çizgi (line) ne demek? | çizgi (line) anlamı nedir? | çizgi (line)

çizgi (line) anlamı nedir?

çizgi (line) ne demek?

çizgi (line) anlamı nedir?

çizgi (line) | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). adrenalin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). badem gibi, bademe ait yahut bademden yapılan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). anilin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (jeol). bir eksenden zıt yönlere giden tabakaların bükülmesi veya kemeri, yukaç. anticli,nal (s). yukaça ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kartal gibi; kartal gagası gibi kıvrık (özellikle burun için kullanılır), gaga burunlu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Ay’ın kütlesi Dünya’nın 81’de biri kadardır ve bir gezegen uydusu olabilmek için çok büyüktür. Güneş sistemimizde başka örneği yoktur. Gerçi Jüpiter, Satürn ve Neptün’ün de Ay’ın boyut ve kütlesine yakın uyduları vardır ama bu gezegenlerin kütleleri de dünyamızdan sırasıyla 318, 95 ve 12 kat daha çoktur. Bu durumda Ay’ın oluşumu özel bir problem niteliğini taşıyor. Dünyamızın tek doğal uydusu, uzaydaki en yakın komşumuz Ay, binlerce yıl önceki uygarlıklar tarafından Tanrıça olarak değerlendirilirken, zamanla düzenli hareketleri ile takvimin oluşmasını da sağlamıştır.

Yakınlığı nedeni ile gözlemlenmesi kolay olan Ay’ın 17. yüzyılın başından itibaren teleskopla incelenmesine de başlandı ve bu gelişim 1969 yılında Ay’a ilk defa bir insanın ayak basmasıyla son aşamasına geldi.

Bütün bu gelişmelere rağmen Ay’ın nasıl oluştuğu hala bilinmiyor. Yaşının diğer gezegenler gibi dört küsur milyar yıl olduğu, şu anda dışında ve içinde hiçbir faaliyet olmayan ölü bir gök cismi olduğu, Dünya ile karşılıklı çekim gücü sonucunda denizlerde gel-git olayını yarattığı ve Dünya’nın dönüşünü gittikçe yavaşlattığı biliniyor ama nereden geldi, nasıl oluştu halen meçhul. Ayın oluşumu hakkında üç teori vardır. Birincisi, dünyanın oluşumunun başlangıcında çok hızlı döndüğü ve bu nedenle bir parçasının koparak Ay’ı oluşturduğu şeklindedir. Yapılan hesaplamalara göre bu kopma olayının meydana gelebilmesi için Dünya’nın o zamanlar kendi ekseni etrafında iki saatte bir dönüş yapması gerekiyordu ki, bilimsel verilere göre, bu, mümkün değildir. Ayrıca Dünya’mn ve Ay’ın yapılarındaki kimyasal birleşimlerin çok farklı olması ve bunun Ay’dan getirilen aytaşlarının analizleri sonucunda ispatlanması birinci teorinin doğruluğunu mümkün kılmamaktadır.

İkinci teori ise Ay’ın dünyanın yakınlarından geçerken, çekim alanına takılan bir gök cismi olduğudur. Bu tez, birinci teorideki kimyasal birleşim farkını açıklar ama bu şekilde, ayın hızını frenleyerek, yakalamayı sağlayacak büyük enerji miktarını bugüne kadar bilinen hiç bir oluşumun sağlayamayacağı hesap edilmiştir.

Üçüncü teoriye göre, Ay Dünya çevresinde dolanan, gaz, toz ve küçük taşlardan meydana gelen parçacıkların zamanla bir araya gelmesi sonucu oluşmuştur. Ancak bu da Ay’ın yörünge uzaklığını, neden büyük bir demir çekirdeğe sahip olmadığını ve kimyasal farklılığı açıklayamaz. Yani hiçbir teori ayın oluşumuna ait tutarlı bir açıklama getirememiştir.

Günümüzde Ay’ın tarihi çok iyi bilinmesine, 1969 ile 1972 yılları arasında Apollo projesi kapsamında üzerinde insanlar dolaşıp, dünyaya örnekler getirmelerine rağmen Ay’ın nasıl oluştuğu halen büyük bir sırdır.

Öyle görünüyor ki, günümüz bilimindeki tüm gelişmelere ve bu yoldaki gayretlere rağmen, biricik uydumuz Ay, sırlarını şimdilik bize açıklamak istemiyor. Ancak şurası mutlak ki, Ay genetik olarak dünyamızın yavrusu değil. Nereden geldi, kim bilir?


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). değneğe veya değnekle cezalandırmaya ait

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir çeşit saç yağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kestirme yol; düz çizgi, düz hat. make a beeline for something bir şeye en kestirme yol ile ulaşmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., mat. iki çizgisi olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

known. common. familiar. given. conversant. proverbial. twice-told.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

celebrated. classic. common. declared. known. noted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

declared. incontestable. known.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. soy, nesep, cins hayvanın zürriyeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. borina; bir çeşit düğüm, barço bağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. kargafunda, yelken eteğinin orta yerini kaldırıp kapamak için kullanılan ip.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yazar adının verildigi Satır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). bir kadın adı; (s)., (ing). l ve ll Charles'a ve devirlerine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (bot). sapa ait, sap ile ilgili; sap üzerinde büyüyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Gerek kalemle yapılmış gerek oyuk veya kabarık sıra, hat: Bu defterin siyah ve kırmızı çizgileri var, alın çizgisi. Çizgi çakısı = Ağaca işaret etmeye mahsus marangoz çakısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

line. stripe. scratch. mark. drawing. bar. furrow. grain. groove. score. stria. wale. wheal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

furrow. line. mark. score. streak. stripe. stroke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dash. line. ruling. score. streak. stripe. scratch. scar. furrow. stave. ridge. marking gauge. marking awl. bar. asymptote. hack. figure. drill. drawing. linear. reglet. drawing point. scribe block. scribe compass. scribe awl. cutting rule. scriber. strok

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Nokta olarak başlar ve her yönde «düz, kıvrımlı, kırık, kalın, ince, koyu, açık» olabilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animated cartoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cartoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animated cartoon. motion picture / animated cartoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üzerinde çizgi bulunan: Çizgili defter.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lined. barred. ruled. striped. striated. streaky. tabby. liny. banded. brindled. fasciated. striate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stripy. lined. ruled. striped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

graphic. streaky. striated. striped. marked with lines. lineate. lineated. ribbed. lined. streaked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Cetvel tahtası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linelike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

1. Bir yüzey üzerinde, bir çizgi doğrultusunda yapılmış ya da düzenlenmiş betileri veya öğeleri niteler.

2.İnce kontur çizgileriyle oluşturulmuş betileri ve bu tür betileri içeren resimsel yapıtları niteler.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Hareket eden bir noktanın yüzeyde bıraktığı iz olarak tanımlanabilecek olan çizginin, kompozisyonda üstlendiği formu ortaya çıkaran hareketi ifade etme, dokuyu verme, dengeyi sağlama gibi rollerin başat olduğu türdeki kompozisyonlar «çizgisel kompozisyonlar» olarak tanımlanır. Sanatın ilk adımlarının, Lascaux mağarasında olduğu gibi çizgiyle atıldığı ve çizginin özellikle perspektif kurallarının henüz yeterince bilinmediği Rönesans öncesinde önemli olduğu bilinir. Barok dönemde ışık-gölge kullanımının devreye girişiyle çizgisellik, ışığın imkân verdiği ölçüde kullanılır. Bu dönemde konturlar, çizgisel kompozisyonlarda olduğu gibi belirgin olmaz. 19. yy.da Neo-klasik Dönemde yeniden önem kazanan çizgi ve çizgisel kompozisyon, Romantizm ile birlikte nerdeyse kaybolmuş, Empresyonistler tarafından da tamamen kaldırılmıştır. Sanatçıların bireysel çıkışlar yaptığı 20. yy.da ise Henri Rosseau, Paul Klee gibi sanatçılar tarafından kendi belirledikleri amaçlar doğrultusunda kullanılmıştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çizgili olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unlined. unstriped. unmarked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Arayan abonenin telefon numaranın, aranan abonenin telefon ekranında gösterilmesidir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Arayan abonenin telefon numaranın, aranan abonenin telefon ekranında gösterilmemesi, gizlenmesidir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). aynı doğru çizgi üstünde olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

beyaz ve diğer ırklar arasındaki toplumsal ayrılıklar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (bot). koralina, bir çeşit deniz yosunu; (s). mercandan, mercana benzer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sert kumaştan yapılmış kabank etekli kadın elbisesi; eski zamanlarda giyilen tel çemberli etek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kristal gibi, parlak, temiz, şeffaf; billurdan yapılmış, kristal halinde. crystalline aggregate (jeol). granit taşında olduğu gibi bir arada bulunan karışık kristaller. crystalline lens (anat). göz merceği, lens.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). eğrilerden meydana gelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. deadline

süre sonu

Bir işin bitirilmesi veya borcun ödenmesi için öngörülen sürenin sona ermesi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). son teslim tarihi: cezaevlerinde hükümlülerin geçmemesi gereken yasak bölge sınırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). sapmak, meyletmek, inhirafetmek ; zevalbulmak; eksilmek, azalmak, düşmek; eğilmek, sarkmak; reddetmek, çekilmek, istememek; (astr). meyletmek; eğmek, saptırmak, eğdirmek, çevirmek, inhiraf ettirmek; -den çekilmek veya kaçınmak; (gram). çekmek, tasr

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). meyil, iniş; gerileme; batma, zeval, inhitat, inkıraz, sapma, inhiraf; (tıb). hastalık ârazının zeval bulma devresi; (tıb). maddi ve manevi kuvvetten düşme. go into a decline kuvvetten düşmek. on the decline çökmekte, inkıraz bulmakta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). şeklini çizmek, resmetmek, portresini çizmek, tasvir etmek, tarif etmek. delinea'tion (i). resmetme, çizme; resim, şekil, kroki; tarif, vasıflandırma, nitelendirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Kuzey Amerika'da 70 paralelde bulunan radar istasyonları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). disiplin, inzibat, terbiye, idare; talim; itaat, boyun eğme; cezalandırma, tekdir; ilim, bilim dalı; (f). terbiye etmek, yetiştirmek, idare etmek; disipline sokmak, yola getirmek; cezalandırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (bir şeyden veya kimseden) soğutmak, çevirmek, caydırmak. be veya feel disinclined canı istememek. disinclina'tion (i). isteksizlik, gönülsüzlük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). kedi cinsinden, kedilere ait; kedi gibi; kurnaz; (i). kedi cinsinden hayvan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çanak çömlek; kil, toprak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Ülke

Başkent: Papeete.

Nüfus: 197.000.

Yüzölçümü: 4000 km2.

Komşuları: Büyük Okyanus’un Güneyinde Adalar Grubu.

Önemli Şehirleri: Papeete.

Din: Protestan %46.6, Katolik %39.4, Diğer %15.

Dil: Fransızca.

Yönetim Biçimi: Deniz Aşırı Toprak.

Tarih: Büyük Okyanus’un güneyinde 105 adadan meydana gelen bir ada grubu. Adaların çoğu 1767’de denizci Samuel Wallis tarafından bulunmuştur, ama 1 yıl sonra Fransız Louis de Bouganville bölge üstünde hak iddia etmiştir. 1850’den önce adaların çoğu Fransız himayesine girmiş, 1880’lerde de bütün grup bir Fransız sömürgesi haline getirilmiştir. 1946’dan bu yana bölge halkı tam Fransız yurttaşı sayılmakta ve ulusal meclise iki temsilci göndermektedir.


Ülke by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D benzin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., jeol. geniş yukaç, bak. anticline.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., jeol. taş tabakalannın geniş bir sahada aşağıya çöktüğü mıntıka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) okuyucuya yardımcı olmak için kitap sayfasının üstüne yazılan yazı; standart tespit eden kural veya prensip, tüzük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (alında) saç çizgisi; ince çizgi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) sert, sıkı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) başlık, serlevha; (f.) başlık koymak; tiyatro afişte ismi başta olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (terz). elbise veya paltonun etek ucu, etek boyu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kutsiyet. His All Ho liness, His Holiness Mukaddes Peder (Papaya verilen unvan), Papa Cenapları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. cam gibi, şeffaf; i., biyokim, hiyalin; anat. gözde bir zar; ,şiir cam gibi şeffaf yüzey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. in-line skate

sp. kaykaç

Özel olarak yapılmış ayakkabıların altına yerleştirilmiş krampona benzeyen bir dizi tekerlekle kayılarak yapılan bir spor dalı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eğri yüzey, mail satıh; yokuş, meyil; eğilme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. eğmek, yatırmak, meylettirmek; eğilmek, yatmak; meyletmek, istidat göstermek; sapmak, inhiraf etmek. incline one's ear kulak kabartmak, takdirle dinlemek. inclined plane. eğri yüzey, mail satıh. I am inclined to think düşünme egilimindeyim. green incl

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) yazının satırları arasına başka yazı yazmak; kumaş ile iç astarı arasına orta astarı koymak. interlining (i.) orta astarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) satırlar arasına yazılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) satırlar arasına yazı yazmak. interlineation (i.) satırlar arasına yazılan yazı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hyphen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) lanolin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çizgi, yol, hat; ip, sicim; iplik; çoğ. dizgin; ölçme ipi; olta ipi; satır, mısra; hudut hattı; seri, dizi; ekvator çizgisi; enlem veya boylam dairesi, mat. eni ve kalınlığı olmayan çizgi, geometrik çizgi; plan, desen, şekil; sıra; kısa mektup, pu

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çizgilerle göstermek; altına veya üstüne çizgi çekmek; dizmek, bir sıraya koymak; çizgilerle doldurmak. line up sıraya girmek, sıra meydana getirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. içine astar koymak, astarlamak; kaplamak; doldurmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Line level seviyesinde çalışan bir giriş türü.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Analog ses kaynakları arasında aktarılan ses sinyalinin gücünü belirten bir terim.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. soy, nesil, nesep, silsile.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doğrudan doğruya soydan olan. lineally z. doğrudan doğruya (nesep veya sülâle).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., gen. çoğ. çehrenin başlıca hatları, ayırt edici özellik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çizgilerden ibaret, çizgiye ait, çizgisel; aynı istikameti haiz; mat. yalnız bir derecelik niceliklere ait, doğrusal; bot. pek ince ve uzun (yaprak) linear equation mat. doğrusal denklem. linear measure uzunluk öIçüsü, boy ölçüsü. linear perspecti

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çizgili. linea'tion i. üzerine çizgiler çizme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. telgraf veya demiryolu hatlarını döşeyerek kontrol ve tamir eden memur; ölçü şeridi veya zincirini taşıyan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. keten; i. keten kumaş; keten çamaşır; masa örtüleri ve yatak çarşafları.linen draper İng. manifaturacı. wash one's dirty linen in public kirli çamaşırlarını meydana dökmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vapur şirketine ait gemi; yolcu uçağı; çizgiler meydana getiren kimse veya şey; astar takan kimse; astar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. telefon veya elektrik hattı işçisi; bazı top oyunlarında çizgileri ve kazanılan veya kaybedilen mesafeleri göz- leyen yardımcı hakem, yan hakem.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yumuşaklık, mülâyemet, inkıbaz zıddı, ishal: Lİneti olmak; lînete uğramak.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yoklamada sıraya girme; spor oyuna başlamadan oyunculann yerlerini alması; sıra tutma; sıra; program.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. iki kollu ince bir çeşit halat, mürnel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kavela.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. erkeğe ait; erkeğe mahsus; erkeksi, erkek gibi (kadm); gram eril; i. erkek; gram eril cins; gram eril kelime. masculin'ity i. erkeklik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. meskalin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. madeni; maden tuzu ile dolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kadın şapkacısı. millinery i. kadın şapkaları; kadın şapkacılığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. naftalin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. off-line

bl. çevrim dışı

Bilgisayar sisteminde sunucuya bağlı ve çalışır durumda olmama.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

İng. on-line

bl. çevrim içi

Bilgisayar sisteminde sunucuya bağlı ve çalışır durumda olma.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. kompütörle beraber çalışan, kompütörün idaresi altında olan; z. asıl işle beraber.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. opale benzer, opale özgü; i. opale benzer değerli bir sarı taş; yarı şeffaf cam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. resim veya haritanın ana hatları; taslak; f. taslağını çizmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. satır başına bir peni ücret alan yazar, kalitesiz yazar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. pipe-line

boru hattı

1. Doğal gaz arıtma ünitesinden alınan gazın, bir veya daha fazla dağıtım veya tüketim merkezine taşınması amacıyla tesis edilen boru şebekesi. 2.Petrolü, çıktığı yerden başka yere akıtan boru tesisatı.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. petrolü uzun mesafelerden nakleden boru, petrol hattı; gizli bilgi iletme vasıtası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cevizli şekerleme, pralin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., jeol. erimiş magmadan kristalleşmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. selüloz nitratlardan bileşmiş bir karışım, pamuk barutu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., zool. su tavuğuna özgü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (den.) ıskalarya, çarmıh basamağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) boylu boyuna uzanmak; arkaya dayanmak, uzanmak, yaslanmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) bir istikamette bulunan veya giden; hatları veya kenarları doğru olan; (geom.) doğrulu, doğrusal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bir çeşit maden tuzu ile dolu; tuzlu, tuz gibi; tuz hassası olan; i., tıb. birkaç çeşit maden tuzu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sahil hattı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. asıl mesleğinden ayrı meşguliyet sahası; tali hat; sporda kenar çizgisi; sorumlu olmayan bir kimsenin görüşü; f. oyun dışı edilmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ufuk çizgisi; siluet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kama, dil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i., s. akış çizgisi biçimi vermek; kolay ve elverişli duruma getirmek; i. muntazam akıntı; su veya hava direncini azaltmak için hızlı giden bir şeye verilen sekil; s., bak. streamlined.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. akış çizgisi biçimli; modern; elverişli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

watershed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. R.). Kamışböceği.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., jeol. taş tabakaların v şeklinde olduğu yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kıymetli taş gibi kullanılan ve birçok renkleri bulunan şeffaf bir taş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çekme halatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. tramvay hattı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tramplen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üç hattan ibaret, üç hatta ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. tourmaline.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

skyline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. altını çizmek; önemini belirtmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. disiplin görmemiş terbiye edilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

em-dash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tic. mark vazelin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bel yeri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony tarafından sunulan tamamen yeni bir konsept olan “yeni ÇİZGİ” en son BRAVIA LCD TV’lere entegre edilmiş bir tasarım temasıdır. Bu genel seyir deneyimini etkilemeden, çevrenizi iyileştirecek temiz ve küçültülmüş çizgilerle ilgilidir. Sizin çarpıcı ekran ve yüksek çözünürlüklü görüntü kalitesine odaklanabilmeniz için aşırı parçalar ve gereksiz boşluklar çıkarılır. Tasarım ve öğeleri tamamen Sony’e özgüdür.

Teknolojik Terim by