Dahi ne demek? | Dahi anlamı nedir? | Dahi

Dahi anlamı nedir?

Dahi ne demek?

Dahi anlamı nedir?

Dahi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: dahi

Türkçe Sözlük

(e.) (eski ve Çağatayca yazı11lışı: «dağı»). Hem, kezalik: Bunu ben dahi bilmiyorum, bundan dahi anlaşılıyor. Kısaca «de» suretinde de kullanılır: Bunu ben de bilmiyorum. Vaktiyle «ve» mânâsiyle cümlenin başında da kullanılırdı. «Daha» yerine de vaktiyle dahi kullanılırdı: Bir dahi bunu yapmayın. Ve dahi = Hem de, bir de.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. dâhiye, dehâ’dan). Dehâ sahibi, (bk.) Dehâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

even. also. too. likewise. eke. item. as well. genius. wizard. prodigy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

also. genius. prodigy. too. wonder. even.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

also. too. even. as well.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [داهی] deha sahibi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Üstün zeka sahibi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Gülen, gülücü, mü. dahîke.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (duhûl’den). Birine iltica eden, sığınan: Filâna dahîl oldu. Dahilek = Sana iltica ettim. Dahflek ya Resûlullah.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(DAHİL) (i. A.) (mü. dâhile) (duhûl’den). T. Giren, duhûl eden: Şehre dahil oldu. 2. Bir şeyin içinde bulunan Dahll-I hesap = Mahsup. Dâhil-I bil’-meclis = Mecliste hazır. 3. Bir şeyin içerisi, iç taraf, iç: Bu evin dahili, haricinden güzeldir. 4. Bir devletin ülkesi, hariç mukabili: Elde edilen mahsul dahilde sarfolunduktan sonra hayli miktarı da ihraç edilir. 5. Osmanlı devrinde bir ilmîye rütbesi: İbtidây-i dâhil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

included. inclusive. not excepting. including. with the inclusion of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

included. including. inclusive. interior. inside. inclusive. counting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

including. incluted. included. inland. inside. interior.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [داخل] iç, içeri. dâhil olmak içeri girmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (cem’i: devâhil). Bir şeyin içyüzü.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [داخله] iç, iç yüz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A.), (bk.) Dahîl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(DAHİLEN) (i. A.). 1. İçeriden, içten: Evi dahilen boyatmamış. 2. Ülke İçinde olarak: Devlet, dahilen ıslahat İle uğraşmak için bir müddet sulh ve asayişi muhafaza etmek istiyor.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [داخلا] içten.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(DAHİLİ) (i. A.) (mü. dâhiliyye). 1. İç veya içeri ile alâkalı: Göğsümde dahilî bir ağrı hissediyorum. 2. Aileye ait, mahrem, hususî: Onun dahilî bir rahatsızlığı vardır; dahilî masrafları pek fazla. 3. Bir devletin kendi ülkesiyle alâkalı: UmOr-ı dâhiliyye, nizâm-ı dâhili, nizâmnâme-l dâhili = Bir resmî veya ticarî idarenin kurulmasını ve görevlerini tanzim eden nizamname.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interior. internal. inward. inner. indoor. inside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in. internal. interior. inner iç. içsel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

domestic. inland. interior. internal. inward. indoors. indoor. home. midland. inside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [داخلی] iç ile ilgili, iç yüze ait.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Çıkarılabilir Memory Stick™’e gerek kalmadan depolama imkanı sağlayan yerleşik bellek

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dijital fotoğraf makinelerinin artık yedek saklama çözümü sağlamak için dahili bir belleği vardır. Birçok Cyber-shot fotoğraf makinelerinde bellek boyutu en az 32MB’dir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

civil war.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

internal medicine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

internal affairs içişleri. internal diseases. ward for internal diseases.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

internal diseases. internal matters in a government office.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [داخليه] iç ile ilgili, iç yüze ait.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

internist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

internist. doctor of internal medicine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

internal specialist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). 1. («umur-ı dâhiliyye» den kısaltma). Devletin kendi ülkesiyle alâkalı işlere, yani iç idare işlerine bakan vekâlet, bakanlık: Dahiliye vekâleti, dahiliye vekili. 2. İç hastalıkları.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) («dehâmet» den). Fazla kalın olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Nasip, rızk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Dâhiye yakışır Daire bir şekilde, dâhice, dehâ eseri göstererek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. duhât). Harikulâde zihin, zekâ ve anlayış sahibi: Ibni Sinâ bir dâhî, bir dâhiye idi; Muâviye Araplar’ın dâhîyelerinden idi (Fransızlar’ın «génie» kelimesiyle ifade ettikleri mânâ için bu kelime zarûrîdir. Masdar olan «dehâ» kelimesinin sıfat olarak bu mânâ ile kullanılması hatadır. Ganî vezninde dahî ise Arapça’da bu mânâ ile kullanılıyorsa da, dilimizde yerleşmemiştir. Bununla beraber bugün dehâ kelimesi galat olarak dilimize tamamen yerleşmiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «dehâ» den) (c. devâhî). Musibet, Afet.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Dahi).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. medhal). Medhaller, girişler, (bk.) Medhal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «duhûl» den if.) (c. müdâhilîn). Dahil olan, karışan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intervening. interfering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intervener. who meddles. meddler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «dehn» den if.) (mü. müdâhine). Şahsî menfaat için birrini yüzüne karşı öven, dalkavuk, koltuk veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «dühûl» den if.) (mü. mütedâhile). Birbirine geçmiş, birbirine girmiş, önceki de İşlemiş iken hâlâ ödenmemiş (maaş vesaire).

Türkçe Sözlük by