Dayı ne demek? | Dayı anlamı nedir? | Dayı

Dayı anlamı nedir?

Dayı ne demek?

Dayı anlamı nedir?

Dayı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: dayi

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Annenin erkek kardeşi. Ar. hâl: Dayımdır, dayımın oğludur. 2. Yaşlıca ve harbe alışık kahraman adam: Ahmed Dayı, Mehmed Dayı. 3. Gemi kaptanı, reis, süvari. Ocak dayısı = Yeniçeri ocağı subayı. Mağrib ocağı dayısı = Eskiden Cezâyir valisi. 4. mec. Koruyan, yardım eden şahıs: Onun dayısı var, sırtı yere gelmez. Kabadayı = Kahraman, kavgacı, harp adamı. Dayısı dümende = Koruyucu ve Amirin akraba ve dostlardan olması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swagger. friend at court. uncle. maternal uncle. dey. swaggerer. rapscallion. rowdy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uncle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maternal uncle. mother's brother. a form of address to an older man. influential friend. bully. special cousins.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aldatan, yalancı, (bk.) Aldatıcı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. bedîa). Bedîalar, güzellikler, (bk.) Bedia.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بدایع] yeni ve güzel şeyler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Eşi benzeri olmayan güzel, mükemmel, yeni şeyl(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Ağaç ve bağların budaklarını kesmek sanatiyle geçinen adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) Ayrılık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جدایی] ayrılık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İstanbul’da Belediye konservatuarının eski adı. Daha sonra Şehir Tiyatrosu denmiştir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دارالبدایع] konservatuvar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. F.). Dayı oğlu veya kızı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dayı akrabalığı. 2. Babayiğitlik, ağalık ve kahramanlık, yiğitlik. 3. Kabadayılık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being an uncle. the use of influence. bullying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [داین] alacaklı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Esmer su yosunlarından bir deniz bitkisi (alaria esculenta).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(carrageen): Esmer su yosunlarından bir çeşit deniz bitkisidir. Kullanıldığı yerler: Solunum ve hazım sistemi nezlelerini giderir. Vücudu besleyici olarak da kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.), (bk.) Diş.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Erkek İsmi) - Canını vermeye hazır, canını verme.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gedâlık, yoksulluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Tanrı’ya ait olan. 2. Kendiliğinden olan, tabiî, sun’İ ve insan yapısı olmayan: Hudây-ı nâbit = Ekilmeksizin kendiliğinden biten: Hüdayi-nâbit otlar. 3. mec. Hiçbir terbiye görmeyip tabiî hâlinde kalan veya kendiliğinden yetişen: Hudây-ı nâbit bir adam; hudây-ı nâbit bir filozof.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. hüdâ = hidâyet’ ten). Doğru yola girmiş, hidâyete erişmiş.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Allah’a mensup, Allah’ın yarattığı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Kendi kendisine yetişen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wild. self-sown. volunteer. raised with little or no supervision. self-taught. self-made.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kimseden korkmaz görünerek şuna buna meydan okuyan kimse, yiğit taslağı. 2. mec. Babayiğit: Doğrusu, kabadayı çocuktur. 3. (halk ağzında) Başta gelen: Bunun en kabadayısı elli kuruşa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rowdy. bully. blusterer. hector. rowdy. toughie. roughneck. bulldozer. hoodlum. hooligan. rapscallion. rough. ruffian. swashbuckler. tough. villain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bully. hooligan. tough. tough guy. roughneck. rough. toughie.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bully. swashbuckler. rough fellow. manly. brave person. fireeater. hector. hoodlum. self professed hero. rough. roughneck. truculent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swashbucling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kabadayıca davranış, kabadayı olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bullying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bravado.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to act with bravado. bluster. bully. hector. swagger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(aslı: KâDAİF) (i. A. c.) (m. kadife). (Halk dilinde kadayıf). Şeker şerbetiyle pişirilip tatlı yapılmak üzere çeşitli şekillerde dökülmüş hamur: Tel kadayıf = Tel gibi ince dökülmüşü. Ekmek kadayıfı = Yassı, daire şeklinde olup birbiri üstüne ikisi birlikte ve koyu şerbetle büyük tabakta pişirilerek arasına kaymak konulan cinsi. Yassı kadayıf = Ufak daire şeklinde olup yumurta ile tavada pişirileni. Deniz kadayıfı = Bir çeşit yosun ki, öksürük için haşlanıp suyu içilir, ciğerotu. bk. Kadife.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a kind of sweet pastry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kadayıf yapan veya satan adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Övülmeye lâyık haller: O zâtın medâyihini anıyorlardı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MEDAIN) (i. A c.) (nr medîne). 1. Medîneler, şehirler, (bk.) Medine (hi. m. coğrafya). Sâsânî imparatorluğunun başkenti olan ünlü tarihî şehir ki, bugün Irak’ta bulunmaktadır. Yun. Ktesifon.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Aşktan delilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. vedia). Vedialar. (bk.) Vedîa.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ودایع] emanetler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by