çıtı Pıtı ne demek? | çıtı Pıtı anlamı nedir? | çıtı Pıtı

çıtı Pıtı anlamı nedir?

çıtı Pıtı ne demek?

çıtı Pıtı anlamı nedir?

çıtı Pıtı | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). ilâve edilen, katma , ek olan, gereksiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)b apandisit körbağırsağın iltihaplanması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distortion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be distorted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çentik, ufak gedik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ufak tefek ve sevimli.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). bir şehri veya şehirleri kapsayan; şehir haline konmuş; şehir gibi meydana getirilmiş. citified (s). şehir hayatına uymuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çatık, sıkı, buruşuk: Çıtık alın, kaş, çehre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (bk.) Çitmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to rub together while washing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ufak çentiği olan: Çitili kavun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çitme işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Örmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Çetin, katı: Çetin dağ, çetin yol, çetin ceviz.

2.inatçı, muannid, sert: Çetin mizaç, çetin adam.

3.Zor, güç, müşkül: Çetin iş.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Çıt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çıtırdama, çıtırtı, (bk.) Çıtırdamak, çıtırtı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Çocukların kolaylıkla ve tatlı tatlı konuşmasını ifade eder.

2.Çıtı pıtı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çıtır çıtır ses çıkarmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to crackle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çıtırdama sesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crackle. crackling. click.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birbirine geçip pekişmek, kilitlenmek, çit gibi sarmaşmak.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). vatandaş, teba; hemşeri; şehirli kimse; sivil kimse. citizenry (i). bütün vatandaşlar. citizenship (i). vatandaşlık, tabiiyet. native citizen bir devletin uyruğu olarak doğmuş vatandaş. naturalized citizen bir devletin uyruğuna sonradan giren kims

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Elde sıkıştırıp ovalıyarak yıkamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.İnciten, ağrıtan, Cefa eden.

2.mec. Gönül kırıcı (söz).


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exceptionable. hurtful. indelicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İncitmek işi ve şekli, bk. İncitmek.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. acınacak halde olan, merhamet uyandıran, acıklı. pitiably z. acınacak halde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. merhamet uyandıran, acınacak halde olan; değersiz, aşağılık. pitifully z. merhamet uyandırarak. pitifulness i. acınacak hal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. merhametsiz, taş yürekli, kalpsiz. pitilessly z. merhametsizce. pitilessness i. merhametsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hafif ve süratli hareketi tasvir ve taklid ederek, art arda kullanılır: Pıtır-pıtır yürüyordu. Çıtır-pıtır yümek = Nazlı nazlı, hafif kırıtarak yürümek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Hafif ve düzgün sesi ifade eder: Dutlar pıtır pıtır dökülüyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fars. petgîrden). Kıldan elek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Koyu pembe renkli bir bahar çiçeği.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Pıtırtı etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to patter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pıtırtı ettirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hafif gürültü, ince patırdı: Yaprakların pıtırtısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patter. pattering sound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. teskin etmek, yatıştırmak; teveccühünü kazanmak; tövbe etmek. propitiable s. yatıştırılabilir, teskini kabil; teveccühü kazanılabilir. propitiative s. yatıştırıcı; tövbe eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. öfkesini yatıştırıp teveccühünü kazanma; tövbe etme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uygun, elverişli, ümitli; merhametli, cömert, lütufkar. propitiously z. uygun bir şekilde. propi- tiousness i. lütufkârlık; ümit vericilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (argo). Ökçesiz ve arkalıksız terlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tirpit.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kuzey Amerika'ya özgü iri geyik, zool. Cervus canadensis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by