlamı nedir?

çıt | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(f.).

1.Acımasına sebep ol acıttım.

2.Cefa ve eziyet vermek. acımak, ağrıtmak, ağrı ve sızı vermek: Elimi


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hurt. cause pain. pain. bite. sting. gnaw. wring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hurt. sting. to hurt. to pain. to cause pain. to make sth bitter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hurt. to cause pain. to smart. to do sb hurt. to give sb pain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). ilâve edilen, katma , ek olan, gereksiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

underpass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedestrial subway. subway crossing. underpass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çok sert bir çeşit maden kömürü, antrasit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)b apandisit körbağırsağın iltihaplanması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., tıb sıskalık, karında istiska, karına su dolması, karında sıvı toplanması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). gaddarlık, kütülük şenaat , canavarlık. atrocities (i).(çoğ). mezalirn.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). cüret; küstahlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (ünlem) şükretme;(ünlem) Hamd olsun!

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. borasit, Bandırma taşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bunaklık; halsizlik, zayıflık; fanilik, geçicilik,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kalsiyum karbonattan meydana gelen taş (mermer, tebeşir, izlanda billuru).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir yazının kilisece Kitabı Mukaddes'in bir bölümü olarak kabul edilip edilmemesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (elek). kapasitans.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). muktedir hale koymak; salahiyet vermek, yetkilendirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (elek). kondensatör.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hacim, oylum; istiap haddi; yetenek, kabiliyet; güç, iktidar; mevki, sıfat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). açık fikirlilik, düşünce özgürlüğü; dünyaya yaygın oluş, evrensellik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Muntazam yontulmuş çok ince kereste.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çentik, ufak gedik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lath. long narrow strip of wood. slat. slatting. molding. reglet. batten. stave. screed. strip. ledge. welt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheetah. hunting cat. hunting leopard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheetah.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheetah.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hisar, kale; harp gemisinde zırhlı bölme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şiveleri çetrefilce olan Rumeli Türkleri’ne verilen isimdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir ipekle üç pamuktan mürekkep bir nevi yerli kumaş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.)Mercan balığına benzer bir cins alaca balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.ipek ve pamukla dokunan bir çeşit kumaş.

2.Sarı çizgili, en büyüğü yarım kiloyu aşmayan, bir balık çeşidi.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir eserden bir diğerine aktarma, iktibas; aktanlan bölüm; celp, mahkemeye çağrı; celp kağıdı; kahramanIlğından dolayı bir asker veya taburun günlük emirde zikredilmesi. ci'tatory (s). aktarma ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üzerinde dikili bulunduğu şeyin iki kenarını, birbirine tutturmaya yarayan iki parçadan ibaret, madenî veya plastik Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

snap fastener.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

snap fastener. press stud. popper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fastener. press stud. snap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). delil olarak iktibas etmek, bir eserden bir bölüm aktarmak; mahkemeye celbetmek; çağırmak, davet etmek; bahsetmek, zikretmek, hatıra getirmek; (ask). kahramanlığını günlük emirde zikretmek. citeable (s). aktarılabilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eski zamanlarda kullanılan bir çeşit kitara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çentik, ufak gedik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ufak tefek ve sevimli.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). bir şehri veya şehirleri kapsayan; şehir haline konmuş; şehir gibi meydana getirilmiş. citified (s). şehir hayatına uymuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çatık, sıkı, buruşuk: Çıtık alın, kaş, çehre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (bk.) Çitmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to rub together while washing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ufak çentiği olan: Çitili kavun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çitme işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Örmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Çetin, katı: Çetin dağ, çetin yol, çetin ceviz.

2.inatçı, muannid, sert: Çetin mizaç, çetin adam.

3.Zor, güç, müşkül: Çetin iş.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Çıt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çıtırdama, çıtırtı, (bk.) Çıtırdamak, çıtırtı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Çocukların kolaylıkla ve tatlı tatlı konuşmasını ifade eder.

2.Çıtı pıtı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çıtır çıtır ses çıkarmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to crackle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çıtırdama sesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crackle. crackling. click.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birbirine geçip pekişmek, kilitlenmek, çit gibi sarmaşmak.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). vatandaş, teba; hemşeri; şehirli kimse; sivil kimse. citizenry (i). bütün vatandaşlar. citizenship (i). vatandaşlık, tabiiyet. native citizen bir devletin uyruğu olarak doğmuş vatandaş. naturalized citizen bir devletin uyruğuna sonradan giren kims

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok aşırı nezaket, lüzumsuz kibarlık ve dayanıksızlık gösteren: Böyle şey söylenmez. Çıtkırıldımın biridir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

effeminate. high- hat. softy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çekilen parmak yahut ateşe atılan tuz yahut sıçrayan kıvılcım gibi şey, patlayıp ses çıkarmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Parmakları veya ateşte tuz, mısır ve kestane gibi bir şeyi çıtırdatmak, patlatmak. Kıvılcım çıtlatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to crack (one's knuckles. to drop a hint about. hint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

terebinth berry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(celtis): Karaağaçgiller familyasından; 70 kadar türü olan bir çeşit sakız ağacının meyvesidir. Çitlembik ağacının meyveleri mercimekten az büyük ve buruk fıstık tadındadır. Hekimlikte meyvesi, yaprakları, tohumları ve sakızı kullanılır. Kullanıldığı yerler: Ayak terlemelerini keser. Yaraları tedavi eder. Böbrek kumlarının dökülmesine yardımcı olur. Mide ağrılarını dindirir. Öksürüğü keser.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük taneli ve tek çekirdekli siyah ve leziz bir meyve. Çitlenbik ağacı = Bu meyveyi veren ağaç ki merlengeç çeşidindendir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sakız ağacının verdiği kırmızı meyve, bir nevi merlengiç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çit yapmaya elverişli dal veya çubuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Elde sıkıştırıp ovalıyarak yıkamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üzüm salkımının küçük dalı, parçası.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Afganistan’da bir kabile. Büyük ekseriyetle ari ırktan olup narin yapılı, güzel gözlü ve gür saçlı, hoş ve cazip tavırlı olmalarına rağmen haşin, sert yapılı ve gaddar olarak bilinmektedirl(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (kim). asit sitrik tuzu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sitrik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kim). asit sitrik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). açık sarı, limon sarısı; sarı renkli bir kuvars taşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ağaçkavunu; ağaçkavunu ağacı, (bot). Citrus medica; ağaçkavunu kabuğunun reçeli veya şekerlemesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). merhem, sabun ve parfüm yaplmında kullanllan ve kokulu bir ottan çıkarılan yağ.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). turunçgiller familyasma ait. citrus fruit turunçgillerden herhangi bir meyva.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(convolvulus sepium): Uzun ömürlü, 1-5 metre boyunda sarılıcı bir süs bitkisidir. Haziran - eylül aylarında çiçek açar. Kökü, oldukça uzundur. Yaprakları gövde üzerinde sarılmış vaziyettedir. Hekimlikte kök ve yaprakları kullanılır. 30 kadar türü vardır. Kullanıldığı yerler: Kabızlığı giderir.

Şifalı Bitki by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). cithara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şehir, kent, büyük kasaba; şehir halkı. city block kesişen sokaklarla ayrılan arsa. cityreds şehirde büyümüş. city dump çöplük. city editor gazetede mahalli muhabirleri idare eden müdür. city father ehri yöneten kimse. city manager belediye baskanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). suç ortaklığı; karmaşa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hesap açığı, zarar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eve ve aileye bağlılık, evcimenlik; ev hayatı, aile hayatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ikiyüzlülük, düzenbazlık, hile.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. elâstikîyet, esneklik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. elektrik; elektrik bahsi, elektrik bilimi static electricity statik elektrik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. temin etmek, sağlamak (bilgi, cevap); aydınlığa çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kolay heyecanlanır, kolay telâşa kapılır, tahriki kolay. excitabil'ity, excit'ableness (i.) kolay heyecana kapılma; (fizyol.) uyarılma kabiliyeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) heyecanlandırmak, kışkırtmak, tahrik etmek, kızıştırmak, telâşa vermek; (fizyol.), (biyol.) harekete geçirmek; uyandırmak, tembih etmek. excita'ti on (i.) tahrik, tembih. exci'tant (s.) tahrik edici, harekete geçirici, muharrik. excited (s.) heyecanl

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) heyecan, telâş, galeyan, tahrik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (elek.) dinamonun sabit sarmalarına cereyan veren yardımcı dinamo; (elek.) indüksiyonlu kıvılcımla radyo sinyali veren tertibat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), fizyol adaleyi harekete geçiren sinir, uyarıcı sinir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) egzersiz, pratik, işletme (bedeni veya zihni) talim yetiştirme,eğitim; edebi kabiliyet gösterisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sarih, apaçık, aşikar; kesin, katî. explicitly (z). açıkça, sarahatle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (Lat). yapmıştır, amelehu (''bunu yapan'' anlammda sanatçının imzası ile beraber kullanılır).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kutlamak, tebrik etmek. felicitate someone on an occasion bir kimsenin bayramını kutlamak, yaptığı bir işten dolayı bir kimseyi tebrik etmek. felicita'tion (i). tebrik, selâm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). mutlu, mesut; uygun, münasip, yerinde, isabetli. felicitously (z). memnun edici surette; isabetli olarak. felicitousness (i). mutluluk, saadet; isabet, yerinde oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mutluluk, saadet; nimet, refah; uygunluk; etkileyici ifade veya uslup.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). vahşilik, vahşet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gangway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

access. aisle. alley. approach. causeway. corridor. crossing. cutting. gorge. hallway. pass. passage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gate. causeway. corridor. crossing. gangway. gap. inlet. pass. passage. passageway. strait. trajectory. ferry. alley. passway. approach. ravine. sound. aisle. areaway. hall. hallway. arcade. course. access. flue. traject. tunnel. drive. runway. crossover.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

right of way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

military review parade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parade. procession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dressing parade. muster parade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grade crossing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

level / grade crossing / passage. grade crossing. level crossing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). olayın tarihi yönü, tarihi geçerlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. caiz olmayan, haram, memnu, kanuna aykırı. illicitly z. kanun dışı olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tam, kesin, kati; ima olunan, zımni; ifade edilmeden anlaşılan; aslında olan. be implicit in zımnen anlasılmak. implicit confidence. tam güven implicitly z. zımnen;tamamıyle. implicitness ima, dokundurma, dolaylsıyle anlatma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. utanmazlık, hayasızlık, edepsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kudretsiz hale getirmek; huk ehliyetini elinden almak. incapacita'tion i. ehliyetsizlik, yetkisizlik, salâhiyetsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ih kabiliyetsizlik, ehliyetsizlik, yetkisizlik, salâhiyetsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. jeoloji). Feldspat cinsinden, eridiği zaman inci gibi tane tane olan volkanik cam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. teşvik etmek, tahrik etmek, kışkırtmak. incitement i. teşvik, tahrik, kışkrtma, kışkırtılma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.İnciten, ağrıtan, Cefa eden.

2.mec. Gönül kırıcı (söz).


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exceptionable. hurtful. indelicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İncitmek işi ve şekli, bk. İncitmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İncitmek işi. bk. İncitmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Dokunmak, ilişmek.

2.Can acıtmak, üzüntü vermek, Osm. eza ve cefa etmek: Uslu çocuklar hayvanları incitmezler.

3.Kalb kırmak: Hassas adamdır, incitmeyin.

4.Ağrılı veya yaralı bir organa dokunup ağrıtmak: Kolumu, çıbanımı incittiniz.

5.Vurmak, ağrıyacak bir hale getirmek, yara ve bere olmadığı halde ağrıtmak: Attan düşüp kolunu ve bacağını incitmiş.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hurt. offend. harm. touch. injure. wound. aggrieve. cut. cut up. gall. hurt deeply. mortify. pique. rive. scarify. scathe. scotch. sting. strain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cut. harm. hurt. injure. pain. pique. to hurt. to injure. to strain. to offend. to cut. to pique. to tread on sb's corns. to tread on sb's toes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hurt. to injure. to strain. to offend. aggrieve. cut. harm. pique. rick. to tread on sb's toes. wound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çapraşık, muğlak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. fena ifade olunmuş, beceriksizce yapılan, münasebetsiz; hoşnutsuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uygun olmayan söz veya davranış; talihsizlik, hoşnutsuzluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) gerçekle ilgisi olmayış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. meşru, caiz, mubah, kanuna uygun. licitly z. kanuna uygun olarak. licitness i. kanuna uygun olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat. (kıs. l.c.) yukarıda zikrolunan kitapta veya yerde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ağız kalabalığı, gevezelik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zamparalık, kadın düşkünlüğü; yağlılık, kayar halde olma, kayganlık, kaypaklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

small mosque.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) MÜcid.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inventor. inventress. deviser. forger. originator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inventor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inventor. creator. deviser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çokluk, çok türlülük, çeitlilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şeffaf olmayış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. opere citato evvelce belirtilen eserde, gösterilen eserde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ağzı açık, esneyen; uyuşuk, uykusu gelmiş. oscitancy, oscitance i. esneme; uyuşukluk, tembellik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bazı insanlar her iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek ve onları gererek ses çıkartırlar, yani çıtlatırlar. Çoğumuz buradan gelen sesin kemiklerden geldiğini sanırız, hatta rahatsız oluruz ama nedense bunu yapanlar hallerinden memnun görünürler.

En çok ve kolaylıkla çıtlattığımız yerler vücudumuzda en çok bulunan sürtünmeli eklem yerleridir. Bu tip eklem yerlerinde, örneğin parmaklarımızda, iki kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü vardır. Bu kapsülün içinde kemiklerin hareketleri sırasında buraları yağlayan bir sıvı vardır. Bu sıvının içinde erimiş halde oksijen, nitrojen ve karbondioksit gazları bulunur.

Vücudumuzda en kolay çıtlatabileceğimiz eklem yerlerimiz parmaklarımızdır. Parmaklarımız gerilince ve eklem yerlerimiz düzleşince bu kapsül de gerilir. İçindeki sıvının basıncı azalır ve gaz kabarcıkları patlamaya başlar. İşte kulağımıza gelenler bu seslerdir. Patlayan kabarcıklar neticesinde gazlar bu sıvıyı terk eder, sıvı daha da genleşir ve eklem yerinin hareket kabiliyetini arttırır.

Şüphesiz ki eklem yerinin gerilmesi, bu kapsülün boyu ile sınırlıdır. Eğer parmaklarınızı çıtlattığınız anda röntgenini de çekerseniz, eklem içinde oluşan gaz kabarcıklarını görebilirsiniz. Bu olay eklem yerindeki hacmi yaklaşık yüzde 15-20 artırır.

Aynı parmağınızı arka arkaya çıtlatamazsınız. Bir süre beklemeniz gerekir, çünkü gaz kabarcıklarının sıvı içersinde tekrar oluşması biraz zaman alır.

Tüm bu açıklamalar, deneylerle ispatlanmasına rağmen, yine de bu kadar küçük gaz miktarının bu kadar büyük bir ses çıkartabilmesinin nedeni hala anlaşılmış değildir. Bu sorunun tatmin edici bir cevabı da henüz yoktur. Ayrıca detaylı çalışmalar göstermiştir ki, çıtırdama sırasında iki ayrı ses duyulmaktadır. Birincisinin gaz kabarcıklarının patlaması olduğu biliniyor. İkinci sesin ise kapsülün uzama sınırına vardığında çıktığı sanılıyor.

Evet geldik en çok merak edilen soruya! Parmaklarımızı çıtlatmak vücudumuz için zararlı mıdır? Bu konuda elde çok az bilimsel çalışma sonucu vardır. Bir görüşe göre parmak çıtlatmanın eklem yerlerimizdeki sıvıya bir tesiri yoktur. Diğer bir görüşe göre ise sürekli olarak bunu yapanlarda ve bunu alışkanlık haline getirenlerde, eklemler etrafındaki yumuşak doku zarar görmekte, parmaklar şişmekte, dolayısı ile elin kavrama gücü azalmaktadır.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bazı insanlar her iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek ve onları gererek ses çıkartırlar, yani çıtlatırlar. Çoğumuzun buradan gelen sesin kemiklerden geldiğini sanırız, hatta rahatsız oluruz ama nedense bunu yapanlar hallerinden memnun görünürler.

En çok ve kolaylıkla çıtlattığımız yerler vücudumuzda en çok bulunan sürtünmeli eklem yerleridir. Bu tip eklem yerlerinde, örneğin parmaklarınızda, iki kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü vardır. Bu kapsülün içinde kemiklerin hareketleri sırasında buraları yağlayan bir sıvı vardır. Bu sıvının içinde erimiş halde oksijen, nitrojen ve karbondioksit gazları bulunur.

Vücudumuzda en kolay çıtlatabileceğimiz eklem yerlerimiz parmaklarımızdır. Parmaklarımız gerilince ve eklem yerlerimiz düzleşince bu kapsül de gerilir. İçindeki sıvının basıncı azalır ve gaz kabarcıkları patlamaya başlar. İşte kulağımıza gelenler bu seslerdir. Patlayan kabarcıklar neticesinde gazlar bu sıvıyı terk eder, sıvı daha da genleşir ve eklem yerinin hareket kabiliyetini arttırır.

İüphesiz ki eklem yerinin gerilmesi, bu kapsülün boyu ile sınırlıdır. Eğer parmaklarınızı çıtlattığınız anda röntgenini de çekerseniz, eklem içinde oluşan gaz kabarcıklarını görebilirsiniz. Bu olay eklem yerindeki hacmi yaklaşık yüzde 15-20 arttırır.

Aynı parmağınızı arka arkaya çıtlatamazsınız. Bir süre beklemeniz gerekir, çünkü gaz kabarcıklarının sıvı içerisinde tekrar oluşması biraz zaman alır.

Tüm bu açıklamalar, deneylerle ispatlanmasına rağmen, yine de bu kadar küçük gaz miktatının bu kadar büyük bir ses çıkartabilmesinin nedeni hala anlaşılmış değildir. Bu sorunun tatmin edici bir cevabı da henüz yoktur. Ayrıca detaylı çalışmalar göstermiştir ki, çıtırdama sırasında iki ayrı ses duyulmaktadır. Birincisinin gaz kabarcıklarının patlaması olduğu biliniyor. İkinci sesin ise kapsülün uzama sınırına vardığında çıktığı sanılıyor.

Evet geldik en çok merak edilen soruya! Parmaklarımızı çıtlatmak vücudumuz için zaralı mıdır? Bu konuda elde çok az bilimsel çalışma sonucu vardır. Bir görüşe göre parmak çıtlatmanın eklem yerlerimizdeki sıvıya bir tesiri yoktur. Diğer bir görüşe göre ise sürekli olarak bunu yapanlarda ve bunu alışkanlık haline getirenlerde, eklemler etrafındaki yumuşak doku zarar görmekte, parmaklar şişmekte, dolayısı ile elin kavrama gücü azalmaktadır.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. azlık, nadir oluş, kıtlık, yetersizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. keskin zekâ, anlayış; nufuz edebilme yeteneği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. azim, sebat, inatçılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pizoelektrik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. plebisit, bir mesele hakkında bütün halkın oy kullanması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. erken gelişme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. alenilik, aleniyet, herkes tarafından bilinme; şöhret; ilan etme, reklâm; umuma açık olma; tanıtma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iffet, namus, utanç, ar, hayâ.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kavgacılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bazı kristallerin ısınmasıyle meydana gelen elektriklenme, sıcakla üreyen elektrik, piroelektrik lilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Birleşik Amerika'ya mahsus bir çeşit siyah meşenin iç kabuğu; bu kabuktan çıkarılan sarı boya ve tanen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) inat etmek, karşı gelmek, boyun eğmemek. recalcitrance, recalcitra'tion (i.) inatçılık, serkeşlik. recalcitrant (s.), (i.) inatçı, serkeş (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) iki devlet arasında yapılan anlaşma, ticari mübadele usulü; karşılıklı münasebet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ezberden okuma; ifade, anlatış, beyan; hikaye; resital.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ezberden okuma; ezberden okunacak parça; ders anlatma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) ezber şeklinde, hikaye söyler gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (müz.) konuşur gibi okunan güfte veya makam, reçitatif.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) ezberden okumak; nakletmek, hikâye etmek, ders anlatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

geçit töreni.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f .ölüyü diriltme ölü gibi olanı ayıltmak; batmış ve unutulmuş şeyi tekrar meydana çıkarmak. resuscita'tion i. canlandırma, canlandırılma, di- riltme. resuscitative s. diriltici, canlandırıcı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. köylülük, köylü havatı: kabalık cahillik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ariflik, akıllılık, zeka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mad. kalsiyum ve alüminyumlu bir hidrosilikat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. basitlik, sadelik; kolaylık; budalalık, saflık; samimiyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hasır kenarlarına mıhlanan vesair işlerde kullanılan ince çıta.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. rica etmek, rica ederek istemek, rica ederek davet etmek; yalvarmak, kışkırtmak, tahrik etmek, teşvik etmek. solicitation i. isteme, talep, rica; davet, tahrik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. rica eden kimse, aracı; devlet dairesinde hukuk müşaviri; İng. davavekili. Solicitor General başsavcı, müddeiumumi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. meraklı, endişeli, vesveseli; istekli, arzulu. solicitously z. merakla, endişe ile. solicitousness i. meraklılık, endişelilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. merak, kuruntu, vesvese; arzu, iştiyak; endişe konusu olan şey, dert.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. küre şeklinde olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hal ile ifade olunan, sözsüz ifade olunan, zımnî; kontratse yapılan. tacitly z. zımnen, söylenmeden anlaşılan .tacitness i. söylenmeden anlaşılma .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. konuşmaz, sessiz, suskun. tacitur'nity i. sessizlik, suskunluk. taciturnly z. sükutla, suskunlukla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Ululama, ağırlama. 2.Sabah ezanından sonra okunan, Allah’ın ululuğunu anlatan dua.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the same old cant. standing dish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yapışkanlık; direnme, vazgeçmeme; fiz. sağlamlık, sıkılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. termoelektrik, ısı elektriği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sıhhat, zindelik, esneklik (kas).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i üç kat veya üç misli olma; üçlü takım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. istenilmemiş, talep edilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overpass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crosspoint. overhead s way. overpass.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the jerks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sürat, hız; hız derecesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hakikat, gerçek; dürüstlük, doğruluk; gerçeklik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by