Ders Kitabı ne demek? | Ders Kitabı anlamı nedir? | Ders Kitabı

Ders Kitabı anlamı nedir?

Ders Kitabı ne demek?

Ders Kitabı anlamı nedir?

Ders Kitabı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ders kitabi

Türkçe - İngilizce Sözlük

school book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

textbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instruction book. schoolbook. textbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sorry. excuse me. i'm sorry. i beg your pardon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pardon me! excuse me! sorry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ünlem, (Al). Allaha ısmarladlk; güle güle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coloring book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pocketbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pocket volume. pocketbook. pocket book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (c. dürûs). Bir ilim tahsili için bir programa göre öğrencilere verilen bilgi: Ders almak, ders vermek, ders görmek, derse çalışmak, mec. Öğretme, telkin: Bu dersi sana kim verdiî Kendisine ders vermişlerdir. İyi bir deri varmak = Tenbih ve şiddetli ihtarda bulunmak. Dars-i-Am = Eskiden müderrislerin büyük camilerde, müracaat eden talebeye verdikleri ders. Ders-i-lm hocaları = Böyle ders veren müderrisler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lesson. lecture. class. morals. subject. object lesson. example. teaching. training.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lesson. lecture. class. morals. subject. object lesson. example. teaching. training. period.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

class. course. lesson. warning. example. subject.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extracurricular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

school book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

textbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instruction book. schoolbook. textbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

timetable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lecture. teach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to give a course of lectures. to give lessons. to hold a course. to give lectures. deliver a course of lectures. instruct. lecture. school. teach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F., A. ders, Fars. hândan = okumak). Ders okuyan, talebe: Filân hocaya ders-hân oldular (aynı mânâda olan «sebk-hân» daha çok kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [در سعادت] İstanbul.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [درسخوان] öğrenci. deruhde edilmek üste alınmak, görev bilinmek. deruhde etmek üstüne almak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., A. ders, F. hâne = ev, yer, mahal). Ders yeri, ders vermeye mahsus salon: Bu mektebin dershaneleri dardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classroom derslik. sınıf. private teaching institution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

private establishment preparing students for various exams. schoolroom. classroom. form room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. Imen.) (mü. derslyye). Derse ait, dersle ilgili, (bk.) Derslyye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(DERS-İ AM) (I. A.). Camilerde umuma verilen din dersi ve bu dersi veren hoca.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ders yılı, öğretim yılı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Musikide kulağa kötü gelen ses dizisi. Ar. mütenâfir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Musikide bir ses dizisinin kulağa kötü gelmesi. Ar. Tenâfür.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classroom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

classroom. schoolroom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). - Hepsi, kamilen, baştan başa hep. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yol üzerındekı köprüden geçen demıryolu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

companion. handbook. manual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handbook.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., bayt. at cinsinden hayvanlara mahsus nezle gibi fakat çok tehlikeli bir hastalık, sakağı, ruam. glandered s. bu hastalığa tutulan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Acısız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. kitâbiyye). 1. Kitaba ait, bir kitapda yazılı olan. 2. Kutsal kitaplardan birine tâbî olan. 3. Önemli birinin kitaplarını idareye memur adam, kitapçı, Osm. hâfız-ı kütüb. Kltâbî-İ hazret-i şehriyâri = Padişahın başkitapçısı. Ser-kitâbi = Kitapçıbaşı. 4. Hind ve Şam’ın eski bir cins nakışlı kumaşı: Hind kitâbîsi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bookish. book learned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(KİTABİYYAT) (i.). Bibliyografi, bibliyografya, kitap bilgisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Ağaçların iç kabuğu, kâğıt yapılan öz.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. atlarda dizin iç taraflnda meydana gelen çatlak veya yara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-stood) yanlış anlamak, ters anlamak. misunder standing i. yanlış anlama; anlaşmazlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reading book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F. sosyoloji). Soyda temel olarak babayı alan cemiyetin hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patriarchal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [پدرشاهی] ataerkil.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patriarchy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dümen anası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

optional subject.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(SEVK-I TABİİ) (i. F.). bk Sevk.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şimşekli yıldırımlı fırtına.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yıldırım çarpmış, yıldırım vurmuş; büyük hayrete düşmüş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. (önemini belirtmek için) altına çizgi çizmek; üstünde durmak; i. bir kelimenin altına çizilmiş çizgi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. denizaltında olan, denizaltı; denizaltında kullanılmaya elverişli; z. denizaltında.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bakan muavini, bakan muşaviri, müsteşar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-sold) fiyat kırarak satmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iç gömleği, fanila.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-shot) hedefe isabet ettirememek, hedefe erişememek; uçağı normal inişinden önce piste temas ettirerek tekrar havalandırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. alt dişleri çıkıntılı olan; suyu altından akarak işletilen (su dolabı).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. alt taraf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. altında imza bulunan. the undersigned imza sahibi, imza sahipleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. normalden daha küçük, cılız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iç etekliği; astar veya duble.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dingile alttan bağlı (şasi makasları).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir şarkı ile söylenen ikinci derecedeki nağme; gizli mana.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-stood) anlamak; kestirmek; öğrenmek; kavramak, bilmek; haberdar olmak; mana vermek; şart kabul etmek; farz etmek; tahmin etmek; anlayışlı olmak; hemfikir olmak, hisleri paylaşmak. It is understood that... Koşulan şartlara göre... give one to unde

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. anlaşılır, anlaşılması mümkün, kavranılır. understandebly z. anlaşılır şekilde; mazereti kabul edilir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. anlayış, kavrayış; kafa, zekâ; fikir; söz kesme; anlaşma; anlaşmazlığın halledilmesi; s. akıllı, anlayışlı. understandingly z. anlayışla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. olduğundan eksik veya hafif göstermek. understatement bir şeyi olduğundan hafif gösteren ifade.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. farz edilmiş; söylenmeden anlaşılan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. başka aktörün rolunü almaya hazır olan aktör, yardımcı aktör; f. başka aktörün yerini alabilmek için onun rolünü ezberlemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. ters yöne; batıdan doğuya; soldan sağa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by