Düb ne demek? | Düb anlamı nedir? | Düb

Düb anlamı nedir?

Düb ne demek?

Düb anlamı nedir?

Düb | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: dub

Türkçe Sözlük

(DÜBB) (i. A. astronomi). Ayı, hares. Dübb-i ekber, dübb-i asgar = Gökün kuzey cihetinde ayı şeklini andırır iki büyük yıldız topluluğu.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (bed, bing) şövalyelik unvanı verilirken kılıçla omuza hafifçe dokunmak, şövalyelik unvanı vermek bir kimseye yeni bir unvan veya isim vermek, adlandırmak, çağırmak; vurmak, düzeltmek (kereste, deri).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (bed, bing) dublaj yapmak, filmi çekiminden sonra seslendirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Ses dublajı özelliğine sahip video kaydedicilerde, audio dub ya da audio insert işlevi bulunur. Bu işlevler, sesin üzerine yeniden kayıt yapılmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Büyük, geni$ ve altı düz olarak yapılan ve yedekte çekilip ağır yüklerin taşınmasında kullanılan deniz nakil vasıtası. Her tarafı kapalı ve içi boş, suda yüzen büyük bir çeşit şamandıra. Dubalar yan yana konduktan sonra üstlerine köprü kurulur: Köprü dubası; dubalar üzerine köprü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pontoon. barge. float. ark. caisson. camel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

float. pontoon. barge. floating bridge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pontoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kefala benzer sivri burunlu ve karnı büyük bir cins balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

double deuce. trick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hilekâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trickster. swindler. spieler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brad , dowel , screw anchor , pegs , dowels.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T). Tavlada iki zarın birden beşi gösteren taraflarının üste gelmesi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şüpheli olma; şüpheli bir şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). şüpheli; belirsiz müphem; kararsız; güvenilmez; sonucu şüpheli .dubious battle sonucu şüpheli savaş. dubious transaction şüpheli pazarlık. dubiously (z). şüpheyle. dubiousness (i). şüphe, belirsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şüphe, tereddüt. dubitative (s). şüpheli, ,şüphe veya kararsızlık belirten .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. doublage

sin. ve TV seslendirme

Sesin, çekimden sonra film üzerine geçirilmesi, kaydedilmesi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doubling. dubbing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dubbing. postsynching.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dubbing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

double. lining.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a double. lining. slip. underdress. large.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

duplex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

duplex. dublex apartment. maisonette.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ing.). 1. Baş tarafına gelen ipliklerinin uçları kesilmiş ve bir canfes ile bağlanmış iyi püskül. 2. (denizciilk) Bir halatın iki ucu arasındaki kısmı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). irlanda'nın başkenti Dublin şehri .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. doubleur

sin. ve TV benzer

Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stunt man.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stunt man. stunt woman. stand-in. double. dubber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dubber. lining. stand in. understudy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kıç, Ar. mak’ad, süfre.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (A.B.D)., (k).dili safsata saçma; züppelik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

( (i.). Yüzüne bakılmayacak kadar çirkin, sevimsiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very ugly. hideous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hideously ugly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şüphe kaldırmaz, kati, kesin. indubitably z. şüphesiz, muhakkak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. mendûbe) (fıkıh). Yapılması iyi olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Merdiven, (bk.) Merdiven.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Merdiven, (bk.) Merdiven.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Emr-i vâki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Nifakçı, karıştırıcı, iş bozan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spoilsport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spoilsport.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. davul sesi; buna benzer gürültü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dredger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «edebiden). 1. Edeb ve terbiye edinme: insan çocukluğunda teeddüb etmelidir. 2. Edeb etme, utanma: Hocamın huzurunda bahse girişmekten teeddüb ettim (bu mânâ Türkçe’ye mahsustur).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Edeb ve terbiye ile.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yiğit, cesur erkek.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Üründü).

İsimler ve Anlamları by