Cıva (hg) ne demek? | Cıva (hg) anlamı nedir? | Cıva (hg)

Cıva (hg) anlamı nedir?

Cıva (hg) ne demek?

Cıva (hg) anlamı nedir?

Cıva (hg) | Dream Meanings


Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [اخگر] kor ateş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bahçeye bakan, bir bahçe idare eden, bahçeye bakmak san’atını bilen adam: Konağın bahçıvanı; falan adam iyi bahçıvandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gardener. horticulturist. hedger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gardener.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gardener.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bahçıvan İşi ve san’atı, bahçeye bakmak, çiçek, ağaç ve sebze yetiştirmek ilmi: Bizde bahçvanlık ediyor; bahçıvanlıkta mahareti vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

horticulture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gardening. horticulture. garden designing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Cıva.

Türkçe Sözlük by

ELEMENTLER

Simgesi:Hg

Atom Numarası:80

Kütle Numarası:200,59

Yoğunluk:13,456g/cm3

Erime Sıcaklığı:-38 °C

Kaynama Sıcaklığı: 356 °C

Oda sıcaklığında sıvı halde bulunur.

Gümüş görünümlü , ağır bir metaldir.

Termometre, barometre gibi laboratuar araçlarında ve flüoresan lambalarda kullanılır.


ELEMENTLER by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mercury.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mercury. quicksilver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mercury. quicksilver. mercurial. mercuric. mercurous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Çok zehirli, gümüş rengi sıvı formunda bulunan bir ağır metal. Oda sıcaklığında sıvı halde olan tek metaldir. Buharları çok zehirlidir. Hafıza zayıflığına, baş ağrısına ve sinir hastalıklarına neden olur. Doğada cıva, insana zarar vermeyen istikrarlı bileşikler içinde görülür. İnsanoğlu 3500 yıldan beri endüstriyel ve tarımsal amaçlarla cıvayı kullanmaya çalışmaktadır. Cıva mantar öldürmede de kullanılır. Cıva bileşikleri tarım ve kağıt endüstrisinde, plastik, pil, boya sanayiinde kullanılmaktadır. Kömür ve petrol gibi fosil yakıtlarının kullanımı, madencilik, metalürji, çelik ve çimento üretimi de cıvanın ortaya çıkmasına yol açar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Geminin baş tarafında yatan direk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bowsprit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bowsprit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mercurial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. aslı cuvân).). Genç, taze adam, delikanlı. Nev-clvân = Pek genç delikanlı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جوان] genç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Genç, delikanlı, yakışıklı. - (bkz.Cevan, cuvan).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. cuvân = genç, baht = talih). Talihi yâver, bahtı uyanık, bahtiyar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. cuvân = genç, merd = er). Cömerd, kerem sahibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Civânmerd’ln c. civânmerdler, cömertler, eli açık olanlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Civânmertlik, cömertlik, sahâvet, kerem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Cömertlik, kerem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) Civân’ın c. civanlar, gençler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جوانان] gençler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Genç olana yakışacak surette.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جوان بخت] talihli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Mutlu, şanslı (kimse).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. aslı: cuvânî). Gençlik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جوانی] gençlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gençlik, şebâb. (bk.) Civan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جوانمرد] cömert. 2.soylu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Cömert, eli açık genç, delikanlı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Bileşikgillerden, bir kır bitkisi (achillea millefolium).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milfoil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(yaraotu): Bileşikgillerden; çeşitli türleri olan bir kır bitkisidir. Kuru topraklarda, yol kenarında yetişir. Yaprakları uzun ve parçalıdır. Çiçekleri beyaz ve pembedir. Kandil şeklinde gruplaşmıştır. Kokusu çok güzeldir. Hekimlikte dal, yaprak ve çiçekleri kullanılır. İçinde Achillein denilen acı bir madde vardır. Kullanıldığı yerler: Hazımsızlığı ve kansızlığı giderir. Kanı temizler. Balgam söktürür, öksürüğü keser. Sinirleri ve vücudu kuvvetlendirir. Bağırsak ve mide gazlarını giderir. İshali keser. Basur memelerini tedavi eder. Kızamık, boğmaca, raşitizm, albasması, aybaşı gecikmesi ve kemik hastalıklarında faydalıdır. İdrar söktürür. Yaraları iyileştirir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yakın yer. Ar. kurb, etraf: Şehrin civarları pek güzeldir; evim çarşının civarındadır. Yakın komşu: Onun evi bize civardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjacencies. neighborhood. neighbourhood. purlieus. environs. vicinity. adjacency. locality. precincts. vicinage. way.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

neighbourhood. surroundings yöre. dolay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vicinity. neighbourhood. environment. surroundings. community. environs. neck of the woods. neighbourhood /. outskirt. purlieu. quarter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جوار] yakın çevre.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yakınlıkla, komşulukla ilgili, yakın, komşu olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yakınlık, komşuluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Arkası iri başlı ve ucu somun geçmek üzere yivli vida, başlıca potrelleri, demir ve tahtaları birbirine bağlamaya yarar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolt. gib. pin bolt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolt. bolt screw. pin. screw bolt. pintle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(t.f.i.) (Erkek İsmi) - Genç erkek.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گره گير] dolaşık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ گره گشا] düğüm çözen. 2.sorunları halleden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karagöz oyununda halk görüşünün ve duyuşunun temsilcisi olan Karagöz’e karşı, kendisini halktan üstün görme, bilgiçlik taslama, kitap dili kullanma gibi özenişleri temsil eden şahsın adı olup bu karakterde bulunanlar için söylenir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Sığırdili familyasından, Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinde kırmızı bir boya elde edilen bir bitki (alkanna tinctoria).

2.(argo) Değer ve ehemmiyeti olmayan, boş: Bu işin sonu havacıvadır.


Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(alkanna tinctoria): Hodangiller familyasından; Akdeniz bölgesinde yetişen bir bitkidir. Çiçekleri mavidir. Köklerinin iç tarafı sarı, öz kısmı ise kırmızımtırak renktedir. Kökünden boya elde edilir. Kullanıldığı yerler: Ağrıları giderir. Bağırsak hastalıklarında faydalıdır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Bir civarda bulunan, komşu: Kendisiyle hemcivârız.

2.Birbiriyle temas halinde, aynı hudutta: Hemcivar devletler, kazâlar.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [هم جوار] komşu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Fars. HEM-CİVARİ) (i.).

1.Komşuluk.

2.Hudutları bitişik olma: Belçika ile Holanda hemcivardır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(kimya) Cıva elemanının senbolü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kıs). mercury cıva.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kıs). High German standart Almanca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yüksek kaliteli, üstün vasıflı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کاهگل] sıva.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Yüksek kapasite ve yüksek hızlı çıkarılabilir bellek formatı ile büyük fotoğraf, video ve diğer dosyalarınız için ideal. Memory Stick PRO™ aygıtları ile uyumludur.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Taze, genç adam, delikanlı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نوجوان] delikanlı, genç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Genç, delikanlı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Erkek İsmi) 1.Parlak, neşeli, genç. 2.Mert, gözüpek, genç.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پناهگاه] sığınacak yer, sığınak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ayrık otu, botç Agropyron repensç

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [رهگذار] geçit.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [صبحگاه] sabah vakti, sabahleyin.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tam, daniska; çok dikkatli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ayrıkotu, bot. Triticum repens.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [زهگير] okçu yüzüğü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by