Devlet-i Aliyye ne demek? | Devlet-i Aliyye anlamı nedir? | Devlet-i Aliyye

Devlet-i Aliyye anlamı nedir?

Devlet-i Aliyye ne demek?

Devlet-i Aliyye anlamı nedir?

Devlet-i Aliyye | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: devlet aliyye

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Osmanlı İmparatorluğu.

Türkçe Sözlük by

Ülke

(The United States of America) Coğrafi Verileri

Konum: Kuzey Amerika’da, Kuzey Atlas Okyanusu ve Kuzey Pasifik Okyanusu kıyısında, Kanada ile Meksika arasında yer alır.

Coğrafi konumu: 38 00 Kuzey enlemi, 97 00 Batı boylamı.

Haritadaki konumu: Kuzey Amerika.

Yüzölçümü: 9,631,420 km².

Sınırları: toplam: 12,248 km.

Sınır komşuları: Kanada 8,893 km (2,477 km Alaska dahil) Küba 29 km, Meksika 3,326 km.

Sahil şeridi: 19,924 km.

İklimi: Çoğunlukla ılıman, Hawaii ve Florida’da tropikal, Alaska’da arktik, Mississippi Nehri kıyısında yarı bozkır, güneybatıda çorak iklim görülür.

Arazi yapısı: Geniş merkez ovası, batıda dağlar, doğuda tepelikler ve alçak dağlar, Alaska’da engebeli dağlar ve geniş nehir vadileri, Hawaii’de engebeli, volkanik arazi.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Death Valley -86 m.

en yüksek noktası: McKinley Dağı 6,194 m.

Doğal kaynakları: Kömür, bakır, kurşun, molibden, fosfat, uranyum, boksit, altın, demir, cıva, nikel, potas, gümüş, tungsten, çinko, petrol, doğal gaz, kereste.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %18.

daimi ekinler: %0.

Otlaklar: %25.

Ormanlık arazi: %30.

Diğer: %27 (2005 verileri).

Sulanan arazi: 223,850 km² (2005 verileri).

Doğal afetler: Volkanlar, depremler, kasırgalar, toprak kaymaları, tsunami.

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 298,444,215 (Temmuz 2006 verileri).

Nüfus artış oranı: %0.91 (2006 verileri).

Mülteci oranı: 3.18 mülteci/1,000 nüfus (2006 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 6.43 ölüm/1,000 doğan bebek (2006 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 77.85 yıl.

Erkeklerde: 75.02 yıl.

Kadınlarda: 80.82 yıl (2006 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 2.09 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.6 (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalığı olan insan sayısı: 950,000 (2003 verileri).

HIV/AIDS - hastalıklarından ölenlerin sayısı: 14,000 (2003 verileri).

Ulus: Amerikalı.

Nüfusun etnik dağılımı: beyaz %81.7, zenci %12.9, Asyalı %4.2, Kızılderili %1, Hawai ve diğer Pasifik Ada yerlileri %0.2 (2003).

Din: Protestan %52, Roma Katolikleri %24, Musevi %1, diğer %12, inançsız %10 (2002).

Diller: İngilizce, İspanyolca.

Okur yazar oranı: 15 yaş ve üzeri için veriler.

Toplam nüfusta: %99.

erkekler: %99.

kadınlar: %99 (2003 verileri).

Yönetimi

Ülke adı: Resmi adı: Amerika Birleşik Devletleri.

kısaltma: US yada USA (ing.), ABD (tr).

ingilizce: United States.

Yönetim biçimi: Federal Cumhuriyet.

Başkent: Washington, DC.

İdari bölümler: 50 eyalet ve 1 bölge; Alabama, Alaska, Arizona, Arkansas, California, Colorado, Connecticut, Delaware, Kolombiya, Florida, Georgia, Hawaii, Idaho, Illinois, Indiana, Iowa, Kansas, Kentucky, Louisiana, Maine, Maryland, Massachusetts, Michigan, Minnesota, Mississippi, Missouri, Montana, Nebraska, Nevada, New Hampshire, New Jersey, New Mexico, New York, Kuzey Carolina, Kuzey Dakota, Ohio, Oklahoma, Oregon, Pennsylvania, Rhode Adası, Güney Carolina, Güney Dakota, Tennessee, Texas, Utah, Ve


Ülke by

Türkçe Sözlük

(i. A. paleontoloji). Pek irilik; cins ve soy icabından çok ziyade iri olma (fr. geantisme).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. d ve daha doğrusu Yunan harflerinden delta şeklinde olan Fr. delto’ide. 2. Nil nehriyle başka büyük nehirlerin denize döküldükleri yerde denizin içine uzattıkları üçgen şeklinde arazi. Fr. delta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.)” (e. düvel). 1. Baht, talih, saadet: Devlet ve ikbal İle. 2. Makam ve nimet, servet ve varlık: Devlete nâil olmak. 3. Müstakil olarak idare edilen hükümet ve ülkesi: Türkiye, Avusturya, Fransa devleti. 4. Saltanat süren sülâle, hükümdarlık eden hânedan: Devlet-i Selçukıyye, Devlet-i Abbâsiyye. Ne devlet = Ne saadet, ne bahtiyarlık (Arapça tâbirlerde «devle» şeklinde kullanılır: Sâhib-üd-devle = Devlet sahibi).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

state. governmental. official. political. state. government. commonweal. commonwealth. the community. polity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

state. government.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

government. state. prosperity. good luck. the collectivity. commonwealth. nation. polity. power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دولت] devlet. 2.talih. 3.mevki.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). - Bir hükümet dairesinde teşkilatlandırılmış olan siyasi topluluk. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır. Devlet Giray: Kırım hanı (1530-1577). Mübarek Giray’ın oğlu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

government man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

statesman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

statesman. diplomat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

government minister.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

minister of state. Secretary of State.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

state bank. government / state / national bank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

head of state. head of / of the state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Government Debt Securities)

Devletin cari yıl bütçe kanununa dayanarak, bütçe açıklarının finansmanı amacıyla çıkarmış olduğu borçlanma senetlerinin genel adıdır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Government Debt Securities Indices)

Bu tür menkul kıymetlere yatırım yapanlarının kıymetleri fiyat ve getirilerindeki gelişmeleri basit ve anlaşılabilir göstergeler yardımıyla izleyebilmelerini sağlamak amacıyla oluşturulmuşlardır. Ayrıca yatırımcıalrın sabit getirili menkul kıymetlere yaptıkları yatırımlar ile diğer yatırım seçenekleri arasında kolay karşılaştırma yapabilmelerini sağlar.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

government bond. treasury bond. bill of credit. state bonds. government paper. funded debt. funded loan. public loan. state loan. government s e c.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Bir büyük şahsın veya saygı ifadesi olarak hitâb edilen birinin evi, meskeni, konağı: Dün devlet-hânelerine gittimse de kendilerini bulamadım. Yarın devlet-hânede misiniz?

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Osmanlı İmparatorluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Devletin, saadet ve ihtişamının sığınacağı yer, hükümdar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Büyüklük merkezi olan, hükümdar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Devletli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Devletçilik sistemine taraftar olan. 2. Bu sisteme uygun olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

partisan of the state control. satist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), cemiyet işlerinin, bilhassa ağır sanayi ve tarımın devlet eliyle yürütülmesi usûlü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

state control. statism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

state socialism. étatism. statecraft. statism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be nationalized. socialization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nationalization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Devlete maf etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to nationalize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

yahut DEVLETLU 1. Dünyada. veya ahirette talih ve saadet veya makam ve nimet sahibi: Ne devletli adamdı. 2. Osmanlı devletinde vezirlere ve müşirlere verilen unvandı: Devletlû paşa hazretleri. Sadrâzamlara fehâmetlû devletlû, eski sadrâzamlara: Übbühetlû devletlû, şeyhülislâmla ra: Devletlû semâhatlû, seraskerlere devletlû atûfetlû, dârüssaâdet-iş-şerîfe ağalarına devletlû inâyetlû, mekke şeriflerine devletlû siyâdetlû, şehzâdelere devletlû necâbetlû unvanları verilirdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Vezir ve müşir olan pâdişâh dâmat|arına verilen unvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Sarayın kızlar ağasına verilen unvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Şehzâdeler hakkında kullanılan unvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Seraskerlere verilen unvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Şeyhülislâmlara verilen unvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Mekke şerifine verilen unvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Devletli. Devletli’nin eski şekli aslı —Jı, —lig olan ek önce —lû, sonra —lu, —lü olmuştur.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - XV. yy. yetişen en tanınmış İran edebiyatçısı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Daha faziletli olma. Ar. rüchân: Sünnîler, Hazret-i Ebûbekir’in halifeler arasında efdaliyyetine karar vermişlerdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Devletin ileri gelenleri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فعاليت] hareketlilik, çalışma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hammal ücreti, bir yük ve eşyanın taşınması ücreti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (konuşma dilinde: hardaliye). Hardal ile terbiye edilmiş şıra ki, hardal kuvvetiyle, ekşitilmeksizin de dayanabilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. botanik). Bir bitki: Kırlangıçotu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Müstakil olma, istiklâl halinde bulunma, başlı başına buyruk olma, bağımsızlık (Türklerin yanlış yaptıkları bir Arapça kelimedir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Maliye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Birbirini tâkib ederek, aralık vermeksizin, bir düziye.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [نودولت] sonradan görme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

social state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buffer state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by