Come-hither ne demek? | Come-hither anlamı nedir? | Come-hither

Come-hither anlamı nedir?

Come-hither ne demek?

Come-hither anlamı nedir?

Come-hither | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). olmak: yakışmak, yaraşmak, gitmek What became of ? ne oldu ? nereye gitti ? ne yaplyor? become due vadesi gelmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f).gelmek, yaklaşmak, varmak; olmak, vaki olmak;akla gelmek;(k).dili orgazma varmak.come about olmak, vaki olmak;dönmek, volta etmek.come acrossrast gelmek, karşılaşmak;intiba bırakmak;argo istenileni yapmak, sakladığını çıkarıp vermek.come across with

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., A.B.D., argo çekici, davet edici (bakış).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., A.B.D. (argo). tuzak kuran kimse, tuzak; davet edici bakış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (k).dili eski formunu bulma; argo zekice ve yerinde cevap; A.B.D., argo şikayet sebebi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). komedi artisti, komedyen; komedi yazarı comedienne(i). kadın komedi artisti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hayal kırıklığı, düşüş, sukut.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). komedi, güldürücü piyes veya filim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squatting down. squat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dizleri toplayıp kalçalar baldırlara dokunacak surette durmak: Eteklerini toplayıp çömeldi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crouch. squat. to squat. to crouch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to squat down. cower. crouch. squat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) Çömelme işini yaptırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb squat down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sevimli, güzel, yakışıklı, zarif; uygun, yakışan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). gelen kimse; katılan kimse; (k).dili geleceği parlak olan şey veya kimse istikbal vaat eden şey veya kimse. all comers müracaat eden herkes butün katılanlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «civân-merd» den gaar). Eli açık, ikramcı, kerem sahibi: Nekes ile cömerdin hesabı bir yere çıkar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

generous. bounteous. big-hearted. liberal. munificent. openhanded. bighearted. bountiful. flush. freehanded. freehearted. handsome. large handed. open handed. profuse. ungrudging. unsparing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bounteous. chivalrous. free. generous. handsome. liberal. munificent. openhearted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

generous. liberal. munificent. bounteous. bountiful. charitable. free. free handed. good. handsome. princely. profuse. propitious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Elinde olanı harcayan, eli açık. 2.Başkalarına yardımdan kaçınmayan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liberally. with open hands.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). El açıklığı, sahâvet, cûd.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bounteousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bounty. generosity. liberality. munificence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

generosity. liberality. munificence. benevolence. bounty. chivalry. largesse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i)., (nad). yenilebilir; (gen). (çoğ). yiyecek şey, gıda maddesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (astr). kuyrukluyıldız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kuyrukluyıldız gibi veya ona ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., A.B.D. (k).dili hak edilen ceza.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Medresede talebeye ve müderrise hizmet ederek ilim öğrenen kimse, talebe yamağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disciple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

one who follows in his master's ways.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z)., (s). buraya, buraya doğru, beriye; (s). beriki, beri yandaki. hither and thither, hither and yon şuraya buraya, bir ileri bir geri. on the hither side of bu tarafında. hithermost (s). bu tarafa en yakın olan. hitherto (z). şimdiye kadar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gelir, kazanç, irat; biyo. vücuda giren gıda. income tax gelir vergisi. gross income brüt gelir, gayri safi gelir net. income net gelir, safi gelir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. içeri gelen kimse veya sey; muhacir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., k.dili yeni gelen kimse, yeni katılan kimse, tecrübesiz kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) geç gelen veya geç kalan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yeni gelmiş kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sonuç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-came, -come) galip gelmek, alt etmek; yenmek, hakkından gelmek; gidermek, çaresini bulmak. be over come (with) etkilenmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. oraya; o yöne. thitherto z. o zamana kadar. thither ward z. oraya doğru, o yönde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hem trajedi hem komedi yönü olan piyes. tragicomical s. hem ağlatıcı hem güldürücü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. nahoş, tatsız, hoş karşılanmayan, istenilmeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i., s.,(ünlem) iyi karşılamak, memnuniyetle karsılamak, hoş karşılamak; nezaket göstermek, samimiyet göstermek; i. samimi karşılama, hoş karşılama; nezaket gösterme; s. hoş karşılanan, iyi karşılanan; sevindirici, hoşa giden, rahatlatıcı, makbule ge

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., (baglaç), (eski), (şiir) nereye; neye. whithersoever z., (eski) her nereye.

İngilizce - Türkçe Sözlük by