Date ne demek? | Date anlamı nedir? | Date

Date anlamı nedir?

Date ne demek?

Date anlamı nedir?

Date | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: date

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). tarih koymak, tarih atmak; tarih kararlaştırmak veya tahmin etmek, zamanını hesap etmek; tarihli olmak; randevuya çıkmak. It dates from a thousand (B.C). Milâttan bin sene evvelden kalma bir eserdir. dated (s). tarihli; modası geçmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tarih, zaman; randevu; flört edilen kız veya erkek. date line (coğr). gün değiştirme hattı. No date. Tarihi gösterilmedi. out of date modası geçmiş, demode; tarihi geçmiş. to date bugüne kadar. up to date günümüze uygun , çağdaş, modaya uygun. dateIe

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hurma. date palm hurma ağacı, (bot). Phoenix dactylifera.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). birbirine uygun hale getirmek; telif etmek, uzlaştırmak; bir başkasının işini görmek; sağlamak, temin etmek; yerleştirmek, yer tedarik etmek accommodate oneself uymak, intibak etmek accommodate oneself to circumstances ayağını yorganına g

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bir mektuba veya senede geçmiş bir tarih atmak; daha evvel gelmek, takaddüm etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). aday, namzet; talip. candidateship (i). adaylık, namzetlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s).,(zool). kuyruklu, kuyruğa benzer bir uzvu olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). omurgalı hayvan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). birleştirmek, birleşmek; pekiştirmek, pekişmek, takviye etmek, saglamlaştırmak; (tic). konsolide etmek. consolidated debts (tic). konsolide borçlar, vadesi uzatılmış borçlar. consolidated school (A.B.D). ve Kanada'da birkaç mahallenin çocuklarının

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (bot). yürek şeklinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). dilimli, ucu eğri ve sivri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bakımsızlıktan harap etmek, tahrip etmek, kırıp dökmek; bakımsızlıktan harap olmak. dilapida'tion (i). harap olma, bakımsızlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kuyruksuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. açıklamak, izah etmek, tarif ve beyan etmek; bir konuyu aydınlatmak, açmak. elucida'tion i. açıklama, izah, tarif ve beyan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). gebe bırakmak, döllemek, ilkah etmek; verimli bir hale getirmek, bereketlendirmek, mümbitleştirmek. fecunda'tion (i). dölleme; bereketlendirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (güz.) (san.) farkedilmez bir şekilde renk değiştirmek; derecelere ayırmak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) gözünü korkutmak, sindirmek, yıldırmak. intmida'tion (i.) gözdağı verme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) su ile kaplamak, su basmak, sel basmak; çok fazla miktarda mevcut olmak; garketmek. inunda'tion (i.) sel, tufan; çok fazla miktarda olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) hükümsüz kılmak, battal etmek. invalidation (i.) hükümsüz bırakma, iptal .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) taşlayıp öldürmek, taşa tutmak, taşlamak. lapida'tion (i.) birisini taşlayarak öldürme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ödeyip tasfiye etmek (borç), tediye etmek; tasfiye etmek (iş), işi kapatmak, likide etmek: argo öldürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. manda; vekalet; emir, ferman; emirname.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Eskiden bir memleketi Milletler Cemiyeti adına idare eden devlet.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yanlış tarih koymak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., eski panzehir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (bot.) yürek şeklinde ve sivri ucu sapa yapışmış olan (yaprak), obkordat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. geçersiz kılmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ayağı olan, ayaklı; bot. ayaksı, pedat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. üzerine ileri bir tarih atmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. erken tarih atmak; daha önce gelmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. temkinli, vakarlı, sakin, ağır başlı; uslu, akıllı. sedately z. vakarla, ağır başlılıkla, sükunetle. sedateness i. vakar, ağır başlılık, sükunet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. intibak etmemiş; tertibatsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tarihsiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. günümüze uygun şekle sokmak, güncelleştirmek; düzeltme ve eklemeler yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çağcıl, zamana uygun, güncel, asri, modern.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. muteber kılmak, geçerli hale koymak; tasdik etmek, onaylamak. valida'tion i. onaylama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by