Deste-seng ne demek? | Deste-seng anlamı nedir? | Deste-seng

Deste-seng anlamı nedir?

Deste-seng ne demek?

Deste-seng anlamı nedir?

Deste-seng | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: deste seng

Türkçe Sözlük

(i. F.). Boya vesaire ezmeye mahsus yuvarlak ve sert taş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. aslı: bezistân, kullanılanı: Bedesten). Kıymetli kumaşlar, silâhlar ve mücevherler vesaire alışverişine mahsus örtülü ve mahfuz çarşı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

covered bazaar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

market where antiques. objets d'arts. jewelry etc. are sold. vaulted and fireproof part of a bazaar where valuable goods are kept.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Değerli eşyanın satıldığı kapalı çarşı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. El, tutam, bağ, demet: Bir deste çiçek, bir deste kaşık. 2. Sap, kabza: Hançer, bıçak destesi. 3. Havan eli. 4. (denizcilik) Gemi demir attığı zaman salıp zincirin üzerine binmesi ki, zincirin çok gerilmesine sebep olur: Deste etmek. Deste more.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bunch. bouquet. sheaf. bundle. deck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

book. bunch. bundle. wad. bouquet. packet. package. pack. deck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دسته] grup. 2.demet. 3.kulp.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Demet, tutam, takım. 2.Kabza, tutacak y(Erkek İsmi) 3.On yapraklık altın varak defteri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Boya vesaire ezmeye mahsus yuvarlak ve sert taş.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gül demeti, destesi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Musikide süs notalarınden biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir duvar ve binayı yahut bir ağacı durdurup takviye etmek için vurulan dayak: Destek vurmak, destekle tutmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auxiliary. backup. supporting. support. stand-by. brace. prop. rest. underlay. upholder. buttress. backing. backup. aid. supporter. friend. anchorage. assistance. bolster. booster. bracer. bracket. contribution. cooperation. corbel. countenance. crut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aid. assistance. auspices. backing. boost. brace. bracket. buttress. comfort. console. cooperate. countenance. favour. pier. promotion. prop. reinforcement. rest. shore. shoulder. stand. strut. support. truss. beam. reinforcements. help. helper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

support. backing. crutch. plank. prop. reinforcement. stanchion. stay. strut. truss. stand. base. pedestal. stock. poppet. rest. backstay. outrigger. cleat. stay-by. skid. bolster. strutting. holdfast. staff. counterfront. angle tie. abutment. aid and com

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. biyoloji). Başka dokulara destek olan doku.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

back. further.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boost. brace. nourish. sustain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

backer. booster. buttress. follower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supporting. bracing. boost. corroboration. logrolling. pump priming. strutting. sustentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

support. supporting. backing. truss. propping. shoring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Destek vurarak sağlamlaştırmak. 2. Bir kimseye, bir işte yardımcı olmak, kolaylık sağlamak, desteklemek, arka çıkmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

give a leg up. give countenance to. keep smb. in countenance. lend countenance to. encourage. support. brace. prop. shore. stand by. buttress. back up. strengthen. advocate. assist. bear out. bear smb. out. bolster. bolster up. buoy. champion. counte.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assist. brace. buoy. buttress. carry. champion. cheer. countenance. endorse. favour. found. nourish. prop. shore. strengthen. subsidize. support. uphold. to prop up. to shore up. to support. to back up. to countenance. to uphold. to champion. to endorse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

support. to support. to prop up. to bolster. to bolster up. to boost. to back. reinforce. to skid. to truss. to sustain. to second. to assist. back up. build up. buttress. to lend countdown to sb. countenance. espouse. prop. pull for. root for. sell short

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stay up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be supported. to be propped up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supported. propped up. upborne.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unsupported.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unbacked. unsupported.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to tie in sheaves. bundle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı Farsça dest-ere = el bıçkısı. Türkçe söylenişi: testere). El bıçkısı. El ile kullanılan küçük bıçkı. Zemin testeresi = Yuvarlak kesmeye mahsus testere. Kıl testeresi = İnce tahtadan oyma çıkarmak için ufak bıçkı. Testere balığı = Uzun burunlu bir cins balık. (bk.) Testere.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دستره] testere, bıçkı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). ilgisini kesmek, bağlantısını kesmek, affetmek, salıvermek, serbest bırakmak; (ask). düşman kuvvetlerinden uzaklaşmak. disengaged (s). serbest, boş, tutulmamış. disengagement (i). ilgiyi kesme; salıverme, serbest bırakma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Canlı, dipdiri, renkleriyle yeni açan güzel gül.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Fersah, (bk.) Fersah.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ginseng.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A plant of the genus Aralia, the root of which is highly valued as a medicine among the Chinese.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Chinese plant has become so rare that the American has largely taken its place, and its root is now an article of export from America to China.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The root, when dry, is of a yellowish white color, with a sweetness in the taste somewhat resembling that of licorice, combined with a slight aromatic bitterness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Chinese herb with palmately compound leaves and small greenish flowers and forked aromatic roots believed to have medicinal powers aromatic root of ginseng plants.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Extract of ginseng root Demulcent, anti-irritant, soothing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Chinese name for this sweet licorice-flavored root means 'human-shaped root ' Often used in teas, ginseng has been credited over the centuries for being everything from a restorative to an aphrodisiac.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An herb , The most costly root, ginseng is a low-growing, shade-loving perennial herb of the Araliaceae family It is cultivated in China, Japan, Korea and Russia and can be taken in capsule form or as a tea The United States can also cultivate this root.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A herb taken to boost energy. aromatic root of ginseng plants.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Chinese herb with palmately compound leaves and small greenish flowers and forked aromatic roots believed to have medicinal powers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sinseng; Çin'de ilâç yapımında çok kullanılan bir çeşit kök. gipsy bak. gypsy.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. F.). 1. Gül demeti. 2. mec. Şiir ve biografl mecmuası: Güldeste-i şuarâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anthology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anthology seçki. antoloji.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Güldemeti, çiçek destesi. - Türk müziğinde mürekkeb makamlardan.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گلدسته] çiçek demeti.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(çalapa): Guttiferae familyasından Antil adalarında yetişen bir ağaçtır. Kabuklarından reçine elde edilir. Kullanıldığı yerler: Müshildir. Kabızlığı giderir. İdrar söktürür. Safra akışını düzenler. Sıtma, frengi, kulunç, sarılık, mafsal ağrıları ve baş ağrılarında kullanılır. Bağırsaklarında hastalık olanlar kullanmamalıdır.

Şifalı Bitki by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. haber götüren kimse, ulak; kurye.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) (musiki). Türk musikisinde 2 hâneli ağır aksak semâİ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F. T.) (musiki). Türk musikisinde 2 hâneli sengîn semâİ.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yolcu, seyyah gezmen. passengermile i. yolcu başına bir mil hesabı ile yapılan mesafe ölçüsü. passenger pigeon nesli tükenmiş bir yaban güvercini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Taş, Ar. hacer. Seng-I hârâ = Mermer taşı. Seng-i ibret = Topkapı sarayının orta kapısında, üzerine öldürülenlerin kesik başlarının konduğu taş, ibret taşı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Haydut eşkıyâ. 2. Neş’eli, kıvrak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سنگ] taş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). mec. Taş yürekli, merhametsiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Taş parçası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Taşlayarak öldürme, Ar. recm. 2. Taşlık, taşı çok yer.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سنگ دل] taş yürekli, acımasız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سنگ دلانه] acımasızca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(f.t.i.) (Erkek İsmi) - İyi yürekli, hoş sohbet kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Taştan. Dil-1 sengin = Taştan yürek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ سنگين] ağır. 2.taştan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Taşlık yer.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سنگلاخ] taşlık arazi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [سنگ تراش] taş ustası.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Sen gülsün, gül gibi güzelsin.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(f.t.i.) (Kadın İsmi) - Gülün en güzel hali.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(f.t.i.) (Kadın İsmi) - Sevinçli, ferah gün.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kenara çekilmek; yan çizmek, sorumluluktan kaçınmak; bertaraf etmek; uzatmak, sallantıda bırakmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

İki adet PCI Express ekran kartını aynı anda çalıştırabiliyor.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Birçenekl ilerden, bir bitki familyası. Örnek bitkisi süsendir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ترس انگيز] korkunç, korku salan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dilatory. indolent. lazy. slothful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indolent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indolent. slow coach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üşenen, tenbel.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

PC Card’ın, işlemci ya da ana bellekten geçmeden doğrudan grafik kartına video verileri göndermesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

PC Card’ın, işlemci ya da ana bellekten geçmeden doğrudan grafik kartına video verileri göndermesini sağlar.

Teknolojik Terim by