Clear Luminance Nr ne demek? | Clear Luminance Nr anlamı nedir? | Clear Luminance Nr

Clear Luminance Nr anlamı nedir?

Clear Luminance Nr ne demek?

Clear Luminance Nr anlamı nedir?

Clear Luminance Nr | Dream Meanings


Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آهن ربا] miknatıs.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bütün vücudumuz, bir kısmı gözle görülebilen, büyük bir kısmı da ancak dikkatli bakınca fark edilen kıl ve tüylerle kaplıdır. Bu tüy ve kılların dibinde ‘sebum’ adı verilen yağ bezleri vardır. Bunların çıkardığı yağ, su geçirmez keratin bir tabaka oluşturur ve suyun derimizden içeri girmesini önleyerek derimizi yumuşak tutar.

Belki de en çok kullanılan yerler olmaları nedeni ile vücudumuzda sadece parmak uçlarımız ve tabanlarımızda kıl veya tüy yoktur. Dolayısı ile koruyucu keratin tabaka da yoktur. Ayrıca parmaklarımızın uçları ve ayaklarımızın tabanları kalın bir deri tabakası ile kaplanmıştır.

Parmaklarımızın uçları ve tabanlarımız suyun altında belli bir süre kalıp iyice ıslanırsa, osmos denilen daha sulu bir maddenin daha koyu bir maddenin içine girişi sonucunda derimizin altına su girer ve bu su burada kendine yer bulmak ister. Ancak buradaki kalın derimizin genleşerek bu suya ayırabileceği fazla yeri olmadığı için, aynen yazın çok sıcak havalarda yollardaki asfaltlarda olduğu gibi eğilir, bükülür yani büzüşür.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bütün vücudumuz, bir kısmı gözle görülebilen, büyük bir kısmı da ancak dikkatli bakınca farkedilen kıl ve tüylerle kaplıdır. Bu tüy ve kılların dibinde “sebum” adı verilen yağ bezleri vardır. Bunların çıkardığı yağ, su geçirmez keratin bir tabaka oluşturur ve suyun derimizden içeri girmesini önleyerek derimizi yumuşak tutar.

Belki de en çok kullanılan yerler olmaları nedeniyle vücudumuzda sadece parmak uçlarımız ve tabanlarımızda kıl veya tüy yoktur. Dolayısıyla koruyucu keratin tabaka da yoktur. Ayrıca parmaklarımızın uçları ve ayaklarımızın tabanları kalın bir deri tabakası ile kaplanmıştır.

Parmaklarımızın uçları ve tabanlarımız suyun altında belli bir süre kalıp iyice ıslanırsa, osmos denilen daha sulu bir maddenin daha koyu bir maddenin içine girişi sonucunda derimizin altına su girer ve bu su burada kendine yer bulmak ister. Ancak buradaki kalın derimizin genleşerek bu suya ayırabileceği fazla yeri olmadığı için, aynen yazın çok sıcak havalarda yollardaki asfaltlarda olduğu gibi eğilir, bükülür yani büzüşür.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir katedral veya kilise özel heyeti üyeliği; bu üyeler grubu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gönül alan, sevgili.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). temizlemek; kurtarmak; aydınllğa kavuşturmak; engeli aşmak; hesabını temizlemek; borcunu ödemek; temize çıkarmak; gümrükten çekmek; tahliye etmek; net kar etmek; tahsil etmek (çek vb); temizlenmek; takas odalannda çek vb'ni değiştirmek; limana giriş

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). açık, aydınlık vazıh; parlak, berrak; şeffaf, saydam; net; kati, kesin; masum, temiz; sakin; açık (arazi vb); hudutsuz; takıntısız. clear conscience vicdan rahatllğı. clear-cut (s). keskin; açık ve seçik. clear evidence açık ve kesin ispatlayıcı de

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z). açıkça, açık olarak; tamamen, bütünüyle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony tarafından WALKMAN® mp3 ve mp4 çalarlar için geliştirilen yeni Clear Bass teknolojisi, ALC (Otomatik Seviye Kontrolü) aracılığıyla derin ve güçlü bas sesler üretir. Dolayısıyla, ister basların çok güçlü olduğu parçalar ister yavaş şarkılar dinleyin, hiçbir bozulma olmaksızın mükemmel bir ses kalitesi elde edersiniz.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Clear Colour Parazit Azaltma, dijital fotoğrafçılıkta kullanılan bir özelliktir. Görüntünün ışık ve renk frekansları analiz edilir, uzun pozlamalar neticesinde oluşan bozulmalar giderilmiş olur ve doğal tonların resimde oluşumu sağlanır. Özellikle açık mavi gökyüzü, koyu mavi denizler ve yeşil ormanlar gibi büyük alanlarda aynı renklerin bulunduğu manzara fotoğrafları, daha zengin renk tanımlamasından yararlanacak ve daha gerçekçi biçimde oluşturulacaktır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Clear Luminance Parazit Azaltma, daha yüksek çözünürlükte daha net, daha temiz görüntüler sağlayan bir dijital fotoğrafçılık özelliğidir. Parlak ışık altında çekilen görüntüleri geliştirmek için bir filtre kullanır. Bu işlev, resimdeki ayrıntılarla karıştırılabilecek parazitleri önleyerek resimin yüksek aydınlatmalı kısımlarındaki ayrıntıları geliştirir. Geleneksel parazit giderme sistemlerinin aksine, paraziti, görüntü ayrıntılarını etkilemeden bastırır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Clear Photo LCD Plus, daha yüksek ekran çözünürlüğe ve daha yüksek kontrastlı çok sayıda renkle gelişmiş görüşe sahip bir LCD ekrandır. Bu, karanlık ya da aydınlık ortamlarda daha iyi film oluşturma ve odaklanmasına, oynatma sırasında daha net görüntüye olanak sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Clear Stereo, ses sinyallerinin sağ ve sol kanallar arasında kaymasını önlemek üzere geliştirilen bir Sony teknolojisidir. WALKMAN® cihazınızda en sevdiğiniz şarkıları dinlerken daha dengeli, net ve temiz sesler duymanızı sağlar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). zeki bakışlı, akıllı. clearheaded (s). iyi düşünen clear-sighted (s). basiretli. clear title ipotekten ari mülkiyet hakkı; sağlam. tapu in the clear engellerden uzak; şüphe altında olmayan. out of the clear birdenbire. steer clear sakınmak The coa

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

ClearVid CMOS sensörü, ışığı dijital sinyale dönüştüren video kameranın gözüdür. Daha fazla ayrıntı ve netlikle ve aralarında Kesintisiz Yavaş Kayıt, yüksek ışık hassasiyeti ve Çift Kayıt da bulunan daha gelişmiş işlevlerle daha yüksek kaliteli resme yol açar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). temizleme; açıklık yer; gümrük muayene belgesi, gümrük müsaadesi; takas, sayışma, hesaplaşma; geminin limanı terketme hakkı. cleurance papen geminin limanı terketme izni belgeleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. clearing

tic. takas

İki ülke arasında yapılan alışverişin karşılıklı olarak malla ödenmesi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). temizleme işi; açığa çıkarma; aydınlatma; açıklık, meydan; takas, kliring. clearinghouse (i). kliring odası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kolalamak, kolalayıp ütülemek. clearstarcher (i). kolacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak). clerestory.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony ClearVoice teknolojisi, konuşma frekansı aralığının ses seviyesini yükseltir; sonuç olarak konuşma sesleri çok daha berrak hale gelir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sony ClearVoice Plus teknolojisi, konuşma frekansı aralığının ses seviyesini yükseltir; sonuç olarak konuşma sesleri çok daha berrak hale gelir. Yavaş kayıt hızında bile hoparlörden çalınan ses mükemmelliğini korur.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(I. felsefe). Birden fazla tanrının varlığı düşüncesini benimseyen inanış.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Dijital Gürültü Giderme, aydınlık (YNR) ve renkseme (CNR) parazitlerini en aza indirir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. «donmak» tan). Sibirya’nın donmuş bataklıklarla dolu çölü (Avrupa dillerinde bu mânâ ile kullanılan «tundra» kelimesi bundan gelmedir).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (z). tamam; kesin, kati; çok; (z). tamamen, büsbütün; doğrudan doğruya, açıkça, dobra dobra, sözunu esirgemeden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Parlak ortam ışığı altında bile net ve yüksek kontrastlı resim kalitesi veren özel kaplamalı yeni tür taşınabilir ekran. DynaClear Screen™ ve yeni VPL-AW15 Sony projektörle, evde büyük ekran eğlencenin tadına varmak için artık büyük özenle aydınlatılmış bir odaya gerek duymazsınız. DynaClear Screen™, geleneksel taşınabilir ekranlardan daha hafiftir ve yalnızca saniyeler içerisinde kurulabilir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kızdırmak, öfkelendirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr. muvafık, uygun, mutabakat halinde, uyuşan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. vecit halinde, kendinden geçmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kendinden geçirmek, vecit haline getirmek çok memnun etmek sevincinden çıldırtmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. vecit haline getirmek, zevkten çıldırtmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. deftere kaydetmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr. usule göre, sırasında, yolunda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. zenginleştirmek, zengin etmek; süslemek tezyin etmek; gübrelemek, toprağı daha bereketli hale getirmek: koyulaştırmak, lezzet vermek; besin değerini artırmak, kuvvetlendirmek. enrichment i. zenginleştirme, zenginleşme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. giydirmek (elbise).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. isim defterine kaydetmek, üyeliğe kabul etmek; sicile kaydetmek, kütüğe kaydetmek. enrollment i. kayıtlar; kaydedilenlerin sayısı; kaydetme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kökleştirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

yolda, yolu üzerinde giderken.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mücrimler, mahkumlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tarz, tür, nevi; güz. san. günlük hayatı tasvir eden tarz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Japonya'da eskiden toplanan emekli devlet adamları heyeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Compositae familyasmdan uzun saplı bir sarı çiçek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) tiyatroda oyunculann dinlenme odası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) silah kaçakçılığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tavuk tüneği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (fiz)., (elek). indükleme kuvveti birimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [خونریز] kan dökücü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kan dökücülük, gaddarlık.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., gen. çoğ. akın, baskın, salgın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. içeriye hücum, baskın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. genre

1. tarz,

2.biy. tür

1. Özel oluş veya davranış biçimi, üslup.

2.Ortak özellikleri olan bireylerin tamamı, cinslerin ayrıldığı bölüm.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

17. yy. itibarıyla burjuva kesiminin gündelik yaşamını gerçekçi bir biçimde betimleyen küçük boyutlu resimler için kullanılmaktadır. Tür resminin konusunu, orta sınıfın ve de özellikle de köylülerin yaşamı oluşturur.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir veya birkaç kişi tarafından çekilen iki tekerlekli hafif Japon faytonu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bir kot pantolon aldığımızda hemen paçalarını boyumuza göre bastırıp giymek isteriz. Ama daha sonra daha ilk yıkamada kumaşın boyu ne kadar çeker endişesini yaşarız. Çünkü pantolonun boyunu tekrar uzatmak artık mümkün değildir. O halde kumaşlar yıkanınca niçin çekiyorlar? Islandıklarında mı çekiyorlar yoksa kururken mi? Pantolonun boyunu ayarlamadan önce kaç kere ıslatmalıyız? Sıcak suda mı daha çok çekerler, soğuk suda mı?

Yünlü kumaşların veya giysilerin ıslanınca çekme olayı biraz karışıktır, çünkü nem ve ısı şartları liflerin sadece boylarını değil çaplarını da değiştirirler. Ham iplik, kot kumaşı olmak üzere dokunurken dayanıklılığını arttırmak için tabii boylarındaki liflere bükümler, yani bir çeşit düğümler ilave edilir. Kumaş ıslanınca yün lifleri şişerler. Liflerin bu genişlemesi ipliklerdeki bükümler arasındaki açıya da tesir eder ve iplerin boylarının kısalmasına neden olur.

Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden boyunun az bir miktar uzaması gerekir ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır.

Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama ve sabun -ki burada lifler arasında yağlayıcı görevi görür- hepsi birden kumaşın çekmesini kolaylaştırırlar. Kumaş birkaç kere yıkandıktan sonra ölçüleri dengeye ulaşır ve bundan sonra ne kadar yıkanırsa yıkansın boyca kısalmaz.

Kumaşın çekme miktarı ipliklerin boyutlarına, miktarlarına, dokunma şekillerine, kıvrımlarına ve kumaşın geçmişine bağlıdır. Bazen kumaşa giysi olarak dikilmeden önce özel bir çekme işlemi uygulanır. Bu durumda kumaş ilerde yüzde birden fazla çekmez.

Çarşıdan alınan kot pantolonların boylarından emin olmak için, paçaları bastırılmadan önce sıcak, sabunlu suda kuvvetlice yıkanmaları, sonra soğuk suyla durulanarak makinede kurutulmaları ve bu çevrimin üç kere tekrarı tavsiye ediliyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bir kot pantolon aldığımızda hemen paçalarını boyumuza göre bastırıp giymek isteriz. Ama daha sonra daha ilk yıkamada kumaşın boyu ne kadar çeker endişesini yaşarız. Çünkü pantolonun boyunu tekrar uzatmak artık mümkün değildir. O halde kumaşlar yıkanınca niçin çekiyorlar? Islandıklarında mı çekiyorlar yoksa kururken mi? Pantolonun boyunu ayarlamadan önce kaç kere ıslatmalıyız? Sıcak suda mı daha çok çekerler, soğuk suda mı?

Yünlü kumaşların veya giysilerin ıslanınca çekme olayı biraz karışıktır, çünkü nem ve ısı şartları liflerin sadece boylarını değil çaplarını da değiştirirler. Ham iplik, kot kumaşı olmak üzere dokunurken dayanıklılığını arttırmak için tabii boylarındaki liflere bükümler, yani bir çeşit düğümler ilave edilir. Kumaş ıslanınca yün lifleri şişerler. Liflerin bu genişlemesi ipliklerdeki bükümler arasındaki açıya da tesir eder ve iplerin boylarının kısalmasına neden olur.

Aslında kumaş ıslanınca lifler şişliğinden boyunun az bir miktar uzaması gerekir ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır.

Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama ve sabun -ki burada lifler arasında yağlayıcı görevi görür- hepsi birden kumaşın çekmesini kolaylaştırır. Kumaş birkaç kere yıkandıktan sonra ölçüleri dengeye ulaşır ve bundan sonra ne kadar yıkanırsa yıkansın boyca kısalmaz. Kumaşın çekme miktarı ipliklerin boyutlarına, miktarlarına, dokunma şekillerine, kıvrımlarına ve kumaşın geçmişine bağlıdır. Bazen kumaşa giysi olarak dikilmeden önce özel bir çekme işlemi uygulanır. Bu durumda kumaş ilerde yüzde birden fazla çekmez.

Çarşıdan alınan kot pantolonların boylarından emin olmak için, paçaları bastırılmadan önce sıcak, sabunlu suda kuvvetlice yıkanmaları, sonra soğuk suyla durulanarak makinede kurutulmaları ve bu çevrimin üç kere tekrarı tavsiye ediliyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Kuşların kış ayları gelirken niçin güneye, ılıman bölgelere göç ettiklerinin nedeni herkes tarafından bilinir. Kışın beslenemeyecekleri için göç ettikleri bilgisi genel anlamda doğrudur ama kuşların göçü sanıldığı kadar basitçe izah edilebilecek bir olay değildir.

Kuşların göç nedenlerinin atalarından, buzul çağı zamanlarından kalma olduğunu ileri sürenler de var. Ancak günümüzdeki görüşler, kuşların iç biyolojik takvimlerine göre belirli zamanlarda hormonal dengelerinin değiştiği, uzun bir yolculuğa hazırlık olarak vücutlarında yağ depolama miktarlarını arttırdıkları, kışı beklemeden hava şartlarındaki değişiklikleri hissettikleri an göç yollarına düştükleri şeklinde.

Bu görüşlere göre kuşlar Eylül ayı civarında göçe başlasalar bile yağ depolamaya çok daha önce, yazın en sıcak günlerinde başlıyorlar. Belki kar yağışının geleceğini bilmiyorlar, belki de göçmen kuşlar hayatlarında hiç kar görmediler, karlı ortamda yaşamadılar, yiyeceksiz kalmadılar ama göçme işini tecrübeleriyle değil biyolojik takvimleri ve bunun tetiklediği hormonal değişimler sayesinde otomatik olarak yapıyorlar.

Soğuk havalar gelirken kuşların daha ılıman yerlere göç etmeleri tamam da göç ettikten sonra niçin tekrar geri dönüyorlar? Daha sıcak iklimlerde yaşamak, bol yiyecek bulmak, daha mutlu olmak için yüzlerce kilometre yol git, sonra da gerisin geriye dön.

Bu, biraz insanların yaz aylarında yazlığa gidip dönmelerine benziyor ama insanlarda durum farklı, çocukların okulları, ebeveynlerin işleri var.. Gerçi insanlarda da göçmenlik yaygın ama onlar göç ettikleri yerlerde kalırlar. Zaten bu düşünülmüş, belirli bir ihtiyaç ve amaç uğruna yapılmıştır, kuşların bu göç işini oturup düşünerek yapmadıkları bir gerçek.

Kuşların göç ettikten sonra baharda tekrar geri dönmelerini uzmanlar çeşitli sebeplere bağlıyorlar. Birinci sebep, şüphesiz baharda kuzey yarımkürenin ısınması. Bu mevsimde gündüzlerin uzaması nedeniyle yiyecek arama sürelerinin artması ve ana besinleri olan böceklerin çoğalması da diğer sebepler.

Bu arada güney yarımkürede bu kadar kuşu besleyecek yiyecek olmaması aksine kuş avlayarak beslenen hayvanların çok olması da ilkbahardaki geri dönüşe etken. Bütün bu nedenlere rağmen geri dönüş sinyalini yine de biyolojik takvimlerinin verdiği biliniyor.

Kuşların göç ettikten sonra geri dönmeleri kadar, Ekvator Afrikası’ndan dönen bir kuşun Doğu Anadolu’da bir ahırda bir evvelki yıl yaptığı yuvayı tekrar bulabilmesi de ilginçtir. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, göçmen kuşların başlıca dayanak noktalan gündüz Güneş, geceleri ise yıldızlardır. Hava kapalıysa akarsular, dağlar gibi yeryüzündeki coğrafik şekilleri kullanıyorlar. Göçmen kuş türlerinin bir çoğunun yolculuklarında yerin manyetik alanından da faydalandıkları tespit edilmiştir. Yakıt olarak vücutlarındaki yağı kullanan kuşların göç süresince kat ettikleri mesafeler de inanılmazdır. Örneğin dış görünüşü ile diğer kırlangıçların aynısı olan Kutup Denizi Kırlangıcı her yıl Arktika’dan Antarktika’ya ve tersine 17 bin, toplam 35 bin kilometre uçar. Ama birbirinin benzeri iklimde ve buzlarla kaplı bu iki yer arasında gidip gelmekte ne bulur bilinmez.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(bk.) Lokmân.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. taşçılık veya duvarcılık sanatı veya işi; b.h. farmasonluk, masonluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Monrovia, Liberya' nın başkenti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i ayın doğması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ay taşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) atom bombası olmayan (memleket).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) görevli bulunduğu yerde oturmayan (kimse).; memleketi dışında yaşayan (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) mukavemetsizlik, karşı koymayış, direnmeyiş, teslimiyet. nonresistant (i.) karşı koymayan kimse; otoriteye uyma taraftarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kısıtlamayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) esnek, katı olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Çok düşük aydınlatma koşullarında fotoğraf çekerken, örneğin pozlama süresinin 10 saniye ya da daha fazla olduğu durumlarda bu özellik görüntüde oluşan parazitleri algılar ve yok eder.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) çekirdeksel, nükleer. nuclear family çekirdek aile. nuclear reaction nükleer reaksiyon. nuclear physics nükleer fizik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

post-school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

since. then. thereafter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ever after. since. then. thenceforth. thereafter. whereupon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. üşüşme, saldırış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. birden fazla çekirdeği olan, polinükleer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Yüksek hassasiyet ayarlarında oluşan “renk paraziti” bulanıklığını önleyen görüntü işleme.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hallucination. hallucination birsam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hallucination. insane delusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hallucinate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Zamanca gerilik. Konuşulan zamanın ardından gelen zamanı gösterir, Ar. muahharan: Sonra gel; ben sizden sonra gittim.

2.Yoksa, aksi halde: İyi çalışsın, sonra sınıfta kalır. Sonraya = Gelecek zamana: Bu işi sonraya bırakalım; onun ziyaretini en sonraya bıraktık. Sonradan = Ben sonradan haber aldım. Bundan sonra = Bundan böyle, ileride. Sonrası = Alt tarafı, ilerisi: Sonrası nasıl oldu bilmem. Sonraları = En son zamanlarda: Çok terbiyeli çÖCllktU, SOHrOİtrı terbiyesi bozuldu. En sonra = En nihayet, Akıbet. sonraki (i.). Sonradan gelen veya sonra olan: O sonraki iştir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

later. after. afterwards. afterward. thereafter. subsequently. subsequent to. sequel. post-. following. after.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

later. after. afterwards. afterward. thereafter. subsequently. subsequent to. sequel. post-. following. and. next. then. in the future. hereafter. part of a series. in future. otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

after. then. afterwards. later. otherwise or else. notion and protest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

later. later on. afterwards. afterward. subsequently. in the sequel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

afterwards. later.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

afterwares.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parvenu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

upstart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arriviste. beggar on horseback. new man. nouveau riche.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

following. latter. subsequent. next. posterior. follow-up. after. ensuing. other. sequential. ulterior. next. post-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

latter. posterior. subsequent. following. next.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

next.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

later.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

delay. lay over. reprieve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. balık sırtı dam, adi çatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gündoğumu, güneş doğuşu; sabah.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bol pencereli ve güneşli oda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) («gökyüzü» ve «şafak» demek olan «tan» dan), ilâh, Mevlâ, Hudâ, Çalap, mâbud: Tanrı’nın kulu. Tanrı’nın günü = Bütün gün.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

god. father. the almighty. the creator. deity. the deity. divinity. the divinity. the eternal. the godhead. heaven. the i infinite. the providence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deity. divinity. father.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

God. heaven. lord.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

god. creator. godhead. lord. supreme being.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gift.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

theology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kadın Tanrı, ilâhe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goddess. the deity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deity. divinity. goddess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goddess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

theism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become a God.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become a God.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tanrı yerine koymak, Osm. te’lîh etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to deify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Allahlık.

2.Ulûhiyyete ait, ilâhî. Tanrılık söz = Doğru ve insaflı söz.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

godhead. divinity. deity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

godlike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

divine. godlike. heavenly. relating to God. celestial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

celestial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atheistic. godless. atheist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atheism. godlessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atheistic. atheist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atheism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monotheism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tek tanrıya inanan, Ar. muvahhid.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. termonükleer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pantheism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bulanık; zor anlaşılır; karışık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ed,- ing veya -led, -ling) çözmek, açmak, sökmek; sökülmek, çözülmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. cahil; okunmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. okunmaz, okunaksız, sökülmez, anlaşılmaz okunması güç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hazır olmayan; tetik olmayan, ağır kanlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hakikat olmayan, gerçeksiz, hayali. unreally z. hayali olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hakikatsizlik, gerçeksizlik; düşsüllük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mantıksızlık; manasızlık, saçmalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mantıksız, muhakemesiz; makul olmayan; aşırı, müfrit. unreasonableness i. mantıksızlık; makul olmayış. unreasonably z. mantıksızca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mantıkz; akla dayanmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mantlkla hareket etmeyen, mantıksız. unreasoningly z. mantlksız olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kabullenmemiş; uzlaşmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yeniden bina edilmemiş; yeni şartlara göre yeni fikirler edinmemiş (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s .kaydedilmemiş, banda allnmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tedavisi güç; geri getirilemez, telâfi edilemez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (makaraya sarılı şeyi) çözmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., den. halatın bir ucunu delikten veya makaradan çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ham, tasfiye edilmemis; inceliksiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yansımasız aksetmeyen; derin düşünmeyen. unreflectingly z. derin duşünmeyerek; akset meyerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kendini düşünceye vermeyen; düşünce mahsulu olmayan. unreflectively z. düşunmeden .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. düzeltilmemiş; yola gelmemiş, ıslah olmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ıslah olmamış; ahlakla bağdaşmayan; tövbekar olmayan. unregenerately z. ahlakla bağdaşmaz bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. merhametsiz, amansız, sert; gevşemeyen. unrelentingly z. durmadan; merhametsizce.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. güvenilmez, inanılmaz. unreliability i. güvenilmezlik .unreliably z. güvenilmez surette.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ferahlamamış; tek düzen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dinsiz; layik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bagışlamaz, vaz geçmez; direşken; sükun bulmaz; sürekli, aralıksız. unremittingly z. devamlı, mütemadiyen, aralıksız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tövbe etmeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. söylenmemiş, anlatılmamış; bildirilmemiş, beyan edilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. karşılık görmeyen, karşılıksız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sınırlanmamış; açık sözlü, samimi, çekinmesiz; şartsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. çekinmeden, açıkça; şartsız olarak. unreservedness i. çekinmeyiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tepki göstermeyen; ihtiyacı karşlamayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. asayişsizlik, huzursuzluk, kargaşa; rahatsızlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zaptedilmemiş, denetsiz. frenlenmemiş, serbest; idaresiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sınırsız, kısıtsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mukafatlandırılmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. halletmek, çözmek (bilmece).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ged,- ging) den. donanım çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doğru olmayan, dürust olmayan; gunahkâr, kötü; haksız, adaletsiz. unrighteouslv z. günahkarca.unrighteousness i. dürüst olmayış; günâhkarlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ped, -ping) dikişlerini sökmek; yırtıp ayırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ham, olgunlaşmamış; vaktinden evvel yetişmiş, erken gelişmiş. unripeness i. hamlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. rakipsiz; eşsiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. elbisesini çıkarmak, soymak; soyunmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (tomar) açmak; göz önüne sermek, teşhir etmek; açılmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çatısını açmak, üstünü açmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kökünden sökmek veya kazımak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. United Nations Relief and Rehabilitation Administration.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. heyecansız, telaşsız, sakin .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kanuna boyun eğmeyen; idare olunmaz, zaptedilmez; asi, itaatsiz; azılı. unruliness i. kanuna boyun eğmeme; azılılık. UNRWA kıs. United Nations Relief and Works Agency for Palestine Refugees in the Near East Yakın Doğudaki Filistinli göçmenler

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Kramp vücudumuzdaki kaslardan bir veya birkaçının elimizde olmadan, irade dışı, ağrı yaparak aniden kasılmasıdır. Krampların başlıca sebepleri soğuk, kötü duruş, alkol zehirlenmeleri ve B vitamini eksikliğidir. Bu nedenlerin birinden veya başka bir nedenden dolayı kaslara bol miktarda oksijen alınır ve yakılır. Bu arada laktik asit açığa çıkar. Bu asitin fazlası kaslar tarafından taşınamayarak kramplara sebebiyet verir.

Örneğin mide krampları, mide kaslarının karın tarafında ağrılı olarak kasılmalarıdır. Bilimsel olarak mide kramplarının açlık belirtisi veya bir mide hastalığının işareti olabileceği ileri sürülürken halk arasındaki genel inanış, tok karnına denize girmenin de mide krampına sebep olabileceği şeklindedir.

Eskiden uzmanlar da böyle düşünüyordu ama artık değil. Yıllar önce boğulma olaylarının çoğunun dolu mide ile yüzmeden ve bu nedenle mideye giren kramptan kaynaklandığı sanılıyordu. Aslında mide krampı özellikle denizde yüzerken oluştuğunda sonuç bakımından en tehlikeli olanlarındandır

Daha sonraları yapılan araştırmalar gösterdi ki, yemekten sonra denize girme ile oluşan mide krampları çok sık rastlanan bir olay değildir. Belki de yemekten sonra biraz rahatça kestirmek isteyen cankurtaranların abarttığı bir şeydir. Ancak yine de dolu mide ile uzun mesafeler yüzülmesi tavsiye edilmez. Nedeni ise kramp değil tehlikeli bir şekilde aşırı yorulmadır.

Bu yorulmanın altında yemekten sonra duyulan uyuşukluk hissi yatıyor. Vücudumuzun kol ve bacak kısımları kuvvetle çalıştıkları zaman daha güçlü bir kan akımına gerek duyarlar. Bu nedenle de koşarken veya yüzerken bacaklarımıza daha çok kan gider.

Yemekten sonra ise sindirim organlarımız yoğun bir şekilde çalışmaya başlarlar ve bu sefer onlar ekstra kana ihtiyaç duyarlar. Bu kan kaslardan ve beyinden çekilerek gelir. Bundan dolayı yemekten sonra uyuşukluk ve yorgunluk hissedilir. Hele bir de kanı çekilmiş kol ve bacaklarla yüzmeye kalkışılırsa, risk yaratacak şekilde bir yorulma ortaya çıkabilir. En iyisi yemekten sonra yüzmek yerine kısacık güzel bir uyku çekmektir.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. köy ağaları, küçük toprak sahipleri; İng. (eski) çiftçilerden meydana gelen gönüllü süvari alayı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by