Ebr ne demek? | Ebr anlamı nedir? | Ebr

Ebr anlamı nedir?

Ebr ne demek?

Ebr anlamı nedir?

Ebr | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ebr

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bulut.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ابر] bulut.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). cebir ilmi. algebra'ic (s). cebir ilmine ait, cebirsel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). ateş düşürücü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sıtma tedavisinde kininin yerini tutan sarı renkli bir ilâcın adı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Kaplana benzer ve ondan büyük ve pek yırtıcı bir canavar ki, Hindistan’da ve Afrika’da bulunur. Postu pul pul olup, güzel pösteki olur. Türkçe’de «bâbur» veya «babur» denir. Erkek adıdır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ببر] kaplan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bebr tavrı takınmak. (bk.) Böbürlenmek.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). anların yavrulan için hazlrladıkları, çiçeklerin sarı tozu ve proteininden meydana gelen bir gıda karışımı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

mantık ve elektronik hesap makinelerine uygulanan bir çeşit cebir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şişe fırçası; atkuyruğu, bot .Equisetum arvense.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dört kaşlı: Ter bıyıklı genç.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Fr). meşhur bir dava; meşhur olan ihtilâf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Cebir.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جبر] zorlama. 2.cebir. cebr etmek zorlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Nefsi zorlama, kendisini zorlama, kendisini tutma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

yahut CİBRİL (hi. İbrânîce’ den). Kerrûbiyân denilen büyük meleklerden biri olup, peygamberlere vahiy götürmeye memurdur, vahiy meleği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the archangel gabriel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

holy- ghost.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Peygamberlere vahiy getiren dört büyük melekten biri. 2.Cibril, İbranice Allahın kulu. 3.Az çok zorla olgunlaştırmak. Cebrail b. Öm(Erkek İsmi) Batı Karahanlı hükümdar (1099-1102).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Zorla, cebir kullanarak, rızasını almaksızın: Malını cebren elinden aldı; yazdığı senedi kendisine cebren imza ettirdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by force. by compulsorily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by force. by compulsion. under coercion. with strong hand. by the head and heels. by violent means.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جبرا] zorla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(A. T.). Zorlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «cebir» den imen.) (mü. cebriyye). 1. Zorla icra olunan, cebren yaptırılan: Cebrî bir muamele; muâmele-i cebriyye. 2. Cebir ilmine ait, mensup ve müteallik: Işârât-ı cebriyye = Cebir işaretleri. 3. Irade-i cüz’iyeyi inkâr eden cebriyye mezhebine mensup ve tâbî adam. Bu mânâ ile c. cebriyyûn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compulsory. forcible. forced.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forced. compulsory. coercive. forcible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [جبری] zoraki, zorla.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forced march.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). İrade-i cüz’iyeyi inkâr eden bir mezheb.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). törene katılan kimse; ayini idare eden papaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). kutlamak, tesit etmek; ilân etmek; ayin yapmak, törenler tertip etmek; bayram yapmak celebra'tion (i). kutlama celebrator (i). kutlayan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). meşhur, şöhretli, ünlü; hakkında çok yayın yapılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). meşhur bir kimse;şöhret,ün.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (anat). beyne ait; ussal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). beyin faaliyeti göstermek; düşünmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). beynin faaliyeti; düşünme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (anat) beyne ve omuriliğe ait, beyni ve omuriliği etkileyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çoğ -bra)., (anat). asıl beyin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.) (Hıristiyan cizyesi): Hıristiyanlar’dan alınan cizye, vergi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (bir asker, astronot v.b'ni) dönüşünde sorguya çekmek. debriefing (i). dönüşte yapılan soruşturma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). döküntü, yıkıntı, enkaz; (jeol). birikmiş parçalar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clutch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clutch pedal. clutch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clutch pedal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (tıb). beynini çıkartmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F). Bulutlu, (kelimesi kelimesine) buluta bulaşmış.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Ürkme, kaçma. 2.Birden bire ölme.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. burç). Kaleler, kale burçları.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ابرآلود] bulutlu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. «berr» diliEbegümeci mizde kullanılmaz). Hayır sahipleri, temiz insanlar, takvâ sahibi adamlar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ابرار] iyi insanlar, dürüst insanlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Hayır sahipleri. 2.İyiler, dindarlar, özü sözü doğru olanlar. Şeş Ebrar: Altı hayır sahibi, Hz.Ebu Bekir, Hz.Ömer, Hz.Osman, Hz.Ali, Hz.Hasan, Hz.Hüseyin.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «bars» tan smüş.). Bars yan miskin hastalığına yakalanmış, abraş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ابرد] dondurucu soğuk, çok soğuk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «berş» ten smüş.). Benekli (at), abraş.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ابرش] alacalı at. 2.alaca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ابریشم] ipek, bükülü ipek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. ebruvân). Kaş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı Farsça ebrî: Bulut renginde ve daha doğrusu Çağatayca ebre: Elbise yüzü, kürk kabı). 1. Hâre gibi dalgalı ve damarlı (kumaş, kâğıt vesaire). 2. kitap ve defter kabı yapmak için kullanılan renkli kâğıt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marbling. watering.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vein.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ابرو] kaş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) 1.Kaş. 2.Bulut renginde, buluta benzer, bulut gibi dalgalı, bulutlu. 3.Kağıt üzerine kendine has usulle yapılan, mermer, damarları gibi dalgalı şekilli süsleme. Ciltçilikte ve hüsn-ü hat’ta kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Mermer gibi hâreli veya damarlı olarak boyamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

variegated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üzerinde dalga dalga renkler bulunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. c.) (m. ebrû). Kaşlar.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). göz otu, (bot). Euphrasia officinalis; fırazya otu; lobelya, frengi otu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kaş. eyebrow pencil kaş kalemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ateş düşürücü ilâç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). hummalı, ateşli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şubat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ateş-perest, Mecûsî, Zerdüştî, eski İran dinine mensup (gâvur kelimesinin bundan çıktığı sanılır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گبر] ateşperest, ateşe tapan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Bir yabanî çalının turşuluk yemişi. Kabara. Fr. capre.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). At tımarı kesesi, çuldan yapılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). İkiçeneklilerden, bir bitki familyası. Familyanın örnek bitkisi gebreotu’dur.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kuş beyinli, kafasız .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). ibranilere veya ibraniceye ait. Hebraically (z). ibraniceye göre; ibranilere göre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ibranice deyim; ibrani düşüncesi veya geleneği; Musa dini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ibranice bilgini; Musevi gelenek ve mezhebine bağlı kimse. Hebraistic (s). ibranilere ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). ibrani; Musevi; ibrani dili, ibranice; (s). ibranilere veya Musevilere ait. Hebrew calendar (bak). calendar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yerli, evde yetiştirilmiş, evde büyümüş, ehli; kaba, yontulmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. evde yapılan içki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. at terbiyecisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ev soyan hırsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dışarıda veya belirli bir yerde pislemeye alıştırılmış (köpek, kedi); halim selim, munis.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. buzkıran; bir toplantıda insanları birbirine kaynaştırmak için vasıta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sarhoş edici; i. sarhoş eden sey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., s., i. sarhoş etmek, mest etmek; s. sarhoş, mest; i. sarhoş kimse. inebria'tion i. sarhoş ol- ma. inebri'ety i. sarhoşluk, ayyaşlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.), (zool.) omurga kemiği olmayan, omurgasız, vertebrasız; mukavemetsiz, dayanıksız, zayıf iradeli; (i.) omurga kemiği olmayan hayvan; dayanıksız kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کمان ابرو] kaşı yay gibi olan sevgili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [کرم ابریشم] ipek böceği.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Tebrike şayeste. Kullu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Mebruk).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «berr» den imef.) (mü. mebrûre). Makbûl, hayırlı, övülen: Hizmet-! mebrûresi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Beğenilmiş, hayırlı, yararlı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Mebrur).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., k.dili az kültürlü, sıradan zevkleri olan (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kadın olma hali, kadınlık; kadınlık hususiyeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. saf kan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) çalçene kimse, geveze kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.), (f.) (rebroad cast veya ed) tekrarlanan (radyo veya televizyon programı); (f.) tekrarlamak; tekrar yayımlamak; naklen yayımlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. A.B.D'ne mahsus bir çeşit kokulu çalı, bot. Artemisia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Ölçülü, deneyimli. Sahabeden bu ismi taşıyanlar olmuştur.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ شب رنگ] siyah. 2.gece rengi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tek sıra düğmeli (ceket).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ ستبر] kalın. 2.yoğun. 3.kaba.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., k.dili. meteliksiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «bürûdet» ten masdar). 1. Soğutma, soğukluğu artırma: Suyu karla tebrîd etmeli, mec. İlgiyi gevşetme, sevgiyi azaltma, soğutma: Bu muamelesi beni kendisinden tebrîd etti.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تبرید] soğutma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تبرئه] arındırma, temize çıkarma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

temize çıkarmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TEBRİK) (i. A «bereket» ten masdar) (c. tebrîkât). Yeni bir şey için «bereketli, uğurlu olsun» diye dua etme veya iyi bir iş için sahibini övme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

congratulatory. greeting. congratulation. felicitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

congratulation. greeting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

congratulation. congratulating. greeting card. congratulory card / letter / telegram. felicitation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تبریک] kutlama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kutlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compliment. congratulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to congratulate. to felicitate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kutlamak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greeting card.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

greetings card. congratulation card. congratulation / greetings cards.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

congratulatory message.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F ). Tebrik yazısı, kutlama yazısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tebrik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تبریکات] kutlamalar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [تبریک نامه] kutlama yazısı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «berâet» ten masdar). 1. Birini bir şüphe ve suçtan uzak tutma. 2. Borçtan kurtarma. Tebriye-i zimmet etmek = İlişiği olmadığını isbat etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (musiki) (Güney Azerbaycan’ın başkenti). Türk musikisinde ar tık kullanılmayan bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. paskalyadan evvelki haftanın son üç gününde okunan dualar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. karanlık eden, karartan, kasvet veren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. karanlık, kara, koyu; kasvetli .tenebros'ity, tenebrousness karanlık, kasvet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -brae, -bras) anat. omur, vertebra, fıkra. vertebral s. omurga kemiklerine ai. vertebral; omurga kemikleri olan, omurlu. vertebral column belkemiği, omurga.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. belkemiği olan, omurgalı; i. omurgalı hayvan. vertebrated s. omurgalı, belkemikli. vertebra'tion i. omurların yapısı; belkemiğinin omurlara bölünmesi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

tazyikli hava ile işleyen kuvvetli fren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. botanik). Bir nevi dağ turpu, kankurutan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zebî

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

zebra.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Either one of two species of South African wild horses remarkable for having the body white or yellowish white, and conspicuously marked with dark brown or brackish bands. any of several fleet black-and-white striped African equines.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

zebra.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A mild mannered, even-tempered person wearing a black and white striped shirt while he/she merrily scores your baggie or launches your balloon into clear airspace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A horse-like animal with stripes Zebras have nothing to do with water, except that they drink a lot of it, but we felt we had to have something in this list that starts with Z so you would know that this is.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

African striped horse-like quadruped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A striped horse that lives in Africa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A black and white striped horse. any of several fleet black-and-white striped African equines.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zebra, zool. Equus burchelli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

En gelişmiş dijital video kameralarda bulunan bir özelliktir. Parlaklık ve pozlama belirli bir seviyeyi aştığında, vizörde çapraz şeritler (zebra deseni) gösterilir. Bu özellik, diyafram açıklığı, kazanım ve enstantanenin ayarlanmasına yardımcı olan yararlı bir işlevdir.

Teknolojik Terim by