Doyma Noktası ne demek? | Doyma Noktası anlamı nedir? | Doyma Noktası

Doyma Noktası anlamı nedir?

Doyma Noktası ne demek?

Doyma Noktası anlamı nedir?

Doyma Noktası | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: doyma noktasi

Türkçe - İngilizce Sözlük

saturation point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Ultra kompakt bilgisayarlara ek arayüzler sağlamak için tasarlanmış bir donanım birimi.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breakeven point. break-even-point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beginning point. starting point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

point of exit. outlet. starting point. point of departure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

premise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base. post. mainstay. anchor. hinge. hold.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

checkpoint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freezing point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freezing point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

climacteric.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crossroads. crunch. landmark. milestone. watershed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turning point. turning / critical point. crisis. crosss. landmark. milestone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Doymak işi: Toprağın suya doyması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

satiation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saturation. satiety.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

saturation point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Tok hale gelmek, (karın) tok olmak, açlık giderilmek: Doydunuz mu? Karnım doydu. 2. Kanmak, Osm. iktifa etmek: Suya doyamıyorum; artık o da servete doymadıysa; bu yağmurlardan yerler doydu. Göz doymak = Kanaat gelmek: Haris bir adamdır, ne kadar kazansa yine gözü doymaz,

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be sated with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to eat one's fill. to be full. to be satisfied. to be saturated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to eat one's fill. to be full up. to be satisfied. to be saturated with. to eat to one's fill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insatiable. voracious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir şeyle kanaat etmez. Tamahkâr: Ne doymaz adamdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

implacable. importunate. insatiable. greedy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insatiable. greedy. voracious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir şeyle kanaat etmeyiş, tamahkârlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insatiability. greed. voracity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nodal point. crucial / vital point. basing point. climax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

point of view.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

starting point. departure point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

melting point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boiling point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boiling point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

point where bearing is taken.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

triangulation point. triangulation station. landmark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exactly. completely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

undotted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

focal point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

focal point.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the most important and the most delicate part of a matter. ropes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by