Disiplin Suçu ne demek? | Disiplin Suçu anlamı nedir? | Disiplin Suçu

Disiplin Suçu anlamı nedir?

Disiplin Suçu ne demek?

Disiplin Suçu anlamı nedir?

Disiplin Suçu | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: disiplin sucu

Türkçe - İngilizce Sözlük

break of discipline. disciplinary offense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bir şeyin baş tarafı. 2. (Astronomi) yeryüzündeki bir noktada şakul doğrultusunda olan üst yön, semtürre’s Başucu uzaklığı = Bakılan yıldızdan bakan göze gelen ışın çizgisi ile o yerdeki çekül çizgisi arasında meydana gelen açı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

zenith. head. bedside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

head end. bedside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Bir topluluğu tesiri altında bulundurarak düzeni sağlayan kanun ve nizamnamelerin tamamı: Askerî disiplin, okul disiplini. 2. Kanun ve nizamlara uyma kabiliyeti: Buradaki talebelerin kuvvetli bir disiplini var.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disciplinary. discipline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discipline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discipline. branch of knowledge / instruction. subject. field.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disciplinary action / fine / penalty. amercement royal. disciplinary action / fine / punishment / scourge. summary punishment. administrative fine. crackdown. disciplinary action.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

court of discipline. disciplinary committee / board. board / court of discipline. disciplinary board / court.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

break of discipline. disciplinary offense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self disciplined.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disciplined.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disciplined. having strict discipline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undisciplined.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undisciplined. lacking discipline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indiscipline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indiscipline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Koşan, yarışan. 2. Çok İyi koşan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

runner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

runner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

waterman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water seller. water-bearer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water seller. water- bearer. water carrier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Namazda veya saygı gösterisi olarak yere yüz sürme, yere kapanma, secde etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Islatıp döğerek yapılan bazı şeyler, temizlenip kurutulmuş koyun veya inek barsak ve bunları içine doldurulmuş baharları kıymadan ibaret şey ki hem çiğ, hem de kızarmış ve pişmişi yenir: Ev sucuğu, Kayseri sucuğu. 2. Et sucuğu şeklinde şekerleme ki ipe dizilmiş ve şeker yahut pekmez şerbetine batırılmış badem, ceviz, fındık vesair içinden ibaret olur: Badem, ceviz sucuğu, (mec.): Sucuk olmak = Çok ıslanmak. Sucuğunu çıkarmak = Çok döğmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bologna.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sausage. garlic-flavored sausage. confection made of grape juice boiled and dried on strings of nuts. sausage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faggot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in flagrante delicto. red-handed. in the very act. in the fact. flagrant offence. in delicto. in fault. red handed. with hands red.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

magistrates. police court. flagrante delicto court. summary court of jurisdiction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a fair cop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Turşu kurup satan, turşucu dükkânı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maker of seller of pickles. pickleman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Turşucu İşi: Turşuculuk ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Başkalarıyla bir şeyi paylaşan, hissedar (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by