Dürmek ne demek? | Dürmek anlamı nedir? | Dürmek

Dürmek anlamı nedir?

Dürmek ne demek?

Dürmek anlamı nedir?

Dürmek | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: durmek

Türkçe Sözlük

(f.). Katlamak, sarmak: Kumaşı dürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

roll. to roll up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to roll sth up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Bağlanmış bir şeyin bağını bozdurup açtırmak. Osm. hal ve fasi ettirmek: Düğümü, paketi, yükü çözdür. 2. iliklenmiş esvabı açtırmak, düğmesini iliğinden veya kopçasının, erkeğini dişisinden çıkartmak: Şu çocuğun yeleğini, potinini çözdürün.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to solubilize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Birini dövmeye emir vermek veya müsaade etmek: Ben çocuklarımı kimseye dövdürmem. 2. Bir şeye tokmak veya diğer bir şeyle vurdurup kırdırmak, ezdirmek veya tanelerini ayırtmak: Buğday, mısır, şeker dövdürmek. 3. Kurşun veya gülle attırmak: O kaleleri gemilere dövdürmeli. 4. (denizcilik) Fırtınada gemi giderken, bocalayıp rüzgârın önüne düşmek mümkün olmadığı zamanlarda rüzgâra baş vermek, (bk.) Dövdürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Devrettirmek, çevirmek. Osm. tahrik etmek: Çarkı, fırıldağı, dolabı döndürmek. 2. Geriye çevirmek. Osm. ircâ etmek: Kendisini yarı yoldan döndürdüler. 3. İçini dışına veya önünü arkasına çevirmek. Osm. taklîb etmek: Bu minderi döndürmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turn. turn round. turn aside. turn over. rotate. spin. whirl. turn inside out. reverse. deflect. return. revolve. roll. slew. slew round. slue. slue round. swerve. swing. twiddle. twirl. veer. veer round. wheel. wind. wind up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convert. flip. revolve. rotate. swerve. swivel. turn. twine. twist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Rotate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Dövmek işini yaptırmak. (bk.) Döğdürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Düşünmeyi sağlamak: Bu çocuğun terbiyesi beni çok düşündürüyor. 2. Gaile ve endişeye sebep olmak, gaileye sokmak: Sizi bu kadar düşündüren nedir?

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

preoccupy. strike. to make think. to weigh on sb. to preoccupy. to worry. to disturb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb think. to give sb pause to think.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Görmeyi sağlamak, göstermek. 2. Baktırmak: Bir şeyi yaptırmak: İş, hizmet gördürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to assign to sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Yakmak, alazlandırmak. 2. (meyve vesaireyi) Oldurmak, Osm. kemâle erdirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Gülmesine sebep olmak, gülmeye mecbur etmek, işitenin veya görenin gülmesine yol açacak bir söz söylemek veya bir iş yapmak: Akşam bizi çok güldürdü. Kendine güldürmek = Kendini maskara etmek: Kendine Alemi güldürüyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humour. to cause to laugh. amuse. to make laugh. to amuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Ölümüne sebep olmak. 2. Katletmek. 3. İdam. 4. mec. Sertlik ve katılığı giderip yumuşatmak, kırmak: Salatayı, sebzeyi öldürmek. 5. mec. Çok eziyet etmek, fazlasıyle can sıkmak, kuvvet ve kudretini kesmek: Böyle sözlerle beni öldürmek mi istiyorsun? Sıcak bizi öldürdü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

assassinate. blast. butcher. dispatch. exterminate. fritter. kill. murder. shoot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to kill. to murder. blast. bump off. cut down. to make an end of. gun down. kiss off. knock off. liquidate. martyr. pip. polish off. remove. rub out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Örmek işini yaptırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yanan bir şeyin yanmasına son vermek, Ar. itfâ etmek: Ateşi, mumu söndürdü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extinguish. snuff out. put out. douse. quench. deflate. turn off. switch off. attenuate. damp. damp down. dampen. dowse. hydrate. kill. suffocate. trample out. turn out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deflate. douse. quench.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to extinguish. to put out. to deflate. to reduce. to dim. to slake. to quench. to deaden. to hydrate. to inactivate. damp. snuff. stifle. turn out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Küfrettirmek: Çocukları kimseye sövdürmemeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). I. Bir şeyi diğer bir şeye temas ettirerek gezdirmek: Hamamda kendine kese sürdürdü. 2. Üzerine kodurmak, yapıştırtmak: Duvara boya, tahtaya yaldız, başa savun, yaraya merhem sürdürmek. El sürdürmek = Dokundurmak, bulaştırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kovdurmak, yerinden çıkarıp attırmak. 2. Devam ettirmek, uzatmak: Düğünü bir hafta sürdürdüler. 3. İleri getirtmek, yürüttürmek, koşturmak: Arabayı arabacıya sürdürmeli. 4. Sapanı yürütmek, toprağı işlettirmek: Çift sürdürmek, tarlayı sürdürmek. 5. Geçirmek: Rakat sürdürmek, güzel bir ömür sürdürmek. 6. Emri yerine getirmek: Hüküm sürdürmek. 7. Revaç kazandırmak, sattırmak: İstanbul’da satamadığı malları Anadolu’da sürdürüyor. 8. Amel ettirmek, ishal verdirmek: Sürdürecek bir ilâç içmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

keep the ball rolling. continue. keep on. keep going. maintain. remain. carry on. keep up. go ahead with smth. elongate. follow. keep. lead. perpetuate. persist. prolong. prosecute. pursue. support. sustain. wage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

continue. maintain. perpetuate. preserve. proceed. pursue. resume. sustain. to continue. to carry on. to keep on. to keep sth up. to maintain. to perpetuate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

continue. to continue. to carry on. to have sb plow (a field. to have sb spread / rub / smear sth on sth. assimilate. carry on with sth. draw on. maintain. perpetuate. prolong. support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Zahmetle yerlerde sürünürcesine sefalet ve zaruret çekdirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make life miserable for sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir sıvıyı süzgeçten geçirerek tasfiye ettirmek: Suyu, sütü süzdürmell.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb strain or filter sth. to drain. to infilter. to filter. to run-off. to dewater. to leach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Derisini çıkartmak, soydurmak, Osm. selhettirmek: Koyunları kendisi boğazlayıp adamlarına yüzdürdü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Suyun üzerinde durdurmak veya gezdirmek, Osm. sebâhet ettirmek: Atı çayda yüzdürerek öte tarafa geçirdim. Gemiyi yüzdürmek — Kızaktan suya indirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buoy. float. to float. to let swim. to have flayed. to flume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to come afloat. swim. swim in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by