Derd-aşna ne demek? | Derd-aşna anlamı nedir? | Derd-aşna

Derd-aşna anlamı nedir?

Derd-aşna ne demek?

Derd-aşna anlamı nedir?

Derd-aşna | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: derd asna

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dert, keder, mihnet görmüş olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Aşinâ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آشنا] tanıdık, dost, aşina.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «Aşinâ» dan). 1. Bildiklik, muarefe, tanışıklık, dostluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sanem). Sanemler, putlar, (bk.) Sanem.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اصنام] putlar. 2.dilberler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آشنایان] tanıdıklar, dostlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آشنایی] dostluk. 2.bilme, haberdarlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). saçma sapan söz, boş laf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [درد] dert. acı. 3.ağrı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dert, keder, mihnet görmüş olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. derd-mendân). Dert ve kederi olan, zavallı, biçare, çaresiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dert çekenler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dertli, kederli, mahzun, mükeder.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Yazık, vah vah!

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دردا] ne yazık ki, eyvahlar olsun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دردست] yakalama. 2.el altında olma. derdest edilmek yakalanmak. derdest etmek yakalamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [درد سر] baş belası, baş ağrısı, sorun, problem.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دردمند] dertli.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mahzun ve kederli adama mahsus tarz ve halde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the struggle to make a living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. mü.) (müzekkeri yoktur). Güzel (kadın).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حسنا] güzel kız, güzel kadın.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - İffetli, şerefli, namuslu. - (bkz.Hesna).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Aynı dert ve kedere düşenlerin her biri: İnsan hem-derdiyle halleşebiiir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [هم درد] dert ortağı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kalbur ve def gibi şeylerin tahta çenberi. 2. Nakış işlemek için gergef yerine kumaş germeye mahsus tahtadan enli çenber: Kasnağa germek. 3. Bu çenberde, kolay bir tarzda işlenen nakış: Kasnak işlemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rim. hoop. embroidery frame. pulley. stretcher. cylinder. taboret. tabouret. tambour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pulley. tambour. hoop. rim. embroidery frame. embroidery hoop. belt pulley.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pulley. wide hoop or rim. hoop or rim of a sieve or tambourine. embroidery hoop. grooved rim of a wheel. rotor. tambour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kasnak yapan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نا آشنا] yabancı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Remizden, İmâdan anlayan, anlayışlı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شکم درد] karın ağrısı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. umûr-Aşnâyân). iş bilir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., foto. eksik develope etmek; güdük yıkamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. az gelişmiş; geri kalmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-did, -done) baştan savma yapmak; gerektiğinden az pişirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mücadeleyi kaybedecek durumda olan kimse; haksızlığa maruz kalan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yeterli derecede yapılmamış; yeterli derecede pişirilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mak. çevirme milini motordan daha yavaş döndüren dişli takımı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by