Dac ne demek? | Dac anlamı nedir? | Dac

Dac anlamı nedir?

Dac ne demek?

Dac anlamı nedir?

Dac | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: dac

Türkçe Sözlük

OECD Kalkınma Yardımı Komitesi

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

CD’deki dijital verileri analog ses sinyallerine çeviren bir teknoloji.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gelişmiş ses kalitesi için genişletilmiş 24 bit çözünürlüklü yüksek kalite Dijital Analog Dönüştürücü.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ballıbabagillerden bir bitki. Yaprakları çay gibi haşlanılarak içilir. Yurdumuzda çok yetişir.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(salvia officinalis): Ballıbabagillerden; özellikle Akdeniz bölgesinde yetişen ıtırlı bir bitkidir. Menekşeye benzeyen çiçekleri haziran, temmuz aylarında açar. Yaprakları uzun, kenarları tırtıllı, beyazımsı yeşil renktedir. Hafif kafuru kokusu vardır. Çiçek açtığı zaman toplanıp, kurutulur. Kullanıldığı yerler:Mide va bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Boğaz, bademcik ve dişeti iltihaplarını giderir. Göğsü yumuşatır. Astımdaki sıkıntıları geçirir. İdrar ve ter söktürür. Banyo suyuna katılıp yıkanılırsa; zindelik verir. Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

islet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şeker ve pekmek vesaireden yapılmış lüzucetli şekerleme ve macun yapan ve satan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relic. remembrance. souvenir. memento. keepsake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

souvenir. memento. reminiscence. rememberances. trophy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). cüretli, cüretkâr; küstah, arsız. audaciously (z). küstahça, cüretle. audaciousness (i). küstahlık, cüretkârlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). cüret; küstahlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tente, gölgelik, sayvan; ağır brokar, diba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir incir çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Aslı budakcık). Küçük budak.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). adaylık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir çesit sazan, (zool). Leuciscus leuciscus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kısa bacaklı bodur bir cins Alman köpeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tic). (mark). Dakron, polyesterden imal edilmiş sentetik bir kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir açık ve iki kapalı heceden meydana gelen eski bir Yunan ve Latin vezni: (--). dactyl'ic (s). bu vezinle yazılmış olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). parmak izlerini inceleyen bilim dalı. dactyl'ogram (i). parmak izi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sağırların el işaretleri ile konuşma sanatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). öğretici, öğretsel, didaktik, ahlâki yönden eğitici, bilgi verici. didactically (z). öğretici bir şekilde; ahlâki yönden eğitmek için fazlasıyla üstüne düşerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). öğretke, didaktik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). obur, açgözlü .edaciously (z) oburcasına edacity (i). oburluk, çok yeme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Eraltay).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

percentage worker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

utilitarian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. felsefe). Bir işin doğru olup olmadığını, o işin faydalı olup olmamasıyle ölçen ahlâk doktrini.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

utilitarianism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bagpiper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

piper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bir çeşit hafif sarı peynir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) baş ağrısı; A.B.D., (k.dili) dert, güçIük, baş belâsı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dutch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dutch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rakish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ufak tefek şeyler veya eski demir Aletler ve şeyler satan adam, hırdavatçı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scrap dealer. junkman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scrap dealer. scrap iron dealer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hırdavat satan adamın işi, hal ve sıfatı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (bot.) süsengiller familyasıa ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot. cevizgillere ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yalancı; yalan. mendaciously z. yalancılıkla mendacity i yalancılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stylist. couturier. fashion designer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fashion designer. couturier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fashion desin. couture. fancy business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. keskin; alaycı, iğneli, istihza türünden. mordacity i. keskinlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Resmî dairelerde hademe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caretaker. janitor. servant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who run errands and does cleaning in a business concern. office-boy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crib.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Şişman, büyümeye, gelişmeye elverişli olan.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yırtıcı, av ile geçinen; yırtıcı hayvanlara ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

propagandist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

propogandist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a propagandist. propagandizing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., paleont. soyu tükenmiş uçan bir sürüngen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) yazı haline koymak; tashih edip basılmak için hazırlamak. redaction (i.) düzeltilmiş ve düzenlenmiş nüsha; yeni bası. redactor (i.) bir metni değiştiren kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sâde» den Arapça’laşmış olan «sâdec»den). Sadelik: Sedâcet-i mânâ.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Sadelik.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Üstübeç.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., anat. parmaklarının arası perdeli olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üç parmaklı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mevsimsiz meyve ve sebze yetiştiren ve satan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Varda bağırmaya memur bekçi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ingiltere ve iskoçya göllerinde bulunan alabalık cinsinden lezzetli bir balık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ayak parmakları çift çift olan; i. böyle parmakları olan kuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by