Dey ne demek? | Dey anlamı nedir? | Dey

Dey anlamı nedir?

Dey ne demek?

Dey anlamı nedir?

Dey | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: dey

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دی] kış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Cezayir dayısı; 16 yüzyılda Trablusgarp veya Tunus hükümdarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. hukuk). Bir akitte akdi yapan iki taraf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

algebraic equation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). keskin nişancı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (den). boğata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Karanlık, Ar. muzlim: Şeb-i deycûr = Karanlık gece.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.), (bk.) Deyü, diye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(e.). Diye (ağızlarda).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (y. k.). Asıl mânâsından ayrı mânâ taşıyan klişeleşmiş söz, tâbir: «Karnı zil çalıyor», «küplere binmek», «havadan» sözleri birer deyimdir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

idiom. expression. locution. rede.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

expression. idiom. phrase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

statement. expression. expression. idiom. phrase. locution. parlance. saying. term.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Söyleyiş, deyiş, deme. Deme tarzı, üslûp.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Anadolu halk şiiri ve musikisinde basit bir şekil ve tarz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

byword. expression. style of speech. folk poem. folk song. saying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

style of speech. statement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Daimlik, devam, sürme: Deymûmet-i ömr ü ikbâliniz için dua ederim (eski tâbirlerden).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. düyûn). Borç, belirli bir müddet sonunda ödenmek üzere faizle veya faizsiz alınmış para: Deyni çoktur. Düyûna boğulmuştur. Düyûn-ı Umumiye = Osmanlı Devletinin son zamanlarında, dış borçları ödemek için kurulmuş teşkilât.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دین] borç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İnce sopa. Davulun sol elle vurulan ince tokmağı ki, usûlün zayıf zamanlarını vurur. Orkestra idare eden şefin sağ elindeki kısa ve ince sopa.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Manastır, kilise. 2. mec. Meyhane.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دیر] manastır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

yahut DEYE (e.). 1. Diye, güya, sözde, diyerek, sanki: Bugün ders yoktur deyü beni mektebe gitmekten alıkoydu. 2. Zannıyle, iddiasıyle, bahanesiyle: Ben emektarım deyü köşede oturup hiç bir iş görmek istemiyor (deyi şeklinde söylenmesi galattır. Bugün bu kelime yerine «diye» kullanılmaktadır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) («dîn» den imüb.). Mükâfatı ve cezayı hakkıyle veren (Esmâ-i Hüsnâ’dan yani Tanrı’nın adlarındandır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kimse, şahıs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Karısının namussuzluğuna göz yuman, ahlâksız ve alçak adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cuckold. pander.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Karısının namussuzluğunu çekmek alçaklığı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Mekke’den ağır yürüyüşle 17 km mesafede bir vadi. 2.İslam tarihinde Hudeybiye Musalahası olarak bilinen anlaşmanın yapıldığı y(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «dîn» den İf.) (mü. mütedeyyine). Din ile vasıflanmış, dinine bağlı, dindâr: Mütedeyyin bir adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

devout. religious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متدین] dindar, dinine düşkün.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

almost. soon. in any moment. just about. nearly. pretty much. practically. within an ace of doing. all but. ere long. half. little less than. well nigh. well-nigh. next. next door to. next to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

about. almost. even. nearly. virtually. soon. before long. close on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

almost. very nearly. pretty soon. before long. about. damn near. just about. well nigh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adage. aphorism. maxim. saw. saying. epigram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aphorism. maxim. epigram. byword. household name.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), ABD, (k.dili), (dy) kırmızı ışık; ABD, argo kalitesiz viski; Kanada, argo birayla domates suyu karışımı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tesniye). Müneccimlere göre uğur sayılan Müşterî ile Zühre gezegenleri.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.“İki uğurlular”. 2.Venüs (Zühre) ile Jüpiter (Müşteri) gezegenleri. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «dîn» den). 1. Bir dine tâbî olma: islâm dini ile tedeyyün etti. 2. Dinde sâbit, sağlam ve metîn olma.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(DTM – Days to Maturity)

Menkul kıymetin valör tarihinden itfasına kalan gün sayısıdır.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. tes.) (m. vâlid). (bk.) VAlid.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [والدین] anababa.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by