Cüz Gülü ne demek? | Cüz Gülü anlamı nedir? | Cüz Gülü

Cüz Gülü anlamı nedir?

Cüz Gülü ne demek?

Cüz Gülü anlamı nedir?

Cüz Gülü | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: cuz gulu

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Bir çeşit süsleme olan hâlkârîde görülen gül motifinin bir nev’i.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c. acâiz). Dilimizde galat olarak «acûze» kullanılır. Kocakarı, kötü huylu ve kötü görünüşlü. Hilekâr ve büyücü kadın. Berda’l acûz = Kocakarı soğuğu ki mart sonlarında olur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عجوز] kocakarı. 2.cadı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) acûz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عجوزه] kocakarı. 2.cadı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

account passbook. bank book. pass book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Kocakarı soğuğu (RÜmî şubatın 26’sından İtibâren 7 gün şiddetle devâm eden bir soğuk).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بردالعجوز] kocakarı soğuğu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dewy. fogged. steamed up. covered with condensation. misty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fogged. steamed up. covered with condensation. vapo u rous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

china rose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (çoğ -Ia)., (anat)., (zool). kuşak, kuşak gibi olan kısım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çog -1a) pıhtı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(CÜZ’) (i. A.) (c. eczâ). 1. Bir bütünün mürekkep olduğu kısımlardan beheri, küll mukabili. 2. Kısım, parça, bölük. 3. Kur’an’ın bölündüğü otuz cüz’ün beheri: Amme cüz’ü, Tebâreke cüz’ü 4. El yazısiyle yazılı kitapların beheri, on yaprak yani 20 sayfadan ibaret bölükleri. 5. Basılı kitapların bir defa’da basılan sekiz, on altı yahut otuz iki sahifesi (forma), veyahut parça parça neşrolunanlarının beher parçası, fasikül: Cüz cüz neşrolunuyor; kaçıncı cüz’ü çıktı? (kimya). Cüz-i ferd = Bir cismi terkip eden ve her biri ayrı olup sırf çekici ve uzaklaştırıcı kuvvetler yardımıyle birbirini tutarak bitişik gibi görünen zerrelerin beheri. Atom. Cüz’-i lâ-yetecezzâ = Eski felsefede her cismin artık bölünmeyecek dereceye varan en küçük zerresi, atom. (c.): Eczâ. Eczâ-yı şerife = Kur’an-ı Kerîm’in otuz cüz’ü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

component. part. section. fragment. piece. particle. element. fascicle of a book. tone. tract. fraction. subdivision. ingredient. fascicle. integral. portion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Bir çeşit süsleme olan hâlkârîde görülen gül motifinin bir nev’i.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Eskiden mahalle mektebine giden çocukların alfabelerini ve Kur’an cüzlerini koydukları, boyna asılan, kumaştan yapılma kese.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mücellitlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Kur’an’ı okumayı öğrenen talebe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Götürü pazar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Miskin hastalığına tutulmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leprosy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leprosy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (c. cüzâzât). Kırıntı, kesinti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (aslı: cüz’-dân). Para, evrak koymaya mahsus kitap kabı şeklinde veya küçük çantaya benzer çeşitli şekillerde mahfaza ki, büyüklüğüne göre cepte veya elde taşınır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wallet. purse. billfold. pocket book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wallet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wallet. letter case. pocketbook. portfolio.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(itas. A.) («cezir» den) (botanik). İnce kök, kök dalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Küçük ada, adacık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insignificant. trifling. slight. small.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insignificant. small. trifling. partial. fragmentary. nominal damages. inappreciable. inconsiderable. little. slight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Şâzeliyye tarîkatinin şubelerinden biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. cezir). Cezirler, (bk.) Cezir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(CÜZ’İ TAM)(i. A). Birlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Cüzâm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leprosy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leprosy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leprose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cüz» den imen.) (mü. cüz’iyye) (c. cüz’iyyât). t. Bir şeyin bütününe ait olmayıp hususî olan: Küllî ve cüz’İ. 2. Az miktarda, pek az: Cüz’İ masrafla, cüz’İ himmetle vücude gelir. 3. (mantık). Mânâsı tasavvur olunduğunda ortaklık kabûl etmeyen. = c. Ufak tefek ve ehemmiyetsiz şeyler: Cüz’iyyât ile uğraşıyor; cüz’iyyât kabilinden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Atom.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bütün, parçalandığı vakit ana vasfını kaybeden şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.). Az miktar, pek az, ehemmiyetsiz surette: Kolu cüz’İce zedelenmiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Cüz’İ’nin c. 1. Ehemmiyetsiz, değersiz, ufak tefek şeyler. 2. Mânâsı düşünüldüğü zaman zihinde ortaklık kabul etmeyen şeyler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Azlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easterner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easterner. oriental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oriental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Hassas, hissi fazla, duyar, teessürlü. 2. Malumatlı, haberdar, bilgili.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensitive. emotive. sentimental. soulful. sentient. emotional. feeling. susceptible. thin-skinned. passibile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emotional. sentient. sentimental. soulful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nice. sensitive. sentient. soulful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Duygulu olma hali, hassasiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emotionalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tecrübeli, İş görmüş, iş bilir. Ar. mücerreb, Fars. kâr-Azmûde, kâr-Azmâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cultivated. experienced. of good manners. polite. mannerly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

experienced. polite. well-mannered. well- mannered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Hindinin çıkardığı ses.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smile. chuckle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smile. smile tebessüm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to smile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Gülümseme Deklanşörü, portre ve aile çekimlerinize neşe katar. Cyber-shot™, fotoğrafı çekilen kişinin gülümsemesini algılayıp deklanşörü tam zamanında otomatik olarak çalıştırır ve daha fazla mutlu anı ölümsüzleştirir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beam. smile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

funny. amusing. comic. humorous. laughable. ridiculous. burlesque. camp. derisive. derisory. droll. fantastic. fantastical. foolish. grotesque. jesting. ludicrous. gilbertian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absurd. comic. comical. derisive. droll. funny. hilarious. humorous. laughable. ludicrous. priceless. rich. ridiculous. risible. silly. waggish. amusing. foolish. beggarly. very little.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laughable. ridiculous. funny. absurd. arty crafty. burlesque. comic. comical. farcical. humo u rous. ludicrous. preposterous. risible. screaming. silly. zany.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ridiculousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absurdity. humour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laugh. laughter. smile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beam. cackle. laugh. laughter. manner of laughing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laughter. smile. laugh. lauching.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to laugh together. to laugh at each other.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to laugh together. to laugh at each other.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Üşüşme, ayaklanma, taşkınlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

passbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deposit book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

identity / identification card.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Üzüntülü, endişeli, mahzun. 2. Hüzün ve elem veren, Fars. hüzn-engîz, Ar. fâcî, müellim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hacz»den imef.) (mü. mahcûze) (hukuk). Haczolunmuş, alacaklı tarafından, alacağına karşılık olmak üzere mahkeme tarafından rehin yerine konmuş: Onun çiftliği ve evi mahcûzdur.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محجوظ] hacizli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

haczedilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Böyle de soru mu olur, tabii ki fıkralara, komik laflara ve olaylara gülüyoruz diyebilirsiniz. Ama araştırmalar olayın bu kadar basit olmadığını gösteriyor. Tabii sizler de haklı olabilirsiniz. Gülmek araştırmacılar tarafından yıllarca araştırıldığı kadar karmaşık olmayıp, ilkel atalarımızdan kalan, çevremize uyum ve sosyal hayatı paylaşmakla ilgili bir davranış biçimi de olabilir.

Bebekler doğar doğmaz içgüdüsel olarak ağlarlar ama ancak dört hafta sonra gülümsemeye başlarlar. Anne ve babanın bundan mutluluk duyduğunu hissettikçe bebeklerin gülmeleri fazlalaşır. Gülmek bir çeşit dışa vurum gibidir. Gülerken kalp atışı hızlanır, derin nefes alınır, beyin tarafından ‘endorfın’ denilen kimyasallar salgılanır. Endorfin ise vücudumuzda gerginliği, ağrıyı azaltır.

Gülmek de üzüntü veya öfke gibi bir boşalma yoludur, ancak bunun niçin böyle olduğu tam olarak bilinmiyor. Şüphesiz hepimiz güldükten sonra kendimizi daha iyi hissediyoruz. Gülerken bedendeki gerginlik, kaslardaki denetimin yitirildiği noktaya kadar azaldığından, sandalyeden düşebiliyoruz veya birçok olayda kendimizi tutamıyoruz.

Gülmek sosyal ilişkilerde mutluluğu paylaşmak gibi görülebilir ama her zaman mutluluk ifadesi değildir. Hepimiz patronumuzun yaptığı bir şakaya (pek komik olmasa bile) gülme eğilimindeyizdir. Yani güç, karşısında daima tebessüm eden yüzler görür.

Çok yüksek sesle gülmek, gelebilecek tehlikelere karşı sinirsel bir reaksiyon da olabilir. İki insan arasındaki bir mücadelede, bir oyunda güçlü olan zayıfı ezerken de gülebilir. Yani gülmek, gücün ve saldırganlığın bir göstergesi de olabilir. Gülerken insanın yüz ifadesinden mutlu olduğunu herkes anlar ama o yüz ifadesi ile arkasında yatan duygular arasındaki ilişkiyi psikologlar bile hala tam olarak izah edemiyorlar.

Hala bir müsabakayı kazanıp mutluluktan gülmesi gerekenlerin niçin gözyaşları içinde ağladıklarının, ağlaması gereken bir yerde bir insanın yine gözyaşları içinde kahkahalarla niçin güldüğünün sebebi anlaşılmış değildir. Ancak bu arada kahkaha ile gülmekle, gülümsemeyi ayırt etmek gerekir. Gülümsemek kesinlikle insanın, karşısındaki için iyi şeyler hissetmese bile kendisi için bir mutluluk ifadesidir.

Yapılan bir araştırmaya göre insanlar 50’li yıllarda günde ortalama 18 dakika gülerken, bu süre günümüzde 6 dakikaya düşmüş bulunmaktadır. Yetişkinlerin günde ortalama 60, çocukların ise 500 kez güldüğü ve bir gülüşün ortalama 6 saniye sürdüğü araştırmacılar tarafından saptanmıştır.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Böyle de soru mu olur, tabii ki fıkralara, komik laflara ve olaylara gülüyoruz diyebilirsiniz. Ama araştırmalar olayın bu kadar basit olmadığını gösteriyor. Tabii sizler de haklı olabilirsiniz. Gülmek araştırmacılar tarafından yıllarca araştırıldığı kadar karmaşık olmayıp, ilkel atalarımızdan kalan, çevremize uyum ve sosyal hayatı paylaşmakla ilgili bir davranış biçimi de olabilir.

Bebekler doğar doğmaz içgüdüsel olarak ağlarlar ama ancak dört hafta sonra gülmeye başlarlar. Anne ve babanın bundan mutluluk duyduğunu hissettikçe bebeklerin gülmeleri fazlalaşır. Gülmek bir çeşit dışa vurum gibidir. Gülerken kalp atışı hızlanır, derin nefes alınır, beyin tarafından “endorfin” denilen kimyasallar salgılanır. Endorfin ise vücudumuzda gerginliği, ağrıyı azaltır.

Gülmek de üzüntü veya öfke gibi bir boşalma yoludur, ancak bunun niçin böyle olduğu tam olarak bilinmiyor. İüphesiz hepimiz güldükten sonra kendimizi daha iyi hissediyoruz. Gülerken bedendeki gerginlik, kaslardaki denetimin yitirildiği noktaya kadar azaldığından, sandalyeden düşebiliyoruz veya bir çok olayda kendimizi tutamıyoruz.

Gülmek sosyal ilişkilerde mutluluğu paylaşmak gibi görülebilir ama her zaman mutluluk ifadesi değildir. Hepimiz patronumuzun yaptığı bir şakaya (pek komik olmasa bile) gülme eğilimindeyizdir. Yani güç, karşısında daima tebessüm eden yüzler görür.

Çok yüksek sesle gülmek, gelebilecek tehlikelere karşı sinirsel bir reaksiyon da olabilir. İki insan arasındaki bir mücadelede, bir oyunda güçlü olan zayıfı ezerken de gülebilir. Yani gülmek, gücün ve saldırganlığın bir göstergesi de olabilir. Gülerken insanın yüz ifadesinden mutlu olduğunu herkes anlar ama o yüz ifadesi ile arkasında yatan duygular arasındaki ilişkiyi psikologlar bile hala tam olarak izah edemiyorlar.

Hala bir müsabakayı kazanıp mutluluktan gülmesi gerekenlerin niçin gözyaşları içinde ağladıklarının, ağlaması gereken bir yerde bir insanın yine gözyaşları içinde kahkahalarla niçin güldüğünün sebebi anlaşılmış değildir. Anacak bu arada kahkaha ile gülmekle, gülümsemeyi ayırt etmek gerekir. Gülümsemek kesinlikle insanın, karşısındaki için iyi şeyler hissetmese bile kendisi için bir mutluluk ifadesidir.

Yapılan bir araştırmaya göre insanlar 50’li yıllarda günde ortalama 18 dakika gülerken, bu süre günümüzde 6 dakikaya düşmüş bulunmaktadır. Yetişkinlerin günde ortalama 60, çocukların ise 500 kez güldüğü ve bir gülüşün 6 saniye sürdüğü araştırmacılar tarafından saptanmıştır.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

certificate of birth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plaited. braided.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knitted. woven. braided. reticular. corded. webbed. meshed. tissued. quilled. plaited.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plaited. braided.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knitted. woven. braided. reticular. corded. webbed. meshed. tissued. quilled. plaited.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Öz gülüm.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Kefal cinsinden irice bir nevi balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pocket book. wallet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pocket book. wallet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Arslankalbi yıldızı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) (çoğ. reguli) yan tasfiye edilmiş maden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wind rose. compass rose.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exceptionally cheap. dirt cheap. with a fine pencil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolted. sliding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolted. sliding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Bedeli, fiyatı düşük olan, pahalı zıddı, ehven: Buğday bu yıl pek ucuzdur. 2. Az bedel karşılığında: Bu eti pek ucuz almışsınız. 3. mec. Az zahmetle, pek kolay: Ucuz kurtulduk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir karında doğan üç kardeş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catchpenny. cheap. inexpensive. dime. dirt cheap. dirt-cheap. giveaway. keen. low. trumpery. two-bit. cheaply. low.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheap. economy. frugal. inexpensive. easy. facile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at a small charge. cheap. circular. at little / small cost. economy priced. at a low figure. gut- rot. inexpensive. cheap line. low. low- priced. popular. tatty. threepenny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

triplet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

triplet. tripartite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ucuz mal satan. 2. Ucuz şeyler arayıp satın alan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheap. charging low prices. cheapjack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ucuz olmak, fiyatı düşmek, ehven satılmaya başlamak: Çilek hayli ucuzlamış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheapen. to get cheap. go down in price. to become cheaper. to cheapen. to come down.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheapen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Fiyatını indirmek, ucuz satmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheapen. to cheapen. to lower the price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheapen. depreciate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (musiki). Batı musikisinde üçlü ölçülere ayrılabilen düzümler ki, ikizli düzümler’in zıddıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Aşağı fiyatla satılma. 2. Her şeyin ve zarurî ihtiyaçların aşağı fiyatla satıldığı (yer): Anadolu’nun iç tarafları ucuzluktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sale. dumping. special offer. cheapness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frugality. cheapness. bergains. sale. inexpensiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheapness. moderateness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tonic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stressed. accented. emphatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Kır gülü. Bozkır çiçeği. 2.Kuşburnu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Yazın açan gül.

İsimler ve Anlamları by