Dürd-aşam ne demek? | Dürd-aşam anlamı nedir? | Dürd-aşam

Dürd-aşam anlamı nedir?

Dürd-aşam ne demek?

Dürd-aşam anlamı nedir?

Dürd-aşam | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: durd asam

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şarabın tortusunu içen, kalender meşrepli, sarhoş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (İçmek demek olan «Aşâmîden» fiilinden imas. olup terkiplerde kullanılır). İçen, içici. Ar. şârib: MeyAşâm: Şarap içen.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آشام] içen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

half-way house. stage. degree. grade. rank. phase. tier. instance. cycle. estate. gradation. pitch. process. strand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

phase. stage. stage evre. merhale. rank rütbe. mertebe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milestone. rank. stage. phase. functional grade. lap. nadir.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gradual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

progressive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bilgi, mekanik bir deklanşör kullanılarak bir bir her satırdan toplanır ve işlenir. Benzer sonuçlar sağlayan Aşamalı Tarama Sistemine benzer bir işlemdir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu terim, sırayla her bir satırın verilerini toplayan ve işleyen bir görüntü sensörünü tanımlamak için kullanılmaktadır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Gözle görülür çizgiler içermeyen daha iyi resim kalitesi için 60 alan yerine 60 çerçeve çıkışı. Yalnızca NTSC (National Television Standards Committee) sinyallerinde kullanılır (yalnızca ABD).

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

Fr. assemblée

kurul

Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk.


Yabancı Kelime by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اصم] sağır.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Merdiven pilesi, kademe: Kırk basamak merdiven. Basamak taşı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stair. step. order. digit. echelon. footstep. grade. ladder. pitch. place. rung. scale. tread. tread board.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foothold. footstep. place. step. stair. round. rung. footboard. order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

digit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

graded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having steps.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living together.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cohabitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F). İnci tanesi. mec. Pek güzel ve sevgili çocuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şarabın tortusunu içen, kalender meşrepli, sarhoş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şarabın tortusunu içen kimse, rind meşrebli sarhoş.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.İnci tanesi. 2.Sevgili, kıymetli.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دوردست] ırak, çok uzak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Tortu, çöküntü, bilhassa şarap tortusu.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Dursaliha).*

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stopping. hold. arrest. check. interception. interruption. retention. shutoff. stoppage. suppression. suspension. tackle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shutoff. stop. stoppage. interception.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stopping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kımıldatmadan bırakmak, hareketsiz kılmak: Yerinde, ayakta durdurmak; minareyi, kubbeyi durdurmak. 2. Bekletmek: Onu daha bir müddet yerinde durdurmalı. 3. Ayakta durmaya alıştırmak: Çocuğu durdurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

halt. stop. deactivate. call off. shut off. abort. arrest. baulk. block. bring short. cease. check. choke back. choke down. choke off. collar. crimp. discontinue. give over. call a halt. hold back. hold up. intercept. intermit. jam. jugulate. lock. p.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abolish. arrest. cease. discontinue. drop. halt. intercept. stay. stop. waylay. to stop. to cease. to quit. to arrest. to halt. to discontinue. to detain. to stem. to staunch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abort. stop. to stop. to bring to a stop. to halt. to shut down. to close. to shut off. to stall. to intercept. to interrupt. to fix. to check. to arrest. to intermit. to stay. to jam. to damp. to trig. to kill. call a halt. call off. curb. have done. hol

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be stopped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. hûn = kan, Aşâmîden = içmek). Kan içici.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hayvana kaşağı sürmek, kaşağı ile temizlemek, tımar etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. fıkh). Katili bulunmayan bir maktûlun bulunduğu yer halkından elli kişinin mahkemede yemin etmesi, bir cemaatin yemini.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Amplifikatörün çıkış aşamasında kullanılan MOSFET’ler (Metal Oksit Silikon Alan Efektli Transistör), yüksek çıkış gücü, geniş frekans aralığı ve en düşük düzeyde bozulma sağlarlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. «husûmet» den) (c. muhasamât). 1. İki kişi veya taraf arasındaki düşmanlık, anlaşmazlık, savaş ilânı. 2. İki kişi veya taraf arasındaki dava, muhalefet, uğraşma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Muhâsama.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Öz durdu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inner life. private life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inner life. private life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

healthy way of living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Türlerin doğal ekosistemlerinde bakımı ve geliştirilmesi; çevre dengesinin ve tür çeşitliliğinin korunması.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Doğumdan ölüme kadar geçen süre, hayat. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

Genellikle bir örnek iklim ve toprak özelliklerine sahip alanlar ve bunun bir sonucu olarak da tür, bileşim ve çevreye uyum bakımından son derece birörneklik gösteren biyota.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Canlıların yaşamlarını sürdürdüğü fiziksel yerleşim mekanıdır. Bunlar hayvanlar için sezona göre değişik fiziksel mekan olabilir. Örneğin kış uykusuna yatan bir ayı için kış sezonunda yaşam mekanı bir mağara, bir in olabilir. Yazın ise kırlar, dağlar, ormanlar, bu hayvanın yaşam mekanıdır. Bu terim hem habitat, hem biyotop anlamında da kullanılır. (habitat, biyotope/ lebensraum )

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir organizmanın ya da organizma grubunun yerleştiği, fiziksel çevrenin görece birörnekliği ve ilgili bütün biyolojik türlerin sıkı etkileşimi ile belirlenen doğal çevre. Yaşama ortamı çöl, tropik orman, çayırlık alan, kutup tundrası ya da buz denizi olabilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), (y. k.). Yasamak işi. Yasama meclisleri (teşriî meclisler) = Millet Meclisi ve Senato.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legislative. legislation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legislation. legislative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

legislation. making laws. checks and balances.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living. survival.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (y. k.). Kanun yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dwell. exist. experience. live. subsist. taste.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dwell. exist. experience. know. live. shift. subsist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to live. to inhabit. to experience. to dwell. to survive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

staminal. vital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vital dirimsel. hayati.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by