çoz ne demek? | çoz anlamı nedir? | çoz

çoz anlamı nedir?

çoz ne demek?

çoz anlamı nedir?

çoz | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: coz

Türkçe Sözlük

(i.). Bumbar yağı. 238

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decipher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defrost.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Derme çatma, değerşiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Yokluk beyen eder: Paralar cicoz. Argodur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Bağlanmış bir şeyin bağını bozdurup açtırmak. Osm. hal ve fasi ettirmek: Düğümü, paketi, yükü çözdür. 2. iliklenmiş esvabı açtırmak, düğmesini iliğinden veya kopçasının, erkeğini dişisinden çıkartmak: Şu çocuğun yeleğini, potinini çözdürün.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solution. liquor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). aldatmak, dolandırmak, kandırmak. cozenage (i). dolandırıcılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Çözgün.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çözme pamuktan çarşaflık bez, bir çeşit çarşaflık dokuma. 2. Dokumada boyuna gelen tel, iplik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

warp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çözülmeye, erimeye başlamış, yumuşak (kar). Çubuk

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çözgün.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çözmek işi. (bk.) Çözmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İpeğin bir çeşidi, çözme çarşaf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accommodation. release.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

untying. unfastening. solving a problem. resolution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Düğüm, bağ vesaireyi açmak, ayırmak: Şu düğümü çözemedim, daha denkleri çözmedik. 2. Elbisenin düğme ve kopçasını çıkarıp açmak: Göğsünüzü çözün. 3. Örülmüş bir şeyi tel tel edip açmak, sökmek: Çorabı, saçı çözmek. 4. Bez iplik ve tellerini yumak ve kalemlerden çıkarıp çengellere takmak: Bez çözmek. 5. (hayvan cenînini) Düşürmek, iskat etmek. Payandayı çözmek = Duramamak, kalkıp gitmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

untie. detach. unravel. disentangle. undo. disengage. unbind. loosen. defrost. solve. figure out. resolve. puzzle out. work out. break. cipher out. compound. cut loose. decipher. ravel. read. reason. slack. slack up. unbrace. unbuckle. uncouple. unfa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conclude. detach. loosen. obviate. penetrate. ravel. read. reconstruct. release. resolve. settle. solve. straighten. undo. unhook. unloose. unloosen. unravel. untangle. untie. to untie. to unfasten. to unbutton. to undo. to unloose. to solve. to resolve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resolve. to solve. to unfasten. to undo. to unravel. to dissolve. to disconnect. to untie. to outspan. to detach. to disengage. to decipher. to decompose. to uncoil. to separate. to loosen. to unpack. to unbend. to ungear. to uncouple. to unbrace. to unlo

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solvent. dissolvent. resolvent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resolvent. solvent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analyst. decomposer. resolving. resolvent. catalyst. catalytic. disconnector. loosener. tripper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Düğüm ve bağı açılmış hallolunmuş: Çözük ipler, denkler, bohçalar. 2. Düğme ve kopçası açılmış, iliklenmemiş: Pantolonu çözük idi. 3. Erimeye başlamış, gevşemiş, yumuşamış: Çözük buzlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Armonide uygunun çözülmüş hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Çözülüş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resolution. thaw.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dissolution. thaw. unfastening. disengagement. withdrawal. rout. catabolism. break-down. disintegration. loosening. liquefaction. melting. yielding. disconnection. decomposition. disassociation. dissolubility. yield. lysis. defrosting. thawing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Düğüm ve bağ açılmak: Bu düğüm çözülemiyor, yükler çözüldü mü? 2. iliklenmiş veya kopçaianmış bir elbise açılmak: Ne kadar sıcak olsa göğüs çözülmek Adet değildir, bu tozluk çözülmedikçe çıkmaz. 3. Erimeye başlayıp yumuşamak ve gevşemek: Buzlar çözüldü. 4. Müşkül bir mesele hal ve faslolunmak. 5. Bozulmak, dağılmak: Düşman askeri çözüldü; mukavemetçiler çözülmeye başladı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loosen. be untied. come loose. get loose. come undone. work loose. ravel. ravel out. slip. sort itself out. uncoil. unfasten. unravel. unrope. untwine. work out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disentangle. loosen. unfold. unravel. unwind. to come unfastened. to loosen. to ravel. to be solved. to break up. to disintegrate. to disengage. to become weak. to pine away. to thaw. to unwind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be solved. to be unfastened. to thaw. to lose its strength. to become routed. to liquefy. to disintegrate. to break-down. to loosen. to disengage. to dissociate. to disassociate. to decompose. to unbend. to yield. to flux. to ravel. to melt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çözülmek işi, dağılım, bozgun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çözülmek işi ve tarzı, (bk.) Çözülmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unfastening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd k.). 1. Hal, bir meselenin çözülmesinden alınan netice 2. (matematik) Bir denklemde bilinmeyenlerin yerine konulunca denklemi gerçekleştiren sayı veya sayılar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solution. way out. resolution. answer. denouement. healer. help. key. out. redress. remedy. shift.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

recipe. resolution. solution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solution. recipe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formula.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Tahlil etme, halletme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (uyd. k.). Tahlil etmek, halletmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analyse. analyze. solve. resolve. sort out. clear up. construe. sort.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analyse. clinch. to analyse. to analyze analiz etmek. tahlil etmek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to analyze. analyse. test.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analysing. analyst.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analyzer. analytic. analytical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analytical. analytic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to solubilize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resolution. dissolution. solution. dissociation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resolution. solution. dissolution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resolve. to dissolve. to decompose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (uyd. k.). Bir şeyi meydana getiren unsurları birbirinden ayrılmak.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). rahat, sıcak, samimi, hoş; (i). çaydanlık örtüsü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İçli, özlü değerli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whore. prostitute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whore. prostitute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kefal cinsinden irice bir nevi balık.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

WXGA çözünürlük ekranın boyutuna bağlı olarak değişiklik gösterebilir. WXGA basitçe geniş ekran demektir. Standart dizüstü bilgisayarlardaki 4:3 en boy oranına kıyasla, en boy oranı 16:9 veya 16:10’dur.

Teknolojik Terim by