Dolgun Maaş ne demek? | Dolgun Maaş anlamı nedir? | Dolgun Maaş

Dolgun Maaş anlamı nedir?

Dolgun Maaş ne demek?

Dolgun Maaş anlamı nedir?

Dolgun Maaş | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: dolgun maas

Türkçe - İngilizce Sözlük

high salary. fat salary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suspension salary. half pay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basic salary. basic salary (of which the actually paid salary is a multiple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dolmuş, içi dolu. Ar mâl, meşhûn, mâl-A-mâl. Fars. pür: Dolgun havuz. 2. Kabarık, şişkin: Dolgun minder. 3. Çok yemekten şişmiş: Dolgun mide. 4. Tam, çokça, değerlice: Dolgun fiyat. 5. Hiddet, kin ve öfkeyi içine biriktirip saklamış. Ar. mubattın: Dolgun adam. 6. Son dereceye gelen: Dolgun yürek = Hüzün ve kederin son derecesine gelen yürek: Dolgun göz = Göz yaşı dökmek için küçük bir sebep arayan mahzun göz. Etine dolgun = Tıknaz, orta şişmanlıkta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fat. well-rounded. chubby. plump. goodly. buxom. succulent. lined.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buxom. fat. rich. sonorous. filled. stuffed. full. plump. high. satisfactory. rich.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

full. filled. stuffed. plump. high. charged. loaded. heavy. saturated. replete. wad. solid. liberal. packed. chubby. fat. good. meaty. pregnant. well rounded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

high salary. fat salary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get plump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Dolmuş şeyin hali. Ar. meşhûniyet, imtilâ. 2. Garaz, kin, yürekte gizli tutulan hiddet: Birine dolgunluğu olmak. 3. Mide şişkinliği. Ar. imtilâ. Kulak dolgunluğu = Çok işitmekten meydana gelen bilgi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repletion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fulness. plenitude. buxomness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fullness. ful l ness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pension.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

retired pay. pensionable emoluments. superannuation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MAAŞ) (i. A.) (c. maâşât). (Ayş’den «hareket İsmi»), 1. Yaşayış, dirlik. 2. Geçinecek şey. Belli, memuriyet ve hizmete karşı her ay alınan ücret. Maaş bağlamak = Aylık tahsis etmek, maaşını kesmek, maaş vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salary. pay. earnings. wage. compensation. emolument. stipend.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pay. payment. salary. screw. wage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pay. salary. stipend. pension. compensation. disposable income. earnings. emolument. gratification. official emoluments. wage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ معاش] geçim. 2.aylık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pay roll. pay list. salary roll. pay bill. payroll.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pay roll. pay list. salary roll. pay bill. payroll.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mâsiyet). (bk.) MAsiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. mâşer). (bk.) MAşer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aylıklı, belirli maaşı olan: Maaşlı memur, hizmetçi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salaried. who gets a salary of wage-earning. paid. salary earner. stipendiary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Maaşı olmayan: Kalemde maaşsız birkaç görevli. 2. Tahsis edilmiş maaşı olmadığı halde: Bir sene maaşsız hizmet etti.

Türkçe Sözlük by