Dame Iclalühu ne demek? | Dame Iclalühu anlamı nedir? | Dame Iclalühu

Dame Iclalühu anlamı nedir?

Dame iclalühu ne demek?

Dame iclalühu anlamı nedir?

Dame iclalühu | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: dame iclaluhu

Türkçe Sözlük

(i. A.). Eskiden devlet adamlarına yazılan resmî fermanlarda adlara şeref pâyesi olarak eklenen tâbir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Allah daim ve bakî etsin mânâsiyle kullanılan Arapça duadır: Adâmellâhü devletehu.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آلوده دامن] iffetsiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kocakarı, acuze; (eski) nine, büyükanne.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A.) (devâm’dan geçmiş zamanın üçüncü müfredi olup bazı Arapça tâbirlerde bulunur. Müennesinde dâmet daha kullanılır). Dâim ve baki olsun: Dâme miilke = Mülkü dâim olsun. Dlmet saâdet = Saadeti devam etsin! Midâm = DAim ve bakî oldukça, bulundukça.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (ing). kadınlara verilen şövalyelik ayarında bir asalet unvanı; (eskiden) hanım, hatun, yaşlı kadın; (A.B.D)., argo kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Eskiden devlet adamlarına yazılan resmî fermanlarda adlara şeref pâyesi olarak eklenen tâbir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Etek, zeyl: «Erişir menzil-i maksûduna Aheste giden — Tİzreftâr olanın pâyine dâmen dolaşır».

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دامن] etek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İ.F.) Eteği bulaşık, mec. İffetsiz, kötü işlere karışan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Etek bulaşıklığı, iffetsizlik, suçluluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Etek öpen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Etek öpme, etek öpme töreni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Etek belde, eteğini kaldırıp beline bağlamış, hazır. Ar. müheyyâ. 2. Bir işe cidden teşebbüs eden: Dâmen-der-miyân-ı gayret olmak = Bir işe canla başla girişmek. Bir işe cidden teşebbüs eden: Dâmen der-miyân-ı gayret oldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. dâmen = etek, giriften = tutmak). Birinin eteğine sarılan, imdat isteyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. dâmen = etek, keşîden = çekmek). Eteğini çeken, eteklerini toplayan, bir işe karışmayan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دامن آلوده] iffetsiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دامن بوس] etek öpen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dağ eteği, çevresi.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دامنه] yamaç, dağ eteği.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دامن گير] davacı, şikayetçi. 2.eteğe sarılan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i makat, anus, kıç; cogr bir bölgenin coğrafi yapısı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s, i esaslı, asli, önemli, mühim; birinci, temele ait, kaideye ait; muz esası bassoda bulunan; i esas, temel; müz en pes nota fundamental rights temel haklar fundamentally z esasen, esas itibariyle

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i Pro testanllkta aşırı tutuculuk; Kitabı Mukaddesi harfi harfine tefsir etme fundamentalist i dini akidelerde aşırı tutucu kimse

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. fondamentaliste

top. b. kökten dinci

Kökten dincilik yanlısı olan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a supporter of fundamentalism of or relating to or tending toward fundamentalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who thinks that a corporation's security prices are determined by its future earnings and dividend abilities Besides studying a corporation's financial data, they will also examine its industry and how the economy will affect the company's core b

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fundamentalist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. fondamentalisme

top. b. kökten dincilik

1. Kurulu düzenin temellerini dinî kural ve inançlar doğrultusunda değiştirip uygulamadan yana olan tutum veya öğreti. 2. Birinci Dünya Savaşı yıllarında Amerika’da ortaya çıkan protestan kökenli dinî akım.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. A. «devâm» dan masdar). Daim ve baki etme, devam ettirme: Vaziyetini idâmeden başka bir şey düşünmez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

continuation. maintenance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

continuation. perpetuation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ادامه] devam ettirme, sürdürme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sürdürülmek, devam edilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «devâm» dan masdar). Bir şey veya hâlin devamını isteme ve arzu etme: İstidâme-i sihhat ve Afiyetleri duâsiyle sözümü bitiriyorum.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(çoğ mesdames) i. bayan (evli), sayın bayan (mektup başında), madam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. (tek. madame) hanımlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Nâdim ve pişman olma, pişmanlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regret. remorse. penitence. remorse pişmanlık.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remorse. regret. compunction. contrition. penitence. repentance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ندامت] pişmanlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

pişman olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (eteği temiz), mec. Namuslu, iffetli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پاک دامن] iffetli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Irz, namus, iffet sahibi olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., ter = yaş, dâmen = etek). Namussuz, iffetsiz, bulaşık, Ar. mülevves.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [تردامن] iffetsiz. 2.namussuz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by