Defi ne demek? | Defi anlamı nedir? | Defi

Defi anlamı nedir?

Defi ne demek?

Defi anlamı nedir?

Defi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: defi

Türkçe Sözlük

(bk.) Def’.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plea. vigorous repulsion. defence. exception. incidental plea. motion. special plea.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). meydan okuma; karşı koyma, muhalefet mukavemet. in defiance of hiç bırakmayarak, zorluklara rağmen gözüne alarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). muhalif, karşı gelen; cüretkâr, küstah. defiantly (z). cüretle, küstahça.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eksiklik, noksanlık, kusur, yetersizlik, kifayetsiz!ik; hesap açığı. deficiency disease (tıb). gıda eksikliğinden ileri gelen hastalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). eksik, noksan; yetersiz, kifayetsiz, zayıf, açık (hesap). be deficient in -de eksik olmak. deficiently (z). yetersizce, kifayet etmeyerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hesap açığı, zarar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). karşı gelen kimse; meydan okuyan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i)., (ask). havale siperi yapmak; (i). havale siperi yapma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Moda geçidi. Mankenlerin, takdim edilecek elbiseleri giyerek dâvetl ilerin önünden geçmesi, bu suretle elbiselerin teşhiri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dress parade. fashion show. parade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fashion show.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To march off in a line, file by file; to file off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Same as Defilade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any narrow passage or gorge in which troops can march only in a file, or with a narrow front; a long, narrow pass between hills, rocks, etc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The act of defilading a fortress, or of raising the exterior works in order to protect the interior.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Defilade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make foul or impure; to make filthy; to dirty; to befoul; to pollute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To soil or sully; to tarnish, as reputation; to taint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To injure in purity of character; to corrupt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To corrupt the chastity of; to debauch; to violate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make ceremonially unclean; to pollute. a narrow pass place under suspicion or cast doubt upon; 'sully someone's reputation'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fashion show. fashion display. mannequin parade. style show.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a narrow pass. place under suspicion or cast doubt upon; 'sully someone's reputation'. make dirty or spotty, as by exposure to air; also used metaphorically; 'The silver was tarnished by the long exposure to the air'; 'Her reputation was sullied after the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). sıra halinde yürümek; (i). sıra halinde yürüyüş; dağlar arasındaki uzun ve dar geçit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kirletmek, pisletmek, bulaştırmak, bozmak. defilement (i). kirletme, bozma, pisletme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. cdefn» den). Gömülmüş, gömülü, defnolunmuş. Ar. medfûn: Konya’da defın-i hâk-i ıtır-nâk bulunan Hazret-i Mevlânâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(DEFN) (i. A.). Toprağın içine sokma, gömme, mezara koyma: Cenaze nereye defnolunacaktır?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burial. interment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

burial. interment. funeral. sepultre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

death certificate. certificate of death.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(DEFİNE) (i. A.) (c. defâin). Yere gömülmüş mal ve akça: Define aramak ve bulmak, mec. Pek değerli veya bilgili olup, ancak dıştan gösterişi olmayan, gizli kadir ve değeri olan adam veya mal: O, bir definedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

treasure. treasure trove. trove. hoard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

treasure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To fix the bounds of; to bring to a termination; to end.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To determine or clearly exhibit the boundaries of; to mark the limits of; as, to define the extent of a kingdom or country.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To determine with precision; to mark out with distinctness; to ascertain or exhibit clearly; as, the defining power of an optical instrument.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To determine the precise signification of; to fix the meaning of; to describe accurately; to explain; to expound or interpret; as, to define a word, a phrase, or a scientific term.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buried treasure. trove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Defining a new macro.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Set down the precise meaning of something Be prepared to state the limits of the definition Take note of multiple meanings if they exist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

State meaning and identify essential qualities.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Definitions call for concise, clear, authoritative meanings Details are not required but limitations of the definition should be briefly cited You must keep in mind the class to which a thing belongs and whatever differentiates the particular object from

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Definition Group A grouping of term and its definition Allowed within the definition listing within the front matter of the catalog Note that upon output, term and definition normally are laid out in tabular format, possibly separated by an automatically

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Define ) is intended literally Only a formal statement or equivalent paraphrase, such as the defining equation with symbols identified, being required.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Asks candidates to give a clear and precise account of a given word or term. give a brief and precise meaning of a word or phrase. To give a value to a data object during program execution To declare derived types and procedures.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To describe a thing by its qualities and circumstances To mark out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To set bounds to, mark the limits of See below Definitio; Definition. to give the meaning of a word or concept; typically this will involve the identification of a class or genus to which the item belongs and the identification of those characteristics th

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دفينه] gömü.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). tarif etmek, tavsif etmek; sınırlamak, tahdit etmek, tayin etmek, ayırmak, tefrik etmek. definable (s). tarifi mümkün; ayırt edilebilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) 1.Yere gömülmüş, kıymetli eşya. 2.Kıymet ve değeri olan kimse veya mal.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Define arayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

treasure hunter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sınırlı, mahdut, belirli, muayyen, kararlaştırılmış, mukarrer; kesin, kati. definite article İngilizcede isimden önce kullanılan ve nitelediği ismi belirleyen kelime, yani the. definitely (z). kesinlikle, tamamen, kati surette. definiteness (i). kesi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tarif, tanımlama, izah, tavsif; berraklık, vuzuh.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kesin, kati, nihai, son, tam ve eksiksiz; tayin eden, sınırlandıran, tahdit eden, mukarrer. definitively (z). kesinlikle; nihai olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kesinlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Standart resim görüntüleme teknolojilerinin çok üzerinde kalitede resimleri saklayabilme ve görüntüleme imkanı sunan teknoloji.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

High Definition, çarpıcı görüntü kalitesi ve sese sahip ev eğlencesinin keyfini çıkarabilmenizi sağlar. Blu-ray Disc™ filmleri izlediğinizde, kendinizi sinemada hissedeceksiniz. Ekranda yaşam bulan karakter ve sahnelerle PLAYSTATION®3’ünüzü fişe takmak da aynıdır. Tümü, inanılmaz netliğe ve ayrıntıya sahip resim oluşturan High Definition TV setlerindeki çok yüksek çözünürlüğün sonucudur. Standard Definition TV’lerde 720 x 576 piksel bulunur. High Definition TV ekranlarında çok daha fazlası vardır; Bazı durumlarda 1920 x 1080 piksele kadar çıkan bu ekranlarla, ulaşabileceğiniz en üst noktaya ulaşırsınız. Piksel sayısı ne kadar fazla olursa, çözünürlük de o kadar yüksek ve görüntülerde göreceğiniz ayrıntılar da o kadar ince olur.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

Fr. idée fixe

ruh b. saplantı

Kişinin, etkisinden kendini kurtaramadığı yersiz saçma düşünce.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idée fixe. obsession. insane delusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tarif edilemez; tanımlanamaz, açıklanması olanaksız, anlatılamaz. indefinably z. anlatılamaz şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. belirli olmayan, belirsiz, sayısız, belgisiz, bellisiz, müddeti olmayan; bot. sayısı belirsiz, sayısı çok olan (ercik); gram. belgisiz (sıfat, fiil). indefinite article belgisiz sıfat: bir (İngilizcede a, an). indefinite pronoun belgisiz zamir. indef

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Çevrenin belirli bir boyutu için amaçlanan kalite düzeyinin ortaya konması. Bu düzey ulaşılır olmayabilir ve nicelik olarak ifade edilebilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «def’» den if.) (mü. mündefia). Geçmiş, savulmuş: Hastalık mündefî oldu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (Türkler’in yaptığı bir Arapça kelimedir). Yaralardan çıkan cerahat vesaire.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. sadefiyye) (paleaontolojl). Kabuklu deniz böceklerinden bir çeşit.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ صدفی] sedefli. 2.sedef ile ilgili. 3.sedef rengi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iffeti bozulmamış, lekelenmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tarif edilmemiş; bellisiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by