Defe ne demek? | Defe anlamı nedir? | Defe

Defe anlamı nedir?

Defe ne demek?

Defe anlamı nedir?

Defe | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: defe

Türkçe Sözlük

(i.) (halk dilinde: tefe). 1. Eğerin iki tarafındaki yuvarlak eteği. 2. Def gibi yuvarlak ve daire biçiminde şey. 3, Çulha tezgâhının tarağın kurulduğu yayı. 4. İpekçi dolabı, çarkı. 5. Çarka sarılmış büyük ipek turası ki, iki kiloya yakındır: Üç defa ipek. 6. Varak ve bakır vesaire yaprakları destesi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ortak savunucu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (huk). iptal, lağvetme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). iptali mümkün, lağvolunabilir, feshedilebilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). yenmek, mağlup etmek; hezimete uğratmak; bozmak, iptal etmek, ıskat etmek; (i). bozgun, yenilgi, mağlubiyet, hezimet. defeatism (i). bozgunculuk. defeatist (i)., (s). bozguncu kimse; (s). bozguncu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). dışkı boşaltmak; tortusunu çıkarmak. defeca'tion (i). dışkı boşaltma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (halk dilinde: tefeci). Çok yüksek faizle ötekine berikine gizlice borç para veren: Defeciye borcu vardır, (bk.) Tefeci.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). kusur, noksan, eksiklik; (f). terketmek; karşı tarafa iltica etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bulunduğu veya mensup olduğu zümre, parti, taraf v.b.'nden çekilme, terketme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kusurlu, sakat, eksik, noksan; (gram). bazı çekim şekilleri kullanılmayan. defectively (z). kusurlu olarak, noksan olarak. defectiveness (i). kusurluluk, noksanlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). karşı tarafa kaçan kimse. defence (ing)., (bak). defense.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (halk ağzında: tefeli). Tezgâhın tefesine çok kuvvet verilerek tarak fazla basılmakla sık dokunmuş (bez vs.)

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). savunmak müdafaa etmek, muhafaza etmek, korumak, saklamak, himaye etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (huk). müddeialeyh, davalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). koruyucu kimse, savunucu veya müdafaa eden kimse, himaye eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). pencereden fırlatılma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ing). defence (i). savunma, müdafaa, korunma, vikaye, himaye; muhafaza eden herhangi bir şey, koruyan şey. defenseIess (s). müdafaasız, korunmasız, muhafazasız, biçare.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). savunulabilir, müdafaa edilebilir , müdafaası kabil, hak verilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (-red, -ring) sonraya bırakmak, ertelemek, tehir etmek, tecil etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (-red, -ring) to ile kararı başkasına bırakmak, başkasının fikrine uymak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). riayet, uyma; hürmet, ihtiram. out of deference to -e riayeten, -e uyarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). nakleden, taşıyan; (anat). ersuyu (sperma). kanalına ait; (i) yörünge.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). riayetkârane, hürmetkar. deferentially (z). hürmetkârca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). erteleme, tehir; mecburi askerlik hizmetinin ertelenmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). ertelenmiş; kâr hisseleri ertelenmiş; mecburi askerliği ertelenmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). 1. Savmak. 2. Savuşturmak: Belâyı defetmek. Düşmanı defetmek. 2. Kovmak. 3. (fizik) itelemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dispel. remove. to drive away. to repel. to fight off. to expel. to eject. to chase. to kick sb out. to get rid of sb/sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to repel. to push back. to repulse. to drive away. to expel. avert. dismiss. eradicate. fence out. heal. hold off. oust. pack sb off. remove. rid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iptal edilemez, feshedilemez. indefeasibil'ity i. iptal edilemezlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çürümez; hatasız, yanılmaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. savunulamaz, savunmasız, müdafaasız; korumasız, muhafazasız. indefensibil'ity i. savunmasızlık. indefen'sibly z. savunulamaz şe kilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «südûf» tan masdar). Rastgelme, birlikte bulunma, tesadüf etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. içinde inci bulunan kabuklu deniz böceğinin bir teki ve bir kabuğu. 2. (anatomi) Kulağın salyangoz şekli.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

huk. nefis müdafaası, meşru müdafaa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. korunmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by