Derli Toplu ne demek? | Derli Toplu anlamı nedir? | Derli Toplu

Derli Toplu anlamı nedir?

Derli Toplu ne demek?

Derli Toplu anlamı nedir?

Derli Toplu | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: derli toplu

Türkçe Sözlük

(i.). Dağınık olmayan, derlenmiş toparlanmış: Derli toplu bir ev.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tidy. well-organized. presentable. / adj.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kapı kapı gezenin hali, serserilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Musikide kulakta iyi tesir yapan ses dizisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dağınık olmayan, derlenmiş toparlanmış: Derli toplu bir ev.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tidy. well-organized. presentable. / adj.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Musikide ses dizisinin kulakta iyi tesir yapması hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) 1. Vurmaya ve dövmeye mahsus tokmak veya çekiç. 2. Keser ve balta gibi Aletlerin arkasındaki tokmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kalender tarz ve hâli. serserilik, lâubâlîlik, filozofluk; kalenderce davranış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tasalı, üzgün, Ar. mükedder: Zavallı pek kederliydi. 2. Keder veren, gamlı ve kederli olan, Fars. hüzn-engîz: Kederli haber.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sorrowful. broken-hearted. heartsick. mournful. woeful. depressed. chapfallen. dejected. dismal. doleful. dolorous. drear. dreary. sick at heart. heartsore. heavy-hearted. pained. rueful. low-spirited. unhappy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sorrowful. broken-hearted. heartsick. mournful. woeful. depressed. chapfallen. dejected. dismal. doleful. dolorous. drear. dreary. sick at heart. heartsore. heavy-hearted. pained. rueful. low-spirited. unhappy. anguished. blue. disconsolate. heartbroken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sorrowful. grieved. aggrieved. depressed. despondent. dismal. doleful. down in the mouth. downcast. heavy. heavy hearted. joyless. lamentable. leaden. lugubrious. melancholic. mournful. sad. sore. unhappy. woebegone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leadership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leadership. leadership qualities.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leadership. captainship. captaincy. lead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leadership. lead öncülük. liderlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leadership. being a leader. manuduction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Atalık, babalık, Ar. übüvvet: O adam bana pederlik etmiştir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. deniz çulluğu, zool. Crocethia alba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Konsolosluk, konsolos sıfatı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nazik büyümüş kimse; yeni çıkmış geyik boynuzu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir ucunda bir başı, bir topu, bir yuvarlağı olan: Toplu iğne, toplu çadır. 2. Toplanmış, muntazam, dağınık ve perişan olmayan: Derli toplu kadın, toplu daire. 3. Eteklerini toplayıp ceketini ilikleyerek terbiyeli duran, terbiyeli: Toplu çocuk, toplu tavır. 4. Semiz: Kendisini bu defa toplu gördüm. Toplu iğne = Bir şey iliştirmeye mahsus küçük başlı iğne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collective. whole. concerted. corporate. roundabout. holo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aggregate. collective. fleshy. together. wholesale. collected. gathered. neat. tidy. global. overall. buxom. plump. rotund. having a knob/round head. having a knob. compact.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

batch. collective. collected. assembled. neat. tidy. plump. comprehensive. cumulative. grouped. joint. integrated. knobbed. gross. brief. funneled. general. abstract. ball headed (pin. concentrated. aggregated. corporate. fleshy. global.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contributed work.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mass housing. public housing. cooperative apartment house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collective agreement. trade agreement. collective bargaining. collection agreement. collection bargaining agreement. collective contract. joint agreement. labo u r agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

public transportation. collective transport. bulk transport. mass transit. mass transportation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bulk transportation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

as a whole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

as a group.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir arada bulunan şeylerin tamamı. 2. Vasıfları bakımından bir bütün meydana getiren ve bir arada bulunan canlıların bütünü, cemiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

group. crowd. party. company. society. community. colony. troop. army. cohort. corps. coterie. ensemble. gathering. herd. hive. knot. push. set.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assembly. band. brotherhood. community. congregation. crop. crowd. group. society.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

community. assemblage. collectivity. the community. corps. ensemble. gathering. group. society.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Topluluk, cemiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

society. the community. socio-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

society. the community. socio-. community.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

community. society. social group. world.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

riot police.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Sosyoloji.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social scientist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sociologist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Sosyalizm. (bk.) Sosyalizm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socialism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become a society. to become a social group.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social. communal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

common. communal. social. social sosyal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social. societal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir yapıtın içinde gerçekleştirildiği sosyal veya tarihsel ortam. Tüm sanatçılar etkileşim içinde oldukları değerleri ve gelenekleri olan sosyal çevrelerde çalışırlar. Bir sanat yapıtının içinde gerçekleştirildiği koşullar üzerine düşünmek üç açıdan önemlidir. İlki , onu gerçekleştiren sanatçı veya içinde yaratıldığı kültür hakkında bilgi edinmemizi sağlamasıdır. İkinci olarak, gözden kaçırmamamız gereken bir nokta, bir yapıta baktığımızda veya ondan bir şeyler öğrendiğimizde; bunların içinde yaşadığımız zaman, deneyimlerimiz ve inançlarımız nedeniyle önyargılı olabileceğinin bilincine varmaktır. Bizim yorumumuz, resmin yaratıldığı devirdeki yorumdan oldukça farklı olabilir. Üçüncü olarak, bir yapıtın bir kitapta yer alan imgesinin, gerçekleştirildiği yapı içerisinde olduğundan da halkın izlemesi için konduğu müzeden de farklı algılanacağıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social balance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social structure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social assistance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

socialization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to socialize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-lay, -lain, -lying) altında olmak; temelini teşkil etmek; daha evvel mevcut olmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. altını çizmek; önemini belirtmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ast., madun, mevkice daha aşağı kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by