Dans Etmek ne demek? | Dans Etmek anlamı nedir? | Dans Etmek

Dans Etmek anlamı nedir?

Dans Etmek ne demek?

Dans Etmek anlamı nedir?

Dans Etmek | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: dans

Türkçe - İngilizce Sözlük

dance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dance. foot. foot it. hop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). halk oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Musiki eşliğinde yapılan oyun, raks.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orchestic. dance. dancing. hop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dancer. dancer. hopper. hoofer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dancer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (Fr). dansöz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. densimètre

fiz. yoğunlukölçer

Sıvıların özgül ağırlığını ölçen araç.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Dans etmeyi meslek edinen erkek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

professional dancer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Dans etmeyi meslek edinen kadın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

danseuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

female dancer. belly-dancer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

professional dancer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. décadence

çöküş

Devletlerin veya uygarlıkların son bulması, mahvolması.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bellydance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). içine elektrik enerjisi yığılan cihaz.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. condensateur

fiz. yoğunlaç

İçinde akımsız elektrik yükü biriktirilen cihaz.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condenser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condenser. capacitor yoğunlaç.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

condenser. capacitor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. felsefe). Allah’ın inayeti,,ihsanı ve lutfu üzerine kurulmuş felsefe.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. providentialisme

fel. kayracılık

Evrendeki bütün olayları tanrısal sebebe dayandıran, insanların ancak Tanrı kayrasıyla, bağışıyla kurtulabileceğini ileri süren öğreti.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. résidence

saray konut

Kendine ait güvenliği bulunan, içinde yaşayanlara özel hizmetler sunulan, her türlü ihtiyacın karşılandığı özel konut.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

residence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. tendance

eğilim

Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(çoğ. thes dansants) (Fr.) danslı çay.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vicdanlı olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold-blooded. hard-hearted. without remorse. remorseless. unconscientious. unconscionable. unscrupulous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remorseless. unscrupulous. unjust. unfair. conscienceless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unscrupulous. unjust. unfair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vicdan noksanlığı, hissizlik, duygusuzluk, insafsızlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unscrupulousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unjustness. unfairness. unscrupulousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by