Doğma Büyüme ne demek? | Doğma Büyüme anlamı nedir? | Doğma Büyüme

Doğma Büyüme anlamı nedir?

Doğma Büyüme ne demek?

Doğma Büyüme anlamı nedir?

Doğma Büyüme | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: dogma buyume

Türkçe - İngilizce Sözlük

native born.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

born and grown up at. native. born and bred.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the altogether. natural. stark naked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Büyümek işi. Büyümüş, terbiye olunmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

growth. development. increase. growing. enlargement. expansion. accretion. accrual. augmentation. juvenescence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buildup. expansion. extension. growth. sprawl. development.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

growth. growing up. development. accretion. accrual. augmentation. enlargement. expansion. extension. growing. increase. upgrowth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

growth rate. rate of growth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Büyüme fiili. Büyük olmak, hacim ve değeri artmak: Üstüne bir kat daha çıkılınca ev hayli büyüdü. 2. Gelişmek, boybos salmak: Bu ağaç büyüdü. 3. Yaşlanmak, yaşı ilerlemek, kocamak: Onun çocuğu büyüdü. 4. Boy atmak, uzamak: insanlar ekseriya on sekiz yaşına kadar büyüyüp sonra bir kararda kalırlar. 5. Rütbe, makam ve itibarca yükselmek: Siz büyüdünüz artık, bizimle görüşmeye tenezzül etmezsiniz. 6. Genişlenmek, bollaşmak, tevessü etmek: Oda, bahçe, havuz büyüdü. 7. Şiddet, kuvvet ve ehemmiyet kesbetmek, şiddeti artmak: Kavga büyüdü. 8. Çoğalmak, tekessür etmek: Serveti çok büyüdü. 9. Terbiye olunmak: İnsan nerede büyürse oranın ahlâkını alır. Dağda büyümek = Terbiyesiz ve kaba olmak. Göze büyümek = Izâm olunmak, çok ehemmiyet verilmek, zor gelmek: Nasılsa bu iş sizin gözünüzde çok büyüdü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grow. grow up. increase. extend. enlarge. greaten. accrue. augment. bulk. expand. flourish. hatch. outgrow. shoot up. swell. wax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

develop. enlarge. expand. grow. thrive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to grow (up. to become large. to become more important. augment. enlarge. grow. grow out. grow up. increase. sprout. swell. wax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Kısa süreli dil büyümelerinde aşağıdaki reçeteler kullanılır. 2-3 günde geçmeyen dil büyümesinde, doktora başvurmak gerekir.

Tedavi için gerekli malzeme : Nar kabuğu, şeftali, su.

Hazırlanışı : 1 bardak suya bir avuç nar kabuğu konur. 15 dakika kaynatılıp süzülür. Suyuna 3 su bardağı şeftali suyu ilave edilip, gargara yapılır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Mutlak olarak doğru kabul edilen ve hareket noktası teşkil eden prensip, kaide yahut fikir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dünyaya gelme. Ar. tevellüd, velâdet. 2. Doğudan çıkıp görünme. Osm. tulü: Güneşin doğması. 3. Doğmuş, dünyaya gelmiş. Ar. mütevellid, Fars. zâde. Anadan doğma = 1. O halde dünyaya gelmiş, sonradan olma değil: Anadan doğma kör, sağır. 2. Çırıl çıplak, nasıl doğmuşsa, üstünde hiç bir şey olmaksızın: Anadan doğma bir halde duruyor. Doğm», büyüme = Doğmuş, büyümüş, yerli: Doğma, büyüme şehirliyim.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. dogme

fel. inak

Doğruluğu sınanmadan benimsenen, bir öğretinin veya ideolojinin temeli yapılan sav.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dogma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

That which is held as an opinion; a tenet; a doctrine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A formally stated and authoritatively settled doctrine; a definite, established, and authoritative tenet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A doctrinal notion asserted without regard to evidence or truth; an arbitrary dictum. a doctrine or code of beliefs accepted as authoritative; 'he believed all the Marxist dogma' a religious doctrine that is proclaimed as true without proof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dogma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a religious doctrine that is proclaimed as true without proof. a doctrine or code of beliefs accepted as authoritative; 'he believed all the Marxist dogma'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A generally held set of formulated beliefs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Those beliefs held as established or put forth as an authoritative or expert opinion, often contained in a secondary or tertiary source, but that have little or no supportive empirical evidence from primary sources Medical dogma is usually derived from un

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Basic beliefs and truths contained in the Bible and the Holy Tradition of the Church as defined by the Ecumenical Councils and the Fathers of the Church Dogma is studied by the field ofdogmatic theology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Genus: A set of beliefs Differentia: Accepted on faith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A teaching in a religion that is seen as part of that religion's core tradition, spelled out in some specific way that is considered definitive or authoritative Dogmas are common to most religions, and sometimes non-religious systems The Roman Catholic Ch

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The doctrines in which one must believe to attain salvation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Basic beliefs and truths contained in the Bible and the Holy Tradition of the Church as defined by the Ecumenical Councils and the Fathers of the Church Dogma is studied by the field of dogmatic theology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The rigid belief in a set of rules or practices. a ) In Christian theology, teachings derived from Scripture, b ) In Romanist theology, permanent teachings of their church which can not be changed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A concept or principle accepted as absolute truth on the basis of unquestioned acceptance of an authority's statement to that effect rather than on the basis of logical reasoning or demonstrated proof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A blind belief in things often without a material base.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Institutionalized doctrine. any idea, theory, belief claimed as undisputable truth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

birth. rising.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

born. resurrection. birth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being born. rising. birth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dogma, inak, doktrin, akide, dini inanç, kaide; kesin söz veya fikir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

native born.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

born and grown up at. native. born and bred.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Dünyaya gelmek, ana rahminden çıkmak. Osm. tevellüd etmek: Siz hangi tarihte doğdunuz? 2. Doğudan belirmek, gökyüzünde gözükmek. Osm. tulü etmek: Güneş, ay, merih doğdu. 3. Zuhur etmek, meydana gelmek: Bu sanat yeni doğdu. Eksik doğmak = Çocuk müddeti gelmeden doğmak. İçe, kalbe, yüreğe doğmak = Malûm olmak. Doğduğuna pişman = Tenbel. Doğduğuna pişman etmek = Ağır ceza vermek: Bir daha yaparsen seni doğduğuna pişman ederim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be born. rise. arise. come about. break through. arrive. begin. emanate. emerge. ensue. grow out of. spring.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arise. arrive. dawn. emanate. result. rise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be born. to rise. to appear. to arise. to occur (to. come into the world.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). dogmatik, kesin, iman ve itikada ait, kesin kurallarla ilgili; kestirip atan, tartışma kabul etmeyen; kesin. dogmatics (i). dini dogmaların sistematik olarak incelenmesi. dogmatically (z). kesinlikle, katiyetle, tartışma kabul etmez surette.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Dogmayla alâkalı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. dogmetique

fel. inaksal

Deney bilgisini, deneye dayanan kanıtları hiçe sayarak kanılarını inanç öğretilerinden çıkaran (düşünce biçimi).


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dogmatic. dogmatic inaksal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dogmatic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dogmatizm, inakçıIık, fikir beyan etmede kesinlik. dogmatist (i). dogmatik kimse, kesin fikir beyan eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kesin olarak fikrini söylemek veya yazmak; kestirip atmak, tartışmaya meydan vermemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Dogmaları esas alan doktrin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

intuition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foreboding. intuition. presage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Prostat bezi, idrar torbasının boynu ile idrar yolu başlangıcını çevreleyen ceviz büyüklüğünde bir guddedir. Yalnız erkeklerde bulunur. Prostat bezi, 50 yaşını geçen erkeklerde büyümeye başlayıp, rahatsızlık verebilir. Hastalığın belirtileri gecenin son kısmında idrara kalkmak, gündüzleri sık sık idrar yapmak, idrar yapmakta zorluk, idrarın yavaş yavaş akması, idrarın başında veya sonunda bir damla kan şeklinde görülür. Kesin tedavi ameliyatla gerçekleşir. Ancak tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Mazı, su.

Hazırlanışı : Dört bardak suya 2 tutam mazı konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer çorba kaşığı içilir.


Sağlık Bilgisi by