Dokuz Canlı ne demek? | Dokuz Canlı anlamı nedir? | Dokuz Canlı

Dokuz Canlı anlamı nedir?

Dokuz Canlı ne demek?

Dokuz Canlı anlamı nedir?

Dokuz Canlı | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: dokuz canli

Türkçe - İngilizce Sözlük

like a cat with nine lives.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impishness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mischief. prank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chummy. companionable. jovial. sociable. social.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

one who values friendship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

azerbaijani.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Azerbaijani.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Canı olan. Fars. zîrûh, zinde: Canlı hayvana eziyet vermek günahtır. 2. Kuvvetli, zorlu: Canlı çocuk. 3. Mânâlı, tesirli: Canlı söz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alive. live. living. animate. active. lively. fresh. full of life. snappy. glowing. breezy. spirited. vivacious. humming. in the flesh. animated. beany. bright. brisk. bustling. colorful. colourful. corky. crisp. crispy. dashing. dewy. driving. exhil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

active. alive. animate. bouncy. breezy. bright. brisk. colourful. dashing. frisky. gay. jaunty. keen. live. lively. living. lusty. picturesque. prismatic. racy. rich. skittish. snappy. spirited. sporty. sprightly. spry. swinging. thing. vibrant. vital. vi

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

live. alive. animated. brisk. fresh. lively. living. animate. living creature. active. vigorous. strong. moving. quick. dynamic. mobile. kinetic. alert. breezy. chippy. coloured. colourful. dapper. dashing. dramatic. eager. frisky. graphic. in high spirit

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

one who is like a living corpse. more dead than alive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

live music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Canlı TV yayınını duraklatmanıza imkan tanıyan Sony HDD kayıt cihazları sayesinde artık hiçbir anı kaçırmayacaksınız. Yavaş gösterim ve hızlı ileri sarma işlevi dahil olmak üzere kaldığınız yerden itibaren sahneleri farklı hızlarda oynatabilir ve istediğiniz an canlı yayına dönebilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

live broadcast. live coverage. live program.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(uyd. k.). (bk.) Animizm.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kilise çanının asıldığı yer, çan kulesi (şimdi kullanılmıyor).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Canlı olma hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liveliness. animation. color. colour. crispness. spiritedness. alacrity. bounce. brightness. brio. buoyancy. dynamics. elan. exhilaration. friskiness. ginger. life. lustiness. perkiness. quickness. raciness. sprightliness. stamina. stir. verve. vivac.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

alacrity. animation. colour. dynamism. ginger. go. life. sap. soul. sparkle. spirit. stir. verve. vitality. liveliness. vigour. boom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

activity. liveliness. vigour. momentum. action. mobility. dynamism. stir. stirabout. impulse. biological. animal spirits. animation. bounce. briskness. buoyant lift. colour. dash. eagerness. ginger. goings on. image advertising. life blood. pith. shine. s

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si.). Sekizden sonra ve ondan evvel gelen sayı. Ar. tis’a. 9: Dokuz kişi, dokuz gün, dokuz kere; on dokuz; yüz yirmi dokuz; dokuz yüz; dokuz bin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ix.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

like a cat with nine lives.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si.). Beherine veya her defada dokuz: Dokuzar lira aldılar; kompartımanlara dokuzar kişi bindiler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nonagon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dokuz kısımdan meydana gelmiş. 2. iskambil kâğıdının dokuz beylisi: Kupanın dokuzlusu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dokuz yaşında olan: Dokuzluk bir çocuk. 2. Dokuz kuruş vesire kıymetinde olan: Dokuzluk kumaş. 3. Dokuz karış, metre vesaire boyunda veya kilo vesaire ağırlığında olan: Dokuzluk ağaç, dokuzluk kuzu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dokuz taşla oynanan bir oyun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Dokuz derecesinde olan, sekizinciden sonra gelen. Ar. tâsî: Dokuzuncu gün; on dokuzuncu; yüz dokuzuncu vesaire.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ninth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ninth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jovial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir veya şu kadar fincan dolusu veya o kadar içine alan: Bir fincanlık kahve. Dört fincanlık bir cezve. Altı fincanlık tepsi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çabuk heyecan gösteren. 2. Heyecan veren.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excited. agitated. dramatic. exciting. thrilling. hot. aglow. agog. crazed. declamatory. emotional. excitable. febrile. feverish. glowing. gone. gripping. heated. hectic. het up. impassioned. inspired. nail biting. rhapsodic. rhapsodical. spirited. s.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ablaze. breathtaking. excited. exciting. feverish. heady. heated. hectic. het up. impassioned. intense. jumpy. lyrical. nervous. sensational. stirring. timorous. tremulous. uptight. thrilling. excitable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exciting. excitable. lively. excited. thrilled. thrilling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Farklı cinslerin birleşerek ortaya bir yavru çıkarmalarına biyolojik bir engel vardır. Bunun birincisi spermin yumurtayı bulabilmesidir. Spermler gözleri olmamalarına, takip edecekleri güzergahı gösteren bir sistem de bulunmamasına rağmen şaşırmadan yollarını bulurlar. En önde giden de yumurtaya ilk ulaşan olarak içine girer. İşte burada tabiatın koyduğu bir sınırlama vardır. İnsan spermi sadece insan yumurtasını tanır ve birleşme işlemini sadece onunla yapar.

İkinci sebep, iki farklı cinsin DNA’larının birbirlerine uymamasıdır. Aynı cinste dişi ve erkeğin DNA’ları, bir fermuarı kapattığınızda dişler nasıl karşılıklı olarak birbirlerine geçerlerse, o şekilde uyumlu olarak birleşirler. İnsanlarda 23 çift kromozom vardır. Örneğin 15 veya daha farklı sayıda kromozoma sahip bir hayvanı döllediğinde, meydana gelen orantısızlıktan, ortaya çıkacak hücre anormal bir yapıda olur ve gelişimine bile başlayamaz.

Şempanze ile insanın genetik yapıları yüzde 99 aynı olduğuna ve teorilere göre milyonlarca yıl evvelki ataları aynı olduğuna göre onlar arasında bir uyumun sağlanması gerekmez mi?

Bilim insanlarına göre bu yüzde 99 benzerlik sadece proteinlerin mukayesesinden ortaya çıkıyor, yoksa DNA dizilişinin uyumu anlamına gelmiyor. İnsan sağlığı için DNA haritasını çıkarmada son aşamaya gelinmiştir ama tüm bu bilgiler, tekrar insan sağlığı için tıp alanında kullanılacaktır. Yani ileride mitolojide olduğu gibi insan başlı, hayvan vücutlu veya tersi yaratıklar ortalarda dolaşmayacaklardır. Buna en azından ahlaki bakımdan toplumun baskısı müsaade etmeyecektir.

Madem iki ayrı cinsin birleşmesinden yavru olmuyor, o halde at ile eşek birleşince nasıl katır doğabiliyor? Bir kere bu istisnai bir durum ve at ile eşeğin DNA yapıları insan ve diğer hayvanlar arasındakilere kıyasla birbirlerine çok yakın. Bunda bile sonuç üreme açısından sağlıklı olamıyor.

Katırın annesi at, babası eşektir. Katırlar erkek veya dişi olabilirler ama doğuştan kısırdırlar, üreyemezler. Çok ender de olsa bazı dişi katırların doğum yaptıkları görülmüştür ama erkekleri kesinlikle kısırdır. Bu nedenle katır elde etmek için her seferinde ata ve eşeğe ihtiyaç vardır.

Katırlar kuvvetli, dayanıklı ve kanaaatkardırlar. Biraz huysuz ve inatçı olmalarının nedeni bu özel durumları olabilir. Aslında uygun ortam bulduklarında erkek at (aygır) ile dişi eşek de birleşiyor. Bu ilişkiden doğan çocuklara ‘Bardo’ (veya ester) deniliyor. Bunlar öbürleri kadar dayanıklı olmadıklarından daha seyrek yetiştiriliyorlar.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impetuous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb who dislikes delay. peppery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Her canlının gözü ve görme sistemi, onun yaşadığı hayata uygun olarak gelişmiştir. Gece veya gündüz mü yaşadıkları, av ile mi beslendikleri, kara, hava veya deniz canlısı mı oldukları insanı hayrete düşürecek bir şekilde gözlerinden anlaşılır.

İnsan dış dünyayı üç boyutlu görebilen yani sağ ve sol gözü cisimleri eş zamanlı algılayabildiği için derinlik hissi olan nadir canlılardandır. İnsanda sağ ve sol gözün görme oranları çok ufak bir farkla hemen hemen çakışır ve bu ufak fark da üç boyutlu görmeyi sağlar. Hayvanlar sol gözle sol, sağ gözle sağ yanlarını görürler. Bu nedenle dış dünyayı bir resim tablosu gibi algılarlar yani derinlik boyutu yoktur.

Tavşan başını çevirmeden aynı zamanda hem arkasını hem önünü görebildiğinden arkadan habersizce yaklaşıp onu yakalamak mümkün değildir. Ancak bir tavşan başını çevirmeden burnunun ucunda olup biteni göremez. At da başını hafif çevirirse arkasındaki her şeyi görebilir.

Böylece ot yiyen hayvanların arkalarından yaklaşan et yiyici hayvanları fark edip kaçabilmeleri kabiliyeti sağlanmıştır. Yırtıcı et yiyicilerin ise gözleri önde olup görme alanları daha dardır ama gelişmiştir, düşmanın uzaklığını çok iyi ölçebilirler.

Su aygırlarının gözleri kulaklarına yakındır ve bu şekilde ağır vücutları suyun içindeyken bile etrafı gözetleyebilirler. Arının 12,000 gözü vardır, gözü meydana getiren bu binlerce merceğin her biri başlı başına bir gözdür. Bukelamunun gözleri birbirlerinden bağımsız çalışırlar. Bir göz avı izlerken diğer göz çevreyi tarayabilir. Eşeklerin gözlerinin konumu öyledir ki, her zaman dört ayaklarını da görebilirler.

Kurbağanın gözünün kapasitesi ise ancak önünden geçen bir sineği görüp yakalayabilmesini sağlayabilecek kadardır. Köstebeğin toplu iğne başı büyüklüğündeki gözleri onun toprak altındaki yaşamı için yeterlidir. Bazı hayvanlar renkleri gayet iyi görebilirken bir bölümü renge duyarlı değildir.

İnsan gözü ise bunların içinde en az bir amaç için kullanılanı ama en fazla şartlara uyum sağlayanıdır. Gözlerimiz insan oluşumuzdaki en büyük etkenlerden biridir. Bir çok memelinin en önemli duyusu koku, böceklerin ise tat iken insanlarda görme en üstün duygudur. Her ne kadar şahin kadar uzakları, kedi kadar karanlıkları, balık kadar su altını mükemmel görebilme yeteneğimiz olmasa da, yine de sadece sınırlı bir ortamı değil her şeyi iyi görürüz ve daha önemlisi iyi algılarız.

Yeryüzündeki tüm canlı türlerinin etraflarındaki nesneleri farklı biçimde gördüklerini biliyor muydunuz? Yani ne kadar canlı türü varsa, o kadar da farklı göz ve bakış açısı vardır.

Hayvanların gözleri ne kadar farklılık gösterirse göstersin aslında optik sistem aynıdır. Hepsi neticede birer fotoğraf makinesi gibi çalışır. Ancak görme sadece mekanik bir işlem değildir. Beynimiz gözden gelen sinyalleri algılamanın yanında ona duygularımızı da katar, yorumlar. Yani duygularımız ve çevre kavramları da gördüklerimizi etkiler. Kimine göre güzel olan bir şey bir başkasına çirkin görünebilir.

Tüm bunlardan insan gözünün kapasitesinin bir sınırı olduğu ancak kendi yaşam savaşını sürdürebilecek yeterlilikte olduğu sonucu çıkar. O halde yaşamda gözlerimizle göremediğimiz çok şey var. “Ben sadece gözümle gördüğüme inanırım” lafı da pek gerçekçi değildir. İnsan dünyanın pek çok özelliğini görememekte hatta hayal bile edememektedir. Siz, radyo dalgalarını, röntgen ışınlarını, uzaktan kumandanızın televizyonunuza gönderdiği sinyali görebiliyor musunuz?


Genel Bilgi by