Divan ne demek? | Divan anlamı nedir? | Divan

Divan anlamı nedir?

Divan ne demek?

Divan anlamı nedir?

Divan | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: divan

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. devâvîn) (Farsçadan Arapça’laşmış). 1. Büyük meclis, yüksek meclis: Dİvan kurulmak. 2. Eskiden muhakeme için kurulan yüksek meclis: Dİvân-ı Hümâyûn = Osmanlı İmparatorluğu zamanında bugünkü bakanlar kurulunun (kabine) karşılığı olan teşkilât. Amedî-i Dİvân-ı Hümâyûn = Vaktiyle bu meclisin başkâtibi. Tercüman-ı Dİvân-ı Hümâyûn = Eskiden padişahın huzurunda tercümanlık eden şahıs. 3. Eskiden bir şâirin şiirlerini kafiyelerine göre, harf sırası tertibiyle toplayan şiir mecmuası: Bâkî dîvânı, Nâbî dîvânı. Devâvîn-i şuarâ = Şair divanları. Dîvân efendisi = Vaktiyle vezirlerin resmî ve hususî başkâtipleri ki, yazışmaları idare ederlerdi. Dîvân-ı temyiz = Eskiden her vilâyet merkezinde bulunan temyiz mahkemesine verilen isimdi: Dİvân-ı harp = Askerleri muhakeme etmek üzere kurulmuş fevkalâde askerî mahkeme: Dİvân-ı harb-i örfî = Örfî idare altındaki memlekette siyasî işlerden, asayiş ve inzibatla alâkalı işlerden sanık olanları muhakeme etmek üzere kurulmuş askerî mahkeme. Dîvân durmak = Verilecek emirleri almak üzere ayakta ellerini kavuşturup durmak. Ayak dîvânı = Fevkalâde hallerde acele olarak kurulan meclis.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

day bed. divan. ottoman. couch. dewan. council. lounge. sociable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

couch. divan. sofa. council of a state. collected poems.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A book; esp., a collection of poems written by one author; as, the divan of Hafiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In Turkey and other Oriental countries: A council of state; a royal court.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Also used by the poets for a grand deliberative council or assembly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A chief officer of state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A saloon or hall where a council is held, in Oriental countries, the state reception room in places, and in the houses of the richer citizens.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Cushions on the floor or on benches are ranged round the room.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A cushioned seat, or a large, low sofa or couch; especially, one fixed to its place, and not movable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A coffee and smoking saloon. a long backless sofa a Muslim council chamber or law court a collection of Persian or Arabic poems a Muslim council of state.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

divan. council of state. public sitting. collected poems. couch. council. cycle. lounge. sofa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a long backless sofa. a Muslim council of state. a collection of Persian or Arabic poems. a Muslim council chamber or law court.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Upholstered couch without arms or back Originated from the Turkish habit of piling rugs for reclining.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Persian term initially designating the official registers,later the administrative offices of the state, and finally the sovereign's council of state There was a distinction between the Divan i-Am, or chamber for public audience with the prince which was

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Council of senior military officers during the Ottoman period.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ دیوان] meclis. 2.padişah meclisi. 3.şairin şiirlerinin bir araya getirildiği eser.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sedir; divan, meclisi hümayun, büyük meclis; salon, divan odası; tütün ve kahve içmeye mahsus salon veya oda; divan, bir şairin alfabetik sıraya göre düzenlenmiş şiirlerinin toplamı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

court of justice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Odalar arasındaki geniş sofa, sale.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Bakanları, yargıtay, danıştay üyeleri ve cumhuriyet başsavcısını, vazifeleriyle alâkalı suçlardan ötürü muhakeme etmek için Yargıtayla Danıştay üyelerinden kurulan fevkalâde mahkeme, yüce divan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.), (bk.) Dİvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kafiye itibariyle harf sırası tertibiyle yapılan küçük şiir mecmuası, eksik dîvân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). t. Deli, Ar. meczub. 2. Aptal, alık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crazy. lunatic. mad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دیوانه] deli, çılgın.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dîvânelik, delilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.), Delicesine hareket eden, çılgın.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دیوانگی] delilik, çılgınlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Delilik. 2. Aptallık, alıklık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. dîvânîye). Dîvan ile alâkalı. Hatt-ı dîvânî = Dİvân-ı hümâyûnda ferman ve beratların yazılmasına mahsus güzel ve girift bir nevi yazı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(DİVAN-I MUHASEBAT) (i. F. A.). Muhasebeler dîvânı, Sayıştay.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discipline committee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir vezire, Mısır hıdivine yakışır şekilde: Hıdîvâne yaşıyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hıdîvâne.

Türkçe Sözlük by