Diri ne demek? | Diri anlamı nedir? | Diri

Diri anlamı nedir?

Diri ne demek?

Diri anlamı nedir?

Diri | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: diri

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı tirig). 1. Canlı, Osm. berhayat. Ar. hay, Fars. zinde: Bu hindiyi diri mi, yoksa kesilmiş mi aldınız? 2. mec. İyi pişmemiş, çiğ: Bu et pek diridir, pilâvın taneleri diri kalmış. 3. Sert; diri söz. 4. Kuvvetli, canlı, uyanık: Diri bir delikanlıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alive. live. youthful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alive. live. living. fresh. energetic. lively. sharp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alive. living. vigorous. energetic. lively. fresh. undercooked. rare. humming. sappy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aldırmak işi. Aldırış etmemek = Ehemmiyet vermemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regard. care. attention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

care. attention.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indifferent. unheeding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. mantık). İki şey arasında bazı noktalarda uygunluk hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rough cobblestone pavement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f). 1. Başkası tarafından kışkırtılmak. 2. Yüz verilip şımartılmak (şımarılmak): Yüz bula bula azdırıldı. 3. Yoldan çıkarılıp kötü yola sevkedilmek. 4. Küçük bir fenalığı ıslah olunmayacak hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be made wild. to be excited sexually.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vagabond. rough. ruffian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(fujer): Eğreltiotugillerden; nemli yerlerde yetişen otsu bir bitkidir. Yaprakları at yelesini andırır. Yurdumuzun hemen hemen her yerinde yetişir. Kullanıldığı yerler: Grip ve soğukalgınlığında hastayı rahatlatır. Balgam söktürür. Mide ağrılarını keser. Böbrek kumlarının dökülmesini sağlar. Derideki şişlikleri indirir. Saç dökülmesini önler. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Diğer ilaçlara da tat verici olarak kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

press release.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

press release.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contumacy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolt. riot. uprising. rebellion. muting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tedious. tiresome. wearing. wearisome. irksome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Esirgenmeyen. 2. Esirgemeyen, elinden geleni yapan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Esirgenmeyen. 2. Esirgemeyen, elinden geleni yapan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Tebliğ, tebliğler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

communique. bulletin. proclamation. notice. announcement. manifesto. memorandum. memo. notification. asseveration. edict. memorial. report. service. throwaway. writ.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

announcement. assertion. bulletin. communique. declaration. handout. manifesto. notice. notification. paper. report. communiqué.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

communique. announcement. notice. proclamation. communiqué. handout. judgment judgement. manifesto. paper. pronouncement. statement. declaration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Anlatılmak, Osm. ilâm ve ifhâm edilmek. 2. Haber verilmek: Bursa taraflarında bol yağmuryağdığı mahallinden bildiriliyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

declaration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

announcement. notice. declaration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

notice. announcement. notice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bildirme, anlatma, haber verme, Ar. İlâm, ifhâm. 2. Haber verme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be seen aboard. to be put into a vehicle. to be hit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

motorized forces.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bindirmek fiili ve tarzı .

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be debited. to be forced to go into debt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bracing. refreshing. enlivening. animator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bracing. crisp. enlivening. refreshing. stimulant. stirring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dissuasive. deterrent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deterrent. dissuasive. aversive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deterrence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dissuasiveness. deterrence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be dissuaded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kürekle çekilen bir gemi çeşidi vaktiyle muharebelerde ve ticarette dahi kullanılırdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be answered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be punished. to be penalized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uçlarına su kovası veya yoğurt tablası vs. gibi şeyleri asarak taşımak üzere omuza alınan ağaç, omuzluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Yeni ürünlerin elde edilmesi amacıyla cam, çinko, plastik, kâğıt ve benzeri özel çöplerin değerlendirilmesi ve organik çöplerin kompost haline çevrilmesini ifade eden bir terimdir. (Abfallverwertung/waste treatment, waste recycling)

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Daldırmak işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being evaluated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reposeful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

refreshing. restful. relaxing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relaxing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Son derece diri, çok diri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

full of life. energetic. very robust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

energetic. shapely. fresh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dır dır etmeyi huy edinmiş olan.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Güçlü, canlı kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I. F.). 1. Esirgeme. 2. Men’etme, önleme. 3. (e.). Ah, aman, eyvah, yazık.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دریغ] esirgeme. dirîğ etmek esirgemek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Esirgeme, acıma.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (ga uzun okunur). Yazık, eyvahlar olsun.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دریغا] ne yazık ki, vah vah, eyvahlar olsun.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). idare edilebilen balon, zeplin, hava gemisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), t. Canlılık, hayat, yaşayış. 2. Sertlik, katılık, (bk.) Dirlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sap. vitality. liveliness. vivacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liveliness. freshness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resurrection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revival. invigoration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resurrection. revival. invigoration. resurgence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resurrection. resurgence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Canlanmak, hayata gelmek: Mahşerde ölüler dirlecektir. 2. (pörsük şey) Sertleşmek, katılaşmak: Bu çiçekler artık dirilmez. 3. mec. Kuvvet ve tazelik kazanmak, cesaret almak, canlanmak, taze hayat bulmak: Bu haberi alınca dirildi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revive. arise from dead. resuscitate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to return to life. to be revived. to be resuscitated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to return to life. to be revived. to gain fresh vigour. awake. quicken. raise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dır dır dırlama, çekişme. 2. Münakaşa, geçimsizlik, kavga.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squabble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revival.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revivication. reanimation. resuscitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Hayat vermek, hayata geri getirmek. Osm. ihya eylemek: Ölüleri diriltmek. 2. Sertleştirmek, katılaştırmak, pörsüklüğünü gidermek: Bu çiçekleri suya koymakla diriltebilirsiniz. 3. mec. İmar etmek, şenlendirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resurrect. resuscitate. to bring to life. to resuscitate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to revive. to resuscitate. awake. quicken. vitalize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hayat, yaşayış: Ölüm dirim dünyası.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (huk). tamamen iptal eden, fesheden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Eski, Ar. kadim, kadîmi: De’b-i dîrîn = Eski Adet. Bendo-i dirine — Eski kul.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دیرین] eski.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Dİrîn.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دیرینه] eski.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. denizcilik). Umumiyetle bir şeyin bir ucunu bir tarafa çekme: Topları dirisa etmek = Kuyruklarını çekip ağızlarını hedefe döndürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i). Başkalarını hile ile kandırarak soymayı sanat edinen namussuz. Ar. ayyar, tarrar. Osm. müzevvir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deceitful. fraudulent. crooked. sharp. swindler. cheater. cheat. confidence trickster. double-dealer. confidence man. shark. adventurer. bilker. carpet bagger. chiseler. chiseller. crook. faker. fakir. fiddler. fraud. grifter. gyp. hustler. impostor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheat. crook. fiddler. fraud. hustler. racketeer. rogue. shark. sharper. swindler. twister. confidence trickster. conman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swindler. embezzler. cheat. cheater. chevalier d'industrie. chiseller. conman. crook. crooked. defrauder. faker. falsificator. fraudulent. gammoner. highflyer. knave. maladministrator. confidence man. masquerader. rogue. shark. sharper. shaver. spiv. take

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dolandırıcının kötü işi. Osm. ayyarlık, tarrarlık: Dolandırıcılığın kanunen cezası vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

racket. swindle. cheat. confidence trick. confidence game. deceitfulness. double-dealing. charlatanry. deceit. do. frame-up. fraud. grift. jugglery. knavery. plant. ramp. roguery. skin game. take-in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cheat. fiddle. fraud. racket. ramp. swindle. bunko. confidence trick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

swindling. cheat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

get laid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be swindled. buy a pup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Arkanın eğin denilen kısmını örten şey, ferâce yakası, kürk vesairenin devrik büyük yakaları, zağara (zahâre) (Fransızca pelerin denilen şeye de bu isim pek münasiptir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diverting. entertaining. fun. funny. hilarious. recreative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entertaining. racy. amusing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amusing. entertaining. off the wall. racy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be married off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Göle ait, göl kenarlarında yetişen veya gölde yaşayan: Nebâtât-ı gadtriyye, semek-i gadîri = Göl balığı, göl bitkileri. Fr. lacustre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feedback.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be dressed (by.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be entrusted with a task. to be charged with a duty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exceptionable. invidious. vexatious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

restorative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

booster. buttress. refreshing. strengthening. making more powerful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supercharger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aerator. breather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speeding up. acceleration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be speeded up. to be accelerated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convincing. persuasive. evidential. evidentiary. cogent. colorable. conclusive. credible. demonstrative. likely. potent. vivid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cogent. convincing. persuasive. plausible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convincing. persuasive. plausible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plausibility. persuasiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). inanması sağlanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be convinced of sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aşağı indiren, Osm. tenzil eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

launching.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Aşağı götürülmek, Osm. tenzil edilmek: Bu kereste dağdan indirilmiştir. 2. Azaltılmak, Osm. tenzil ve tenkis edilmek: Zahirenin fiyatı indirildi. 3. Aşağı koyuverilmek: Perde indirildi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discount. price cut. reduction. cut. allowance. abatement. allowance for cash. deduction. degression. offtake. price cutting. purchase discount. rebate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cut. cutback. discount. rebate. reduction. sale. cutback tenzilat. ıskonto. sales.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rebate. allowance. abatement. discount. reduction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reduced. cut-rate. cut. deductible. at a discount.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reduced. at a discount. cut-price. cut-rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reduced. marked down in price. discount price.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clearance / cheap sale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A.) (mü. kaadiriyye). Abdülkadir Geylânî’nin kurduğu büyük tarikat: Tarîk-ı Kaadirî; Tarîkat-ı Kaadiriyye = Bu tarîkate mensup edam: Kadiriler, Kadiri dervişi. Kadiri dergâhı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. F.). Kadiri tekkesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jack (for lifting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

removal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yukarı çıkarılmak: Bu sandık kaldırılmalı ki, altı temizlensin. 2. Yükseltilmek, Osm. terfî edilmek: Bu duvar bir metre daha kaldırılmalıdır. 3. Ortadan kaldırılmak, Osm. ilga, ref’ ve lâğvedilmek: Eski Adetler kaldırıldı. 4. Yükletilip nakledilmek: Üzüm kesildiyse de daha bağdan kaldırılmadı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be lifted. to be taken away. to be abrogated. to cease to be in effect. to be endured. to be stolen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yerden kaldırılıp yükseltilerek yapılmış taş döşemesi: Evimizin önüne kaldırım yapmalı. 2. Bu şekilde taş döşenmiş sokak: Şehrin kaldırımları hayli bozulmuştu, yeniden yapıldı; bütün gün kaldırımlarda geziyor; yaya kaldırımı. Kaldırım üstünde kalmak = Evsiz, aç çıplak kalmak. Kaldırım taşı = Kaldırım döşetmede kullanılan taş. Kaldırım şâiri = Adî şair. Kaldırım kargası = Çok dolaşan, sürtük. Kaldırım mühendisi = İşsiz güçsüz, serseri (kaldırım, Türkçe olduğu halde bazı Rum müellifleri Yunanca’da «iyi yol» tâbirinden alınmış diye göstermişlerdir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sidewalk. side walk. pavement. paving. walkway. footpath. footway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pavement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sidewalk. pavement. stone pavement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

loafer. idler. sidewalk superintendent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curbstone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

paving stone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kaldırım döşetmek sanatını bilen ve yapan adam: Kaldırımcılar kâhyası. 2. İşportalardan bir şeyler çalan hırsız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pavior.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

one who lays paving stones. pickpocket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kaldırım döşenmiş, taş döşenmiş: Bütün sokaklar kaldırımlıdır. Arnavutkaldırımı = Bir çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Taşla döşenmemiş, toprak (sokak): Kasaba daha yeni olduğundan sokakları kaldırımsızdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kandıran, Osm. iknâ ve irzâ eden. 2. Aldatan: Pek kandırıcı adamdır. Birtakım kandırıcı sözlerle.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

artful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deceptive. beguiling. convincing. thirst-quenching. coaxer. colourable cause. persuasive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deceptiveness. convincingness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). İ. inandırılmak, zihni çelinmek, Osm. irzâ olunmak. 2. Aldatılmak: Kolay kandırılır adam değildir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be cheated. to be deceived. to be duped. to be fooled. to be taken in. to be persuaded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kandırma, Ar. iknâ, irzâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kaymaya sevk olunmak, kayarak indirilmek: Yeni yapılan gemi, kızak üzerinde denize kaydırıldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be slid / to be skidded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Aslında kırmızı renk hiçbir boğayı kızdırmaz. Çünkü boğalar renk körüdür ve kırmızıyı diğer renklerden ayırt edemezler. Boğa güreşinde matador boğayı eline aldığı şapkasını şalını sallayarak kızdırır. Boğanın kırmızı şala saldırdığı inancı yanlıştır.

İspanya’da boğaların kırmızı renge saldırdığı inancı, matadorların kırmızı başlık kullanmaları nedni ile yaygınlaşmıştır. Halbuki başlıklarda bu renk boğayı kızdırmak için değil, seyircilere hoş görüntü verebilmek için seçilmişti.

Kırmızı renk aslında insanları etkiler. Yapılan deneylerde bu rengin insanlarda kan basıncını yükseltip, kalp atışını hızlandırdığı saptanmıştır. Bunun nedeninin de kırmızının, kanın rengi olduğu sanılmaktadır.

Boğalar arenada kırmızı rengi görünce asabileşmezler. Kendinizi boğanın yerine koyun. Etrafınızdaki çığlık atan binlerce insanın ortasında, tozlu, gürültülü ve çok sıcak bir ortamda, sırtınıza saplanmış onca kılıcın acısı içinde, bir de şapkasını şalını sallaya sallaya üstünüze gelen bir adam varsa, yani kızmak için bu kadar sebep varken, sırf rengi kırmızı diye bir bez parçasına kızar mıydınız?

Boğa güreşi hakkında bilinen yanlışlar sadece bu kadar değil. Aslında boğa güreşi geleneği İspanya’dan doğmuş değildir. İlk çağlardan itibaren boğa, kuvvetin, dayanıklılığın ve verimliliğin simgesi olmuştur. Boğa güreşinin ilk versiyonu antik Yunan, Roma, Mısır ve hatta Kore ve Çin medeniyetlerinde görülür.

Boğaya Persliler taparlar, Afrika Zuluları ise öldürüp safrasını içerlerdi. Tüm bu geleneklerin temelinde, hayvanın gücü yatmaktadır. Bu geleneğin bir şekilde İspanya’ya geldiği, Avrupa ülkeleri içinde feodal düzeni en son terk eden bu ülkede de kalıcı olduğu sanılmaktadır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(f.). Kızdırmak hareketine mâruz kalmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be angered. to be made red-hot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intensifier. refresher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bu geleneğin kökeni eski deniz savaşlarına kadar uzanıyor. O devirlerde her bir savaş gemisinin direğinin tepesinde dalgalanan kendine özgü renkli bir bayrağı vardı. Bir deniz savaşından sonra yenilen gemi, galip tarafın bayrağını asmak zorundaydı, bunun için de kendi bayrağını yarıya çekerek üstte yer bırakırdı.

Günümüzde böyle bir durum söz konusu değilse de, bayrakları yarıya indirmek bir saygı ifadesi olarak kaldı. Milletlerin matem günlerinde, önemli devlet adamlarının ölümünde, diğer milletlerin de bayraklarını yarıya indirmeleri, mateme katılmak anlamında uluslararası bir gelenek haline geldi.

Hangi ulustan olursa olsun denizde birbirinin yanından geçen gemilerin, geçiş süresince bayraklarım yarıya indirmeleri geleneği, saygının bir ifadesi olarak günümüzde hala devam etmektedir.


Genel Bilgi by

Sağlık Bilgisi

Mide veya sindirim sisteminde görülen rahatsızlıkların çoğu, sinirlerin devamlı olarak gergin olmasından veya karaciğer hastalıklarından kaynaklanır. Çünkü sinir sisteminin bozulması, vücuttaki bütün salgı bezlerini, bu arada mide ve karaciğer salgı bezlerini de etkiler. Ayrıca, karaciğere dokunacak şeylerin devamlı olarak kullanılması da, sindirim sisteminde rahatsızlıkların doğmasına uygun zemini hazırlar.

Mide veya sindirim sisteminde meydana gelen rahatsızlıklar şöyle tespit edilir:

- Mide yanması, mide zafiyeti : Yemeğe başladıktan kısa bir süre sonra başlayıp, devam eden ağrılar.

- Mide iltihabı, onikiparmak ülseri : Yemek yedikten kısa bir süre sonra başlayan ağrılar.

- Mide ülseri : Yemek tedikten 2-3 saat sonra başlayan ağrılar.

Hepsinde de uyulması gereken kurallar kısaca şu şekide sıralanabilir.

- Yemeğe çiğ salata veya taze meyve ile başlamak sindirim sistemi için çok faydalıdır.

- Lokmalar iyice çiğnenmeli ve yavaş yenmelidir.

- Sofradan, tam manasıyla doymadan kalkmalıdır.

- Yemekte ve yemekten sonra fazla miktarda su içmemelidir.

- Çok sıcak veya çok soğuk şeyler yenmemelidir.

- Yemekleri her gün belirli saatlerde yemelidir.

- Yemekten sonra 1 saat kadar istirahat etmelidir.

Mide ve sindirim bozukluklarının tedavisinde aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kerviz kökü, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 1 tane kereviz kökü konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Yemeklerden sonra ikişer çorba kaşığı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(halk dilinde: MÜDÜRİYET) (i. A.). 1. Müdür sıfat ve görevi, müdürlük. 2. Bir müdürün idare ve emrinde bulunan daire. 3. Osmanlı devrinde Mısır’da sancak (vilâyet).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moisturizer. humectant. cold cream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humudifying. moisturizing. humidifier. moisturizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humidifying. humidifier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. nişâdırıyye) (kimya). Nişadıra (amonyaka) ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have been given the duty of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oxygen tent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

colorant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

attack. aggression. offensive. offense. raid. thrust. assault. charge. dash. invasion. offence. on-slaught. onset. onslaught. pounce. scrimmage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aggression. attack. broadside. invasion. offence. onrush. rush. sally.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aggression. attack. assult. belligerence. truculence. assault. assault and battery. blow. charge. incursion. inroad. invasion. offensive. onrush. onset. onslaught. punch. rampage. swoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

happy. gladsome. rejoicing. joyous. joyful. happy-go-lucky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joyful. pleasing. welcome.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

joyful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be wiped up / wiped away / dried / cleaned / rubbed out / erased.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cylindrical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indigestible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indigestible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sindirmek işine konu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Besinlerin kana karışacak hâle gelinceye kadar sindirim sisteminde uğradıkları bütün değişiklikler, hazım. Sindirim sistemi = Ağızdan anusa kadar, sindirimin içinde sağlandığı organlar ve bunlara yardım eden karaciğer, pankreas gibi bezlerin hepsi, hazım cihazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

digestive. nutritive. digestion. assimilation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assimilation. digestion. alimentary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

digestion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

digestive system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

digestive system. gut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irritant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frustrating. maddening. nerve racking. sore. trying. vexatious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Terminator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dubber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diluting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. takdîriyye). Takdire ait.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sweetener.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flavo u ring. sweetening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. tekdîriyye) (hukuk). Mücâzât-ı tekdîriyye = Kabahat çeşidinden olan suçların gerektirdiği hafif ceza.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Termal aktarım baskısı, optik bir ortama bir görünüm kaydetmek için ısı kullanan etkisiz bir teknolojidir. Termal aktarım yazıcısının temas halindeki birçok dirençli küçük ısıtıcı pimler içeren baskı kafası vardır. Termal aktarım yazıcısı, tipine bağlı olarak balmumu tabanlı mürekkebi eritir ya da optik diske noktaları yazar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abhorrent. abominable. odious. offensive. repellent. repugnant. repulsive. loathsome. disgusting. revolting. sickening.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repellent. repugnant. sickening. revolting. nauseating. abominable. aversive. cheap. execrable. hateful. heinous. loathsome. repulsive. sickly. slimy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mawkishness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bıktıran, bezdiren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

weary. wearisome. wearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

opprobrious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

awkward. embarrassing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shameful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uykuyu kaçıran, ikaz eden, Ar. münebbih.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be charged with a duty. to be assigned. to be entrusted with (a duty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sidewalk. pavement. side-walk. footway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları


İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yağmur ve fırtına esnasında bulutlardaki elektriğin bir yere isabet etmesi, Ar. sâika (esasen aynı sey olduğu hâlde yere düşene yıldırım, düşmeyene veya pek uzakta olanına şimşek, sesine de gök gürlemesi denir). 2. mec. Yıldırım gibi sürat ve şiddetle hücum eden (bu mânâ ile I. Sultan BAyezid’e lakab olmuştur).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolt. flash. lightning. streak of lightning. thunderbolt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolt. thunderbolt. lightning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bolt. fire insurance. lightning. thunderbolt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Büyük ışık parlaması ve gök gürültüsüyle ortaya çıkan bulutlar arasında veya buluttan yere elektrik boşalması, sai(Kadın İsmi) 2.Şiddetli, süratli, çabuk! Yıldırım harekatı. Ünlü Osmanlı padişahı: Yıldırım Bayezid.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Gökyüzünde yılda 3 milyar şimşek veya yıldırım oluşmaktadır. Bir diğer deyişle yılın herhangi bir zamanında dünyanın üstünde 2000 yıldırım bulutu vardır ve dünyamıza her saniyede 100 yıldırım düşmektedir. Güçlü bir fırtına, Hiroşima’ya atılan atom bombasından 100 kat daha fazla enerji açığa çıkarmaktadır. Kim bilir? Belki bir gün gelecek yıldırımları da enerji kaynağı olarak kullanmayı öğreneceğiz.

Bu gök olayı insanlığın ilk tarihinden itibaren ilahi bir işaret olarak görülmüştür. Yıldırım düşmesi insanlar için tehlikeli olmasına rağmen insan yaşamına faydası da vardır. Yıldırımlar yeryüzündeki bitkiler için faydalı maddeler olan nitratlar ve oksijenin de yeryüzüne inmesine neden olurlar.

Her şey güneş ışıkları ile yeryüzünde ısınan havanın yükselmesi ile başlıyor. Tabii içinde buharlaşan suyu da yukarı taşıyarak. Bu yükselen hava yaklaşık 2-3 kilometreye ulaşınca havanın soğuk katmanlarına rast geliyor. Soğuk havalarda nefes verince nefesimiz nasıl buharlaşıyorsa aynen o şekilde buharlaşıyor ve gördüğümüz bulutu oluşturuyor. Bu bulutlar daha sonra hava akımları ile 20.000 metreye kadar tırmanabiliyorlar.

Aslı tam bilinememesine rağmen bulutların bu yükselişleri sırasında içlerinde oluşan buz kristallerinin birbirlerine sürtünerek bir statik elektrik enerjisi açığa çıkardıkları öne sürülüyor. Bu elektrik enerjisi bulutların üst katmanlarında pozitif(+), alt katmanlarında ise negatif(-) yüklü olarak birikiyor. Bulutun içindeki yük havayı iyonize edecek güce ulaştığında şimşek oluşuyor.

Yağmur bulutlarının alt yüzeylerindeki büyük negatif yük içindeki elektronları iterek orayı da pozitif yüklü hale getiriyor ve bu yük saniyede 1000 kilometre hızla toprağa iniyor, yani kısa devre yapıyor. Yıldırımın bu andaki ısısı 30.000 derece olup güneşin yüzeyindeki ısının 5 katı kadardır.

Yıldırım düşerken çok şaşırtıcı bir şey oluyor. Yerden de buluta doğru bir boşalma oluyor. Yerden 100 metre yükseklikte bu iki akım birleşiyor ve iletkenliği çok fazla olan bir koridor oluşuyor. İşte bundan sonra yıldırımı hiçbir şey durduramaz, pozitif yük hızla buluta doğru onu nötr hale getirmek için yükselir. İşte yıldırımın havadan yere mi, yoksa yerden havaya mı oluştuğunu yaratan soru bu.

Bu koridordan yerden göğe doğru neredeyse ışık hızının üçte biri hızla yükselen akım yıldırımın göze gelen şiddetli ışığını da yaratır. Ardından yine yukardan yere iner ve iki taraf arasındaki potansiyel farkı sıfırlanana kadar bu olay 10-12 kez tekrarlanabilir.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Gökyüzünde yılda 3 milyar şimşek veya yıldırım oluşmaktadır. Bir değişle yılın herhangi bir zamanında dünyanın üstünde 2 bin yıldırım bulutu vardır ve dünyamıza her saniyede 100 yıldırım düşmektedir. Güçlü bir fırtına, Hiroşima’ya atılan atom bombasından 100 kat daha fazla enerji açığa çıkarmaktadır. Kim bilir? Belki bir gün gelecek yıldırımları da enerji kaynağı olarak kullanmayı öğranaceğiz.

Bu gök olayı insanlığın ilk tarihlerinden itibaren ilahi bir işaret olarak görülmüştür. Yıldırım düşmesi insanlar için tehlikeli olmasın rağmen insan yaşamına faydası da vardır. Yıldırımlar yeryüzündeki bitkiler için faydalı maddeler olan nitratlar ve oksijenin de yeryüzüne inmesine neden olurlar.

Her şey güneş ışıkları ile yeryüzünde ısınan havanın yükselmesi ile başlıyor. Tabii içinde buharlaşan suyu da yukarı taşıyarak. Bu yükselen hava yaklaşık 2-3 kilometreye ulaşınca havanın soğuk katmanlarına rast geliyor. Soğuk havalarda nefes verince nefesimiz nasıl buharlaşıyorsa aynen o şekilde buharlaşıyor ve gördüğümüz bulutu oluşturuyor. Bu bulutlar daha sonra hava akımları ile 20 bin metreye kadar tırmanabiliyorlar.Aslı tam bilinmemesine rağmen bulutların bu yükselişleri sırasında içlerinde oluşan buz kristallerinin birbirlerine sürtünerek bir statik elektrik enerjisi açığa çıkardıkları öne sürülüyor. Bu elektrik enerjisi bulutların üst katmanlarında pozitif (+), alt katmanlarında ise negatif (-) yüklü olarak birikiyor. Bulutun içindeki yük havayı iyonize edecek güce ulaştığında şimşek oluşuyor.

Yağmur bulutlarının alt yüzeylerindeki büyük negatif yük içindeki elektronları iterek oarayı da pozitif yüklü hale getiriyor ve bu yük saniyede bin kilometre hızla toprağa iniyor, yani kısa devre yapıyor. Yıldırımın bu andaki ısısı 30 bni derece olup güneşin yüzeyindeki ısının 5 katı kadardır.

Yıldırım düşerken çok şaşırtıcı bir şey oluyor. Yerden de buluta doğru bir boşalma oluyor. Yerden 100 metre yükseklikte bu iki akım birleşiyor ve iletkenliği çok fazla olan bir koridor oluşuyor. İşte bundan sonra yıldırımı hiçbir şey durduramaz, pozitif yük hızla buluta doğru onu nötr hale getirmek için yükselir. İşte yıldırımın havadan yere mi, yoksa yeren havaya mı oluştuğunu yaratan soru bu.

Bu koridordan yerden göğe doğru neredeyse ışık hızının üçte biri hızla yükselen akım yıldırımın göze gelen şiddetli ışığını da yaratır. Ardından yine yukarıdan yere iner ve iki taraf arasındaki potansiyel farkı sıfırlanana kadar bu olay 10-12 kez tekrarlanabilir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Yıldırımın zararını önlemek için binaların tepesine yerleştirilen ve ucunda bakır veya platin bulunan demir çubuk ve bununla toprak arasına çekilen bakır telden ibaret Alet, Osm. siper-i sâika, paratoner.

Türkçe Sözlük by