Düzlem Küre ne demek? | Düzlem Küre anlamı nedir? | Düzlem Küre

Düzlem Küre anlamı nedir?

Düzlem Küre ne demek?

Düzlem Küre anlamı nedir?

Düzlem Küre | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: duzlem kure

Türkçe Sözlük

(i. coğrafya) (y. k.). Yer küresini düz bir satıh üzerinde gösteren harita. Osm. küre-i musattaha.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. jeoloji). Yer küresinin, yoğunluğu öbür kısımlarınkinden çok olan iç kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Mevsiminden evvel yetişen meyve, turfanda.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik) (y. k.) Birkaç düzlemin kesişmesiyle meydana gelen açı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik) (y. k.). Üzerine, bir doğrunun her noktasının dokunması gerek yüzey. Osm. müstevî. Açıortay düzlemi = iki düzlemli bir açıyı iki komşu ve eşit açıya bölen düzlem.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plane. plane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base. plane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

platform. plane. even.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Mekânın iki boyutlu, düşey ya da yatay bir uzantısı. Mimari kompozisyonlarda somut değeri olsa da resimde mekân ve hareket yanılsamasının ön koşuludur. Heykelde ise çok yalın geometrik biçimler dışında düzlem çokça ilgilenilen bir öğe değildir. Resimde tuvalin yüzeyi resimdeki mekânın en yakın boyutu olarak hissedilmekle birlikte, bu yüzeyin alt bölümü izleyiciye en yakın, en üstüyse en uzak mekânı içeren bir yer düzlemi olarak da yanılsanır. Derinlik yanılsamasını amaçlayan kompozisyonlarda ön plan, orta plan, arka plan anlatımları, bunları algılatan farklı derinlik düzlemlerinin vurgulanmasıyla oluşturulur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plane geometry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. coğrafya) (y. k.). Yer küresini düz bir satıh üzerinde gösteren harita. Osm. küre-i musattaha.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leveling. levelling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Düz hale getirmek. Osm. tesviye etmek: Zemini düzlemeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

level. smooth. to smooth. to level. to flatten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to smooth. to flatten. to level.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

planar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inclined plane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Atmosfer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. matematik), iki düzlemin kesişmesinden meydana gelen açı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. astronomi) (y. k.). Güneşin yüzünü kaplayan ışık tabakası, fotosfer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. kürât) (çift r ile söylemek yanlıştır). 1. Yuvarlak şey, top. 2. (matematik, geometride). Yüzünün her noktası merkezden eşit uzaklıkta bulunan cisim, küre dilimi. Küre-i Arz = 1. Küre şeklinde olan yer, yani dünya. 2. Dünyanın dış yüzeyini göstermek üzere üstü yazılı sun’İ top, mücessem harita. Küre-i Semâ = Göğün bütününü, yıldız, burç vesairenin yerlerini gösteren sun’İ top.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Madenci ocağı, toprak ocak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ball. globe. orb. sphere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

globe. sphere. the earth. the world. ball of soil. orb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کوره] kuyumcu ocağı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yerde bulunan toprak, kum, gübre ve kar gibi şeyleri küremeye yani kazıyıp toplamaya mahsus demir veya tahtadan yassı veya uzun saplı bir Alet ki, sapıyla ileriye itilerek kullanılır. Kazma kürek = Kazma ile onun kazdığı toprağı toplayıp atmaya mahsus demir kürek. Harman küreği = Tahılları savurmaya mahsus tahta kürek. Ekmekçi, fırıncı küreği = 1. Ekmeği fırının içine koyup çıkarmaya mahsus pek uzun saplı tahta kürek. 2. Ateşten kor ve kül çıkarmaya mahsus sapı ile beraber tek parçalı küçük demir Alet. Maşa kürek = Ateş küreği. Mutfak küreği = Daha büyüğü. 3. Kayık, sandal ve vaktiyle küçük gemileri de yürütmeye mahsus ucu yassı ve sapı yuvarlakça kalın tahta Alet ki, teknenin kenarına tutturulur; her biri veya her çifti bir kayıkçı tarafından kullanılır: Kayık küreği, kayıkçı küreği. Kürek çekmek = Kürek kullanarak kayık yürütmek. 4. Vaktiyle beylik gemilerde kürek çekmek hizmeti ki, cinayet suçlularına verilen bir ceza idi. Akıntıya kürek çekmek = Boşuna yorulmak. Kürekkemiği = Omuzun arka tarafındaki yassı kemik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blade. oar. shovel. paddle. baker's peel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oar. shovel. paddle. baker's peel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

row.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to row a boat. to row. pull a boat. scull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scapula.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blade bone. scapegrace. shoulder blade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kürek yapan ve satan adam. 2. Bir kayık veya sandalda kürek çeken kayıkçı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oarsman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oarsman. oarswoman. rower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rower. oarsman. oarman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oarmanship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küreği olan: Bir, iki, beş çifte küreği olan sandal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to shovel up. to clear away with a shovel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. kerîm). Kerîmler, cömertler, bk. Kerîm.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Kerim, asil, necip, iyiliksever, hayır sahibi cömert, eli açık kimsel(Erkek İsmi) 2.Ulular, büyükl(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shovelling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shovel. to shovel up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to clear away with a shovel. to shovel up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ). Yerde bulunan toprak vesaireyi kürekle sürüp temizlemek: Bahçeyi, ahırı küremek. Toprağı, gübreyi küremek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. karin). Osmanlı sarayında mâbeynci: İkinci, üçüncü kurenâ. bk. Karin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Osmanlı sarayında mâbeyncilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.) (musiki). Türk musikisinde eski bir nefesli çalgı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spherical. spheric. globular. globose. orbicular. round. conglobate. sphaero-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spherical. globular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spherical. global. globular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

globalization. globalisation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

globe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. kureviyye). Köye ait, köylü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «küre» den imen.) (mü. küreviyye). Küre şeklinde, yuvarlak, müdevver, küre ile alâkalı, küreye alt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi. A.). Peygamberimizin de mensûb olduğu Mekkeli Arap kabilesi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Hz.Peygamberin soyu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(hi. A. «Kureyş» den imen.) (mü. Kureşiyye). Kureyş kabilesine ait, bu kabileden olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Küreyveler. bk. Küreyve.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. küreyvât) (küre’nin ism-i tasgıyri) (anatomi). Küçücük top ve yumru şey, Fr. globule: Küreyve-i beyzâ (alyuvar) kureyve-i hamrâ (kırmızı yuvar).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «fikriden) (Arapça’da yoktur. Ziya Gökalp tarafından yapılmış bir kelimedir). Ülkü.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مفکوره] ülkü, ideal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Ülkü, ideal.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مفکوروی] ülkü ile ilgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Meşkur).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. astronomi) (y. k.). Güneşin ışıkküresini kaplayan tabaka, kromosfer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Resim sanatında üç boyutlu nesne ve varlıkların, iki boyutlu olarak üzerinde betimlendiği düzlem. Kullanımı tüm uygarlık ve üsluplarda farklıdır.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Çok şükreden, şükredici, değer bilen.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Yeryüzünün denizlerden meydana gelen kısmı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. jeoloji). Yer küresinin merkez çekirdeğinin etrafını kuşatan katı küre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). 1. Üzerinde yaşadığımız küre, Osm. küre-i arz. 2. Üzerine dünyanın haritası çizilmiş olan küre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clay. sphere. terra. terrestrial globe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

earth. globe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

earth. terrestrial globe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by