Cüb ne demek? | Cüb anlamı nedir? | Cüb

Cüb anlamı nedir?

Cüb ne demek?

Cüb anlamı nedir?

Cüb | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: cub

Türkçe Sözlük

(I. A.). 1. Kuyu, sarnıç. 2. Vaktiyle zindan gibi kullanılan çukur, susuz kuyu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Değnek ve tahta parçası.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چوب] sopa. 2.odun. 3.tahta.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). yavru (ayı, aslan, kaplan); budala çocuk; küçük tek motorlu uçak; (f). yavrulamak. cub reporter tecrübesiz genç gazete muhabiri. cub scout yavrukurt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Lezzetsiz ve sıhhate muzır olarak dikkatsiz pişmiş adi yemekler: Aburcubur yemekler, aburcubur yemeyip iyi beslenmeli. 2. Ağızdan gelen, dikkatsin, adi söz, saçma sapan, hezeyan: Aburcubur laf etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

whalebone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چارچوبه] çerçeve.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Aslında nedeni tam bilinmiyor. Bir görüşe göre, vakti zamanında Çin imparatorlarından biri halkın ayaklanmasından korktuğundan, eritilip silah olarak tekrar kullanılabilecek metal olan her şeyin toplanmasını emretmiş. Ellerindeki bıçak, kaşık ve benzeri şeyleri vermek zorunda kalan Çinliler ne yapsınlar, çaresiz bambu kamışlarından yapılmış ince çubuklarla yemek yemeye alışmışlar.

Akla daha yatkın gelen diğer bir görüşe göre ise çubukla yemek adeti Çinlilerin yiyeceklerini küçük parçalara bölüp yeme alışkanlıklarından ve buna bağlı olarak zaman içinde çok önemli bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor.

Yemek çubukları milattan bir yüzyıl önce doğmuş. Yemeği içindeki yağa atıp karıştırarak pişirmeye yarayan tava benzeri kaplar kullanılmadan önce yiyecekler odun ateşi üzerinde pişiriliyormuş. Nüfus çoğaldıkça artan yiyecek ihtiyacından dolayı ormanlar kesilip tarlalar açıldıkça bu sefer de odun, yani yakacak sıkıntısı başlamış.

Zamanla etleri ve sebzeleri çok küçük parçalara bölüp, yağ içinde karıştırarak kızartmanın hem süratli pişmeyi hem de odundan tasarrufu sağladığını görmüşler.

O zamanlar ağaç sıkıntısı nedeniyle, yemek masası kullanmak zenginlere mahsus bir lüks olduğundan insanlar bir elleri ile yiyecek veya pirinç tabağını tutuyor, yemek yemek için de sadece diğer ellerini kullanabiliyorlarmış.

Çinlilerin yemeklerinin bol soslu olduğunu söylemeye gerek yok. Yerken çubukları kullanmak, her şeyi tek elle yemek zorunda olan Çinlilerin bütün parmaklarının kirlenmesi sorununu çözdüğü için hızla yayılmış. O zamanlar çubukların çok azı ağaçtan, çoğunluğu fildişi ve kemiktenmiş.

Şimdi artık ne metal ne de ağaç kıtlığı var. Zaten onların yerini sentetik malzemeler çoktan almış durumda. Ne var ki bırakın Çin’i, diğer ülkelerdeki bir çok insan bile bir Çin lokantası bulup, çubuklarla yemeğe uğraşıp, Çin imparatorunun veya odun yokluğunun yarattığı eziyete seve seve katlanıyorlar.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). odalık olarak yaşama hali.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kapatma, odalık cariye.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Küba adası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چوبان] çoban.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İlmiye kıyafetinde biniş altına giyilen üstlük elbise; darca olup bunun kısasına abdestlik derlerdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cassock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cloak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). göz, kapalı ufak yer, gizlenecek yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i(., (f). küp, altı eşit yüzeyli cisim; (mat). küp; (f). küçük parçalara kesmek; (mat). küp çıkarmak. cube root (mat). küp kök. cube sugar kesme şeker.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Cübbenin c. cübbeler.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kübabe, (bot). Piper cubeba; Hint biberi tohumu; bu tohumdan yapılan (s). ve ilâç olarak kullanılan bir sigara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [چوبک] tokmak, tokaç. 2.çomak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Küçük kahraman, küçük yiğit. Sahabe isimlerindendir.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kübik cubic contents küp oylum cubic foot ayak kup (028 m3) cubic inch inç küp. (164 cm3). cubic meter metre küp.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). küp şeklinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). odacık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kübizm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dirsekten orta parmağın ucuna kadar olan mesafeye eşit eski bir uzunluk öIçüsü, gez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Uzun değnek, düz dal. Bağ çubuğu = Kökleşip kütük olmak üzere dikilen dal. 2. Tütün içmeye mahsus içi delik değnek ki, bir ucunda imame denilen ağızlık ve diğer ucunda tütünün konulduğu lüle bulunur: Çubuk içmek, çekmek = Çubukla tütün içmek. 3. Geminin ana direkleri üstünde olan direkler. 4. Madenden silindir şeklinde uzun parça, maden değneği: Bir çubuk çelik, demir çubuğu. 5. Kumaş üzerinde sopadan dar yol: Mavi zemin üzerinde siyah çubukları var. Çift çubuk. (bk.) Çift.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stick. rod. wand. stripe. strip. tobacco pipe. baton. rib. stave. switch. chopstick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bar. pipe. rod. streak. stripe. switch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bar. gad. pipe. ramrod. stripe. switch. staff. stick shoot. twig. fillet. tube. rib. strip. batten. bead. yard. beam. boom. cane. member. tige. rammer. rail. spindle. spline. link. linkage. needle. lath. picket. dent. stave. stick. wand. wattle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Vaktiyle çubuk takımlarına ve tütüne ait işlere bakan hizmetçi, tütüncü, çubukçubaşı. 2. Çubuk yapan sanatkâr, zıvanacı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Değnekle vurarak düzeltmek veya tozunu silkmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

streaky. striated. striped. stripy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tütün çubuklarını koymaya mahsus uzun dolap.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kuluçkaya yatırarak veya suni araçlarla civciv çıkarmak; mec. kafasında (plan) kurmak, belleğinde tasarlamak; tıb bir hastalığın bedene girmesiyle belirtisinin meydana çıkması arasındaki zaman boyunca gelişmek (mikroplar).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kuluçkaya yatma; civciv çıkarma; tasarlama; tıb bir hastalığm bedene girmesiyle belirtisinin meydana çıkması arasmdaki zaman boyunca mikropların gelişmesi, kuluçka devri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kuluçka makinası; suni olarak mikroorganizma geliştirme aygıtı; tıb içi her zaman doğal beden ısısını koruyan ve erken doğmuş bebekleri koymak için kullanılan kutu biçiminde bir aygıt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. incubi, incubuses) kâbus, karabasan, ağırlık basması; kâbus gibi şey, sıkıntı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Koçu arabasını kullanan kişi. Koçu: Gelin arabası.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. gece geç saatlere kadar çalışmak, kafa yorarak çalışmak; emekle eser meydana getirmek. lucubra'tion i. emekle meydana getirilmiş eser. lu'cubrator i. böyle emekle çalışan kimse. lu'cu- bratory s. gece çalışmasına ait; zahmetli, yorucu, sıkıntılı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ محجوب] örtülmüş. 2.utangaç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

utandırmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

utanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shyness. bashfulness. confusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محجوبيت] utangaçlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Örtülü olan şeyin hâli. 2. Utanma, arlanma, mahçupluk: Mahcûbiyyet çok defa yükselmeye engel olur.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Klavuz, rehber, önder kişi.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. suciğeri, skuba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ., -bi, -buses) ifrit, şeytan; mit. geceleyin kadın şeklinde erkeklerin rüyasına girip onlarla cinsel münasebette bulunan dişi şeytan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kudret helvası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ucb» dan) (c. eâcib). Pek acayip ve garip şey; UcObe-i zamân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monstrosity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monster. monstrosity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اعجوبه] acayip, şaşılacak şey.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Lâzım olma, zarurî olma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [وجوب] gereklilik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). (bk.) Zerdeçâv.

Türkçe Sözlük by