Diz Yastığı ne demek? | Diz Yastığı anlamı nedir? | Diz Yastığı

Diz Yastığı anlamı nedir?

Diz Yastığı ne demek?

Diz Yastığı anlamı nedir?

Diz Yastığı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: diz yastigi

Türkçe - İngilizce Sözlük

hassock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). büyütmek. aggrandizement (i) büyütme; itibarını yükseltme; değer veya rütbesini yükseltme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shooting star.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Daha çok yaz geceleri gökyüzünde hızla geçip giden ışıklı iz, şahap. Bunlar, göktaşlarının, atmosfere girince sürtünmeyle akor halini almasından meydana gelir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

evening star.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Akşama doğru doğan parlak yıldız. Çoban yıldızı, sabah yıldızı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

Bir musiki sisteminde nota yazısının ve aralık esasının dayandığı dizi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ardıç nevinden çalı. 2. Şehir haricinde vaki çalılık yer. 3. Fahişelerin toplandığı yer. Andiz otu: Arapça’da kınıs ve zencebil-iş-şâm ve Farsça’da rasen denilen bir tıbbî bitki.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(Atgözü, Kızılağaç, Inula, Inula helenium, Annuèe inule): Bileşikgillerden, nemli yerlerde yetişen, 1 metre kadar sapı olan bir çesit ottur. Yaprakları büyük, yumuşak ve yuvarlaktır. Çiçekleri sarı renkte olup, acı ve kokuludur. Kökü kalındır. Meyveleri küçük, fıstık kozalağına benzer. Kullanıldığı yerler: Mideyi kuvvetlendirir. Balgam söker. Mikropları öldürür. Vücudda biriken tuzu atar. Üremi, nefrit, sistit, İdrar yolları hastalıklarında faydalıdır. Nefes darlığıını giderir. Karaciğer hastalıklarını tedavi eder. Kaşıntıları keser. Fazla kullanıldığı zaman, mide bulantısı yapar.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arithmetic progression.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arithmetic progression. arithmetical progression.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crescent and star.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Anavatanı Çin olan bir ağaç. Kısa zamanda yetişip boy attığı için gölge ağacı olarak dikilir. Kokusu kötü olduğundan «pis kokulu» da denir (Ailanthus glandulosa).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(kokarağaç): Sedefotugillerden; bir çeşit süs ağacıdır. Çiçekleri uzun salkım şeklindedir. Kokusu keskindir. Meyveleri sonbaharda dökülmeden önce kızarır. Kullanıldığı yerler: Bağırsak solucanlarını düşürür.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(I.) (karının) kız kardeşi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sister-in-law. wife's sister.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sister-in-law.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pillow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ing. -ise (f). piç olduğunu ispat etmek; alçaltmak; şerefi lekelenmek, alçaltılmak; değiştirip kıymetini bozmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). eski gösterişli ve kaba bir şekilde süslemek, donatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Buda tarafından kurulan ve Uzak Doğu ülkelerinde yaygın bulunan bir din.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buddhism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

budhismus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

binary star.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Zühre, Çulpan, Venüs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çuval ve ona benzer çul vs. dikmeye mahsus büyük iğne. Ekseriya ucu yassı ve eğrice olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

packing needle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

awl. sewing awl. drawing awl. packing needle. bodkin. bat needle. pack needle. prod. packthread.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sea star.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

starfish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). bir bileşimdeki oksijeni çıkarmak. deoxida'tion (i). deoksidasyon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Damdazlak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shatting on one's uppers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bacak ile baldır kemiklerinin bitişme yeri: Dize kadar çamur vardı; çayın suyu hayvanların dizine kadar geliyor. Diz üzere, diz üstünde = Dizleri yere koyarak. Diz bağı = Dizin altında veya üstünde çorap vesaireyi tutturmaya mahsus bağ (İngiltere’de en yüksek bir nişandır). Diz çürütmek = Tahsile devam etmek. Diz çökmek = Dizleri yere koyarak oturmak veya saygı göstererek bir dizi yere koyarak eğilmek: Diz çökmüş ders dinliyordu; huzurunda diz çöktüler. Diz dize = Dizler dokunacak edecek şekilde yan yana. Diz kapağı, ağırşağı = Dizin ön tarafındaki oynar kemik. Ekmeği dizinde olmak = Hukuka riayet etmemek, vefasızlık etmek, tuz ekmek hakkı bilmemek. Dizlerine kapanmak = Ayaklarına sarılıp yalvarmak. Dizlerinin bağı çözülmek = Korkmak, Aciz kalmak, hiç bir şey diyememek. Dizi dibinde = Daima birlikte, beraber: Çocuğunu dizi dibinde büyüttü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Önemli bir hastalıktan kaynaklanmayan diz ağrılarını gidermek için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Papatya, su.

Hazırlanışı : 4 bardak suya 3 çorba kaşığı ufalanmış papatya çiçeği konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Bu suyla ağrıyan yerler ovulur.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knee deep.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knee deep.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Diz mafsalının ön tarafı ve burada bulunan yassıca, oynak, kemik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

patella.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kneecap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hassock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Renk. (bk.) Levn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. diz = kale, dâşten = tutmak, muhafaza etmek). Kale muhafızı (eski tâbirdir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Kanlı basur.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Bulaşıcı ve salgın bir hastalıktır. Hastada, ishal görülür. Dışkısı kanlı ve sümüklüdür. İştahsızlık karın ağrısı ve ateş de vardır Su veya besinlerle bulaşır. İki çeşit dizanteri vardır.

- Amipli Dizanteri : Vücuda mikrop girmesinden 10-21 gün sonra hastalık belirtileri ortaya çıkar. Hastada kanlı ishal, ateş, karın krampları, kilo kaybı, ve halsizlik görülür.

- Basilli Dizanteri : Mikrobun vücuda girmesinden 2-7 gün sonra belirtileri ortaya çıkar. Hastalığın salgın halini almasında kara sinekler başrolü oynar. Hastada; kanlı ve balgam kıvamında ishal, karın ağrısı, halsizlik ve ateş görülür.

Yapılacak ilk iş; hastayı, sağlamlardan ayırmaktır. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler kullanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Su, tuz.

Hazırlanışı : Bir gün boyunca, hiç bir şey yenmez. Sadece tuzlu su içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dysentery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. design

tasarım

1. Bir sanat eserinin, yapının veya teknik ürünün ilk taslağı. 2. Bir araştırma sürecinin çeşitli dönemlerinde izlenecek yol ve işlemleri tasarlayan çerçeve.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

design.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

design.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دزدار] kale muhafızı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Kale muhafızı.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sıraya koydurmak, sıralatmak: Fenerleri havuzun etrafına dizdirmişti. 2. Mürettibe yazı tertip ettirmek: Bu kitabı, anlar bir mürettibe dizdirmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

yahut DİZDİR (i.). Vızırtı, usandırıcı gürültü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

line of poetry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

verse. line mısra.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

line. verse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diesel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diesel. diesel engine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diesel engine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

list. list liste.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

list.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Diz bağı, dizin üst veya alt tarafına bağlanan çorap bağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

system sistem.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Basım için harfleri dizme işi, tertip.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

typographic. composing. composition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composition. typesetting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

string. composition. typesetting. set. series. coordinates order. orderliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compositor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compositor. typesetter. type setter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hayvanın ağzına geçirilen geme bağlı kayış. Binici bununla hayvanı idare eder: Dizginini çekmek, koyuvermek. Tek dizgin = Ağzı bozuk (at). Doludizgin = Hayvanı alabildiğine koşturmak. Dizginini çekmek = Pek ileriye gidenlere mâni olmak: Dizginini çektiler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

checkrein.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

halter. rein. bridle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rein.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bridle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be bridled / curbed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alabildiğine aşırı giden, sınır tanımayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unfettered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). T. Sıralama, Ar. nazım, silk: Teşbih, inci dizisi. 2. Sıralanmış, bir Doğan sıra teşkil eden şey: Bir dizi inci.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

batch. battery. course. line. range. rank. row. sequence. series. string. succession. tier. serial. paradigm. scale. progression. file.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

array.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Series. file. range. rank. row. series. string. line. scale. progression. train. linkage. configuration. tier. bank. gear. layer. queue. form. formation. lineup. catena. tail. strand. skein. ordinal. course. alignment. strung.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in rows. lined up. string together.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

serial film.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

TV series.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dizi halinde sıralamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sıralanmış, sıralı. Osm. silke çekilmiş: Dizili asker; dizili saksılar, inci. 2. Tertip olunmuş: Dizili sayfalar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arranged in a line or row. string.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sıralanma, bir sıra teşkil etme. Matbaacılıkta harflerin baskıya hazır olmak üzere tertip edilmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arrangement. arranging.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Diziliş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sıralanmak, dizilmek, sıraya konmak, bir sıra teşkil etmek: Yolun üzerinde dizildiler. 2. (harf) basılmak üzere yazı tertip olunmak: Bu kitaptan kaç forma dizildi?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

range. to be arranged in an order. to be set in type. to be strung. to be lined up. to line up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be arranged in an order. to line up. to be set in type. to be strung up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

composition. typesetting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concordance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

index. directory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

directory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dizme. (bk.) Dizme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Taslak, çıplak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Acı ve usandırıcı bir ses çıkartmak, vızırdatmak. 2. Fırlatmak, kaçırmak. 3. Ürkütmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dize kadar olan kısa bir çeşit don ki, üstten ve alttan giyilir: Dizlik giyiyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knee-guard. knee-breeches.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kocaman, iri ve kaba, zıpır. 2. Şeytan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İri, kocaman.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) 1. Sıralama, sıraya koyma, tasnif: İnci dizme. 2. Matbaa harflerini sıralama, tertip: Bu mürettibin dizmesi farklıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sıralamak, sıraya koymak. Osm. silke çekmek: Saksıları havuzun etrafına dizmeli. 2. Harfleri sıralayıp yazı tertip etmek: Bir mürettip günde kaç sayfa dizebilir? Kurşuna dizmek = Bir suçluyu bir manga askerin mermileri önüne koyup kanunen idam etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arrange. array. collate. dispose. lay. marshal. range. rank. to arrange. to align. to lay. to dispose. to string. to compose. to set. to typeset.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to line up. to arrange things in a row or series. to string. to set. to set up. to compose. to file. to interlock. to lay. to form. to coordinate. to stick. to link. to list. to marshal. to thread. to grade. to arrange. to range. to order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

typesetter. compositor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Tüm özelliklere sahip PC’nin taşınabilir bir sürümü. Masaüstü bilgisayarlar ve sunucuların aksine, ekran, klavye ve giriş cihazı (fare, touch pad ya da benzeri), bir arada bulunmaktadır. Şarj edilebilir piller sayesinde her yerde çalışma olanağı bulunmaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

briefcase computer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

laptop computer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (f). başı dönen, baş döndüren, sersem, şaşkın, gözü kararmış; baş döndürücü, sersemletici; düşüncesiz dikkatsiz; k.dili budala, kuş beyinli; (f). başını döndürmek, sersemletmek. dizziness (i). baş dönmesi, sersemlik. dizzily (z). sersemcesine,aptal

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Canlılarda yaşama savaşı her zaman en hızlı tepkileri olan türlerin yararına sonuçlandığından, en basit organizmalarda bile haber alma organları (duyu organları), hareket organları (kaslar) ve bunlar arasındaki ilişkiyi sağlayan organlar, yani sinir sistemi gelişmiştir.

Vücudumuzun her yanı sinirlerle örtülü olduğu halde sinir hücrelerinin gövdeleri yalnızca beyinde ve omurilikte bulunur. Bütün vücuda dağılmış milyonlarca sinire karşılık beyinden ve omurilikten yalnızca 43 çift sinir çıkar. Bunlar merkezden ayrıldıkları sonra gitgide dallanarak vücudun her yanına dağılırlar.

Refleks bir uyarıya vücudun ani ve otomatik olarak cevap vermesidir. Örneğin elimiz sıcak bir tencereye değdiğinde aniden çekmemiz bir reflekstir. Reflekslerde komuta omuriliktedir. Beyne bilgi gidebilir ama refleks olayında beyin aktif olarak rol oynamaz.

Bir sandalyeye rahatça oturup bacak bacak üstüne atarken doktor dizkapağının hemen altına, kası kemiğe bağlayan tendona minik lastik bir çekiçle sertçe vurursa bacağınız ileri doğru fırlar. Bu reflekste de baldır kaslarındaki duyu sinirleri kasın genişlemesine tepki gösterirler ve yeni sinir sinyalleri oluşturarak kaslara hafif bir basınç uygulandığını ve gerildiklerini omuriliğe iletirler.

Omurilik ise bu basınca dayanabilmesi için kasların kasılması gerektiğini bildirir ve bacak tekrar geri hareket eder. Görüldüğü gibi refleks, beynin denetiminden geçmeksizin, yani beyin devrede olmadan, doğrudan omuriliğin komutlarıyla gerçekleşmiştir.

Diz kapağı refleksinin sınanması özellikle omuriliğin işleyişi konusunda bilgi veren önemli bir tanı yöntemidir. Bu alanda uzmanlaşmış bir doktor basit bir kaç testle sinir sisteminin işleyişine ve ne kadar sağlıklı olduğuna ilişkin pek çok bilgi edinebilir. Çekiçle vurulduğunda bacağın normalden fazla hareket etmesi tümörden kalsiyum eksikliğine kadar bir çok hastalığın habercisi olabilir.

Dize çekiçle vurularak yapılan kontrol tek başına tabii ki yeterli bilgi vermez. Doktorlar bir ön bilgi almak için bu çabuk ve kolay testi yaptıktan sonra vücut üzerinde diğer muayene ve kontrollerine devam ederler.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Atın son hızla koşması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at a full gallop. at full speed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Yüksek, yüksek y(Erkek İsmi) 2.Ulu, yüce, değerli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i astronomi). Gezeğenlerin yakınlık bakımından beşincisi, Jüpiter, Müşteri.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Gezegenlerin en büyüğü ve güneşe yakınlık bakımından beşincisi Jüpit(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yıldız gibi parlak yiğit.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

movie star.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

film star. motion picture star. cinemactor. movie star.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

geometric progression.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

geometric progression. geometrical progression.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) oburca yemek yemek, pek çok yemek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

air cushion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

air bag. air pillow / bumber / cushion / buffer / pilow. blast. blow up. air pillow. cushion of air. air cushion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

puncushion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). 1.Yıldız. 2.Gündönümünden 10 gün önceki zaman. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. tehlikeye atmak, tehlikeli ve nazik bir durumda bırakmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hep olduğu yerde kalan büyük fıçı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pole star.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pole star.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

comet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Kuyruklu yıldızların diğer gökcisimlerinden farklı ve gizemli şekilleri, aniden ortaya çıkıp bir süre sonra yok olmaları, onların tarih boyunca insanlar tarafından Tanrıların habercileri olarak algılanmalarına yol açmıştır. Onların ölüm ve felaket habercileri olduklarına, kuraklık, sel, açlık gibi büyük doğal afetlerin ve salgın hastalıkların hatta her iki dünya savaşının da o sıralarda görülen kuyruklu yıldızlardan kaynaklandığına inanılmıştır. Milattan önce 43 yılında Sezar’ın ölümünden sonra çok parlak bir kuyruklu yıldız görüldü ve onun Roma imparatorunun göğe yükselen ruhu olduğuna inanıldı. Böylece kuyruklu yıldızlardan ünlü kişilerin ölüm haberlerini almak gibi bir boş inanç daha yerleşti.

Bilim insanları Güneş sistemimizden çok uzakta ama yine Güneş çekimine bağlı olarak bir yörüngede dönen, her birinin kütlesi ve boyutu dünyamızdan çok az olan kirli kar topu şeklinde milyarlarca kuyruklu yıldız olduğuna inanıyorlar.

Bu görüşe göre başlangıçta görkemli kuyrukları olmayan bu gök cisimlerinden bazıları sistem içindeki karşılıklı çekim güçleri nedeni ile Güneş’e doğru hareket etmeye başlıyorlar.

Güneş’e yaklaştıkça, dış katmanlarında donmuş halde bulunan uçucu gazlar (karbondioksit, su, metan amonyum, vb.) hızla buharlaşmaya başlıyor. Güneş’e yaklaştıkça cismin etrafını gaz bulutu olarak sarıyorlar.

Güneş yüzeyinde devamlı patlamalar olduğundan ve uzaya büyük hızlarla gaz bulutları fırlatıldığından, cisim Güneş’e iyice yaklaştığında bunların etki alanına giriyor ve etrafındaki gaz bulutu Güneş’in tersi yöne doğru savrularak bir kuyruk görünümünü oluşturuyor. Bu nedenle kuyruklu yıldızların kuyruklarının yönleri hep Güneş yönünün ters tarafındadır.

Kuyruklu yıldızın kuyruğunun parlaklığına Güneş ışınlarının, gaz bulutu ve parçacıklardan yansımaları neden olur. Aslında büyüklüklerine bağlı olarak kuyruklu yıldızlar kuyruklarından sürekli madde kaybederler. Sonunda gök taşları haline gelen kuyruklu yıldız kalıntıları, dünya yakınından geçerken bize akan yıldız yağmurları olarak görünürler.

Eğer dünyamız bir kuyruklu yıldızın kuyruğu içinden geçerse ne olur? Bu, korkulacak bir şey değildir. Çünkü kuyruklu yıldızların kuyrukları yoğun değildir ve dünyanın bu kuyruk içinden geçmesi ona hiçbir şekilde etkide bulunmaz. Nitekim Halley kuyruklu yıldızı 1910’da geldiğinde, Dünya onun kuyruğunun içinden geçmişti ve bunun yeryüzüne bir zararı olmamıştı. Zamanımızda kuyruklu yıldızların normal gök cisimleri oldukları biliniyor. Bunlar çok büyük hacimli kuyruklarından dolayı korkutucu görünen aslında küçük ve hafif cisimlerdir. 12. yüzyılın ortalarından itibaren bilimin bunların yapılan ve ne olduklarını çözmeye başlamasından sonra halkın peşin hükümleri ve korkuları kaybolmaya başlamıştır.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sıvı haline koymak, sıvılaştırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Yük katarı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. marchandise

yük treni

Yük taşımada kullanılan tren, yük katarı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

merchandise train. freight train. baggage train. freight. goods train.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. melodi bestelemek; ahenk vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. usule uydurmak, intizam vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Miknatıs’dan galat, (bk.) Miknatıs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Çıplak gezmenin vücut ve ruh sağlığına faydalı olduğunu kabûl eden doktrin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çeşmenin musluk taşı

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. şiir inşat etmek; bir şeyden fazla heyecanla bahsetmek. rhapsodist i. şiir inşat eden kimse, bir şeyden fazla şairane şekilde bahseden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. Marquis de Sade’ın adından). Başkasına eziyet etmekten zevk duymak şeklinde kendisini gösteren sapıklık.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. sadisme

ruh b. elezerlik

Başkalarına acı çektirme yoluyla cinsel doyum sağlama biçiminde kendini gösteren bir tür sapıklık.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sadism. sadism elezerlik. sadistlik.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sadism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. astronomi). Güneşten uzaklık bakımından altıncı gezegen, Satürn, Zühal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

standardization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

standardization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. belirli bir ölçüye uydurmak, standardize etmek, ayarlamak, normalleştirmek. standardization i. ayarlama, normalleştirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

standardize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

standardize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. para vermek, açığını dışarıdan gelen yardım ile kapatmak; rüşvet vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. astronomi). Gökte birbirine göre olan durumları aynı kalan yıldızlar topluluğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constellation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constellation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Çoban yıldızı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Şişman ve bilimsiz, kısa ve şişman: Tumbadiz bir adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çeşitli maddelere altın veya gümüş renk ve parlaklığını vermek için üzerlerine sürülen veya yapıştırılan altın ve gümüş suyu veya ince tabakası ve bunların taklidi. 2. mec. Yalandan iş, üstünkörü çalışma, gözboyama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gilding. gilt. veneer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gilt. gilding. false decoration. veneer. silvering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gilding or silvering substance. veneer. gloss. gilt. glitter. gold latten. glance. gleam. glare. wash. false front. gold. grease paint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yaldız yapan. 2. Ustünkörü iş yapan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yaldız sürmek işi. 2. Ustünkörü iş yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yaldız yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to gild. to silver. to cuckold. gloss. overgild. veneer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be gilded. to be silvered. to be cuckolded. gloss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yaldız sürdürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gilded. gilt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Yılanyastiğıgillerden zehirli bir bitki.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(danaayağı): Yılanyastığıgiller familyasından; yaprakları büyük ve koyu kırmızı olan mide bulandırıcı bir koku salan, büyük yumrulu bir bitkidir. İstanbul çevresinde, Ege ve Akdeniz Bölgesinde yetişir. Kullanıldığı yerler: Ateşi düşürür. Terletir, vücuda rahatlık verir. Sinirleri uyarır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Birçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi yılanyastığıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Uzaktan ışıklı bir nokta gibi görünen, kendisine has parıltısı olan muayyen şekilli gök cismi. Ar. necm, kevkeb, Fars. sitâre, ahter. 2. Mesleğinde çok parlayan, ünlü sinema, tiyatro sanatçısı. Yıldızçiçeği = Bileşikgillerden, çiçekleri yıldız biçiminde ve çeşitli renklerde bir süs bitkisi, dahlia. Yıldıztaşı = İçinde yıldızlı benekleri olan değerli bir taş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astral. planetary. sidereal. star. star.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astral. planetary. sidereal. star. ace. asterisk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

star. top liner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.Geceleri gökte çıplak gözle ışıklı bir nokta olarak görülen gök cismi, necm, kevkeb, si-tare, aht(Erkek İsmi) 2.Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan köşeli. 3.Baht, talih. 4.Mesleğinde çok parlamış kimse ve daha çok parlamış kimse, sinema sanatçısı. 5.Kuzey (Denizcilikte).

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Geceleyin açık bir havada gökyüzünü seyrederken, çeşitli renk ve parlaklıktaki yıldızların oluşturduğu o inanılmaz ve muhteşem manzaranın içinden bir yıldızın parlak bir çizgi çizerek kayıp gittiğini muhakkak görmüşsünüzdür.

Bu sırada içinizden bir dilek tutup, bu dileğin gerçekleşmesi için de gördüğünüzden kimseye bahsetmemişsinizdir herhalde. Çünkü insanlar arasında, bir yıldız kaydığında, o yıldızın öleceği ve ölmeden önce dilek dileyenin arzusunu yerine getireceği inanışı yaygındır.

Halk arasında yıldız kayması diye tanımlanan bu olayın aslında yıldızlarla hiç bir ilgisi yoktur. Yıldızlar dünyadan milyarlarca kilometre ötedeki uzak güneşlerdir. Güneş sistemimizin içinde Güneş ve gezegenlerin çekim kuvvetleri arasında bir oraya bir buraya gezinen sayısız göktaşı vardır.

Bunlardan Dünya’nın yakınından geçerken çekim alanına girenler, hızla atmosfere dalarlar. Sürtünmeden dolayı ısınırlar, yanarlar ve arkalarında parlak, çizgi gibi bir iz bırakırlar. Sonunda tamamına yakını, düşüşün son anında görülen parlamayı takiben yok olurlar.

Yer atmosferine her yıl toplamı 15 bin ton olan 200 bin kadar göktaşı düştüğü kabul ediliyor. Bu hesaba göre yerin kütlesi 4,5 milyar yıllık ömrü içinde gelen göktaşları sayesinde epeyce artmış olması gerekiyor. Dünya’ya düşen göktaşlarının incelenmeleri sonucu içlerinde dünyada var olmayan yeni bir elemente rastlanmamıştır.

Atmosfere girdiklerinde yanan ve çoğunlukla yok olan göktaşlarına “meteor” denilirken bunlardan yere ulaşmayı başaranlara da “meteorit” deniliyor. Dünyamızın büyük bir kısmı okyanuslarla kaplı olduğundan yere ulaşabilen göktaşlarının çoğu da buralara düşerler. Ancak Dünya’nın bir çok yerinde de karalar üzerinde meteoritlerin yol açtığı izler ve çukurlar vardır.

Ülkemizde rastlanan en büyük göktaşı 25 kilogram olup Domaniç yaylasında bulunmuştur. Dünyada bilinen göktaşlarının en büyüğü ise güneybatı Afrika’da Grootfentein’de bulunan göktaşıdır ve kütlesi 80 ton kadardır.

Bugüne kadar dünyada 20 civarında insanın göktaşı isabeti nedeniyle yaralandığı tespit edilmiştir. Yani uzayda, binlerce yıl boyunca, milyarlarca kilometre yol alan bir taş, atmosfere çok uygun bir açıdan girsin, yanmadan yere kadar ulaşarak gelsin kafanıza düşsün. İşte kısmet diye buna denir!


Genel Bilgi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yıldızların hakanı.

İsimler ve Anlamları by

Genel Bilgi

Geceleri gökyüzünde gördüğümüz yıldızların birçoğu bizim güneşimizden de büyüktürler ama o kadar uzaktadırlar ki, ancak birer nokta olarak gözükürler. Gezegenlerin yıldızlardan farkları, güneş sistemimiz içinde bizimle beraber güneşin etrafında dönüyor olmalarıdır. Bu nedenle çok uzak olan yıldızlar gökyüzünde ‘sabit’ dururken, gezegenler sürekli yer değiştirirler. Bu gezegenler güneşe yakınlık sırası ile Merkür, Venüs, dünyamız. Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Plüto’dur.

Güneş sistemimizde bile mesafeler o kadar büyüktür ki. dünyamıza 8 dakikada gelen güneş ışığı, Neptün’e ancak 4 saatte ulaşır. Zaten güneş sistemimizde bulunmalarına rağmen Neptün ve Plüto teleskop kullanmadan dünyamızdan görülemezler. Güneş Neptün’e o kadar uzaktır ki, bu gezegenden bakıldığında görünümü parlak bir yıldızdan farksızdır. Güneş ışıklarının dünyamıza gelmek için 8 dakikada aldığı bu yolu, saatte 1000 kilometre hızla giden modern bir jet uçağı ancak 17 yıl civarında gidebilirdi.

Güneş sistemimizin dışındaki mesafeler ise inanılmaz. Örneğin, Andromeda galaksisinin ışığı dünyaya milyon yılda ulaşmaktadır. Yani biz bu galaksiyi bu kadar yıl evvelki hali ile görüyoruz. Şimdi ne yapıyorlar acaba?

Aysız berrak bir gecede gökyüzünde gözle görülebilen yıldız sayısı 7000’dir. Küçük bir teleskopla 25 milyon yıldız görülebilir. Ama örneğin ABD’deki Mount Palomar gözlem evindeki teleskopla tüm gökyüzü taranabilse 2 milyar yıldız görülebilir. Halbuki sadece Samanyolu galaksisinde 100 milyar yıldız olduğu tahmin edilmektedir.

Yıldızların göz kırpıyormuş gibi ışıklarının kırpışmasının sebebi, çok uzaktan geliyor olmaları ve atmosferimizdir. Yeryüzünde nispeten ılınan hava devamlı olarak yükselme meylindedir. Bu durum gece de devam eder. Yıldızların zayıf ışıkları bu yükselen hava dalgası içinde kırılırlar. Bazen gözümüze tam olarak ulaşamazlar, yani kesik kesik gelirler.

Bu evimizdeki sıcak radyatörün veya bir ateşin ya da yazın çok sıcak yolların üzerindeki yükselen havanın arkasındaki şekillerin görüntüsünü dalgalandırmasına benzer. Gerçi görülebilir gezegenlerden gelen ışıklar da yükselen hava dalgaları ile kırılır ama onların ışıkları daha güçlü olduklarından gözümüze ulaşmada kesinti olmaz ve göz kırpmazlar.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Geceleri gökyüzünde gördüğümüz yıldızların birçoğu bizim güneşimizden de büyüktürler ama o kadar uzaktadırlar ki, ancak birer nokta olarak gözükürler. Gezegenlerin yıldızlardan farkları, güneş sistemimiz içinde bizimle beraber güneşin etrafında dönüyor olmalarıdır. Bu nedenle çok uzak olan yıldızlar gökyüzünde “sabit” dururken, gezegenler sürekli yer değiştirirler. Bu gezegenler güneşe yakınlık sırası ile Merkür, Venüs, dünyamız, Mars, Jüpiter, Satürn, Uranüs, Neptün ve Plüto’dur.

Güneş sistemimizde bile mesafeler o kadar büyüktür ki, dünyamıza 8 dakikada gelen güneş ışığı, Neptün’e ancak 4 saatte ulaşır. Zaten güneş sistemimizde bulunmalarına rağmen Neptün ve Plüto teleskop kullanmadan dünyamızdan görülemezler. Güneş Neptün’e o kadar uzaktır ki, bu gezegenden bakıldığında görünümü parlak bir yıldızdan farksızdır. Güneş ışıklarının dünyamıza gelmek için 8 dakikada aldığı bu yolu, saatte bin kilometre hızla giden modern bir jet uçağı ancak 17 yıl civarında gidebilirdi.

Güneş sistemimizin dışındaki mesafeler ise inanılmaz. Örneğin, Andromeda galaksinin ışığı dünyaya 2.2 milyon yılda ulaşmaktadır. Yani biz bu galaksiyi bu kadar yıl evvelki hali ile görüyoruz. İimdi ne yapıyorlar acaba?

Aysız berrak bir gecede gökyüzünde gözle görülebilen yıldız sayısı 7 bindir. Küçük bir teleskopla 25 milyon yıldız görülebilir. Ama örneğin ABD’deki Mount Palomar gözlem evindeki teleskopla tüm gökyüzü taranabilse 2 milyar yıldız görülebilir. Halbuki sadece Samanyolu galaksisinde 100 milyar yıldız olduğu tahmin edilmektedir.

Yıldızların göz kırpıyormuş gibi ışıklarının kırpışmasını sebebi, çok uzaktan geliyor olmaları ve atmosferimizdir. Yeryüzünde nispeten ılınan hava devamlı olarak yükselme meylindedir. Bu durum gece de devam eder. Yıldızların zayıf ışıkları bu yükselen hava dalgası içinde kırılırlar. Bazen gözümüze tam olarak ulaşmazlar, yani kesik kesik gelirler.

Bu evimizdeki sıcak radyatörün veya bir ateşin ya da yazın çok sıcak yolların üzerindeki yükselen havanın arkasındaki şekillerin görüntüsünü dalgalandırmasına benzer. Gerçi görülebilir gezegenlerden gelen ışılar da yükselen hava dalgaları ile kırılır ama onların ışıkları daha güçlü olduklarından gözümüze ulaşmada kesinti olmaz ve göz kırpmazlar.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

starry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

set with stars. starred. starry. starlit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

starry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

starless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by