Dip Koçanı ne demek? | Dip Koçanı anlamı nedir? | Dip Koçanı

Dip Koçanı anlamı nedir?

Dip Koçanı ne demek?

Dip Koçanı anlamı nedir?

Dip Koçanı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: dip kocani

Türkçe Sözlük

(i.). Bir kısmı koparılıp senet gibi alâkalı kimsenin eline verilen bir yaprağın deftere bağlı kalan kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

renewal coupon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s).,(i) etin yağına ait; yağlı; (i) etin yağlı tarafı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (tıb). üst dişlere dayama suretiyle işitmeye yardım eden bir alet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir şeyin en derin ve aşağı yeri, altı: Denizin dibi, kuyunun dibi, dibe düştü, dibe çöktü. 2. Bir kap vesairenin dışarıdan aşağıya gelen yüzü: Tencerenin, cezvenin, bardağın dibi. 3. Ağaç ve duvar gibi şeylerin aşağısı, kök, temel: Ağacı dibinden kesmek, duvarın dibine oturmak. Mum kendi dibine ışık vermez = Varlıklı, kuvvetli kimselerin yakınlarına hayrı olmadığını anlatır. Dip karpuzu = Köküne yakın çıkanı ki, tohumu ekilmeye elverişlidir. 4. Bir şeyin en gerisi, en arka tarafı: Sahnenin dibinde bir kapı görünür. 5. Makad, dübür, oturak yeri. 6. mec. Asıl, esas. Dibine darı ekmek = Tahkik etmek, aslını aramak (bugün bitirmek, yok etmek mânâsında kullanılıyor). Tırnağı dibinde = Peşin para. Kazan dibi = Mahallebi vesair bazı yemeklerin kazanın dibine yapışıp hoş ve makbul bir koku alan kısmı. 7. mec. Evlâdın en küçüğü. 8. Bir şeyin altında ve en aşağısında bulunan: Dip barsak = Bumbar. Dip diş = Azı dişleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bottom. base. depth. foot. ground. far end. fag-end. fundament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bottom. foot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To plunge or immerse; especially, to put for a moment into a liquid; to insert into a fluid and withdraw again.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To immerse for baptism; to baptize by immersion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To wet, as if by immersing; to moisten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To plunge or engage thoroughly in any affair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To take out, by dipping a dipper, ladle, or other receptacle, into a fluid and removing a part; often with out; as, to dip water from a boiler; to dip out water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To engage as a pledge; to mortgage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To immerse one's self; to become plunged in a liquid; to sink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To perform the action of plunging some receptacle, as a dipper, ladle. etc.; into a liquid or a soft substance and removing a part.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To pierce; to penetrate; followed by in or into.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To enter slightly or cursorily; to engage one's self desultorily or by the way; to partake limitedly; followed by in or into.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To incline downward from the plane of the horizon; as, strata of rock dip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To dip snuff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The action of dipping or plunging for a moment into a liquid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Inclination downward; direction below a horizontal line; slope; pitch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A liquid, as a sauce or gravy, served at table with a ladle or spoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A dipped candle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A gymnastic exercise on the parallel bars in which the performer, resting on his hands, lets his arms bend and his body sink until his chin is level with the bars, and then raises himself by straightening his arms.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In the turpentine industry, the viscid exudation, which is dipped out from incisions in the trees; as, virgin dip , yellow dip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A sudden drop followed by a climb, usually to avoid obstacles or as the result of getting into an airhole. a gymnastic exercise on the parallel bars in which the body is lowered and raised by bending and straightening the arms a brief swim in water a cand

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bottom. foot. lowest part. the far end. the back. base.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a depression in an otherwise level surface; 'there was a dip in the road'. the angle that a magnetic needle makes with the plane of the horizon. a thief who steals from the pockets or purses of others in public places. tasty mixture or liquid into which b

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The angle that a planar geologic surface is inclined from the horizontal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The angle between a geologic surface -- for example, a fault plane -- and the horizontal The direction of dip can be thought of as the direction a ball, if placed upon the tilted surface, would roll Thus, a ball placed on a north-dipping fault plane would

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The angle that a bedding plane or fault makes with the horizontal when measured perpendicular to the strike of the bedding plane or fault.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Inclination of a planar geologic surface from the horizontal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The angle formed by the inclined plane of a geological structure and the horizontal plane of the Earth's surface. - A DRAM component packaging DIPs can be installed in sockets or permanently soldered into holes on the printed circuit board The DIP package

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Refers to the angle at which the bedrock strata are inclined from the horizontal Dip on bedrock surfaces may be caused by forces that bend the rock mass or by a variety of mechanisms active when sediments that make up the rock were accumulating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A slight decline in securities prices followed by a rise Analysts often advise investors to buy on the dips, meaning buy when a price is momentarily weak BACK TO TOP. Characteristic of the physical geometry of an integrated circuit or other electronic pac

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The angle at which the orebody is inclined from the horizontal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The inclination of a geologic structure from the horizontal; dip is always measured downwards at right angles to the strike. the angle at which a vein, structure or rock bed is inclined from the horizontal, measured at right angles to the strike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One of the directional properties of a geologic structure such as a fold or a fault Dip is the inclination angle of the formation as measured at right angles to strike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Dual In-line Package The most common IC package, which can be either plastic or ceramic Circuit leads or pins extend symmetrically outward and downward from opposite sides of the rectangular package body.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Dual In-line Package.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Acronym for dual in-line package, a type of chip housed in a rectangular casing with two rows of connecting pins on either side. Abbreviation for Dual In-line Package A type of housing for integrated circuits The standard form is a molded plastic containe

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The angle between the horizontal plane and a structural surface.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Dual inline package A small switch that changes hardware settings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Slight drop in securities prices after a sustained uptrend Analysts often advise investors to buy on dips, meaning to buy when a price is momentarily weak See: Correction, crash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The angle that a structural surface, e g a bedding or fault plane, makes with the horizontal, measured perpendicular to the strike of the structure and in the vertical plane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Abbreviation for Document Image Processing Systems and software that stores, manages, and retrieves documents as digital images.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (ped veya dipt, ping) batırmak, daldırmak, banmak; ıslatmak; kepçe gibi bir şeyle çıkarmak; bayrak gibi bir şeyi indirip kaldırmak; (den). selam maksadıyla sancağı yarı mayna ve hisa etmek; antiseptik suya batırmak (bir hayvanı); dalmak, batmak; (

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dalma, batma; meyil, inhitat; çukur; daldırma mum, içine herhangi bir şey daldırılacak sıvı, banyo; argo yankesici. dip net uzun saplı balık ağı, kepçe. dip stick daldırma çubuk ölçek. magnetic dip mıknatısın aşağı eğilmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir kısmı koparılıp senet gibi alâkalı kimsenin eline verilen bir yaprağın deftere bağlı kalan kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

renewal coupon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tüfeğin mekanizmadan aşağı olan dibini teşkil eden ağaç ki, en kalın kısmıdır: Tüfeğin dipçik tarafı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

butt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Son derece diri, çok diri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

full of life. energetic. very robust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

energetic. shapely. fresh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. deep-freeze

derin dondurucu

Bozulabilecek yiyecekleri niteliklerini bozmadan çok düşük ısılarda dondurarak uzun süre saklamak için kullanılan buzdolabı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deepfreeze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deepfreeze. food freezer. deep freeze. home freezer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (elek). iki fazlı, çift fazlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). kuşpalazı, difteri. diphtheric (s). difteriye benzer, difteriye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (dilb). diftong, iki seslinin bir hece halinde kaynaşması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (zool). iki defa diş çıkaran memeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pisi balığının küçüğü.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). çift, iki katlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Bir İlim, fen ve sanatta ehliyetlerini ispat edenlere o işi yapmak için verilen mezuniyet kâğıdı. Osm. şehadetnâme: Diplomasını alınca doktorluğa başlayacak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomaed. certified. dip. dipl. diploma. certificate. degree. sheepskin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diploma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A letter or writing, usually under seal, conferring some privilege, honor, or power; a document bearing record of a degree conferred by a literary society or educational institution. a document certifying the successful completion of a course of study.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diploma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a document certifying the successful completion of a course of study. 1 An academic qualification received after completing a diploma program 2 The actual document certifying that a student has completed their degree or diploma Also known as a parchment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A certificate awarded when a learner completes a defined set of requirements.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A graduate diploma involves study in an area different from that of your first degree and is usually at undergraduate level A postgraduate diploma involves further studies in the same area as your first degree, at a more advanced level.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In many countries the academic status associated with a Diploma is very high, being equivalent to that of a good university degree at the Masters level For example, the Dip Ing is the title conferred upon the University Geodetic Engineer in Germany, Finla

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Inscribed bronze tablet about, 130mm by 130mm, and the recording the official honourable discharge of troops after 25 years service, and the grant of privileges These privileges included citizenship for each man, his children, and the legalisation of his

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A qualification awarded for a course of higher education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Graduate program for which the minimum admission requirement is a baccalaureate, and which has fewer requirements than a masters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Educational recognition given for the successful completion of two-years study at a college, technical institute or vocational college Prepares students for work in a specific field or group of occupations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A formal document certifying the successful completion of a prescribed program of studies.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An official piece of paper given by colleges and high schools to students when they complete a specific course of study.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A document awarded by the IBO to a student who successfully completes all course work as required and passes all exams taken in the six subjects from the hexagon Three exams are taken at Higher Level and three are taken at the Standard Level In addition,

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An undergraduate award usually requiring three years of full-time, or equivalent part-time, study.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A certificate issued by a high school, college, etc indicating graduation or the conferring of a degree In certain instances a diploma may be required when applying for a mortgage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The certificate issuesd by a University testifying that the recipient has successfully completed a course of study.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Granted to students who complete the total curriculum or course other than designated associate or certificate courses.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An official-looking document conferring a degree on a person or certifying that the person has adequately completed a prescribed course of study. a qualification in the vocational education and training and higher education sectors See also Australian Qua

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). diploma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). diplomasi, diplomatlık, siyaset, hariciye mesleği; başka insanlarla ilişkide incelik, ustalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Diploması olan. Osm. şehadetnâmeli, mezun: Diplomalı öğretmen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

graduated. qualified. having a license.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Diplomatlık, dış politika, dış siyaset.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having no diploma. without a license.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Diplomatik, siyasî işler ve dış münasebetlerle meşgul devlet adamı; bu sahada pek usta olan: Bismark gibi bir diplomat nâdir yetişir, Reşid Paşa büyük bir diplomattı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomat. diplomatist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A diplomatist. an official engaged in international negotiations a person who deals tactfully with others.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An official representative of a state, present in another state for the purposes of general representation of the state-of-origin or for the purpose of specific international negotiations on behalf of the diplomat's state-of-origin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A person who tells you to go to hell in such a way that you actually look forward to the trip. an official engaged in international negotiations. a person who deals tactfully with others.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Dışişleri Bakanlığı memuru, hariciye memuru, diplomat, siyaset adamı; başkaları ile ilişkide incelik gösteren kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). doktor ve mühendis gibi meslek diploması alan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). diplomatik, milletlerarası siyasete ait; başkaları ile ilişkide ince, usta, siyasi; diplomasi ilmine ait. diplomatic affairs diplomatik işler. diplomatic agent elçi veya maslahatgüzar. diplomatic immunity diplomatik dokunulmazlık. diplomatic serv

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eski resmi ve sikaları çözme ve gerçeğe uygunluğunu tayin etme ilmi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Dış siyasetle alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomatic language.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). diplomat, hariciye memuru, siyaset adamı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Diplomatın mesleği, bu sahada ustalık. 2. mec. Kurnazlık, hilekârlık.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb).. gözün tek cisimleri çift görmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

footnote. annotation. postscript. gloss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

footnote. postscript.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

footnote. foot nfr. Postscript.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (fiz). ikiz kutup.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). maşrapa, kepçe; dalıcı kuş. Great Dipper, Big Dipper (astr). Büyükayı. Little Dipper (astr). Küçükayı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., argo deli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Asılsız, esassız, yalan. 2. Sebatsız, devamsız. “

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bottomless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bottomless. unfounded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

False. unfathomable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hastalık derecesinde içki iptilası, ayyaşlık, dipsomani. dipsomaniac (i). içkiye müptelâ kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (çoğ).. (zool). bir çift kanadı olan böcekler sınıfı, çiftkanatlılar. dipteral (s)., (mim). çift sıra direkleri olan; (zool). iki kanatlı. dipterous (s)., (bot)., (zool). iki kanatlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). eskiden kullanılan birbirine menteşelenmiş iki yapraktan ibaret tablet; kitap gibi kapanan iki levhalı resim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(EDİB) (i. A. edep’den smüş.) 1. Edepli, terbiyeli: Bir tıfl-ı edîb = Terbiyeli bir çocuk. 2. Nazik, zarif: Edip bir adam. 3. Edebiyatla uğraşan, edebiyatçı: Şair ve edip bir zat. i. Edebiyata mensup adam, edebiyatta geniş bilgi sahibi, bilge: Udebâ-yı asr = Zamanın edipleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

man of letters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

literary man. writer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bottoms up!.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oscillation. turn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir memleketteki diplomatların tamamı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diplomatic corps. corps diplomatique. diplomatic body. consular corps.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Oedipus. Oedipus complex Ödip kompleksi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) beklenmedik şeyler bulma şansı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. diplomatik olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by