Düvazdeh Imam ne demek? | Düvazdeh Imam anlamı nedir? | Düvazdeh Imam

Düvazdeh Imam anlamı nedir?

Düvazdeh imam ne demek?

Düvazdeh imam anlamı nedir?

Düvazdeh imam | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: duvazdeh imam

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). On iki imam. Ar. eimme-i isnâ-aşer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(si. F.). On iki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). On iki imam. Ar. eimme-i isnâ-aşer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi. F.). On ikinci, on ikide bir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «gam» dan masdar). Kederlenme, gamlı ve kederli olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar) (c. ihtimâmât). Fazla dikkatle çalışma, özenerek çalışma: Bu işe tam bir ihtimâm ile teşebbüs edelim. Fazla ihtimâm gerek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solicitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

care. careful attention. painstaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

care. careful attention. accuracy. assiduity. elaboration. heed. pain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اهتمام] özen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Dikkatle çalışma, önemle inceleme.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(İMAM) (I. A.) (c. eimme). Namazda kendisine uyulan, cemaata namaz kıldıran kişi: Filân camiin imamı, mahalle imamı, ki camide namaz kıldırmakla beraber, eskiden mahallesi halkının belediyeye ait işlerini, cenaze va nikâh işlerini de görürdü. Tabur, alay İmamı = Osmanlı devrinde askere namaz kıldırmak üzere her tabur ve alay emrinde bulunan imam kl, ilmiye sınıfına mensup olmakla beraber aynı zamanda subay sayılırdı, sarık sarar, cübbesinde şeritleri olurdu. İslâm dininde bir mezhep kurucusu veya büyüğü olan zat. Bu mânâ ile imam unvanı önce Hazret-i Ali ve İmam Hüseyn’ in neslinden birbiri ardınca gelen dokuz kişiye verilip hepsine «eimme-i isnâ aşer = on iki İmam» derler. 3. islâm hukukunda rey sahibi olan büyük bilginler: İmam MAlik, İmam ŞAflt. 4. Bir ilim ve fende sözü senet sayılacak derecede otorite kazanan zat: İmam Gazâlt, imam Sİbeveyh. 5. İslâm halîfesi, i. Şîİ mezheplerinin en büyük başı tanıdıkları hükümdar veya rûhânî. Imâm-ı Azam = En büyük imam: Hanefî mezhebinin kurucusu Ebû Hanîfe. İmam evi = mec. Kadın hapishanesi

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imam. prayer leader.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A teacher, or leader of the Muslim prayer The term has another meaning in the Shi'a community.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Leader at the worship service in the mosque In Shi'ite Islam, it refers to the Leader who is a descendant of Ali, the fourth caliph After a certain number of Imams , the last one disappeared without dying and will return at the end of time to bring justic

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Arabic term meaning the leader of ritual prayer The term is applied to the prayer leader at public prayers, to the spiritual head of a congregation or school, and especially to the leader of the whole Islamic community For Shiites, the word refers to the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Leader In the specific sense, Imam refers to those 12 successors appointed by the prophet, on Allah's instructions, to lead the Muslims after him The first of them being Imam Ali and the last of them Imam Mahdi, who has been promised by the prophet to eme

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An Islamic religious leader who leads the congregation in prayer; in the Ashirra sect, the Imam is the vampire who provides religious leadership to the local Cainite community; often the local vampiric imam and sultan are one and the same, or they have so

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The man who leads the prayers in Mosques and helps people understand the Koran.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In Sunni Islam, the leader of ritual prayer; in Shi'a Islam, the successor and heir to 'the light of Muhammad '. the leader of an Islamic community.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The person who leads the prayer or service.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A religious leader; specifically, one of the hereditary successors of Muhammad, venerated Shiite Islam A religious leader; specifically, one of the hereditary successors of Muhammad, venerated Shiite Islam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Word used in several senses In general use, it means the leader of congregational prayers; as such it implies no ordination or special spiritual powers beyond sufficient education to carry out this function It is also used figuratively by many Sunni Musli

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Generally the leader of congregational prayers, implying no ordination or special spiritual powers beyond sufficient education to carry out this function The word is also used figuratively by many Sunni Muslims to mean the leader of the Islamic community

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Leader of a prayer; may also be employed or appointed head of a Mosque.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who leads a prayer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Muslim teacher, serving as a priest in a mosque, who recites the prayers and leads the devotions of the faithful. belief. or Imaam 'A leader ' This word has slightly different meanings in different contexts For example, the person who leads the congregati

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Leader of the congregational prayer that Muslims offer five times a day It is sometimes used to refer to the head of the Islamic State. the man who leads prayers in a mosque; for Shiites an imam is a recognized authority on Islamic theology and law and a

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ امام] namaz kıldıran. 2.önder, lider. 3.Hz. Ali’nin soyundan gelen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. imam. imamate i. imamlık; bir imamın hüküm surduğu memleket

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Namazda kendisine uyulan kimse. 2.Önde bulunan, önayak olan kimse. 3.Halife. Devlet başkanı. 4.Mezhep kuran yüksek dereceli alim. 5.Hz.Ali neslinden gelen. 6.İmam-ı Âzam: Hanefiyye mezhebinin kurucusu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

split aubergines with tomatoes and onions. eaten cold with olive oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a dish prepared with eggplant. onions and olive oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çubuk ve sigaralığın başına takılan kehribar vesaireden ağızlık. 2. Teşbihin başındaki uzun tane ki, ipliğin iki ucu bunun içinden geçip kamçıya bağlanır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kehribar vesaireden çubuk imâmesi vesair şeyler yapan sanatkâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. İmamlık, namazda kendisine uyulan zâtın hal va sıfatı: Bu camide kim imâmet ediyor? 2. İslâm mezheplerinde veya dinî bilgilerinde imam unvanı. 3. İslâm halifeliği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). İmam sıfat ve vazifesi: Bu camide kim imamlık ediyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

imamate. duties and rank of imam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «zamm» dan masdar). Katılma, eklenme, Osm. zam, ilhak ve ilâve olunma, munzam olma: Mevcut olan rahatsızlığa bir baş ağrısı da inzimam etti. Filânın inzimâm-ı re’yl ila = Onun dahi fikri bu yolda olduğu halde, onun da rızasiyle.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [انضمام] eklenme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şemm» den masdar). Koklama, kokusunu alma: Iştimâm-ı ezhâr = Çiçekleri koklama.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

büyük bir özenle.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Sımâme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(t. A.). 1. Tıpa, tıkaç. 2. (tıp) Kan damarlarında olup damarı tıkayan kan pıhtısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disavowal. disclamation. nonacknowledgement. nonrecognition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ezimme). 1. Yular, dizgin. 2. mec. idare, yönetme: Zimâm-ı umuru eline aldı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [زمام] yular.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. zimâm = yular, Fars. dâşten = tutmak). Yuları tutan, idare eden: Zlmâm-dâr-ı umâr.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ زمامدار] yular tutan. 2.işleri yürüten, sorumlu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by