Ebat ne demek? | Ebat anlamı nedir? | Ebat

Ebat anlamı nedir?

Ebat ne demek?

Ebat anlamı nedir?

Ebat | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ebat

Türkçe - İngilizce Sözlük

dimension. dimensions.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dimensions. size.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dimension. dimensions. gauge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Atebe’nin c. 1. Eşikler, basamaklar. 2. Iranlılar’ın mukaddes ziyâretgâhı. 3. Eşiği öpülen mukaddes yerler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عتبات] eşikler. 2.şiîlerin ziyaret yerleri Necef, Kerbela, Kâzımiye.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [بی ثبات] dayanıksız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. cezbe). Cezbe’nin c. cezbeler, (bk.) Cezbe.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). soruşturulması gereken, munakaşa edilebilir; şüpheli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). tartışmak, münakaşa etmek, müzakere etmek; çok düşünmek; (i). tartışma, münakaşa, müzakere, fikir mücadelesi. debating society münazaralar tertip eden kurum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(DİVAN-I MUHASEBAT) (i. F. A.). Muhasebeler dîvânı, Sayıştay.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. bâtıl). Bâtıllar, (bk.) BAtıl.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اباطل] saçma sapan sözler, ipe sapa gelmez şeyler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tâyîb olunan şeyler, ayıp ve müstehcen işler: Muayyebâttan kaçınmalı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Tecrübe olunmuş işler, görgü: O adamın ilmi yoksa da mücerrebâtı çoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c. «gayb» den imef.) (tekliği dilimizde kullanılmamıştır). Gizli ve görünmez şeyler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [محاربات] harpler, muharebeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Hesap işleri. Dîvân-ı Muhâsebât = Sayıştay, (bk.) Muhâsebe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accounts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i, A. c.). Edinilen bilgiler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Münâsebet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Birkaç parçadan yapılmış maddeler. 2. iki veya fazla kelimenin birleşmesinden yapılmış kelimeler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). 1. Maaş ve tâyinât: Hazineden mürettebatı vardı. 2. (denizcilik) Savaş gemisinin insan mevcûdu; yolcu vapurları ve şilebleri kullanan vazifelilerin tamamı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crew. complement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crew. flight crew. ship's crew. man. member of the crew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Talep edilen şeyler, İstekler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مطالبات] istekler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مکتسبات] bilgi birikimi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مناسبات] münasebetler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(NEBAT) (i. A.) (c. nebâtât). Ot, ağaç ve çiçek gibi yerden biten şey, bitki, (c.) İlm-i nebâtât = Botanik. Nebâtât bahçesi = Bitki çeşitlerini bir araya taplayan bahçe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

herb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plant bitki.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نبات] bitki.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نبات] nöbet şekeri.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Nebat.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ نباتات] bitkiler. 2.botanik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

botanical garden.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. nebâtiyye). Nebata, bitkiye ait ve bitki cinsinden, (i. A. c.). Nebâtiyyûn. Botanik bilgini.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vegetal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vegetable. botanical. botanical bitkisel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vegetable. botanical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [نباتی] bitkisel.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (i.) iskonto etmek, indirim yapmak, tenzilât yapmak, bir kısmım geri vermek; (i.) indirim, tenzilât, iskonto, geri verilen kısım.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak.) rabbet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yerinde durma, sâbit ve kararlı olma, devamlılık, yerinden veya sözünden oynamama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perseverance. constancy. permanency. fastness. persistence. pertinacity. strenght of purpose. resoluteness. steadfastness. steadiness. stoutness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constancy. perseverance. persistence. tenacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The eleventh month of the ancient Hebrew year, approximately corresponding with February.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

firmness. perseverance. tenacity. constancy. persistence. decision. determinatedness. determination. insistence. patience. permanency. stability. stay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ثبات] yerinden kımıldamama, kararından vazgeçmeme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - (bkz.Sabit).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hold fast to one's purpose. to show resolution. to persevere. hang in. persist. stand. stand one's ground. stand to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sebatlık, sözünde kararında durma. Sebatlı, sözünde duran.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Sebatlı.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ثباتکار] sebat eden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perseverant. constant. stable. pertinacious. sedulous. steadfast. sturdy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inflexible. permanent. sedulous. stable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

person who is not steadfast. erratic. inconsistent. infirm. variable. various. weak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lack of steadfastness or perseverance. infirmity of purpose. instability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شعبات] şubeler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by