Devekuşları Niçin Başlarını Kuma Gömerler? ne demek? | Devekuşları Niçin Başlarını Kuma Gömerler? anlamı nedir? | Devekuşları Niçin Başlarını Kuma Gömerler?

Devekuşları Niçin Başlarını Kuma Gömerler? anlamı nedir?

Devekuşları Niçin Başlarını Kuma Gömerler? ne demek?

Devekuşları Niçin Başlarını Kuma Gömerler? anlamı nedir?

| Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: devekuslari baslarini kuma gomerler

Genel Bilgi

Bu inanç ve görüşün nereden kaynaklandığı bilinmiyor. Güya devekuşu başını kuma gömünce düşmanlarını ve gelecek tehlikeyi görmez, onun için de rahatlarmış. Güney Afrika’da 80 sene boyunca yapılan gözlemlerde böyle bir olay görülmemiştir. Hiçbir devekuşu kafasını kuma gömmeye teşebbüs etmemiştir. Zaten bunu yaparlarsa boğulacakları da kesin.

Her ne kadar beyinleri gözlerinden küçük olsa da, kuş dünyasının en akıllılarından olmasalar da, devekuşları kendilerini gizlemek için başlarını kuma gömecek kadar da aptal değillerdir. Bu görüntünün asıl nedeni devekuşu yavrularının yırtıcı hayvanlarım saldırılarına karşı açık ve korumasız olmalarıdır. Onlar yetişkin devekuşları gibi hızlı koşup kaçamazlar. Bir tehlikeyi sezdiklerinde aniden kendilerini bulundukları yere bırakarak, hareketsiz kalıp çevreye uyum sağlayarak düşmanlarının dikkatlerinden kaçtıklarını ümit ederler.

Anne devekuşları bazen bütün vücutlarını, kanallarını da açarak toprak üzerine yatırırlar ve yavrularını güneşin kavurucu etkisinden korumaya çalışırlar. Ayrıca devekuşlarının dinlenirken boyun kaslarını rahatlatmak için veya çok sık olmasa da uyurken bazen bu pozisyonu aldıkları biliniyor. Hatta bir görüşe göre, bu pozisyonda kafalarını yere dayayıp düşmanlarının ayak seslerini dinledikleri de ileri sürülüyor.

Daha yumurtadan çıkar çıkmaz erişkin bir tavuk büyüklüğünde olan devekuşu yavrularının uzun boyunları genellikle bej rengindedir ve üzerlerinde siyah çizgiler vardır. Bu renklerle ot renkleri ve gölgeleri karışarak iyi bir kamuflaj imkanı sağlar. Bu durumda otların aralarına başlarını soktuklarında vücutları görünürken boyun ve baş kısımları görülmez. Görülmeyen başın kuma gömülmüş gibi insanlar tarafından algılanmasının nedenlerinden biri de bu olabilir.

Bu tip uçamayan büyük kuşların başlarını kuma gömme gibi aptalca bir savunma sistemine zaten ihtiyaçları yoktur. İşitme ve görme duyuları son derecede iyidir. Boylarının da avantajı ile çevreyi çok iyi gözleyebilirler. Düşmanı diğer av adaylarından önce sezebilirler.

Üç metrelik boylarına ve 100 - 150 kilogramlık ağırlıklarına rağmen saatte 50 kilometre hızla koşabilirler. Köşeye sıkıştıklarında ise kolay teslim olmazlar. Çok seri ve kuvvetli tekme atabilirler, uzun boyunları sayesinde düşmanı yaklaştırmadan mücadele edebilirler.


Genel Bilgi by

Teknolojik Terim

Uzaktan kumanda sinyalleri alıcıya iletmenin yanı sıra, alıcıdan menüler, RDS bilgisi gibi bilgileri de alır. Bunlar uzaktan kumandanın LCD ekranında görüntülenir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(A.), ikinizden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i T. Fr). Başkomutan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supreme commander.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supreme command.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

19. yüzyılın sonra İstanbul’un belediye reislerinden Hüseyin Bey, kahvede iskambil oynamaya giden bir seyyar ekmekçiyi cezalandırmak için atının yerine bağlattı. Seyyar sırtındaki ekmek küfeleriyle bekledi.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(f.) (kuş) Gaga ile vurmak, gagalamak.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bu inanç ve görüşün nereden kaynaklandığı bilinmiyor. Güya devekuşu başını kuma gömünce düşmanlarını ve gelecek tehlikeyi görmez, onun için de rahatlarmış. Güney Afrika’da 80 sene boyunca yapılan gözlemlerde böyle bir olay görülmemiştir. Hiçbir devekuşu kafasını kuma gömmeye teşebbüs etmemiştir. Zaten bunu yaparlarsa boğulacakları da kesin.

Her ne kadar beyinleri gözlerinden küçük olsa da, kuş dünyasının en akıllılarından olmasalar da, devekuşları kendilerini gizlemek için başlarını kuma gömecek kadar da aptal değillerdir. Bu görüntünün asıl nedeni devekuşu yavrularının yırtıcı hayvanlarım saldırılarına karşı açık ve korumasız olmalarıdır. Onlar yetişkin devekuşları gibi hızlı koşup kaçamazlar. Bir tehlikeyi sezdiklerinde aniden kendilerini bulundukları yere bırakarak, hareketsiz kalıp çevreye uyum sağlayarak düşmanlarının dikkatlerinden kaçtıklarını ümit ederler.

Anne devekuşları bazen bütün vücutlarını, kanallarını da açarak toprak üzerine yatırırlar ve yavrularını güneşin kavurucu etkisinden korumaya çalışırlar. Ayrıca devekuşlarının dinlenirken boyun kaslarını rahatlatmak için veya çok sık olmasa da uyurken bazen bu pozisyonu aldıkları biliniyor. Hatta bir görüşe göre, bu pozisyonda kafalarını yere dayayıp düşmanlarının ayak seslerini dinledikleri de ileri sürülüyor.

Daha yumurtadan çıkar çıkmaz erişkin bir tavuk büyüklüğünde olan devekuşu yavrularının uzun boyunları genellikle bej rengindedir ve üzerlerinde siyah çizgiler vardır. Bu renklerle ot renkleri ve gölgeleri karışarak iyi bir kamuflaj imkanı sağlar. Bu durumda otların aralarına başlarını soktuklarında vücutları görünürken boyun ve baş kısımları görülmez. Görülmeyen başın kuma gömülmüş gibi insanlar tarafından algılanmasının nedenlerinden biri de bu olabilir.

Bu tip uçamayan büyük kuşların başlarını kuma gömme gibi aptalca bir savunma sistemine zaten ihtiyaçları yoktur. İşitme ve görme duyuları son derecede iyidir. Boylarının da avantajı ile çevreyi çok iyi gözleyebilirler. Düşmanı diğer av adaylarından önce sezebilirler.

Üç metrelik boylarına ve 100 - 150 kilogramlık ağırlıklarına rağmen saatte 50 kilometre hızla koşabilirler. Köşeye sıkıştıklarında ise kolay teslim olmazlar. Çok seri ve kuvvetli tekme atabilirler, uzun boyunları sayesinde düşmanı yaklaştırmadan mücadele edebilirler.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to read between the lines. to peruse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dokumak işi, dokumak suretiyle yapılan şey. Ar. nesc: Dokuması sık bez. 2. Boyalı pamuk ipliğinden dokunmuş yatak kılıfı ve minder örtüsü yapımında kullanılan bez: Yerli dokuma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

textile. woven. knitted. weaving. contexture. textiles. weaving. soft goods. webbing. fabric. piece goods. textile. weave. web. woof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fabric. textile. texture. weave. web. weaving. woven.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

textile. weaving. cotton cloth. woven. hosiery. web.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Dokumacılık yapan kimse.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weaver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weaver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Kumaş dokuma işi veya dokuma ticareti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

textile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

textile industry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. ipliklerin bir takımını tezgâhta arış, bir takımını argaç yapıp bez ve kumaş vesaire yapmak. Osm. nescetmek: Bu bezi nerede dokurlar? Çuha, ipekli, hasır dokumak. 2. Silkmek: Ağaç dokumak. İnce eleyip, sık dokumak = Çok tahkik etmek, lüzumsuz yere çok araştırmak. Mekik dokumak = mec. Bir iş için çok gidip, gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weave. to weave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to weave.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. document

belge

Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

document.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

document.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. documentation

belgeleme

Bir çalışma için gerekli belgeleri arama ve sağlama, belgelere dayandırma.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

documentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

documentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. documentaire

belgesel

Belge niteliği taşıyan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

documentary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bir resme, bir karikatüre bakarız ama bir yazıyı okuruz. Aslında ikisi arasında bir fark yoktur. Gözümüz şekilleri görür, beyin de değerlendirir. Ancak okumayı öğrenmeye başladığımızdan beri edindiğimiz ve hemen herkeste bulunduğu için farkına varamadığımız bazı alışkanlıklar nedeni ile okuma hızımız, insanın sahip olduğu kapasiteye göre hayli yavaştır.

İnsanlar sadece göz ve beyin arasında olması gereken okuma işleminin arasına bazı lüzumsuz alışkanlıklar katarlar. Kimi duyulacak şekilde (özellikle çocuklar) sesli okur, kiminin okurken dudakları kıpırdar, kimileri ise yazıyı içinden kelime kelime okur.

Bütün bu kötü alışkanlıklar okuma süresince ekstra bir güç sarfettirdiğinden okurken çabucak yorulmaya da sebep olurlar. Halbuki okuma sırasında ağız, dil, dudak, damak ve gırtlak gibi organların çalışmalarına hiç gerek yoktur.

Yavaş okumamızın birinci nedeni gözümüzün görme alanını iyi kullanmamamız yani okurken her kelimeye tek tek bakmamızdır. Bu şekilde normal bir satın okumak için gözümüzü 8-12 kere hareket ettirmemiz gerekir. Halbuki gözümüzün bir bakışında birden fazla kelimeyi görebildiğimizden aynı uzunluktaki bir kelimeyi 2-3 göz harekeli ile okumamız mümkündür.

Günümüzün baş döndürücü temposunda yavaş okuyarak zaman kaybetme lüksümüz yoktur, örneğin 400 sayfalık bir kitapta yaklaşık 96 bin kelime vardır. Bu kitabı dakikada 150 kelime okuyan bir kişi 10 saatte, 500 kelime okuyan 3 saatte, bin kelime okuyabilen ise l,5 saatte bitirebilir. Basit fakat disiplinli bir eğitimle kazanılacak zaman muazzamdır.

Okumamızı yavaşlatan en önemli psikolojik etken ise hızlı okursak anlayamayacağımızı zannetmemizdir. Etrafındakilerden sürekli ‘tane tane oku’ veya ‘yüksek sesle oku’ direktiflerini alan bir çocuğun bu alışkanlığı zamanla kökleşmiş hale gelir.

Halbuki dakikada 6 bin kelime okuyarak küçük yaşta üniversiteye giden Mariel Aragon, dakikada 2 bin 500 kelime okuyarak ABD’yi yöneten John Kennedy hızlı okuyarak daha iyi anlamanın mümkün olduğunun kanıtlarıdır.

Süratli okuma teknikleri ise paragraf okumak, sütun okumak, çapraz okumak gibi çeşitlidir. Bunların içinde anlama bakımından sütun okuma en etkin olanıdır. Bu teknikte 3-4 kelimelik dar bir sütunu okuyorsanız, sütunun ortasından bir doğru boyunca sözleri aşağıya doğru kaydırmak yeterlidir. Devamlı bir çalışma sonunda sütunu tamamıyla anladığınızı göreceksiniz.

Daha geniş sütunlarda da yine aynı şekilde ancak her satırda kelimeleri birer atlayarak yani 4-5 kelimelik bir satırda ikinci ve dördüncü kelimeleri okuyarak sütunu taramak yeterli olmaktadır. Gözler diğer kelimelerin resimlerini çekecek ve beyne ileteceklerdir.

Çok fazla kişisel yetenek gerektirmeyen hızlı okuma tekniği ile okumak, konsantrasyonun yanında kültüre ve sürekli egzersiz yapmaya da bağlıdır. Tüm bu koşulları sağlayanlar rahatlıkla dakikada bin kelime okuma seviyesine çıkabilmektedirler.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Köpekler, çevrelerine yakın yerlere, ihtiyaçları olacak yiyecekleri gömerek, besinlerini depolarlar. Bu, insanlar tarafından istifçilik veya besin depolama olarak adlandırılır. Ev hayvanları arasında sadece köpekler, kemiklerini gömmeye eğilimi olan hayvanlardır. Vahşi hayatta yaşayan kurtlar, yakaladıkları küçük avları, daha sonra kullanmak üzere gömerler. Evcil köpekler ise kemiklerini gömdükten sonra onunla ilgilenmez, yani daha sonra çıkarıp, kullanmaz ve unuturlar. Evde yaşayan köpekler de gıdalarını koltuk araları, halı veya elbiselerin altına vs. saklar ve koku yardımıyla tesadüfen bulmazlarsa, unuturlar. Demek oluyor ki, evcil köpekler gömme işlemini besin ihtiyaçlarını garanti altına almak için yapmamaktadırlar. Bu, tamamen vahşi hayattan kalma bir içgüdüdür.

Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. Rumca). (Sesi dolayısıyla verilen İsim). Baykuş cinsi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

owlet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

little owl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok karılı evliliklerde kadının ortağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fellow wife. second wife.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fellow wife in a polygamous household.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). XII. yüzyılda Ukrayna’da yaşamış olan bir Türk boyu.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - XI. yy ile XIV. yy. arasında Güney Rusya bozkırlarında göçebe olarak yaşayan bir Türk boyu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Kuman).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. commande). 1. Askere verilen emir, askeri idare etme, kumandanlık: Bu askere, orduya, bölüğe kim kumanda ediyor? 2. Emir, Amirlik, hüküm: Bu işe kim kumanda ediyor? Bu daire kimin kumandasındadır?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

command. direction. conn. attendance. remote control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

command. control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

command. actuation. control. drive. order. purchase order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. commandant). Bir askerî birliğin baş subayı, Amiri: Ördü, alay, tabur, bölük kumandanı; jandarma kumandanı; başkumandan (Fransızca” da olduğu gibi dilimizde «binbaşı» mânâsında kullanılmaz).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commander. commandant. headman. warlord.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commander komutan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commander. commanding officer. high-ranking officer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir askerî birliğin subaylığı, Amirliği: Ordu, alay, tabur, bölük kumandanlığı; başkumandanlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commandership. command post. command headquarters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. denizcilik). 1. Gemi zahiresi, bir gemi içinde bulunanların beslenmesi için gemiye doldurulan erzak; kumanya memuru. 2. Geminin erzak koymamaya mahsus yeri, kileri. 3. Eskiden piyade kayığının kıçındaki dolapçık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

store. provisions. portable rations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

food taken along to be eaten while traveling. soldier's rations. field rations. commissaries. ship's bill. ship chandler. stores. tons deadweight. viaticum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (aslı: kımâr). Para vesaire karşılığında oynanılan oyun: Kumar oynamak; kumarda kaybetmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gamble. gambling. play. gaming. hazard. game of hazard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gamble. play. gambling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gambling. gaming. speculation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قمار] kumar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gamble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to gamble. to play.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Kumarbazlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ Ar. kımâr = oyun, Fars. bâhten = oynamak). Kumar oynayan: O, kumarbazın biridir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gambler. player. gamester. plunger. spieler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gambler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aleator. gambler. common gambler. punter. sport. sporting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Para vesaire karşılığında oyun oynama alışkanlığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

addiction to gambling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kumarbaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kumarbazlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İçinde kumar oynanılan yer: Orası Adetâ kumarhanedir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

casino. gaming house. disorderly house. hell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

casino. gambling house. gaming house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

casino. gaming house. gambling house.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. akmişe). 1. İpekten veya yün, keten vesaireden ağır dokuma: Avrupa, Şam, Hind kumaşı (Arapça’ da her çeşit dokuma için kullanılır). 2. Giyeceklerin dokunduğu dokuma cinsi: Bu ceketin biçimi güzel, ama kumaşı pek iyi değil; siz kumeşına bakmayın. 3. mec. Her şeyin aslı, mayası, içyüzü: Kumaşı aşağı adam; onun ne kumaş olduğunu siz bilmezsiniz. mec. Hindkumaşı = Ele geçmez şey, ganimet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fabric. materials. cloth. material. stuff. contexture. drape. woof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cloth. drapery. fabric. material.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cloth. fabric. material.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قماش] kumaş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clothier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

draper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wool l en drapery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bir kot pantolon aldığımızda hemen paçalarını boyumuza göre bastırıp giymek isteriz. Ama daha sonra daha ilk yıkamada kumaşın boyu ne kadar çeker endişesini yaşarız. Çünkü pantolonun boyunu tekrar uzatmak artık mümkün değildir. O halde kumaşlar yıkanınca niçin çekiyorlar? Islandıklarında mı çekiyorlar yoksa kururken mi? Pantolonun boyunu ayarlamadan önce kaç kere ıslatmalıyız? Sıcak suda mı daha çok çekerler, soğuk suda mı?

Yünlü kumaşların veya giysilerin ıslanınca çekme olayı biraz karışıktır, çünkü nem ve ısı şartları liflerin sadece boylarını değil çaplarını da değiştirirler. Ham iplik, kot kumaşı olmak üzere dokunurken dayanıklılığını arttırmak için tabii boylarındaki liflere bükümler, yani bir çeşit düğümler ilave edilir. Kumaş ıslanınca yün lifleri şişerler. Liflerin bu genişlemesi ipliklerdeki bükümler arasındaki açıya da tesir eder ve iplerin boylarının kısalmasına neden olur.

Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden boyunun az bir miktar uzaması gerekir ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır.

Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama ve sabun -ki burada lifler arasında yağlayıcı görevi görür- hepsi birden kumaşın çekmesini kolaylaştırırlar. Kumaş birkaç kere yıkandıktan sonra ölçüleri dengeye ulaşır ve bundan sonra ne kadar yıkanırsa yıkansın boyca kısalmaz.

Kumaşın çekme miktarı ipliklerin boyutlarına, miktarlarına, dokunma şekillerine, kıvrımlarına ve kumaşın geçmişine bağlıdır. Bazen kumaşa giysi olarak dikilmeden önce özel bir çekme işlemi uygulanır. Bu durumda kumaş ilerde yüzde birden fazla çekmez.

Çarşıdan alınan kot pantolonların boylarından emin olmak için, paçaları bastırılmadan önce sıcak, sabunlu suda kuvvetlice yıkanmaları, sonra soğuk suyla durulanarak makinede kurutulmaları ve bu çevrimin üç kere tekrarı tavsiye ediliyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bir kot pantolon aldığımızda hemen paçalarını boyumuza göre bastırıp giymek isteriz. Ama daha sonra daha ilk yıkamada kumaşın boyu ne kadar çeker endişesini yaşarız. Çünkü pantolonun boyunu tekrar uzatmak artık mümkün değildir. O halde kumaşlar yıkanınca niçin çekiyorlar? Islandıklarında mı çekiyorlar yoksa kururken mi? Pantolonun boyunu ayarlamadan önce kaç kere ıslatmalıyız? Sıcak suda mı daha çok çekerler, soğuk suda mı?

Yünlü kumaşların veya giysilerin ıslanınca çekme olayı biraz karışıktır, çünkü nem ve ısı şartları liflerin sadece boylarını değil çaplarını da değiştirirler. Ham iplik, kot kumaşı olmak üzere dokunurken dayanıklılığını arttırmak için tabii boylarındaki liflere bükümler, yani bir çeşit düğümler ilave edilir. Kumaş ıslanınca yün lifleri şişerler. Liflerin bu genişlemesi ipliklerdeki bükümler arasındaki açıya da tesir eder ve iplerin boylarının kısalmasına neden olur.

Aslında kumaş ıslanınca lifler şişliğinden boyunun az bir miktar uzaması gerekir ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır.

Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama ve sabun -ki burada lifler arasında yağlayıcı görevi görür- hepsi birden kumaşın çekmesini kolaylaştırır. Kumaş birkaç kere yıkandıktan sonra ölçüleri dengeye ulaşır ve bundan sonra ne kadar yıkanırsa yıkansın boyca kısalmaz. Kumaşın çekme miktarı ipliklerin boyutlarına, miktarlarına, dokunma şekillerine, kıvrımlarına ve kumaşın geçmişine bağlıdır. Bazen kumaşa giysi olarak dikilmeden önce özel bir çekme işlemi uygulanır. Bu durumda kumaş ilerde yüzde birden fazla çekmez.

Çarşıdan alınan kot pantolonların boylarından emin olmak için, paçaları bastırılmadan önce sıcak, sabunlu suda kuvvetlice yıkanmaları, sonra soğuk suyla durulanarak makinede kurutulmaları ve bu çevrimin üç kere tekrarı tavsiye ediliyor.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.) (Ar. «kımkım» dan). Her tarafı yuvarlak testi ve mürekkep şişesi vs. mec. Fitna kumkuması = Fesatçı, çok dedikoducu, ara bozucu.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Yerel Uygulama Kontrol Veri Yolunu kullanarak cihazla iletişim kuran bir uzaktan kumanda. Ev video kaydedicileriyle, bir oynatıcıyla birlikte senkronize düzenleme olanağı sağlayan değiştirilebilir kumanda işlevleri sunar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

challenge. dare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

challenge. dare. defiance. stump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Okumak işi: Okuması, yazması yoktur, (bk.) Okumak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reading.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

read. reading. study.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reading. schooling. study.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reading book.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

literacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

analphabet. illiterate. unlearned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

word blindness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yazılmış bir şeyi gözden geçirip sesli veya sessiz kıraat etmek, okumak: Kitap, mektup, gazete okumak. 2. Öğrenmek, tahsil etmek: İngilizce okuyor, gençliğinde bir şey okumamış. 3. Terennüm ve tegannî etmek: Filân güzel okuyor. 4. Davet etmek, çağırmak: Kadınlar düğüne okumaya gittiler. 5. Dua okuyup üflemek, üfürükçülük etmek. Rahmet okumak = Rahmet temennî etmek Meydan okumak = Yarışmaya davet etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

read. study. peruse. announce.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

read. say. study. to read. to study. to sing. to say. to decipher. to understand. learn. to chant. sing. to recite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

read. to read. to be able to read. to study. to attend school. to sing. to recite. to decipher. to swear at. to be read. to be recited. to be sang.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

silent reading.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

İki tuş takımına sahip bir kızılötesi uzaktan kumanda. 1. Yüz, yalnızca günlük kullanım için ana düğmelere sahiptir; 2. Yüz ise TV’nin, video kaydedicinin ya da Lazer Disk oynatıcının tam kontrolü için gerekli tüm işlevlere sahiptir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Evin her yerinde tam özgürlük için, TV’nizi, ses sisteminizi ve diğer cihazlarınızı kumandayı kızılötesi alıcıya doğrultmaya gerek olmadan çalıştırın

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remote control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remote controlled. remote guided. wireless- controlled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by