Döviz Kuru ne demek? | Döviz Kuru anlamı nedir? | Döviz Kuru

Döviz Kuru anlamı nedir?

Döviz Kuru ne demek?

Döviz Kuru anlamı nedir?

Döviz Kuru | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: doviz kuru

Türkçe - İngilizce Sözlük

exchange rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exchange rate. foreign exchange rate. rate of exchange. level of exchange. foreign exchange quotation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Financial Intermediary (Institution))

Sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak üzere Sermaye Piyasası Kurulu’nca yetkili kılınmış bankalar ve aracı kurumlardır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(Brokerage House)

Sermaye piyasası faaliyetinde bulunmak üzere Sermaye Piyasası Kurulu tarafından aracılık yetkisi verilmiş anonim ortaklıklardır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cabinet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cabinet. council of ministers. the Council of Ministers. council of Ministers cabinet. administration. cabinet council. governing commission. ministerial council.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dimple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supervisory board. auditing commission. control / supervisory committee / board. board of supervisors.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

censor board. auditing / control commission. auditing commission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde iktiyoz denen bu hastalıkta deri, kuru, pul pul ve bazen de çatlak görünümdedir. Merak edilecek bir durum yoktur. Sık sık sıcak banyo yapmak şikayetlerin çoğunu geçirir. Ayrıca aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Acı bademyağı

Hazırlanışı : Yatmadan önce, vücut acı bademyağı ile iyice ovulur. Sabahleyin ılık su ile banyo yapılıp iyice kurulanır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

court of discipline. disciplinary committee / board. board / court of discipline. disciplinary board / court.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Yabancı devlet parası. 2. Yabancı ülkelerde yabancı paralarla ödenecek olan poliçe, çek gibi senetler. 3. Özlü söz, böyle sözleri taşıyan afiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foreign currency. currency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foreign currency. foreign exchange. motto. slogan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foreign exchange. foreign currency / exchange. motto. slogan or a decorative ribbon or poster. placard. foreign assets. foreign currency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

International exchange. valuta.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

currency transaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exchange rate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exchange rate. foreign exchange rate. rate of exchange. level of exchange. foreign exchange quotation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

educational institution. educational establishment / institution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

general assembly. general shareholders'assembly. general meeting. plenary meeting. General Assembly. General Meeting. plenary committee. house floor. full assembly. plenary assembly. plenary session. full session.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Kurutulmuş penbe gül.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dirty pink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Hüsn-i kuruntu şeklinde alay maksadıyle mahsus yapılmış terkip) (i. T.). Bir durumu saflıkla kendi tarafına yorma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wishful thinking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

public body.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Adamotu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spinster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tabby.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok kuru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bone dry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bone-dry. bone dry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yaşın zıddı, rutubeti çekilmiş, Ar. yâbis, Fars. huşk: Kuru ağaç, kuru ot, kuru çamur. 2. Yağmur yağmayan, susuz: Kuru ova, kuru arazi. 3. Arık, zayıf, etsiz: Kupkuru bir adam. 4. Döşenmemiş, çıplak, açık: Kuru tahta, kuru yer. 5. Sade, katıksız: Kuru ekmek. 6. Başka bir mevsimde yenmek üzere güneşte kurutulmuş: Kuru meyve, kuru balık, kuru üzüm. 7. Sıvı salgısı olmayan. Kuru öksürük = Balgamsız. 8. Kar ve yağmuru olmayan: Kuru hava, kurusoğuk. 9. Kurşunu olmayan, kurşunsuz: Kurusıkı. 10. Boş, asılsız, nâfile, tesirsiz ve sebepsiz: Kuru söz, kuru lâf, kuru gösteriş, kuru patırdı. 11. Harçsız: Kuru duvar. Kuru başına = Yalnız, Fars. bî-kes. (denizcilik) Kuru havuz = Gemilerin tamiri ve temizlenmesi için sokuldukları havuz ki, gemi girdikten sonra suyu tulumba İle alınıp gemi kızakta kalır. Kuruda kalmak — Cezirde gemi oturmak. Kuruda = Yerde, karada, (denizcilik) Kuru direk = Fırtınalı havada yelkensiz olarak rüzgârın şevkine tâbî olmak. Tuzu kuru = İşi sağlam, şüphe götürür hâli olmayan. Kurukuruya = Boşuboşuna, büsbütün nafile. Kurukahve = Pişirilmemiş, kavrulmuş kahve tozu. Kuru keçik = Uyuz hastalığı. Gülkurusu = Gül kurusunun rengi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yalnız kullanılmayıp tahta kelimesiyle beraber geçer. Tahtakurusu = Tahta kehlesi, tahta biti de denilen pis kokulu böcek: Bu evin tahtakuruları çoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dry. drying. dried. arid. sapless. scarious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arid. dry. dusty. dried. dead. withered. skinny. thin. bare. unfurnished. empty. vain. dry. dried. arid. skinny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

100 kurus equal 1 lira a progressive disease of the central nervous system marked by increasing lack of coordination and advancing to paralysis and death within a year of the appearance of symptoms; thought to have been transmitted by cannibalistic consum

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dry. dead. emaciated. bare. empty. vain. arid. gaunt. hungry. jejune. scholastic. unwatered. weedy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A disease found in the Fore tribe in New Guinea, and due to the eating of human infected tissue by members of a tribe In general the women ate brain tissue rather than the men and so it was the women and children that died relatively rapidly of the diseas

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A TSE found only in the Fore tribe in New Guinea most likely related to ritualistic cannabalism carried out amoung members of the tribe Transmissibility of the disease has been established through the work of Gadjusek.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A human transmissible spongiform encephalopathy, found in the Fore people in New Guinea New cases are now extremely rare, after being at a high frequency just a few decades ago.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A human TSE once found in New Guinea, transmitted when people handled and ate the brains of dead relatives. is a prion disease that is virtually extinct It was originally described in members of a tribe of the New Guinea known to practice endocannibalism

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A noted legendary hero of India, the contests of whose descendants form the subject of two Indian epics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Spongiform encephalopathy found in the Fore people of Papua New Guinea and linked to ritualistic cannibalism prior to the 1950's.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Kurukuru A straight type of greenstone pendant - - See 'F' in Figure 62, in the page under the heading Types - click on Types in the top panel. a progressive, fatal brain disease, spread by cannibalism, confined to the Papua New Guinea Eastern Highlands a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prune.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

haricot bean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deadman's skull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crowd of idle onlookers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dried apricot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dried fruit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fodder. hay. rick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dry cell.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dry battery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dry farming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dry cleaning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dry cleaning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Giysilerinizi evde çamaşır makinesinde yıkarken kirleri çözen madde sudur. Ancak örneğin yünlü kumaşlarda olduğu gibi, birçok kumaş türünde su etkili olamayabilir.

Kuru temizlemede suyun yerine bir petrol ürünü kullanılır. İnsanlarda ıslaklık, suyla temas anlamında algılandığından bu işleme kuru temizleme denilmektedir. Aslında olay kuru ortamda yapılmamaktadır.

Joly Belin adında bir Fransız, kazara giysisinin üzerine kerosen dökmüş ve bunun giysisinin üzerindeki lekeyi temizlediğini hayretle görmüştü. Bu işin üzerine giderek 1840’h yıllarda Paris’te ilk kuru temizleme işletmesini açmıştı.

Başlangıçta kuru temizlemede çözücü madde olarak gaz veya kerosen kullanılıyordu. Günümüzde ise hemen hemen tüm dünyada ‘perkloroetilen’ veya kısaca ‘perk’ diye tanımlanan bir çözücü kullanılmaktadır.

Elbiseler, kuru temizleyicide su yerine bu çözücü ile yıkanır. Çözücü buharlaşmasın, havayı kirletmesin ve tekrar kullanılabilsin diye her seferinde bir yerde toplanır. Bu şekilde temizlenen giysiler, ütülenince yeni gibi dururlar.

Kuru temizleme yapılan giysileri eve getirdiğinizde, beraberinde baş ağrısı ve mide bulantısı riskini de getirdiğinizi unutmayın. Kuru temizlemede kullanılan bu ‘perk’ isimli madde çok toksik olup, vücudumuzun önemli organları ve sinir sistemimiz üzerinde zararlı etkileri vardır.

Havada milyonda yüz partikül olunca zararlı etkileri görülmeye başlanılan bu çözücünün oranının, kuru temizleme yapılmış bir giysinin, kapalı bir arabaya konulup, on beş dakika tutulması ile milyonda 350’ye ulaştığı tespit edilmiştir.

İster inanın, ister inanmayın birçok kumaş türü kuru temizleme gerektirmez. Kuru temizlemenin tek avantajı kumaşların çekmelerine ve şekillerini kaybetmelerine yol açmamasıdır.

Üretici firmaların, giysilerin etiketlerine ‘sadece kuru temizleme’ şeklinde ikaz yazmalarının ana sebebi, garanti süresince geri almak zorunda oldukları giysileri, çekme ve deformasyon tehlikesinden korumak içindir. Özellikle ipek ve suni ipekten yapılmış giysiler güvenli bir şekilde elle yıkanabilirler.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Giysilerinizi evde çamaşır makinesinde yıkarken kirleri çözen madde sudur. Ancak örneğin yünlü kumaşlarda olduğu gibi, birçok kumaş türünde su etkili olmayabilir.

Kuru temizlemede suyun yerine bir petrol ürünü kullanılır. İnsanlarda ıslaklık, suyla temas anlamında algılandığından bu işleme kuru temizleme denilmektedir. Aslında olay kuru ortamda yapılmamaktadır.

Joly Belin adında bir Fransız, kazara giysisinin üzerine kerosen dökmüş ve bunun giysisinin üzerindeki lekeyi temizlediğini hayretle görmüştü. Bu işin üzerine giderek 1840’lı yıllarda Paris’te ilk kuru temizleme işletmesini açmıştı.

Başlangıçta kuru temizlemede çözücü madde olarak gaz ve kerosen kullanılıyordu. Günümüzde ise hemen hemen tüm dünyada “perkloroetilen” veya kısaca “perk” diye tanımlanan bir çözücü kullanılmaktadır.

Elbiseler, kuru temizleyicide su yerine bu çözücü ile yıkanır. Çözücü buharlaşmasın, havayı kirletmesin ve tekrar kullanılabilsin diye her seferinde bir yerde toplanır. Bu şekilde temizlenen giysiler, ütülenince yeni gibi dururlar.

Kuru temizleme yapılan giysileri eve getirdiğinizde, beraberinde baş ağrısı ve mide bulantısı riskini de getirdiğinizi unutmayın. Kuru temizlemede kullanılan bu “perk” isimli madde çok toksik olup, vücudumuzun önemli organları ve sinir sistemimiz üzerinde zararlı etkileri vardır.

Havada milyonda yüz partikül olunca zararlı etkileri görülmeye başlanılan bu çözücünün oranının, kuru temizleme yapılmış bir giysinin, kapaşı bir arabaya konulup, on beş dakika tutulmsı ile milyonda 350’ye ulaştığı tespit edilmiştir.

İster inanın, ister inanmayın birçok kumaş türü kuru temizleme gerektirmez. Kuru temizlemenin tek avantajı kumaşların çekmelerine ve şekillerini kaybetmelerine yol açmamasıdır.

Üretici firmaların, giysilerin etiketlerine “sadece kuru temizleme” şeklinde ikaz yazmalarının ana sebebi, garanti süresince geri almak zorunda odukları giysileri, çekme ve deformasyon tehlikesinden korumak içindir. Özellikle ipek ve suni ipekten yapılmış giysiler güvenli bir şekilde elde yıkanabilirler.,


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dry-cleaners.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

raisin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mincemeat. raisin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

currant. mincemeat. raisin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nut.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dried fruit. edible nuts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dry cargo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dry farming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir işin kurulmasına önayak olan kimse, Ar. bânî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constituent. constitutive. founder. builder. foundress. creator. constituent. erector. father. floater. framer. incorporator. promoter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

founder. promoter. founder. promoter. organizer. founding. establishing. constituent. organizer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

founder. founding. erector. framer. house. incorporator. institutor. organizer. promoter. promoting. raiser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Founder’s Shares)

Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK. Madde: 402) verdiği yetkiye dayanarak Anonim Şirketlerin kuruluşunda veya sermaye artırımında, kuruculara ya da önemli hizmeti geçenlere, şirket kârının bir kısmına iştirak hakkı temin etmek üzere nama yazılı olarak çıkartılan bedelsiz hisse senetleridir. Kurucu hisse senetleri, belli bir sermaye payını temsil etmediği gibi, şirketin yönetimine katılma hakkını da vermez.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(bk.) Koruk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

skull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

totenkopf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (uyd. k.). Hey’et, komisyon.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

board. committee. council. commission. assembly. college.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

body. commission. corps. mission. committee. board.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

board. committee. commission. council. central commission. central committee. corps.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yaş ve ıslak bir şeyi silip kuru etmek, silmek. Yıkandıktan sonra saçınızı iyice kurulanmalısınız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dry. to wipe dry. mop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kendi vücudunun ıslaklığını gidermek, silinmek: Banyodan çıkınca iyice kurulanmak şarttır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Guruldamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kurulma iş ve tarzı. 2. Kendini beğenme, kibirli vaziyet, övünme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Tesis olunmak: Çadır, çardak, bina kuruldu. 2. Toplanmak: Meclis, dîvân, mahkeme, düğün kuruldu. 3. (saat veya diğer bir makine) işleyecek surette zenbereği sıkıştırılmak: Bu saat kuruldu mu? Kaç saatte bir kurulur? 4. Azametli ve kibirli bir tarzla geçip oturmak: Yukarıya geçip kurulmak ne kadar ayıptır. 5. Kibir göstermek, övünmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be built. be founded. be set up. settle down. install oneself. ensconce oneself. squat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nestle. to be founded. to be established. to be wound. to be set. to settle down. to set oneself. to ensconce oneself. to posture. to swagger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be founded. to be established. to be wound. to be set. to show off. to swagger. to sit back comfortably in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «kurulmak» tan). Meclis, şûrâ, encümen, dîvân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

congress. general assembly. council.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

general assembly. general meeting of a political party. deliberative assembly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

set up. established. formed. wound up. cocked. ready to fire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the established order. the established regime.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kuru olan şeyin hâli, rutubet ve ıslaklık yokluğu, Ar. yubûset: Havanın kuruluğu. 2. Arıklık, lâğarlık, zayıflık: Kuru bir adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dryness. aridity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aridity. dryness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dryness. thinness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kurulma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

promotional. establishment. foundation. institution. institute. being set-up. set-up. body. concern. enterprise. organ. shop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corporation. establishment. foundation. institution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

installation. enterprise. establishment. institution. founding. organization. structure. construction. disposition. incorporation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bina, tesis: Bu çadırın, bu çardağın, bu köşkün kurumu. 2. Yaradılış, hilkat: Dünyanın, göklerin kurumu, dünyanın kurumundan beri. 3. Tertip, şekil: O kurumda. 4. Kibir: Onun kurumundan geçilmez. S. Çadır, ordu vesaire yeri. Karakurum = Cengiz Han’ın taht şehri. 6. Bugün «cemiyet» mânâsıyla da kullanılmaktadır: Türk Tarih Kurumu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ocak ve boru isi: Ocak kurumu, kurum renginde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foundation. establishment. corporation. institution. institute. airs. vanity. pose. conceit. haughtiness. shop. smut. soot. swagger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arrogance. association. conceit. corporation. establishment. institute. institution. smut. society. soot. pose. self-importance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

association. corporation. foundation. soot. institution. enterprise. establishment. fellowship. incorporated body. organization. party. society.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desiccation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yaşlığı ve ıslaklığı geçip kuru olmak: Çamur kurudu, çamaşır daha kurumadı. 2. (bitki) Kökten nem çekmeyerek hayatı son bulmak: Bu çınar kurudu. 3. Arıklanmak, zayıf ve lâğar olmak. 4. Organlardan biri felce uğrayıp hareketten kalmak: Eli, ayağı kurudu. Bu mânâ ile beddua ve inkisar için kullanılır: Elin, ayağın, dilin kurusun! Kanı kurumak = Azap çekmek. Kökü kurumak = Nesil ve soyu kalmamak, tamamen ortadan kalkmak. Mürekkebi kurumadı = Daha pek yeni, hemen olmuş: Aldığınız emrin daha mürekkebi kurumadı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drain. dry. wither. to dry. to dry up. to run dry. to wither. to become thin and weak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dry. to get dry. to die. to get thin. desiccate. wither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - topluluk, sürü.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kurum, kibir satmak. 2. Kurum tutmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become an association. to turn into an institution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to turn into an institution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to institutionalize. to turn sth into an institution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kibirli, azametli, tavır ve hâli cakalı olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sooty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Muhabbet tellâlı, kaltaban (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

institutional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Institutional Investors)

Bireysel yatırımcılardan ayrı olarak, kendisine devredilen paralardan ya da tahvil ve hisse senedi satışıyla sağladığı kaynaklardan oluşan fonları yatırıma yönelten kurum, kuruluş veya örgütlerdir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

institutionalization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

institutionalize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

institutionalization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

institutionalize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kurumu olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (mü. karn). 1. Boynuzlar. 2. Yüz senelik zaman, tarihin her yüz senesi, asır. 3. Umumiyetle zaman, devir, Ar. dehr, ahd, asır. Kurûn-ı sâlifede = Geçmiş zamanlarda. KurOn-ı Ülâ = ilkçağ (M.Ö. 4.000-M.S. 476). Kurûn-ı VÜstâ = Ortaçağ (M.S. 47Ö-1453). Kurûn-ı Ahire = M.S. 1453. Karneyn = İki boynuz. Zü’l-Karneyn = İki boynuzlu; İskender’e verilen lakap. bk. Karn.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قرون] yüzyıllar. 2.çağlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [قرون قدیمه] eski çağlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قرون اولی] ilkçağ.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قرون وسطی] ortaçağ.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aslı olmadığı halde zihinde kurulan şey, hulyâ, hayal, vehim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vagary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprehension. delusion. fancy. illusion. imagination. qualm. vision. strange fancy. imagination evham. vesvese.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprehension. worry. anxiety. groundless fear. delusion. fancy. fantasy. hallucination. illusion. imagination. phantasm. stew. vision.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuruntusu olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprehensive. full of imaginary fears. neurotic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprehensive. anxious. vapo u rous. visionary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (guruş: Almanca groschen yahut LAtince grossi’den). Türk lirasının yüzde biri. Osmanlı devrinde bir altının yüzde biri ki, 40 para’ya ayrılırdı. Daha önceleri ise ortalama yarım altın değerinde bir para idi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kurush. piastre. piaster. kurus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kuruş. piaster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bluff. blank cartridge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuruşa çevirmek, paraya çevirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to itemize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şu kadar kuruş değerinde olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Süt kurusu, durup koyulaşmış süt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

make dry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hayvanlarda tehlikeli bir hastalık ki, burunlarında kemik hâsıl eder.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kurutmak işi. bk. Kurutmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drying. dehydration. desiccation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drying. desiccation. seasoning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blotter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kuru hâle getirmek, ıslaklığı giderilmek: Güneş bir günde yerleri kuruttu. Üzüm kurutmak, bataklık kurutmak. Kanını kurutmak = Eziyet vermek, cefa etmek. Kökünü kurutmak = Tamamen yok etmek, iz eser bırakmamak. Yakıp kurutmak = Kasıp kavurmak, tahrip etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dry up. dry. dehydrate. air. bake. cure. deplete. desiccate. drain. exhaust. parch. scorch. sear. season. shrivel. torrefy. weather. wither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dehydrate. drain. dry. scorch. wither. to dry. to drain. to wither. to desiccate. to dehumidify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dry. to blot. to cause to die. to desiccate. blight. dehydrate. drain. season. wither.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clothes dryer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dryer. drying. drier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drying agent. siccative. clothes drier. dehumidifier. drier dryer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kuru hâle getirilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be dried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Konutların pis su depolama tankı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cesspool.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cesspool. sinkhole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cesspool.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cesspool. sinkhole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kablolu yayın şebekenizde bu özellik varsa, TV’niz tüm kanal göstergeleri ve etiketleriyle birlikte otomatik olarak ayarlanabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Sadece ülkeyi seçerek, VCR’ın tamamen ayarlı ve programı hale getiren otomatik kurulum işlevi.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perisher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. jeoloji). Yanardağın püskürdüğü madde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

effusive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

board of health. medical board.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Depository Institution (Custodian))

Müşterisi adına menkul kıymetleri saklamaya yetkili kurum ve kuruluşlardır.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

industrial establishment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

selection committee. jury. electoral college.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

board of inquiry. committee of enquiry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arbitration tribunal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Oturulan veya yatıları yerlerde üreyerek insan kanıyle beslenen, pis kokulu yassı ve küçük bir böcek (cimex).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bedbug. bug. chinch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bedbug. bug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bedbug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

review committee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salivary. saliva. spittle. spit. gob. sputum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spit. sputum. spittle. saliva.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spittoon. cuspidor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Ağızdan tükürülen şey, balgam veya Adi ağız suyu: Tükürük hokkası. 2. Ağızdan çıkan su, ağız suyu: Ağzımda tükürük kalmadı, ağzımın tükürüğü kurudu. Ağızda tükürük kurumak — Çok söylemek ve yine dinletememek. Tükürüğü yutmak = imrenmek. Tükürükotu = Bir cins bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tükürükle ıslatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to wet with saliva.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to moisten with spittle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Zambakgillerden portakal renkli bir süs bitkisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Geriye, gerisin geriye.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng. screu). Civata ve somunlardaki yiv.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

board of conciliation. conciliation committee. conciliation board. mediation board.

Türkçe - İngilizce Sözlük by